Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanat

Bursa Hayat Gazetesi - Sanat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tiflis’te başlayan fikir Bursa’da hayat buldu Haber

Tiflis’te başlayan fikir Bursa’da hayat buldu

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te, Opera ve Bale Tiyatrosu’nun karşısında yer alan küçük bir yeraltı kafede ortaya çıkan özgün bir uygulama, kısa sürede şehir kültürüne farklı bir soluk kazandırmıştı. Kahve bardaklarını kişisel sanat yüzeylerine dönüştüren bu fikir, şimdi Bursa’da yeniden yorumlanarak günlük yaşamın içine taşındı. Tiflis’te başlayan bu yaratıcı yaklaşım, sıradan bir kahve deneyimini kısa sürede kişisel bir sanat anına dönüştürmesiyle dikkat çekmişti. KAHVE BARDAKLARI KİŞİSEL SANAT ALANINA DÖNÜŞÜYOR Uygulamanın temelinde oldukça sade bir fikir yer alıyor: Sipariş edilen kahvelerin bardaklarına kısa sürede el çizimi portreler, isimler veya sembolik görseller işleniyor. Baristaların hızlı ve kişisel dokunuşları sayesinde her bardak, sıradan bir içecek olmaktan çıkarak özel bir hatıraya dönüşüyor. Tiflis’teki küçük kafe, zamanla sanat ile gündelik yaşamın iç içe geçtiği sembolik bir mekana dönüşmüş durumda. BURSA’DA “FACE LATTE” DENEYİMİ Bu yaratıcı fikir Bursa’da da karşılık buldu. Fomara Meydanı çevresinde hizmet veren küçük bir kafe, konsepti “Face Latte” adıyla hayata geçirdi. Burada da kahve siparişi veren müşterilerin bardaklarına birkaç dakika içinde kişiye özel çizimler yapılıyor. En dikkat çekici detaylardan biri ise bu hizmetin tamamen ücretsiz sunulması. Çizimler çoğunlukla müşterilerin yüz hatlarına göre hazırlanırken, isteyenler için isim, tarih veya sembolik figürler de eklenebiliyor. “SIRADAN KAHVEYİ HATIRAYA DÖNÜŞTÜRÜYORUZ” Kafenin fikir sahiplerinden Dilek Divitçi, uygulamanın çıkış noktasını Tiflis’te yaşanan deneyimle anlatarak şu ifadeleri kullandı: “Tiflis’te gördüğümüz bu fikir bizi çok etkiledi. İnsanların sıradan bir kahve alışverişinde bile küçük bir sanat anı yaşaması çok özel bir deneyimdi. Bursa’da da bunun karşılık bulacağını düşündük. Amacımız sadece kahve sunmak değil, insanlara gün içinde küçük ama unutulmaz bir deneyim yaşatmak.” GENÇLERİN İLGİ ODAĞI OLDU Uygulama özellikle gençler ve sosyal medya kullanıcıları tarafından yoğun ilgi görüyor. Kişiye özel hazırlanan bardakların fotoğrafları sık sık paylaşılırken, bu durum kafenin bilinirliğini kısa sürede artırdı. İşletme sahipleri ise bu ilgiyi planlı bir reklamdan ziyade doğal bir ilgi olarak değerlendiriyor. KAHVE BİR SANAT DENEYİMİNE DÖNÜŞÜYOR Girişimciler, bu fikrin temelinde kahvenin artık sadece bir içecek değil, aynı zamanda kısa süreli bir sanat deneyimi sunan araç olduğu görüşünü paylaşıyor. Tiflis’te başlayan bu küçük fikir, Bursa’da yeni bir şehir hikâyesine dönüşerek iki şehir arasında adeta sanatsal bir köprü oluşturuyor.

