Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sempozyum

Bursa Hayat Gazetesi - Sempozyum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sempozyum haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İznik Gölü alarm veriyor mu? Bilim insanları masaya yatırdı Haber

İznik Gölü alarm veriyor mu? Bilim insanları masaya yatırdı

Orhangazi Kültür Merkezi, Marmara Bölgesi’nin en önemli doğal değerlerinden biri olan İznik Gölü’nü gündemine aldı. “Doğal mirasımızı korumak, gölümüzün geleceğine bilim, ortak akıl ve sorumlulukla sahip çıkmak” mottosuyla düzenlenen sempozyum, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Orhangazi ve İznik Kaymakamlıkları, belediyeler ve ticaret-sanayi odalarının organizasyonuyla gerçekleşen etkinlikte, akademisyenler, kamu temsilcileri, STK yöneticileri ve vatandaşlar bir araya geldi. “İZNİK GÖLÜ ORTAK MİRASIMIZ” Sempozyumun açılış bölümünde İznik Gölü’nün yalnızca Orhangazi ve İznik için değil, Bursa ve Türkiye için de kritik bir doğal miras olduğu vurgulandı. Konuşmalarda gölün korunmasının ancak bilimsel veriler, kurumlar arası iş birliği ve toplumsal duyarlılıkla mümkün olabileceği ifade edildi. SU YÖNETİMİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU Programda Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever de yer alarak su yönetimi, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilirlik üzerine değerlendirmelerde bulundu. Sever, su kaynaklarının geleceği için bütüncül ve planlı yönetimin önemine dikkat çekti. AKADEMİK OTURUMDA ÇOK YÖNLÜ DEĞERLENDİRMELER Sempozyumun birinci oturumu, Uludağ Üniversitesi İznik Meslek Yüksekokulu Sekreteri İsmail Özgören başkanlığında gerçekleştirildi. Oturumda İznik Gölü’nün hidrolojik yapısı, biyoçeşitliliği, endemik bitkileri, balıkçılık potansiyeli, tarihsel-kültürel önemi ve iklim değişikliğinin etkileri ele alındı. Suiş Proje Yetkilisi Mustafa Gördeli gölün su dengesi üzerine teknik değerlendirmeler yaparken, Yalova Üniversitesi akademisyenleri biyoçeşitlilik ve ekosistem yapısına ilişkin bilimsel veriler paylaştı. Tarihsel boyutta Prof. Dr. Mustafa Şahin gölün kültürel miras değerine dikkat çekti. Prof. Dr. Ahmet Evren Erginal ise iklim değişikliğinin göl seviyesi üzerindeki etkilerini bilimsel analizlerle değerlendirdi. ÇEVRESEL BASKILAR VE TARIMSAL ETKİLER GÜNDEMDEYDİ Günün ikinci oturumu Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Erkan Yaslıoğlu başkanlığında yapıldı. Bu bölümde İznik Gölü üzerindeki çevresel baskılar, tarımsal kirlilik, azot-fosfor yükü, su kalitesi ve arıtma süreçleri detaylı şekilde ele alındı. Çevre ve kimya mühendisleri, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile DSİ 1. Bölge Müdürlüğü temsilcileri; sürdürülebilir su kullanımı, bilinçli tarım uygulamaları ve sanayi kaynaklı su tüketimi konularında değerlendirmelerde bulundu. SAHADA İNCELEME İLE PROGRAM TAMAMLANDI Akademik oturumların ardından katılımcılar İznik Gölü çevresinde saha gezisi gerçekleştirdi. Gün boyunca tartışılan bilimsel veriler yerinde incelenerek gölün mevcut durumu değerlendirildi. Program, İznik ilçesinde yapılan birinci gün değerlendirme toplantısıyla sona erdi. 1 İZNİK GÖLÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI Orhangazi’de düzenlenen sempozyum, İznik Gölü’nün korunması, gelecek nesillere sağlıklı şekilde aktarılması ve çevresel dengenin sürdürülebilirliği açısından önemli bir buluşma olarak değerlendirildi. Katılımcılar, gölün geleceği için bilimsel yaklaşım ve ortak sorumluluk çağrısını yineledi.

