Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suriye

Bursa Hayat Gazetesi - Suriye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suriye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İsrail Dışişleri’nden PKK/YPG’ye açık destek veren skandal paylaşım Haber

İsrail Dışişleri’nden PKK/YPG’ye açık destek veren skandal paylaşım

Suriye’de dengeler hızla değişirken, İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan bir açıklama bölgedeki tansiyonu yeniden yükseltti. Bakanlık, terör örgütü PKK/YPG’yi “azınlık” olarak nitelendirerek, örgütün baskı ve şiddete maruz kaldığını öne sürdü. Bu paylaşım, İsrail’in terör örgütüne yönelik desteğini bir kez daha açık biçimde ortaya koydu. SURİYE ORDUSU SAHADA İLERLİYOR Öte yandan Suriye ordusu, terör örgütünün kontrolünde bulunan bölgelere yönelik operasyonlarında kısa sürede önemli ilerleme kaydetti. Geniş alanlarda yeniden hâkimiyet kuran Şam yönetimi, sahadaki askeri üstünlüğünü diplomatik adımlarla desteklemeye devam ediyor. ATEŞKES SÜRESİ UZATILDI Suriye Savunma Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, YPG ile varılan ateşkesin süresinin uzatıldığı duyuruldu. Bakanlık, entegrasyon süreci kapsamında örgüte tanınan sürenin uzatıldığını belirterek, ateşkesin 24 Ocak saat 23.00’ten itibaren geçerli olmak üzere 15 gün daha devam edeceğini bildirdi. İSRAİL’İN “İNSAN HAKLARI” VURGUSU TEPKİ TOPLADI Bölgede askeri hareketlilik ve diplomatik trafik sürerken, İsrail cephesinden gelen açıklamada kullanılan ifadeler dikkat çekti. Gazze’de aylardır süren saldırılarda binlerce sivilin hayatını kaybettiği süreçte İsrail yönetiminin, “İnsan hakları ayrımcılık yapmaz. Sessizlik tarafsızlık anlamına gelmez” sözlerini kullanması, kamuoyunda sert tepkilere yol açtı. Bu durum, İsrail’in bölgesel politikalarındaki çelişki ve iki yüzlülüğü bir kez daha gündeme taşıdı. ABD’Lİ YETKİLİLER DE İLİŞKİYİ AÇIKÇA DİLE GETİRMİŞTİ İsrail’in PKK/YPG’ye yönelik desteği ilk kez gündeme gelmiş değil. Daha önce ABD’li Senatör Lindsey Graham, PKK/PYD/SDG unsurlarını tanımlarken, bu yapıların “İsrail ile güçlü şekilde hizalanmış müttefikler” olduğunu ifade etmişti. SDG CEPHESİNDEN İSRAİL İTİRAFI Graham’ın açıklamasından kısa süre sonra, SDG’nin siyasi uzantısının elebaşlarından İlham Ahmed de İsrail ile temas halinde olduklarını açıkça dile getirmişti. Ahmed, İsrailli yetkililerle görüşmeler yürüttüklerini belirterek, bu temasların somut bir desteğe dönüşmesi halinde, kaynağı ne olursa olsun her türlü dış yardıma açık olduklarını söylemişti. BÖLGEDEKİ ÇELİŞKİLER DERİNLEŞİYOR Suriye sahasında askeri ve siyasi dengeler yeniden şekillenirken, İsrail’in PKK/YPG’ye yönelik açıklamaları ve geçmişteki temaslar, bölgedeki güç mücadelelerini ve çıkar çatışmalarını bir kez daha gözler önüne serdi. Yaşanan gelişmeler, önümüzdeki günlerde diplomatik cephede yeni tartışmaların fitilini ateşleyecek gibi görünüyor.