Bursa’da akademi ile özel sektör sanat ve teknoloji için buluştu Haber

Bursa’da akademi ile özel sektör sanat ve teknoloji için buluştu

Bursa Uludağ Üniversitesi ile Bize Proje Geliştirme A.Ş. arasında bilimsel ve kültürel projeleri kapsayan iş birliği protokolü imzalandı. Rektörlük binasında düzenlenen imza törenine üniversite yöneticileri ve şirket temsilcileri katıldı. Törende üniversiteyi temsilen Rektör Yardımcısı İrfan Kırıştıoğlu, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Ali Sait Liman, Dekan Yardımcıları İbrahim İ. Öztahtalı ve Pelin Elcik Yorgancıoğlu yer aldı. Şirket tarafını ise Erdoğan Demir ve Nazife Uslu Mumcu temsil etti. “BURSA’NIN KÜLTÜR ŞEHRİ KİMLİĞİNE KATKI SAĞLAYACAK” Törende konuşan Rektör Yardımcısı İrfan Kırıştıoğlu, üniversitenin 50 yılı aşkın geçmişe sahip köklü bir araştırma kurumu olduğunu belirterek Türkiye’de üst düzey akademik kurumlar arasında yer aldığını vurguladı. Eğitim kalitesinin uluslararası akreditasyonlarla ölçülebilir hale geldiğine dikkat çeken Kırıştıoğlu, sanayicilerin sanata destek vermesinin şehirlerin kültürel gelişimi açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Kırıştıoğlu, sanatın özgür bir ortamda gelişmesi gerektiğini ifade ederek, vizyoner kurumların desteğinin Bursa’yı gerçek anlamda bir kültür kenti haline getireceğini belirtti. ÖĞRENCİLER VE BURSA HALKI İÇİN YENİ FIRSATLAR Ali Sait Liman ise böylesine önemli bir projede yer almaktan memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Liman, üniversitenin sanatsal üretim kapasitesinin iş dünyasının vizyonuyla birleşmesinin hem öğrenciler hem de şehir için önemli kazanımlar sağlayacağını söyledi. Bu iş birliğinin sanat projeleri, etkinlikler ve üretim süreçleri açısından üniversitenin Güzel Sanatlar Fakültesi’ne önemli katkılar sunması bekleniyor. “KATMA DEĞERSİZ İŞ ÜRETMİYORUZ” Bize Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demir ise şirket olarak otomotiv, teknoloji, tarım ve müzecilik gibi farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerini hatırlattı. Temel prensiplerinin katma değer üretmek olduğunu belirten Demir, sanat galerileri ve gösteri merkezleri kurma hedeflerinden vazgeçmediklerini ifade etti. Üniversite ile kurulan iş birliğini sadece sponsorluk olarak görmediklerini belirten Demir, sanatsal üretim sürecine aktif olarak katılmak istediklerini söyledi. TEKNOLOJİ VE UZAY ÇALIŞMALARI DA GÜNDEMDE Demir ayrıca sadece sanat alanında değil, teknik ve bilimsel alanlarda da üniversiteyle ortak projeler geliştirmeyi planladıklarını dile getirdi. Bu kapsamda Türkiye’de ilk olacak neodyum mıknatıs yatırımı ve uzay çalışmaları gibi projelerde üniversitenin mühendislik birikiminden faydalanmayı hedeflediklerini belirtti. İmzalanan protokolün, akademi ile özel sektör arasındaki iş birliğini güçlendirerek hem bilimsel hem de kültürel projelere yeni bir ivme kazandırması bekleniyor.