Toprakla yazılan kültür Bursa’da buluştu Haber

Toprakla yazılan kültür Bursa’da buluştu

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde düzenlenen “Topraktan Gelen Hafıza” sempozyumu, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde başladı. Etkinlikte Anadolu’nun köklü seramik kültürü bilimsel ve sanatsal yönleriyle ele alındı. Akademisyenler, sanat tarihçileri, araştırmacılar ve sanatçılar programda bir araya gelerek seramiğin tarihsel ve kültürel önemini değerlendirdi. “SERAMİK KÜLTÜREL HAFIZANIN TAŞIYICISIDIR” Açılış konuşmasını yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, seramiğin yalnızca bir sanat dalı değil, aynı zamanda toplumların tarihsel hafızasını yansıtan önemli bir kültürel değer olduğunu ifade etti. Bursa’nın tarih boyunca önemli bir sanat merkezi olduğuna dikkat çeken Biba, geleneksel sanatların korunmasının gelecek kuşaklar için kritik önem taşıdığını vurguladı. “SERAMİKLER GEÇMİŞİN SESSİZ TANIKLARI” Sempozyumda konuşan Birol İnceciköz ise Anadolu’nun seramik açısından dünyanın en zengin bölgelerinden biri olduğunu belirerek, arkeolojik buluntuların geçmiş uygarlıkların yaşamına ışık tuttuğunu ve seramiğin hem sanat hem de belge niteliği taşıdığını söyledi. Birol İnceciköz ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kültürel mirasın korunması ve geleneksel sanatların sürdürülebilirliği konusunda kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Bu tür bilimsel ve akademik etkinliklerin, kültürel hafızanın güçlendirilmesi ve gelecek nesillere aktarılması açısından önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. AKADEMİK OTURUMLAR VE ATÖLYELER Program kapsamında seramik üretim teknikleri, çinicilik geleneği, arkeolojik keşifler ve çağdaş sanat uygulamaları gibi konular ele alındı. Uzmanlar, geleneksel yöntemlerin modern yaklaşımlarla birlikte yaşatılması gerektiğine dikkat çekti. Sempozyumun ilerleyen günlerinde düzenlenecek atölye çalışmalarında katılımcılar, geleneksel seramik üretimini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı bulacak. Organizasyonun yalnızca akademik sunumlarla sınırlı kalmayıp uygulama alanıyla da kültürel mirasa katkı sunmasının hedeflendiği ifade edildi.

Bursa’nın 700 yıllık hafızası sempozyumda masaya yatırılıyor Haber

Bursa’nın 700 yıllık hafızası sempozyumda masaya yatırılıyor

Bursa’nın köklü tarihine ışık tutan önemli bir akademik buluşma başladı. Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu”, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi ev sahipliğinde kapılarını açtı. Bu yıl 21’incisi gerçekleştirilen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi etkinlikleri kapsamında düzenlenen sempozyum, tarih, kültür ve medeniyet başlıklarını disiplinler arası bir yaklaşımla ele alıyor. İki gün sürecek programda 28 akademisyen, Bursa’nın fethinden günümüze uzanan süreçte yaşanan dönüşümleri ve kırılma noktalarını bilimsel perspektifle değerlendiriyor. “700 YILDIR BURADAYIZ” VURGUSU Sempozyumun açılışında konuşan Erkan Aydın, Bursa’nın fethinin 700’üncü yılına dikkat çekerek yıl boyunca sürecek etkinliklerin önemine vurgu yaptı. Aydın, Bursa’nın üç bin yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirterek, kentin tarihini anlamanın yeni nesillere ilham verdiğini ifade etti. “700 yıldır buradayız” sloganıyla yola çıktıklarını dile getiren Aydın, bu mirası hem yerel hem de uluslararası alanda yaşatmayı hedeflediklerini söyledi. BURSA’NIN TARİHSEL YOLCULUĞU AKADEMİK PERSPEKTİFTE Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Karaaslan ise Bursa’nın kuruluşundan bugüne uzanan tarihsel sürecine dair önemli bilgiler paylaştı. Karaaslan, kentin milattan önce 2. yüzyılda Bithynia Kralı I. Prusias tarafından kurulduğunu ve adının “Prusa”dan Bursa’ya evrildiğini belirtti. 1326 yılında Osmanlı topraklarına katılan Bursa’nın, fetih sonrası hızlı bir gelişim göstererek önemli bir merkez haline geldiğini ifade eden Karaaslan, Osmanlı’nın şehirdeki gayrimüslim halka yönelik adaletli yaklaşımına da dikkat çekti. AKADEMİSYENLERDEN DERİNLİKLİ ANALİZLER Sempozyumun açılış oturumunda, Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Kara başkanlığında önemli sunumlar gerçekleştirildi. Oturumda: Bursa’nın kültür tarihi, Tursun Fakih’in eserleri, Türkçenin Anadolu’da yazı dili haline gelişi, Osmanlı döneminde kadın vakıfları gibi konular detaylı şekilde ele alındı. Akademisyenler, sempozyumun Bursa’nın tarihi mirasının anlaşılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. SEMPOZYUM YARIN DA DEVAM EDECEK Geniş katılımcı kitlesiyle dikkat çeken “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu”, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde düzenlenecek oturumlarla yarın da devam edecek. Organizasyonun, hem akademik dünyaya hem de kent belleğine önemli katkılar sunması bekleniyor.

