Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Salgın

Bursa Hayat Gazetesi - Salgın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Salgın haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

DSÖ’den acil durum ilanı: Virüs sınır tanımıyor Haber

DSÖ’den acil durum ilanı: Virüs sınır tanımıyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda’da yayılan Ebola salgınına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Bölgedeki yetkililerle temas halinde olduklarını belirten Ghebreyesus, “Bundibugyo virüsünün neden olduğu Ebola hastalığının halihazırda görüldüğü Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda ile istişarelerde bulunduktan sonra, salgının Uluslararası Sağlık Tüzüğü hükümleri uyarınca uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturduğuna karar verdim” ifadelerini kullandı. “ULUSLARARASI ACİL DURUMDUR” Salgının henüz “pandemik acil durum” kriterlerini karşılamadığını vurgulayan Ghebreyesus, bölge yönetimlerinin süreci kontrol altına alma çabalarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda liderliğine, olayları kontrol altına almak için gerekli ve güçlü adımları atma konusundaki kararlılıkları ile küresel topluluğun hazırlık yapmasına olanak tanıyan dürüstlükleri için minnettarım.” Ghebreyesus ayrıca salgının uluslararası yayılma riskine işaret ederek vaka sayılarına ilişkin bilgi verdi. ACİL DURUM KOMİTESİ TOPLANACAK Bundibugyo virüsüne karşı henüz onaylanmış bir aşı ya da tedavi bulunmadığını belirten Ghebreyesus, uluslararası koordinasyonun önemine dikkat çekti. “Salgının boyutunu anlamak, önleme ve müdahale çabalarını koordine etmek ve kontrol önlemlerini uygulayabilmek için uluslararası koordinasyon ve iş birliğine ihtiyaç vardır. Üye devletlere sürece yanıt verebilmeleri için geçici tavsiyelerde bulunmak üzere en kısa sürede bir Acil Durum Komitesi toplayacağız” dedi.

Hantavirüs kabusu büyüyor! Bir ülkeye daha sıçradı Haber

Hantavirüs kabusu büyüyor! Bir ülkeye daha sıçradı

İspanya’da hantavirüs şüphesi sağlık ekiplerini alarma geçirdi. İspanyol haber ajansı EFE’nin Sağlık Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Tenerife’den Madrid’deki Gomez Ulla askeri hastanesine sevk edilen 14 yolcuya hantavirüs testi yapıldı. Test sonuçlarında bir kişinin pozitif çıktığı, diğer 13 yolcunun ise negatif sonuç aldığı bildirildi. Yetkililer, testi pozitif çıkan yolcuda şu ana kadar herhangi bir belirti görülmediğini ve genel sağlık durumunun iyi olduğunu açıkladı. İlk sonucun doğrulanması amacıyla ikinci bir testin yapılacağı öğrenildi. Tedbir amacıyla diğer yolculardan ayrılan kişi, hastanenin Yüksek Düzey İzolasyon ve Tedavi Ünitesine nakledildi. Sağlık ekiplerinin, hastayı sıkı güvenlik önlemleri altında izlediği belirtildi. İspanya Sağlık Bakan Yardımcısı Javier Padilla da yaptığı açıklamada, hastanın erkek olduğunu ve herhangi bir semptom göstermediğini söyledi. Padilla, yolcunun izolasyon sürecinde psikolojik destek de aldığını ifade etti. 2 KİŞİNİN TESTLERİ POZİTİF ÇIKMIŞTI Öte yandan MV Hondius adlı gemiden tahliye edilen yolcular arasında daha önce bir Fransız ve bir Amerikalıda da hantavirüs tespit edildiği belirtildi. Geminin, Tenerife’de iki gün bekletildikten sonra mürettebat ve sağlık personeli eşliğinde Rotterdam’a doğru hareket ettiği aktarıldı.