Ömer Çelik’ten net mesaj: “PKK tüm uzantılarını feshetmeli” Haber

Ömer Çelik’ten net mesaj: “PKK tüm uzantılarını feshetmeli”

MKYK toplantısının ardından konuşan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, terörle mücadeleye dair görüşlerini paylaştı. ÇELİK’İN AÇIKLAMALARINDA ÖNE ÇIKAN NOKTALAR AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik şunları dile getirdi: “Terör örgütleri meşru gösterilmek isteniyor. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge konusundaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bunlar ayrılmaz bütünlüğe sahip iki kavram. Terörsüz Bölge kavramı Terörsüz Türkiye kavramından ayrılamaz. “PKK TÜM UZANTILARINI FESHETMELİ” Suriye'de DEAŞ'la mücadele kesintisiz bir şekilde sürmeli. PKK tüm uzantılarını feshetmeli. Ve burada da aslında Suriye'deki herkesin kazandığı; tek Suriye, tek ordu ilkesine bağlılık çerçevesinde tüm etnik grupların, tüm mezhep gruplarının, tüm dini grupların haklarının garanti altına alınacağı bir modelin, bir iradenin ortaya çıkması gerektiğini ifade ediyorduk. Suriye'de Kürtler terör vesayetinden kurtulmalı. Bütün bu çerçeveye baktığımızda Sayın Şara tarafından yayınlanan ve Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin kimliklerini garanti altına alan kararnamenin sevindirici olduğunu ifade etmek isterim. Dillerinin ve kültürlerinin garanti altına alındığını net bir şekilde görüyoruz. “SDG'NİN KAYBI KÜRTLERİN KAYBI DEĞİL” Orta Doğu'da kimlik ve mezhep kavgaları acı sonuçlar doğuruyor. 10 Mart Mutabakatı'na SDG tarafından uyulmadığı için askeri operasyonlar başladı. 18 Ocak mutabakatıyla bir noktaya varılmış oldu. Suriye'de terör örgütleri ortadan kalktığı zaman en çok kazanan Suriye Kürtleri, Türkmenleri ve Arapları oluyor. Suriye'de son ortaya çıkan tabloyu bütün Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların kazanımı olarak görmek lazım. SDG'nin kaybı Kürtlerin kaybı değil. İran'a dış müdahale yoluyla bir darbe sıkıntılı sonuçlar doğurur. İran'a müdahalenin karşısındayız. Her dış müdahale vahşi ve acı verici, halka bedel ödeten sonuçlar doğurur. Kardeş İran halkı bu sorunları kendi dinamikleriyle çözülmelidir. “GAZZE'DE ATEŞKES KALICI HALE GELMELİ” Gazze emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir. Gazze vatandır. Gazze'de ateşkes kalıcı hale gelmeli. Kürt meselesini istismar etmeyi meslek edindiler. Özel'in bilgi ile problemi var. Özgür Özel yetersiz bilgilendiriliyor. “ONLARI ASLA YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ” Suriye'de ve bölgede terör örgütlerinin karşısındayız. Şartlar ne olursa olsun Suriye Kürtlerinin, Türkmenlerinin ve Araplarının yanındayız. Ayn el-Arab'a 11 tır yardım gönderildi. Olumsuz koşullarda onları asla yalnız bırakmayacağız. “KİMİN HANGİ ÖRGÜTÜ DESTEKLEDİĞİ ORTADA” SDG Kürtleri temsil ediyor sözü bir itiraf. İdeolojik propaganda cümleleri bunlar. Bu cümleleri söyleyenlerin gündeminde Kürtler yok, sadece örgütler var. Kimin hangi örgütü desteklediği ortada."

Dışişleri Bakanı Fidan: “Refah sınır kapısı haftaya açılabilir” Haber

Dışişleri Bakanı Fidan: “Refah sınır kapısı haftaya açılabilir”