Yıldırım’da 36 bilim insanı Bursa’nın fethini tartıştı Haber

Yıldırım’da 36 bilim insanı Bursa’nın fethini tartıştı

Bursa’nın fethinin 700. yılı nedeniyle Yıldırım Belediyesi ve iş birliğiyle düzenlenen sempozyuma, Türk Tarih Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi ve Uludağ Üniversitesi’nden 16 farklı üniversitenin 36 bilim insanı katıldı. Sempozyum, Barış Manço Kültür Merkezi’nde başladı ve 2 gün sürecek. Etkinliğe ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen ve çok sayıda akademisyen, gazeteci ve vatandaş katıldı. BURSA’NIN FETHİ: BİR ZAFERDEN FAZLASI Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Başkan Oktay Yılmaz, Bursa’nın fethinin sadece bir askeri başarı olmadığını, aynı zamanda bir medeniyetin inşasının başlangıcı olduğunu vurguladı: “Bursa, Osmanlı’nın ilk başkenti olmasının yanı sıra ilmin, ticaretin, sanatın ve şehirleşmenin öncüsü olmuştur. İlk Osmanlı parası burada basılmış, ilk hastane ve çini burada hayat bulmuştur. Fetihle birlikte kazanılan, sadece toprak değil, gönüllerdir.” Başkan Yılmaz, Yıldırım’ın medeniyet tasavvurumuzun merkezlerinden biri olduğunu belirterek, tarihi mirası anlamak ve gelecek nesillere taşımak gerektiğine dikkat çekti. AKADEMİSYENLERDEN TARİHİ VURGU Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, Bursa’nın fethinin devletin kurumsallaşmasının simgesi olduğunu söyledi: “Bursa, Osmanlı felsefesinin olgunlaştığı ve kültür medeniyetinin şekillendiği şehirdir. Tarih bilinci yüksek nesiller yetiştirmek hepimizin görevidir.” Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise, Bursa’nın Osmanlı’nın ilk şehirleşme örneklerini sergilediğini belirterek, bu mirasın korunmasının ortak sorumluluk olduğunu vurguladı. Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker de, Osmanlı’yı anlamak için Bursa’yı bilmenin önemine dikkat çekti. Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan, ecdadın geride bıraktığı manevi tohumun değerine işaret ederek, bunun yaşatılması gerektiğini ifade etti. SEMPOZYUM BİLİMSEL OTURUMLARLA DEVAM EDECEK Açılış konuşmalarının ardından sempozyum, Osmanlı Beyliği’nin kuruluşu, teşkilatlanma çalışmaları, Bursa’daki şehirleşme, mimari eserler ve dönemin sosyal-dini yaşamı gibi konuların ele alındığı bilimsel oturumlarla devam etti. ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa’nın Fethi Sempozyumu’, 28 Mart Cumartesi günü gerçekleştirilecek oturumlarla sona erecek.

BTÜ’de “Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına” yapay zeka sempozyumu Haber

BTÜ’de “Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına” yapay zeka sempozyumu