Salgınların küresel ticaret üzerindeki yansımaları Haber

Salgınların küresel ticaret üzerindeki yansımaları

Son yıllarda dünya, COVID-19 gibi büyük sağlık krizleriyle karşı karşıya kalmış ve bu durum küresel ticareti derinden etkilemiştir. Salgınlar, yalnızca halk sağlığı açısından değil, aynı zamanda ekonomik sistemler ve ticari dinamikler üzerinde de kalıcı izler bırakmıştır.  Tedarik Zincirindeki Kesintiler Salgınlar, tedarik zincirlerinde önemli kesintilere neden olmaktadır. Üretim tesislerinin kapanması, ham madde temininde zorluklar ve lojistik hizmetlerde yaşanan aksaklıklar, birçok sektörde üretim kayıplarına yol açmıştır. Örneğin, otomotiv ve elektronik sektörlerinde bileşenlerin temininde yaşanan sorunlar, bu ürünlerin dünya genelindeki arzını olumsuz etkilemiştir. Ticaret Hacminin Düşmesi Salgınlar, birçok ülkenin sınırlarını kapatması ve uluslararası seyahatleri kısıtlaması nedeniyle ticaret hacmini azaltmıştır. İthalat ve ihracat rakamları, küresel ekonomik durgunluğa paralel olarak düşmüştür. Özellikle hizmet sektörü, turizm ve ulaştırma gibi alanlar, en fazla etkilenen sektörler arasında yer almıştır. Fiyat Dalgalanmaları Salgınlar, bazı ürünlerin fiyatlarında dalgalanmalara neden olmuştur. Talep ve arz dengesizliği, özellikle gıda maddeleri ve sağlık malzemeleri gibi kritik ürünlerde fiyat artışlarına yol açmıştır. Bu durum, enflasyonist baskılar oluşturmuş ve tüketici davranışlarını değiştirmiştir. Dijitalleşme ve E-Ticaretin Yükselişi Salgınlar, dijitalleşmeyi hızlandırmış ve e-ticaretin yükselişine zemin hazırlamıştır. Fiziksel mağazaların kapanması ve sosyal mesafe kuralları, tüketicilerin çevrimiçi alışverişe yönelmesine neden olmuştur. Bu süreç, birçok işletmenin dijital platformlara geçiş yapmasını zorunlu kılmıştır. Uzun Vadeli Etkiler Küresel ticaret, salgınların sona ermesiyle birlikte eski haline dönmeye çalışsa da, uzun vadede kalıcı değişiklikler gözlemlenmektedir. Ülkeler, tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabalarına girişmekte ve kendi iç üretimlerini artırmak için stratejiler geliştirmektedir. Bu durum, küresel ticaretin yeniden şekillenmesine yol açabilir. Sonuç Salgınlar, küresel ticareti etkileyen önemli bir faktör olmuştur. Tedarik zincirindeki kesintiler, ticaret hacmindeki düşüş, fiyat dalgalanmaları ve dijitalleşme gibi etkenler, ticaretin dinamiklerini değiştirmiştir. Gelecek dönemde, bu etkilerin nasıl evrileceği ve küresel ticaretin yeni normlarının neler olacağı merakla beklenmektedir. Salgınlar, yalnızca sağlık alanında değil, ekonomik ve ticari alanda da derin izler bırakmaya devam etmektedir.

Gazze'de çocuk felci salgını DSÖ'yü endişelendiriyor Haber

Gazze'de çocuk felci salgını DSÖ'yü endişelendiriyor

DSÖ'nün işgal altındaki Filistin topraklarındaki acil sağlık durumlarından sorumlu Ayadil Saparbekov, Gazze'deki çocuk felci salgını riskine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cenevre'de düzenlenen BM basın brifingine, Gazze'den bağlanan Saparbekov, "Gazze'de gerçekleşebilecek bir salgın konusunda son derece endişeliyim." dedi. Saparbekov, Gazze'deki atık sulardan toplanan örneklerde çocuk felci tip iki virüsüne rastlanıldığından bu yana henüz doğrulanmış bir hastalık vakasının mevcut olmadığını bildirdi. Salgının olup olmadığının tespiti için DSÖ ve UNICEF'in, perşembe günü Gazze'ye 50 adet çocuk felci kiti göndereceğini aktaran Saparbekov, testlerin Ürdün'e yollanacağını vurguladı. Ayadil Saparbekov, yalnızca çocuk felci salgını konusunda değil Gazze'de görülebilecek farklı bulaşıcı hastalık salgınları konusunda da endişe duyduğunun altını çizdi. Han Yunus ile Deyr el-Belah kentlerinde tip iki çocuk felci virüsü tespit edilmişti Geçen hafta sonu, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus ile orta kesimindeki Deyr el-Belah kentlerinde tip iki çocuk felci virüsü tespit edildiğini bildirmişti. Ghebreyesus, Han Yunus ile Deyr el-Belah kentinde alınan numunelerde yapılan incelemeler sonucu 6 örnekte tip iki çocuk felci virüsü saptandığını kaydetmişti.