NTV’de yayınlanan canlı programda gazeteciler Ahmed Arpat ve Seda Öğretir’in sorularını yanıtlayan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, SDG ile Şam yönetimi arasındaki ateşkesin süresinin uzatılabileceğini belirtti. Fidan, Suriye’deki SDG ile Şam yönetimi arasındaki 4 günlük ateşkesin kritik bir süreçten geçtiğini ifade ederek, DAEŞ mahkumlarının Suriye’den Irak’a taşınmasının bölgedeki dengeleri değiştirdiğini söyledi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Böyle bir ortamda ateşkesin biraz daha uzatılması gerekebilir. Şu anda böyle bir talep var” diyerek diplomasi trafiğinin sürdüğünü ve Türkiye’nin çatışma istemediğini vurguladı. Bakan Fidan, ayrıca olumlu bir barış sürecinin başlatılmasını umduğunu ifade etti. Fidan, anlaşma sağlanamazsa Ayn el-Arab, Kamışlı ve Haseke bölgelerine operasyon düzenlenebileceğine dikkat çekti ve çözüm için diyalog çağrısında bulundu. Fidan, “Umarım diyalog yoluyla çözülmesinde ciddi bir irade olur.” dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, SDG’nin çözülmesinin sürpriz olmadığını belirtti. Fidan, YPG’nin Arap nüfus yoğunluklu bölgelerdeki sosyolojik dinamiklerini Türkiye’nin uzun süredir analiz ettiğini ifade etti. “BAŞKALARININ GÜNDEMİNE ALET OLMAMALILAR” Fidan, PKK-Kandil bağlantısına değinerek şunları söyledi: “Mazlum Abdi mesaj taşıyıcıdır. YPG tamamen Kandil’e bağlıdır. Suriyeli olmayan PKK’lıların bölgeden çıkması gerekiyor. Sincar’daki PKK varlığının sürdürülebilirliği yok. SDG Ankara'dan gelen hiçbir mesaja kulak vermiyor. Başkalarının gündemine alet olmamalılar.” İKİ KOMİTE KURULACAK Gazze ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Fidan, Barış Kurulu kapsamında iki komitenin oluşturulacağını duyurdu. Bunlardan biri Gazze’nin milli iradesini temsil edecek yönetim komitesi, diğeri ise Gazze’nin sekreteryalığını üstlenecek yapı olacak. “REFAH SINIR KAPISI HAFTAYA AÇILABİLİR” “Gazze acil konumuz. Refah sınır kapısı haftaya açılabilir” diyen Fidan, Türkiye’nin Kızılay aracılığıyla yardımlarını kesintisiz sürdürdüğünü ve konteyner yerleşim çalışmalarının da gündemde olduğunu açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump: "Kürtleri seviyorum ama..." Haber

ABD Başkanı Donald Trump: "Kürtleri seviyorum ama..."

ABD Başkanı Donald Trump, dün düzenlenen basın toplantısında, Suriye’deki son gelişmelerle ilgili soruları yanıtladı. Toplantıda kendisine yöneltilen “Kürtler sizin için ‘bizi terk etmeyecek başkan’ olarak görüyor” ifadesine cevap veren Trump, “Kürtleri seviyorum ama şunu anlamalısınız; Kürtlere petrol karşılığında çok para verildi, bunu kendileri için yaptılar, bizim için değil. Yine de onlarla iyi anlaştık ve onları korumaya çalışıyoruz” dedi. SURİYE ORDUSU İLERLİYOR Trump’ın açıklamalarının geldiği sırada, Suriye ordusu Halep’te operasyon başlatarak SDG/YPG kontrolündeki 3 mahalleyi geri aldı. Ardından Fırat batısına doğru ilerleyen ordu, Rakka, Tabka ve Deyrizor’da terör örgütlerini bölgeden çıkarmayı başardı. Bu gelişmeler, ABD-SDG ilişkilerinde yeni bir dönemin sinyallerini veriyor. ABD’NİN SURİYE POLİTİKASI: KALICI ASKERİ VARLIK YOK ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD’nin Suriye’deki askeri varlığının DEAŞ’la mücadeleye dayandığını vurguladı. Barrack, SDG’nin 2019’a kadar DEAŞ’ın çökertilmesinde kritik kara gücü olduğunu ancak bugün Suriye’nin uluslararası alanda tanınan merkezi bir hükümete sahip olduğunu belirtti. Bu nedenle ABD-SDG ortaklığının temel gerekçesinin büyük ölçüde ortadan kalktığını ifade etti. SDG’NİN ŞAM İLE ENTEGRASYONU BAŞLADI Barrack, ABD’nin SDG’nin ayrı bir yapı olarak sürdürülmesini teşvik etmediğini, Şam ile entegrasyon sürecini desteklediğini açıkladı. Bu kapsamda 18 Ocak’ta bir entegrasyon anlaşması imzalandı. Anlaşma çerçevesinde; SDG mensuplarının ulusal orduya bireysel olarak katılması, Petrol sahaları, barajlar ve sınır kapılarının Şam yönetimine devri ve DEAŞ mensuplarının tutulduğu hapishane ve kampların kontrolünün merkezi hükümete bırakılması öngörülüyor. KÜRTLER İÇİN VATANDAŞLIK VE KÜLTÜREL HAKLAR Barrack’a göre bu entegrasyon süreci, Kürtler açısından tam vatandaşlık hakları, anayasal kültürel güvenceler (Kürtçe eğitim ve Nevruz’un ulusal bayram olarak tanınması gibi) ve yönetime katılım imkânı sağlayabilir. Bu sistemin, SDG’nin mevcut sınırlı özerk yapısından çok daha ileri olduğu vurgulandı. ABD’NİN SURİYE’DEKİ ÖNCELİKLERİ ABD’nin Suriye’deki öncelikleri şu şekilde sıralandı: DEAŞ kalıntılarının tamamen tasfiyesi, Uzlaşmanın desteklenmesi, Ayrılıkçılık veya federalizm dayatılmadan ulusal birliğin güçlendirilmesi.