Bursa Teknik Üniversitesi Mimar Sinan Yerleskesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen sempozyuma BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Caglar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yilmaz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmasında Rektör Prof. Dr. Naci Caglar, Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın yapay zekadan bilim felsefesine uzanan çalışmalarına dikkat çekerek, “Bilgi, ahlak ve sorumluluk bilinciyle birlikte ele alınmalıdır. Bugünkü program, Şakir Kocabaş Hocamızı anmanın ötesinde öğrencilerimize onun ilmi yolunu yeniden düşünme fırsatı sunuyor” dedi. YAPAY ZEKA VE İNSAN ZEKASININ GELECEĞİ Sempozyumun ilk oturumunda Prof. Dr. Ercan Öztemel, “Yapay Zekanın Dünü, Bugünü ve Geleceği” başlıklı konuşmasında, yapay zekanın 1900’lü yıllardaki ilk adımlarından günümüze uzanan sürecini anlattı. 2030 yılına kadar yapay zekanın toplumla bütünleşeceğini ve günlük yaşam, endüstri ve yönetimi dönüştüreceğini belirten Öztemel, “Gelişen yapay zeka değil, insan zekasıdır” mesajını verdi. Prof. Dr. Saadettin Ökten ise “Yapay Zeka Çağında İnsan ve Medeniyet” başlıklı sunumunda, yapay zeka tartışmalarında yalnızca “nasıl yapılır” sorusunun değil, “niçin yapılır” sorusunun da sorulması gerektiğini vurguladı. Ökten, Doç. Dr. Kocabaş’ın yapay zekayı toplumsal ve insani perspektiflerle ele alan öncü bir akademisyen olduğunu hatırlattı. BİLİM FELSEFESİ VE ZEKA ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER Prof. Dr. Zekai Şen, “Bilim Felsefesi ve Yapay Zeka” başlıklı konuşmasında, yapay zeka ve insan zekası arasındaki farkları değerlendirdi. Şen, manevi zekanın insan yaşamındaki önemine dikkat çekerek, yapay zekanın insan değerlerini aşmasının mümkün olmadığını ifade etti. DOÇ. DR. ŞAKİR KOCABAŞ’IN ÇALIŞMALARI VE KATKILARI Sempozyumun ikinci oturumunda, Marmara Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi akademisyenleri, Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın yapay zeka alanındaki çalışmalarını ve alana katkılarını katılımcılarla paylaştı. Panel ve oturumlarda ayrıca genç bilim insanları, yapay zekanın geleceği ve toplumsal etkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Caglar’ın konuşmacılara plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. Sempozyum, yapay zeka alanındaki bilimsel tartışmaları derinleştiren ve insan zekasının önemini vurgulayan bir etkinlik olarak kayda geçti.