Bursa’da kadim sanatı yaşatıyor! Meliha Kantarcı’nın tezhip serüveni Haber

Bursa’da kadim sanatı yaşatıyor! Meliha Kantarcı’nın tezhip serüveni

Meliha Kantarcı, Ankara’daki üniversite yıllarında gazetede okuduğu bir haberle nakkaşhaneye yöneldi ve tezhip sanatına adım attı. İki yıl boyunca, üstat Prof. Dr. Çiçek Derman’ın öğrencisi Muhsine Akbaş’tan dersler alarak yeteneğini geliştirdi. Mezuniyetinin ardından el sanatları öğretmeni olarak başka bir şehirde göreve başlayan Kantarcı, hocasından ayrı kalmak zorunda kaldı. Bu dönemde kendi imkanlarıyla tezhip çalışmalarını sürdürdü. Kantarcı, zamanla ustalaştığı, çok ince işçilik ve sabır gerektiren, levhaların, yazma kitapların, sayfaların yaldızlanmasıyla yapılan süsleme sanatı olan tezhipte Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" kartını almaya layık görüldü. Kantarcı, eserleri müzeler ve özel koleksiyonlarda sergilenen, ödüllerle onurlandırılmış bir sanatçı olarak, Bursa’da hem eğitim çalışmalarını sürdürüyor hem de yeni eserler üretiyor. Meliha Kantarcı, AA muhabirine çocukluğundan beri içinde hep bir sanat tutkusu ve arayışı bulunduğunu, bu yüzden meslek lisesinde el sanatları bölümünü tercih ettiğini ancak burada istediğini bulamadığını söyledi. Liseden mezun olduktan sonra 1995 yılında Gazi Üniversitesi El Sanatları Öğretmenliği bölümünü kazandığını söyleyen Kantarcı, şunları söyledi: "Bir arkadaşım, bir gün bana bir gazetede küçücük bir haber getirdi, 'Ankara'da Turkuaz Güzel Sanatlar Nakkaşhanesi açıldı' diye bir haber. 'Acaba benimle ilgili olabilir mi?' diye burayı aradım. Kızılay Bayındır Sokak'ta bir binada, ebru, hat, minyatür sanatı eğitimi veriliyor. O zamanlar Ömer Faruk Atabey'in de ders verdiği ve hocam Çiçek Derman'ın talebesi Muhsine Akbaş'ın tezhip derslerini verdiği bir ortam gördüm. O ortama 1996-1997 yıllarında girdim ve tezhip sanatının kapıları bana bu şekilde açılmış oldu." Kantarcı, 1999 yılında üniversiteden mezun olarak Sivas’a atandığını ve bu süreçte hocasıyla bağının koptuğunu belirtti. Geleneksel sanatların uzun yıllar usta-çırak yöntemiyle öğrenildiğini vurgulayan Kantarcı, sözlerini şöyle sürdürdü: "İki senenin yeterli olması mümkün değil. Bu sürede tezhip sanatının ancak başlangıcını görebilirsiniz, çok uzun soluklu öğrenme süreci gerektiren bir sanat. Eğitimim yarım kaldı. Sivas'a geldim, öğretmenliğe başladım. 'İnci sancı mahsulü' denen incinin oluşabilmesi için çok sancılar çektim, çok araştırdım. O zamanlar şimdiki gibi imkanlar yoktu. Ne bulduysam alıp bünyeme dahil ettim, bilincimden süzdüm ve bilmediğim konularda, karanlık bir odada fili tanır gibi ne olduğunu soramadan, çokça emek sarf ettim." Kantarcı, ilkokul, kız meslek lisesi ve halk eğitimi merkezi gibi farklı kurumlarda öğretmenlik yaparken, evinde kendi çabasıyla tezhip çalışmaları yaparak kendini geliştirmeye devam ettiğini söyledi. 2011 yılından itibaren Osmangazi Halk Eğitimi Merkezi’nde tezhip dersleri veren Meliha Kantarcı, çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Kadim bir sanat olan tezhibi öğrencilerine doğru şekilde aktarmayı hedeflediğini belirten Kantarcı, 2015’te 7 Tepe 7 Sanat Uluslararası İstanbul Klasik Sanatlar Yarışması’nda aldığı teşvik ödülünün kendisini çok sevindirdiğini söyledi. Kantarcı, 2016 yılında Konya’da düzenlenen Uluslararası Türk İslam Sanatları Yarışması’nda mansiyon ödülü kazandığını ifade ederek, "Son olarak da 2019'da Kültür Bakanlığı Devlet Türk Sanatları Yarışması'nda başarı ödülüne layık görüldüm, birincilik verildi. Bu, zaten benim için bir icazet makamıydı." dedi. Tezhibin yaratıcılık ve hayal gücü gerektirdiğini vurgulayan Kantarcı, "Sadece fırçayı tutabilmek değildir mesele. O kurguyu ahenkli bir şekilde, kadimden gelen motiflerin uyumlu ve göze, ruha hoş görünecek bir şekilde tasarımının yapılması ve uygulanma sürecidir." ifadelerine yer verdi. Tezhipte her eserin özgün bir tasarıma sahip olması gerektiğini vurgulayan Kantarcı, özellikle Timur dönemi eserlerinden ilham aldığını söyledi. Kantarcı, tezhibin bağımsız bir sanat dalı olmasına karşın hat sanatıyla iç içe olduğunu belirterek, "Hat yazısı, bize önce gelir. Biz, hat yazısını görürüz. Hattın kamış kalınlığına, istifine, büyüklüğüne göre ona terzi misali bir kıyafet giydiririz. Ona uygun uygun olacak şekilde önce tasarımını, ölçülendirmesini yaparız ve o hattın kimliğine göre tezhibi olur. Tamamen o hatta özel şekilde tasarlarız." dedi. Pek çok müze ve özel koleksiyonda eserleri bulunan Kantarcı, açıklamalarını şöyle sonlandırdı: "Bursa'da bir caminin kalem işi desenlerini de tasarladım. Caminin tezyinatında bir dokunuşum var. Ben, buna çok hevesliyim. Çünkü bazen camilerimize giriyoruz ve hiç de uygun olmayan desenler, boya boşlukları görüyoruz. Bu, benim üzücü bir durum. Bunu dert edip aslında bu tasarımları ben yapabilirim. Bundan sonra öğrenci yetiştirmeye devam edeceğim. Tek arzum bizden sonra gelen talebelerimizin, bu sanatı ciddiyetle, kadime olan bağlılıkla, doğru şekilde talebelerine aktarmalarıdır." BURSA’DA KADİM SANATI YAŞATIYOR! MELİHA KANTARCI’NIN TEZHİP SERÜVENİ51 yaşındaki Meliha Kantarcı, üniversite yıllarında bir gazetede gördüğü haber sayesinde tezhip sanatına ilgi duymaya başladı. https://t.co/nDxJX7zsF9 pic.twitter.com/RXWasYtTxS— Bursa Hayat (@bursahayatcomtr) January 18, 2026