Süleyman Şah Türbesi arazisi YPG’den temizlendi! Haber

Süleyman Şah Türbesi arazisi YPG’den temizlendi!

Türkiye açısından büyük öneme sahip Süleyman Şah Türbesi’nin arazisini kapsayan Karakozak Köyü, Suriye ordusunun kontrolüne geçti. Operasyonla birlikte köyde yer alan Caber Kalesi de tamamen Suriye güçlerinin eline geçti. YPG ile Suriye hükümeti arasında ateşkes sağlanmasına rağmen sahada askeri hareketliliğin devam ettiği bildiriliyor. Son gelişmelerde, uzun süredir YPG kontrolünde olan Karakozak Köyü’nün Suriye ordusu tarafından ele geçirildiği kaydedildi. SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ ARAZİSİ MAYIN TEMİZLİĞİ BEKLİYOR Terör örgütünün köprü çevresi ve Süleyman Şah Türbesi arazisini yoğun şekilde mayınlaması nedeniyle bölgeye henüz giriş yapılamadı. Mayın ve diğer patlayıcılar temizlendikten sonra alanın güvenliği sağlanacak. Şu anda türbe, Türkiye sınırına yakın Eşme Köyü’nde bulunuyor; bölgenin terörden arındırılması, türbenin asıl yerine geri dönmesine olanak tanıyacak. TÜRKİYE’NİN SINIR ÖTESİNDEKİ EGEMENLİK SEMBOLÜ Suriye sınırları içinde bulunan Süleyman Şah Türbesi, 1921 Ankara Antlaşması uyarınca Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olup, ülke sınırları dışındaki tek Türk toprağı olarak öne çıkıyor. Uluslararası hukuk tarafından güvence altına alınan bu durum, türbeyi yalnızca tarihî değil aynı zamanda siyasi ve hukuki açıdan da değerli kılıyor. Türk tarihi ve kültürünün simgelerinden biri olan Süleyman Şah Türbesi, Osman Gazi’nin dedesi Süleyman Şah’ın naaşını barındırıyor. Türk bayrağının türbede dalgalanması ve askerlerce korunması, Türkiye’nin sınır ötesindeki egemenlik haklarının gözle görülür kanıtı niteliğinde. SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ’NİN ZORLU YOLCULUĞU Süleyman Şah Türbesi, Caber Kalesi’ndeki orijinal yerinden 1975’te baraj suları nedeniyle Karakozak bölgesine taşınmıştı. 2015 yılında Suriye’deki çatışmalar nedeniyle yapılan “Şah Fırat Operasyonu” ile türbe, Türkiye sınırına yakın Eşme Köyü’ne getirildi.