Nilüfer’de Rıfat Ilgaz yılı taçlandı: Sempozyum ve öykü ödülleriyle anıldı Haber

Nilüfer’de Rıfat Ilgaz yılı taçlandı: Sempozyum ve öykü ödülleriyle anıldı

Nilüfer Belediyesi’nin 2013 yılından bu yana sürdürdüğü Yılın Yazarı projesi kapsamında, 2025 yılı boyunca Rıfat Ilgaz’ın eserleri kentin farklı noktalarında okurlarla buluştu. Söyleşiler, fabrika okumaları, atölye çalışmaları ve yazar buluşmalarıyla her yaştan okur, usta yazarın edebiyat dünyasını yakından tanıma fırsatı buldu. Etkinliklerin finali ise Nâzım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen sempozyum ve ödül töreniyle yapıldı. ILGAZ’IN EDEBİYATI MASAYA YATIRILDI “Çocukluktan Sınıfa, Sınıf’tan Hayata Rıfat Ilgaz Sempozyumu” iki gün boyunca akademisyenler ve yazarların katılımıyla gerçekleştirildi. Sempozyumun ikinci günü, “Yaratıcılığın İzinde” başlıklı söyleşiyle başladı. Ardından beş ayrı oturumda Rıfat Ilgaz’ın edebiyatına farklı pencerelerden bakıldı. Oturumlarda; Ilgaz’ın çocuk duyarlılığı ve mizah anlayışı, şair kimliği, romanlarındaki toplumsal gerçekçilik, 1940’lı yılların mizah geleneği ve anılarla yaşayan edebi mirası ele alındı. Katılımcılar, Ilgaz’ın eserlerinin yalnızca edebi değil, toplumsal bir hafıza taşıdığına dikkat çekti. “O HER ZAMAN BİR ÖĞRETMENDİ” Sempozyumun kapanış konuşmasını yazar Feyza Hepçilingirler yaptı. Rıfat Ilgaz’ın şair, romancı, öykücü, gazeteci, mizah yazarı ve çocuk kitapları yazarı gibi çok yönlü bir kimliğe sahip olduğunu vurgulayan Hepçilingirler, Ilgaz’ın öğretmenlikten hiçbir zaman kopmadığını ifade etti. Usta yazarın özellikle yaşamının son dönemlerinde çocuk kitaplarına yönelmesinin, yeni kuşaklara duyduğu sorumluluktan kaynaklandığını belirten Hepçilingirler, konuşmasını Ilgaz’ın “Okutmak Üzerine” adlı şiiriyle tamamladı. ÖYKÜ ÖDÜLÜ TÖRENİNDE EDEBİYAT COŞKUSU Sempozyumun ardından düzenlenen Yılın Yazarı Öykü Ödülü Töreni, edebiyat dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Seçici Kurul adına konuşan Figen Şakacı, yıl boyunca düzenlenen etkinliklere katkı sunan herkese teşekkür etti. Bu yıl ödüle 131 yazarın 262 öyküyle başvurduğunu belirten Şakacı, jüri üyeleri Burcu Aktaş, Turgay Fişekçi, Nalan Karagöz ve Nahit Kayabaşı’nın titiz bir değerlendirme süreci yürüttüğünü söyledi. Jüri üyelerine plaketleri Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin tarafından takdim edildi. RIFAT ILGAZ ÖYKÜ ÖDÜLÜ’NÜN SAHİBİ BELLİ OLDU “Bilmediğim Dağların Ardındaki Bahçe” adlı öyküsüyle Rıfat Ilgaz Öykü Ödülü’nün sahibi olan Adalet Temürtürkan, ödülünü Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in elinden aldı. Mansiyon ödülleri ise Derya Atsan, Tuğba Yalçın, Yakup Cemel, Anıl Çetinel Örselli ve Özlem Oral Gürdal’a verildi. Hazırlanacak kitapta öyküleri yayımlanmaya değer bulunan çok sayıda yazar da ödüllendirildi. Bu ödüller, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun tarafından takdim edildi. Rıfat Ilgaz Yılın Yazarı etkinlikleri, yıl boyunca emeği geçen tüm paydaşların birlikte yer aldığı Yılın Yazarı Aile Fotoğrafı ile sona erdi. Nilüfer Belediyesi, bu proje ile Rıfat Ilgaz’ın edebi mirasını yalnızca anmakla kalmayıp, yeni kuşaklara aktarmayı bir kez daha başardı.

BUSİAD sempozyumunda çarpıcı uyarı: “Mutsuzluk pandemisi yaşıyoruz” Haber

BUSİAD sempozyumunda çarpıcı uyarı: “Mutsuzluk pandemisi yaşıyoruz”