Pancar Deposu’nda sanatla buluşma! Çocuklar yaratıcılıklarını keşfetti Haber

Pancar Deposu’nda sanatla buluşma! Çocuklar yaratıcılıklarını keşfetti

Nilüfer Belediyesi, kültür ve sanat çalışmalarına yeni bir halka ekleyerek Akbank Sanat ile ortak bir projeyi hayata geçirdi. “Akbank Sanat Her Yerde” mottosuyla başlatılan çocuk atölyeleri, Pancar Deposu’nda minik sanatseverlerle buluştu. Gün boyu süren program, çocukların yaratıcılıklarını keşfetmelerine ve sanatla iç içe vakit geçirmelerine olanak sağladı. “KÜÇÜK ŞEYLERİN PEŞİNDE” ATÖLYESİ Yürütücülüğünü Merve Salihoğlunun üstlendiği etkinliklerin ilk bölümü “Küçük Şeylerin Peşinde: Uzakta Ne Var?” başlıklı atölyeydi. Bu atölyede çocuklar, “Uzak ne demek?” sorusundan hareketle kendi uzak algılarını hayaller, günlük yaşam ve masal dünyası üzerinden oluşturdu. Çocuklar, doodle tekniğini kullanarak özgün çizimler üretti; böylece hayal güçlerini özgürce ifade etme fırsatı yakaladılar. HALE ASAF’TAN İLHAMLA BURSA MANZARALARI Günün ikinci atölyesi, çocukları Bursa’nın sanat tarihine doğru bir yolculuğa çıkardı. Katılımcılar, Bursalı ressam Hale Asaf’ın yaşamını ve eserlerini keşfederek sanatçının renk, biçim ve kübik yaklaşımını inceledi. “Hale Asaf’tan İlhamla Bursa Manzaraları” adlı çalışmada çocuklar, modern tekniklerle kendi baskı kompozisyonlarını üretti. Renkli kâğıtlar ve çeşitli baskı teknikleriyle hazırlanan çalışmalar, çocukların özgün perspektiflerini yansıtan renkli bir sanat şölenine dönüştü. ATÖLYELER ÜCRETSİZ OLARAK DEVAM EDECEK Nilüfer Belediyesi ve Akbank Sanat tarafından düzenlenen bu özel atölyeler, Aralık ve Ocak aylarında da Pancar Deposu’nda ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Etkinliklerin, çocukların sanatla daha fazla vakit geçirmesini ve kültürel gelişimlerine katkı sağlamasını hedeflediği belirtiliyor.