Beştepe’de gündem yoğundu! Erdoğan’dan adalet ve Suriye mesajları… Haber

Beştepe’de gündem yoğundu! Erdoğan’dan adalet ve Suriye mesajları…

Beştepe’de yapılan Kabine toplantısı tamamlandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, basın mensuplarının karşısına çıkarak açıklamalarda bulundu. 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın bıçaklanarak yaşamını yitirdiği olay hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle de Atlas yavrumuzun katleden canilerin burada özellikle yargıda gereken dersi almasını istiyoruz. Ve bu konuyla ilgili olarak da üzerimize düşen görev neyse bunu sonuna kadar yerine getirmenin azmi ve kararlılığı içerisinde olduğumuzu da söylemek istiyorum. Minguzzi olayı neyse Atlas yavrumuzun olayı da en az onun kadar bizi acılara boğulmuştur." ifadelerini kullandı. Soruşturmanın tüm boyutlarıyla takip edileceğini ve gereken her adımın atılacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunlar kabul edilebilir şeyler değil. Ne gerekiyorsa, başta Adalet Bakanımız olmak üzere, yargının tüm kurumları olmak üzere, İçişleri Bakanlığı olmak üzere, bütün bunların üzerine üzerine gitmek suretiyle gereğini yapmak bizim görevimizdir, bizim vazifemizdir. O pırlanta gibi yavru, o pırlanta gibi o kadar güzelimsi yavru nasıl acımasızca katledilir? Bunun hesabını sormak görevimizdir." dedi. Konuşmasında Suriye ve Türkiye’deki son gelişmelere de temas eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle: “HİZMET YOLCULUĞUMUZU EMİN, KARARLI VE İSTİKRARLI ADIMLARLA SÜRDÜRÜYORUZ” “Dış politikadan ticarete, ekonomiden güvenliğe ülkemizin ve bölgemizdin konularını değerlendiğimiz toplantımızın hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum. Dünden kaçanların, milletten hesap vermekten imtina edenlerin aksine; biz, hesabını millete vermeyi şiar edinmiş bir kadroyuz. Bunun en somut göstergesi olarak 2025 yılına ait hizmet dökümümüzün özetini geçtiğimiz günlerde kamuoyumuzla paylaştık. Çocuklarımızın yarıyıl tatiline girip karne heyecanı yaşadığı bu günlerde, biz de geçtiğimiz senenin karnesini aziz milletimizin takdirine sunduk. Zaman zaman zorluklarla karşılaşsak da milletimize hizmet yolculuğumuzu emin, kararlı ve istikrarlı adımlarla sürdürüyoruz. Türkiye’yi her alanda şahlandırmak, çağ atlatmak ve kutlu hedeflerine bir adım daha yaklaştırmak için tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. “HER ZAMAN SÖZLERİMİZLE DEĞİL, ESERLERİMİZLE KONUŞUYORUZ” Bu aziz vatanın her köşesini ihya etmek, Türkiye Cumhuriyeti’nin imkânlarını bu ülkenin her bir ferdine adil şekilde ulaştırmakta kararlıyız. Buradan özellikle şunun altını çizmek istiyorum: Bize oy vermiş olsun ya da olmasın, bu ülkede yaşayan her bir kardeşimiz bizim nazarımızda aynı derecede hizmete ve hürmete layıktır. Bölgecilik yapmak, insanlarımızı siyasi görüşlerine, kökenlerine veya oy tercihlerine göre ayırmak bizim kitabımızda hiçbir zaman yer almamıştır. Her zaman sözlerimizle değil, eserlerimizle konuşuyoruz. Değerli kardeşlerim, bugün başkentimiz Ankara’ya, Yeni Türkiye vizyonunu simgeleyen bir yatırımı daha kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Kabine toplantımızdan önce hizmete açtığımız Esenboğa Havalimanı’nın üçüncü pisti ve yeni