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Yenilikçilik ve Yaratıcılık Uzmanlık Grubu tarafından bu yıl “Fabrika Ayarlarına Dönmek” temasıyla düzenlenen 15. Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu, Podyum Davet’te geniş katılımla gerçekleştirildi. Hem iş dünyasının hem akademinin önde gelen isimlerini buluşturan sempozyum, değişen dünya düzenine yönelik kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu. “TOPLUM OLARAK MUTSUZLUK PANDEMİSİNİN İÇİNDEYİZ” Sempozyumun dikkat çeken konuşmacılarından Prof. Dr. Acar Baltaş, günümüz insanının ruh halini “mutsuzluk pandemisi” olarak tanımladı. Sahip olunan imkanların fark edilmediğini belirten Baltaş, “Geçmiş kuşaklara kıyasla çok daha şanslıyız ancak bunu göremiyoruz” dedi. Baltaş, mutsuzluğun nedenlerini şöyle sıraladı: Mutsuz insanlarla yaşamak, Beklentiler ile gerçekler arasındaki büyük uçurum, Sürekli kıyaslama kültürü, Hayatı gereksiz yere karmaşıklaştırmak, Geçmişe takılı kalmak, Kendini fazlaca önemsemek. Dünyanın çok büyük bir değişim yaşadığını söyleyen Baltaş, öngörülemeyen koşulların aslında öngörülebilir sinyaller verdiğini ifade etti. “KARMAŞIK SORUNLAR BİLGELİK ZEKASIYLA ÇÖZÜLÜR” Prof. Dr. Acar Baltaş, bilgelik zekasının modern çağın en büyük ihtiyacı olduğunu vurguladı. Bu zekanın; kitap okumak, sanatla ilgilenmek, başkalarına yardım etmek ve farklı insanları anlamaya çalışmak gibi alışkanlıklarla geliştirilebileceğini söyleyen Baltaş şöyle devam etti: “Bu da geçecek. Mutsuzluk pandemisinin bir üyesi olmayın. Huzura ulaşmanın yolu; cömertlik, bağışlayıcılık, sahip olduklarının kıymetini bilmek ve anlamlı üretimin içinde yer almaktan geçiyor.” Hayatın her noktasını kontrol etme çabasının boşuna olduğunu belirten Baltaş, “Bilge insanlar, her zaman kazanamayacaklarını bilir. Şanssız olmamak bile bir şanstır” diyerek katılımcılara güçlü mesajlar verdi. “ÇOCUKLARIN YANINDA TÜRKİYE’Yİ KÖTÜLEMEYİN” UYARISI Prof. Dr. Baltaş’ın en dikkat çekici uyarılarından biri de ailelere yönelikti. Baltaş, çocukların giderek daha erken yaşlarda yurt dışında yaşama hayali kurduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Göçmen, hayatı boyunca göçmendir. Bu topraklara borçluyuz. Çocukların yanında ülke hakkında sürekli olumsuz konuşmak doğru değil.” “ŞİRKETLERDE CEZA KANUNU DEĞİL, ANAYASA OLMALI” Stratejik Danışman ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi İdil Türkmenoğlu ise iş dünyasında insan odaklı dönüşümün altını çizdi. Türkmenoğlu, “Salt sayıları konuşmak yetmez, amaç da konuşmak gerekir” diyerek şunları söyledi: Kurumsallaşma sürecinde insan göz ardı edildi. Şirketler, çalışanlarla anlam bütünlüğü kurmalı. Nasıl çalışmak istediğimizi belirleyen bir şirket anayasası oluşturulmalı. Ayrıca, sabit ücret zammı uygulamalarının Türkiye’de yüzde 85 oranında olduğunu belirten Türkmenoğlu bunun değişmesi gerektiğini ifade etti. Ünvan odaklı ücret politikalarının sürdürülebilir olmadığını, niteliğe göre değerlendirmenin daha adil ve verimli sonuç vereceğini vurguladı. “BELİRSİZLİK ADALETSİZLİKTEN DOĞAR” Uludağ İçecek Türk A.Ş. CEO’su Levent Kömür, konuşmasında yaratıcılığın iki temel dayanağı olarak mizah ve bilimi gösterdi. Türkiye’nin fabrika ayarlarından birinin “belirsizlik” olduğunu söyleyen Kömür, bunun adaletsizlikten kaynaklandığını ifade etti. Kömür ayrıca, dünyadaki değişime dikkat çekerek şöyle konuştu: “Eskiden ne bildiğimiz önemliydi. Artık insanlara ne hissettirdiğimiz daha değerli. Bilgiden duyguya, bilgiyi taşımaktan öğrenmeye geçmemiz gerekiyor.” “YENİ BİR DÖNÜŞÜM VİRAJINDAYIZ” Sempozyumun açılışında konuşan Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ise insanlığın büyük bir dönüşümün eşiğinde olduğunu belirtti. Teknolojik değişimin geleceği nasıl şekillendireceği üzerine önemli değerlendirmeler yapan Yılmaz, BUSİAD—BUÜ işbirliğinin güçlenerek devam ettiğini söyledi. “RUHUMUZUN BİZE YETİŞMESİNE İZİN VERELİM” BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, sempozyumun temasını anlatırken Kızılderililere ait bir sözü hatırlattı: “O kadar hızlı gittik ki ruhumuz geride kaldı. Biraz soluklanalım, ruhumuz bize yetişsin.” Küçükkayalar, Bursa’da dijital, yeşil ve toplumsal dönüşüm adına yaptıkları çalışmaları aktararak, kentin Türkiye’nin dönüşüm sürecine pilotluk yapması gerektiğini söyledi. Oldukça yoğun bir katılımla gerçekleşen 15. Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu, sponsorlara plaket takdimiyle sona erdi.