Bursa’da gençler fırça darbeleriyle insanlığa ses oldu Haber

Bursa’da gençler fırça darbeleriyle insanlığa ses oldu

Bursa’da Mihraplı Abdulkadir Can Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde düzenlenen etkinlikte, Filistin'de yaşanan soykırıma dikkat çekmek için öğrenciler tuvalleri umut ve dayanışmayla doldurdu. TEMELLERİ AYASOFYA MEYDANI’NDA ATILDI İki yıl önce Ayasofya Meydanı’nda temelleri atılan “Zulmü Fırçala” projesi, sanatın evrensel diliyle zulme karşı farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Proje kapsamında her ay bir imam hatip lisesi ziyaret edilerek gençlerle gönüllülük esaslı etkinlikler düzenleniyor. Bu anlamlı yolculukta, İlhami Atalay’ın öğrencilerinden ressam ve ebru sanatçısı Merve Şentürk, Bursa’daki organizasyona rehberlik etti. Şentürk, lisenin Geleneksel ve Çağdaş Görsel Sanatlar Bölümü’nden 10. ve 11. sınıftan 40 öğrenciye Filistin’i anlatan eserler oluşturmaları için mentorluk yaptı. GENÇLER FIRÇALARIYLA İNSANLIĞA SES OLDU Etkinlikte öğrenciler, Filistinlilerin yaşadığı acıları, direnişi ve umut duygusunu tuvallerine yansıttı. Kimileri çocukların gözyaşını, kimileri bombalanan şehirleri, kimileri de direnişin simgesi olan Kudüs’ü çizdi. Ressam Merve Şentürk, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada “Amacımız sanatla, çizgilerle zulmü görünür kılmak. Fırçayı gençlerle buluşturarak hem farkındalık oluşturuyor hem de umudu yayıyoruz. Bu sadece bir resim çalışması değil; vicdanı ve duyarlılığı besleyen bir insanlık çağrısıdır” ifadelerini kullandı. UMUT ÇİZGİLERİ YAYILIYOR “Zulmü Fırçala” projesi, her ay farklı bir imam hatip lisesine giderek yeni gençlerle buluşmayı sürdürüyor. Sanat aracılığıyla farkındalık oluşturmayı hedefleyen bu etkinlik, aynı zamanda öğrencilerin yaratıcı düşünme, ifade özgürlüğü ve dünya meselelerine duyarlılık kazanmasına katkı sunuyor. Etkinliğe katılan öğrenciler de çizdikleri resimlerle bir çağrı yaptı: “Filistin için çiziyoruz, vicdanlar için boyuyoruz. Bu sadece resim değil, bir direnişin parçası.”