hava trafik kontrol kulesinin hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. “İŞ BİLMEZLİK DENİNCE KİMİN AKLA GELDİĞİ HERKESİN MALUMUDUR” Türkiye’nin başkentini; vatandaşlarımızı haftalarca huzursuzluğa, susuzluğa ve kuyruklara mahkûm eden bir zihniyetin insafına bırakamayız. Enerjilerini sorunlara çözüm üretmek yerine bahane üretmeye, kendi dışındaki herkesi suçlamaya, görevini yapan basın mensuplarını tehdit etmeye harcayanlar; bizim şehirlerimize hizmet sevdamızı asla kıramazlar. Bu ülkede kutuplaştırma denince, kriz fırsatçılığı denince, felaket tellallığı ve iş bilmezlik denince kimin akla geldiği herkesin malumudur. Yine bu ülkede kimin hizmet karnesinin “pekiyi”lerle dolu olduğu, kimin sicilinin ise çürüklerle, zayıflarla ve kara lekelerle anıldığı gayet iyi bilinmektedir. “TÜRKİYE GERÇEKTEN BÜYÜK BİR VAKAYI ATLATMIŞTIR” Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Özellikle yerel yönetim düzeyinde patlak veren skandallar, Türkiye'nin son genel seçimlerde ne kadar isabetli bir tercih yaptığını ortaya koyuyor. 14-28 Mayıs seçimlerinde milletimiz derin bir huzurun kıyısından son anda dönmüş, Türkiye gerçekten büyük bir vakayı atlatmıştır. Milletimizin iktidarımıza ve ittifakımıza güvenerek birilerinin yanlış anladığı Anadolu irfanının ne demek olduğunu sandıkta bir kez daha göstermiştir. Kritik bir dönemde yapılan bu doğru tercihin değeri gerek bölgemizde, gerekse ülkemizde yaşanan her hadise ile daha net anlaşılıyor. Tercihini bizden yana kullanan yaklaşık 28 milyon kardeşimizin yanı sıra sandığa iradesini farklı şekilde yansıtan vatandaşlarımızla Türkiye'nin kaptan köşkünde bizlerin olmasından dolayı hamd ediyor, coğrafyamızı kuşatan krizlere baktığında kendini güvende hissediyor. “TEMASLARA RAĞMEN HALEN BİR BARIŞ YOLU BULUNAMADI” Türkiye'nin dünyadaki bu fırtınalı dönemi kazasız atlatması için alınması gereken tedbirleri görüştük. Mevcut sorunlar giderek büyürken bunlara yenileri de ekleniyor. Hukukun gücü yerine güçlünün hukukunun egemen olduğu çarpık bir düzene doğru sürükleniyoruz. Rusya-Ukrayna savaşı gelecek ay 5'inci yılına girecek. Binlerce insan öldü. Yürütülen temaslara rağmen halen bir barış yolu bulunamadı. Komşumuz İran yeni bir sınamayla karşı karşıya. Sokaklar üzerinden yazılmak istenen senaryoyu hepimiz takip ediyoruz. İnanıyoruz ki komşumuz İran bugünleri geride bırakacaktır. Türkiye olarak en başından itibaren ilkeli duruşumuzu korumaya devam ediyoruz. Bize göre sorunların çözüm adresi müzakere masasıdır. İlgili tüm tarafları diplomasiye davet ediyoruz. “SURİYE TÜM KESİMLERİYLE KARDEŞ SURİYE HALKININDIR” Suriye'deki her gelişmeyle çok yakından ilgileniyoruz. 8 Aralık devrimiyle kavuştuğu özgürlük ortamının kalıcı olması için çaba harcıyoruz. Suriye, Suriyelilerindir. Suriye tüm kesimleriyle kardeş Suriye halkınındır. Yüz binlerce insanın hayatına mal olan 13,5 yıllık zulmün ardından tarihi bir fırsat yakalandı. Suriye halkının kardeşi, komşusu, dostu bir ülke olarak hiçbir teşebbüse müsade etmeyiz. Tek devlet, tek ordu ilkesi bir ülkede olmazsa olmazdır. Halep'te başlayan askeri hareket dün ateşkes ile sonuçlandı. Suriye ordusunun bu hassas operasyonu büyük bir hassasiyetle yönetmesi her türlü takdire şayandır. Silahlı