Bursa’da organ naklinde farkındalık zirvesi Haber

Bursa’da organ naklinde farkındalık zirvesi

Sağlık Bakanlığı’nın desteğiyle Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, organ nakli süreçlerine katkı sağlayan profesyonellere yönelik önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. “Beyin Ölümü Tespiti ve Donör Bakımı Farkındalık Sempozyumu”, organ bağışının artırılması ve bu alanda görev yapan sağlık çalışanlarının bilgi ve deneyimlerinin geliştirilmesi amacıyla düzenlendi. Etkinlikte, özellikle beyin ölümü tanısı, donör bakımı süreçleri ve bu aşamalarda karşılaşılan etik ve pratik zorluklar detaylı bir şekilde ele alındı. ETKİNLİĞE YOĞUN KATILIM Sempozyuma; Sağlık Bakanlığı Ulusal Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Ayşegül Şahin, Koordinatör Fatma Toprak, Organ Nakli Koordinatörleri Derneği (ONKOD) Başkanı Nilgün Bilal, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Fahire Gündüz ve Bursa bölgesindeki hastanelerden yaklaşık 90 sağlık profesyoneli katıldı. Katılımcılar, Türkiye’de organ nakli ve bağışıyla ilgili yasal, etik ve teknolojik gelişmeleri değerlendirme ve görüş alışverişinde bulunma fırsatı yakaladı. "ORGAN BAĞIŞI TOPLUMSAL BİR DUYARLILIKTIR" Sempozyumun açılışında konuşan Dr. Fahire Gündüz, organ bağışı konusunda toplumda hala önemli bir farkındalık eksikliği olduğunu vurguladı. Gündüz; “Beyin ölümü tespiti ve donör bakımı, yalnızca tıbbi bir sorumluluk değil, aynı zamanda toplumsal duyarlılık gerektiren bir süreçtir. Bu sempozyumlar, sadece sağlık profesyonelleri için değil, halkın bilinçlendirilmesi açısından da büyük önem taşıyor” dedi. DENEYİM PAYLAŞIMLARI VE UYGULAMALI SUNUMLAR DİKKAT ÇEKTİ Organ ve Doku Nakli Bursa Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Gülbahar Çalışkan ve çeşitli kurumlardan organ nakli koordinatörleri, kendi deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Oturumlarda özellikle, beyin ölümü tespitinde kullanılan en güncel protokoller, donör bakımında yaşanan etik ikilemler, medyanın organ bağışı süreçlerine olan etkisi ve sorumluluğu gibi başlıklar ön plana çıktı. ORGAN BAĞIŞI BİLİNCİNİN TOPLUMA YAYILMASI HEDEFLENİYOR Sempozyum sayesinde sağlık çalışanları yalnızca teknik bilgiyle değil, aynı zamanda iletişim, etik ve toplumsal etki açısından da donanımlarını artırdı. Uzmanlar, bu tür organizasyonların sürekliliğinin sağlanarak hem profesyonellerin hem de toplumun organ bağışı konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

BTÜ iş birliğinde bilimsel güç birliği Haber

BTÜ iş birliğinde bilimsel güç birliği

Doğal afetler ve teknoloji alanındaki bilimsel araştırmaları desteklemek amacıyla Bursa Teknik Üniversitesi, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Dicle Üniversitesi ve Akademik Platform bir araya geldi. Bu çerçevede, uzmanların deneyim ve fikirlerini paylaşabileceği iki farklı sempozyum düzenlenecek. Bursa Teknik Üniversitesi, Dicle Üniversitesi, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ve Akademik Platform iş birliğiyle 15-17 Kasım 2024 tarihleri arasında 7. Uluslararası Doğal Afet ve Afet Yönetimi Sempozyumu (ISHAD2024) ve 11. Uluslararası Mühendislik ve Bilim Alanında Akıllı Teknolojiler Sempozyumu (ISITES2024) gerçekleştirilecek. Dicle Üniversitesi'nin ev sahipliğinde düzenlenecek ISHAD2024, 6 Şubat depremlerinin ardından doğal afetlerin yönetimi, iyileştirilmesi ve hazırlık aşamalarını ele alacak. Sempozyumda, bu alanda çalışan akademisyenler, uzmanlar, bürokratlar, öğrenciler ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek akademik çalışmalarını ve deneyimlerini paylaşacak. ISITES2024'te ise mühendislik ve bilim alanındaki yenilikçi araştırmalar ve teknolojik gelişmeler hakkında sunumlar yapılacak. Burada, teknoloji alanında faaliyet gösteren akademisyenler ve öğrenciler yeni fikirlerini paylaşacak. Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitelerle iş birliklerinin önemine vurgu yaparak, "Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat ve Akademik Platform Başkanı Doç. Dr. M. Tahir Güneşer ile birlikte ISHAD2024 ve ISITES2024 protokollerini imzaladık. Bu sempozyumların bilim dünyasına önemli katkılar sağlayacağını umuyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.