İnegöl AVM’de temmuz ayı sanatla dolu geçiyor Haber

İnegöl AVM’de temmuz ayı sanatla dolu geçiyor

Fiba CP’nin yatırımcısı ve yöneticisi olduğu İnegöl AVM, kültürel mirasın yaşatılmasına yönelik projelerine bir yenisini daha ekledi. Temmuz ayı boyunca devam eden “Gelenekten Geleceğe” adlı sanat etkinlikleri, geleneksel el sanatlarını günümüze taşıyarak ziyaretçilere ilham veren bir deneyim sunuyor. SERAMİK ÇİÇEK YAPIM ATÖLYESİ BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI Etkinliklerin ilk ayağı olan Seramik Çiçek Yapım Atölyesi, her yaştan sanatseverin yoğun ilgisiyle karşılandı. Katılımcılar kendi elleriyle tasarladıkları seramik çiçekleri şekillendirerek, hem üretmenin keyfini yaşadı hem de yaratıcılıklarını ortaya koydu. Yapılan eserler, AVM içerisinde oluşturulan büyük bir sanat panosunda sergilenerek kalıcı bir sanat çalışmasına dönüştürüldü. ÇÖMLEK ATÖLYESİ İLE ÇAMURA HAYAT VERİN İnegöl AVM’de sanat dolu yolculuk devam ediyor. Çömlek Atölyesi ise 6 yaş ve üzeri katılımcılara açık olacak. Etkinlikte katılımcılar çamurla tanışarak, kendi çömleklerini üretme fırsatı yakalayacak. Etkinlikler, Sanat Atölyesi alanında saat 16:00–19:00 arasında gerçekleştirilecek. SERAMİK ÇİÇEK BOYAMA ATÖLYESİ Sanatseverleri bekleyen bir diğer etkinlik ise Seramik Çiçek Boyama Atölyesi. 21–25 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek bu etkinlikte ziyaretçiler, tasarladıkları seramik çiçeklere renk katacak. Atölye çalışması, saat 15:00–18:00 arasında yapılacak. ÜCRETSİZ VE İLHAM VERİCİ BİR DENEYİM Tüm etkinliklerin ücretsiz olduğu organizasyonda kontenjanlar sınırlı tutuluyor. Bu nedenle atölyelere katılmak isteyen ziyaretçilerin Sanat Atölyesi alanından randevu alması gerekiyor. Fiba CP’nin vizyonuyla şekillenen İnegöl AVM, sanatı günlük yaşama entegre etmeyi sürdürüyor. Geleneksel el sanatlarını modern atölyelerle buluşturan bu etkinlik serisi, hem ailelere hem de bireysel katılımcılara unutulmaz bir yaz yaşatmayı hedefliyor.

Fırçaların konuştuğu Karacabey’de hayaller renge dönüşüyor Haber

Fırçaların konuştuğu Karacabey’de hayaller renge dönüşüyor

Karacabey Belediyesi, ilçe halkının sanatsal yönlerini keşfetmelerine olanak tanıyan özel bir projeyi hayata geçirdi. Ergün Koç Kültür Merkezi’nde başlatılan Ahşap Boyama Atölyesi, 20 kişilik ilk grubuyla yoğun ilgi gördü. Haftada iki gün düzenlenen atölyede katılımcılar, hem ahşap boyama tekniklerini öğreniyor hem de yaratıcılıklarını özgürce ifade etme fırsatı buluyor. FIRÇALAR HAYAL GÜCÜYLE BULUŞUYOR Eğitmen İlknur Aksoy rehberliğinde gerçekleştirilen eğitimlerde, kursiyerler çeşitli ahşap objeler üzerine desen çalışmaları, eskitme teknikleri, renk uyumu ve vernikleme gibi konularda uygulamalı bilgi ediniyor. Her biri kendi özgün eserini ortaya koyan kursiyerler, fırçalarla adeta bir sanat şöleni sunuyor. HAFTADA İKİ GÜN SANAT MOLASI Atölye çalışmaları, Pazartesi günleri 13.00-17.00 saatleri arasında ve Çarşamba akşamları 18.00-22.00 saatlerinde gerçekleştiriliyor. Katılımcılar için hem öğle saatlerinde hem de mesai sonrası seçenekler sunularak, herkesin programa dahil olabilmesi hedefleniyor. BAŞKAN KARABATI’DAN SANATA TAM DESTEK Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, sanatın toplum üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekerek şu açıklamalarda bulundu: “Sanat, bireyin hem iç dünyasını hem de toplumsal bağlarını güçlendiren çok kıymetli bir araçtır. Özellikle kadınların sosyal hayata katılımını artırmak, onların üretkenliğini desteklemek adına bu tür projeleri çok önemsiyoruz. Ahşap Boyama Atölyemiz de bu vizyonun önemli bir parçası. Katılan tüm kursiyerlerimize teşekkür ediyorum.” YENİ DÖNEM ATÖLYELER YOLDA Atölyeye gösterilen yoğun ilgi doğrultusunda, Karacabey Belediyesi’nin önümüzdeki dönemlerde farklı sanat temalarıyla içerikleri zenginleştirmeyi ve daha geniş katılımcı gruplarına ulaşmayı planladığı öğrenildi. Bu sayede hem el becerileri gelişecek hem de ilçedeki sosyal yaşam daha renkli hale gelecek.