unsurların provokasyonlarına rağmen Suriye ordusu başarılı bir sınav vermiş, haksız duruma düşecek eylemlerden kaçınmıştır. Suriye ordusu en az hasarla durumu çözüme kavuşturmuştur. Tüm bunlar Suriye'de kalıcı barış için önemli kazanımlardır. “SURİYE'Yİ YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ” Dün Şara ile görüştük, kendisini tebrik ettim. DEAŞ başta olmak üzere terörle mücadelede Türkiye'nin yanlarında olduğunu ifade ettim. Dün olduğu gibi yarın da Suriye'yi yalnız bırakmayacağız. Devlet içinde devlet kurma peşinde koşan bir avuç taşeron dışında Suriye halkı durumdan memnundur. 13,5 yıl boyunca büyük acılar çeken Suriye halkı umudu yeniden kuşanmakta, artık savaş istemediğini açıkça beyan etmektedir. Kimsenin bunu görmezden gelme hakkı yoktur. Suriye'nin artık bereketli toprakları kana, acıya ve gözyaşına doymuştur. Bundan sonra ipe un sermenin zamana oynamanın kimseye faydası olmaz. Ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının gerekleri yerine getirilmeli artık kimse yanlış hesap yapmamalıdır. “TÜRKİYE HİÇBİR MEZHEBİN, HİÇBİR ETNİK KİMLİĞİN KARŞISINDA DEĞİLDİR” Irkçılık bizim kadim kültürümüzün, bizim medeniyetimizin reddettiği bir hastalıktır. Bunların hiçbiri bizim kitabımızda yoktur. Tarih boyunca devletlerimizin tamamı ırkçılığı reddetmiştir. Selçuklu da Osmanlı da Türkiye Cumhuriyeti de bu zihniyetle bugünlere gelmiştir. Türkiye hiçbir mezhebin, hiçbir etnik kimliğin karşısında değildir. Türkiye ucuz ve vicdansız bir hesabın içinde değildir. Aksine artık kardeşlik zemininde olayların çözülmesini isteyen bir ülkeyiz. Aralarında kimi siyasetçilerin, yazarların ve vekillerin de olduğu çevrelerde ırkçılık virüsünü kaptıklarını görüyoruz. Buradan içim kan ağlayarak soruyorum. Ellerine boylarından büyük silah tutuşturulan çocuklar, hem Kürt kardeşlerimizin hem Suriye'nin geleceği değil mi? Terörle, şiddetle, baskıyla bir yere varılamayacağını anlamak için daha kaç çocuğun ölmesi lazım? Kürt bizim kardeşimiz, Arap, Alevi, Şii, Sünni bizim kardeşimiz. Bu nefret, bu hırs ve ihtiras niye? Türkiye Cumhuriyeti buradayken soruyorum; neden başka dostlar, yoldaşlar aranıyor? Neden elinde Müslüman kanı olanlardan medet umuluyor? Neden ayrışıyoruz? Neden aramıza duvarlar örülmesine müsaade ediyoruz? Bu bölgede ne zaman kardeşçe muamele ettiysek işte o zaman büyüdük. “PROVOKASYONLARA PRİM VERMEYECEĞİZ” Biz Suriye başta olmak üzere artık savaş, çatışma, gerilim görmek istemiyoruz. Yer altı ve yer üstü zenginliklerimizin savaş baronlarının ceplerine akmasını istemiyoruz. Kardeşlerimiz açlıkla uğraşırken, materyalist zihniyetin daha fazla palazlanmasını istemiyoruz. Barışın ve istikrarın egemen olduğu bölgede huzur içinde yaşayalım istiyoruz. Etnik kökenine, mezhebine bakmaksızın akan kanın durmasını, ölümlerin ve katliamların son bulmasını istiyoruz. Bir asır önce yaşanan acıların tekerrür etmemesi için önümüze kurulan tuzaklara düşmeyecek, provokasyonlara prim vermeyeceğiz. Bizi bölmek, parçalamak, bizi birbirimize düşman eylemek isteyenlere inat, kenetlenmiş şekilde müreffeh yarınlara omuz omuza yürüyeceğiz. Önce ülkemizi ardından da bölgemizi terörün kanlı pençesinden inşallah ebediyen kurtaracağız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.