Bursa Kültür Yolu Festivali'nin beşinci günü dolu dolu geçti Haber

Bursa Kültür Yolu Festivali'nin beşinci günü dolu dolu geçti

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yılki beşinci durağı olan Bursa Kültür Yolu Festivali, beşinci gününde konserlerden söyleşilere, çocuk etkinliklerinden atölyelere kadar çok sayıda etkinlikle sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. FEYZULLAH ÇELEBİ’DEN GÖNÜLLERE DOKUNAN KONSER Tasavvuf müziğinin sevilen ismi Feyzullah Çelebi, “Vuslat Tasavvuf Müziği Konseri” ile Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde sahne aldı. Gönüllere hitap eden ezgileriyle dinleyicileri manevi bir yolculuğa çıkaran Çelebi, geceye damgasını vurdu. BURSA’NIN TASAVVUF KÜLTÜRÜNE YOLCULUK “Tasavvuf Tarihinde Bursa” etkinliği kapsamında gerçekleştirilen söyleşi ve dinleti programı, katılımcılara Bursa Mevlevihanesi'nin mistik atmosferinde unutulmaz anlar yaşattı. Prof. Dr. Mustafa Kara’nın söyleşisinin ardından sahneye çıkan Bursa Mevlevihanesi Tasavvuf Mûsikisi Topluluğu, maneviyat dolu bir performansla izleyenleri büyüledi. ZORBA BALESİ İLE DUYGUSAL YOLCULUK Ankara Devlet Opera ve Balesi, “Zorba” adlı bale temsiliyle izleyicileri Yunan mitolojisinden esinlenen tutkulu bir hikâyeye sürükledi. Merinos AKKM’de sahnelenen eser, aşk, özgürlük ve dayanışma temalarını Zorba’nın efsanevi sirtaki dansıyla taçlandırdı. KAZILARDAN GÜNÜMÜZE IŞIK TUTAN SÖYLEŞİ “Bursa Kazıları Söyleşisi”, Prof. Dr. Berna Alpagut, Prof. Dr. Derya Şahin ve Doç. Dr. Berkay Dinçer’in katılımıyla gerçekleşti. Uzmanlar, Bursa’nın arkeolojik zenginlikleri ve kazıların son durumu hakkında önemli bilgiler paylaştı. AİLE İLETİŞİMİ ÜZERİNE BİLGİLENDİRİCİ BİR SÖYLEŞİ Uzman Psikolojik Danışman Cüneyt Baş, “İlişkilerde Pin Kodunu Çözüyoruz” başlıklı sunumuyla aile içi iletişimde sağlıklı diyalog kurmanın yollarını anlattı. Ahmet Vefik Paşa Bursa Devlet Tiyatrosu’nda gerçekleşen söyleşi büyük ilgi gördü. GELENEKSEL SANATLAR VE ZANAATLARLA SANATIN İZİNDE “Sanatımda Miras Var” adlı sergi, Hüsnü Züber Gençlik Merkezi’nde ziyaretçileri ağırladı. Elif Aydın’ın ebru ve cilt, Kübra Kaya’nın filografi, Sevinç Aktaş’ın ise çini eserleri büyük beğeni topladı. Aynı zamanda Uluumay Vakfı’nda sergilenen “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Başlıklar” koleksiyonu da tarih meraklılarından yoğun ilgi gördü. ATÖLYELER VE ÇOCUK KÖYÜ’NDE RENKLİ ANLAR Festival kapsamında Semih Çelebi Atölyesi’nde düzenlenen ahşap şekillendirme çalışmaları ile UNESCO Derneği’ndeki ebru atölyesi, sanatseverlere uygulamalı deneyim sundu. “Z Takımı” tiyatrosu ve “Aşuk ile Maşuk” gösterileri ise minik ziyaretçilerine hem eğlence hem geleneksel sanatla buluşma fırsatı sundu. ARTMEYDAN VE KARAOKE KEYFİ Merinos AKKM Parkı’na kurulan “ArtMeydan”, ressamların halkla iç içe resim yaptığı yaratıcı bir platforma dönüştü. Zafer Plaza AVM’de yer alan Karaoke Kabini ise müziksever ziyaretçilerin uğrak noktası oldu. BURSA’DA UNUTULMAZ BİR GÜN DAHA GERİDE KALDI Bursa Kültür Yolu Festivali’nin beşinci günü, her yaştan sanatsevere hitap eden zengin programıyla unutulmaz bir günü geride bıraktı. Müzikten tiyatroya, atölyeden söyleşiye kadar geniş yelpazede etkinlikler sunan festival, Bursa’yı kültür ve sanatla buluşturmaya devam ediyor.

Osmangazi'de "Hiç Kimsenin Hikayesi" kadınların sesini sahneye taşıdı Haber

Osmangazi'de "Hiç Kimsenin Hikayesi" kadınların sesini sahneye taşıdı

Osmangazi Belediyesi’nin kültür-sanat takvimi, anlamlı bir tiyatro gösterisine ev sahipliği yaptı. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde sahnelenen “Hiç Kimsenin Hikayesi”, toplumsal baskılara, kadın kimliği üzerindeki ahlaki yargılara ve erkek egemen yapıya eleştirel bir perspektiften yaklaşan özgün yapısıyla dikkat çekti. SALON DOLDU, OYUNCULAR ALKIŞ YAĞMURUNA TUTULDU Mudanya Demeter Eşitlikçi Kadınlar Derneği tarafından sahnelenen, Mehmet Tamer Uyar’ın uyarlayıp yönettiği oyunu izlemek için salonu dolduran sanatseverler, tek perdelik absürt komedi türündeki oyunda oyuncuların performansına hayran kaldı. Etkili anlatımı ve sahne tasarımıyla seyirciden büyük beğeni toplayan oyun sonunda, izleyiciler oyuncuları dakikalarca alkışladı. KADIN HİKAYELERİNİ MERKEZE ALAN ANLATI Oyunda, toplum tarafından dışlanan, eril düzene ayak uyduramayan ve görünmez kılınan kadınların içsel çatışmaları sahneye taşındı. Metin, kadın kimliği üzerinde kurulan toplumsal baskıyı absürt bir dille işlerken, derinlikli mesajlarıyla seyirciye düşündürücü anlar yaşattı. OSMANGAZİ’DE SANATA VE TOPLUMSAL MESAJLARA YER VAR Osmangazi Belediyesi, yıl boyunca sürdürdüğü kültür-sanat etkinlikleriyle yalnızca eğlence değil, aynı zamanda sosyal farkındalık yaratacak projelere de sahne sunuyor. “Hiç Kimsenin Hikayesi” de bu yaklaşımın güçlü örneklerinden biri olarak, sanatseverlerle buluştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.