Salgınların yayılma modelleri: Bilimsel analizler ve öngörüler Haber

Salgınların yayılma modelleri: Bilimsel analizler ve öngörüler

Salgınların yayılma modelleri, bulaşıcı hastalıkların nasıl ve ne kadar hızlı yayıldığını anlamak için geliştirilen matematiksel ve istatistiksel modellerdir. Bu modeller, epidemiyologlar, matematikçiler, istatistikçiler ve veri bilimciler tarafından kullanılarak, hastalıkların potansiyel etkilerini öngörmek ve salgınların kontrol altına alınmasına yardımcı olmak amacıyla analiz edilir. SALGINLARIN YAYILMA MODELLERİ NEDİR? Salgınların yayılma modelleri genellikle popülasyon içindeki bireylerin farklı durumlarını temsil eden matematiksel sistemlerdir. En temel modellerden biri SIR (duyarlı, enfekte, iyileşmiş) modelidir. Bu modelde, popülasyon bireyleri duyarlı (S), enfekte (I) veya iyileşmiş (R) olarak gruplandırılır ve bunların birbirleriyle etkileşimleri diferansiyel denklemlerle ifade edilir. Bu denklemler, hastalığın bulaşma hızı, iyileşme oranı, doğal bağışıklık ve müdahale stratejileri gibi faktörlere bağlı olarak değişir. BİLİMSEL ANALİZLER VE VERİ MODELLERİ Salgınların yayılma modelleri oluşturulurken genellikle gerçek veriler kullanılır. Günlük vaka sayıları, hastane yatışları, ölüm oranları gibi gerçek zamanlı veriler, modelin doğruluğunu ve güvenilirliğini artırmak için önemlidir. Veri modelleri, bu verileri analiz ederek, salgının gelecekteki seyrini tahmin etmek ve farklı müdahale senaryolarının etkilerini değerlendirmek için kullanılır. ÖNGÖRÜLER VE SİMÜLASYONLAR Salgınların yayılma modelleri, gelecekteki senaryoları tahmin etmek için önemli bir araçtır. Örneğin, bir salgının ne kadar süreceği, zirveye ne zaman ulaşacağı, hastane kapasitelerinin ne zaman aşılacağı gibi soruları yanıtlamak için kullanılır. Simülasyonlar, farklı müdahale stratejilerinin ve politikaların salgın üzerindeki etkilerini öngörmek için yapılır. Örneğin, aşılamanın hızı ve kapsamı, sosyal mesafe önlemleri ve seyahat kısıtlamaları gibi faktörlerin simülasyonları yapılabilir. GERÇEK HAYAT UYGULAMALARI COVID-19 gibi modern salgınlar, bilimsel modellerin ve analizlerin önemini gözler önüne sermiştir. Pandeminin başlangıcında yapılan yayılma modelleri ve analizler, sağlık sistemlerinin kapasitesini belirlemekte ve kriz yönetimine rehberlik etmekte kritik bir rol oynamıştır. Bu modeller, hastalığın yayılmasını kontrol altına almak, sağlık hizmetlerini planlamak ve toplumun sağlık bilincini artırmak için stratejik kararlar alınmasına yardımcı olur. SONUÇ Salgınların yayılma modelleri, bilimsel ve matematiksel temelli yaklaşımlarla oluşturulan önemli araçlardır. Bu modeller, epidemiyoloji bilimine önemli katkılar sağlarken, sağlık politikalarının ve müdahale stratejilerinin bilimsel dayanaklarını oluşturur. Gelecekteki salgınlarla mücadelede bu modellerin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi, toplum sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.

Yeni bir salgın mı var? Prof. Dr. Ceyhan'dan açıklama Haber

Yeni bir salgın mı var? Prof. Dr. Ceyhan'dan açıklama

Covid-19 pandemisi hafızalardaki tazeliğini korurken, Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) korkutan bir virüs açıklaması geldi. DSÖ, A(H5N2) kuş gribi kaynaklı ilk insan ölümünün Meksika’da yaşandığını duyururken, yeni bir kuş gribi türünün 'halk sağlığına büyük etkisi' olabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ise İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de henüz H5N2 virüsünün hayvanlarda dahi bildirilmediğini ve endişe etmeye gerek olmadığını kaydetti. Prof. Dr Ceyhan, Meksika’da gerçekleşen vakadan daha önce sadece kuşlarda ve diğer kanatlılarda hastalık yapan bir olarak bilinen H5N2 virüsünün daha önce Asya, Afrika, Amerika ve Avrupa’da rapor edildiğini, Türkiye’de ise henüz görülmüş bir hayvan vakasının olmadığını kaydetti. "BİZLERE DAHA ÇOK KÜMES HAYVANLARINDAN BULAŞIYOR" H5N2 virüsünün göçmen kuşlar tarafından taşındığını ve fazla bulaşma özelliği olan bir hastalık olduğunu belirten Ceyhan, “Göçmen kuşlar yaz aylarını Sibirya'da, kış aylarını Afrika'da, Orta Doğu'da ve Asya'da geçiriyorlar. Türkiye bunların yol güzergahında olan bir ülke ve dolayısıyla bunlar su ihtiyaçlarını gidermek için Türkiye'de belli alanlara konuyorlar. Özellikle o alanlarda biz bunlara yakın kümes hayvanları besliyor isek, onlara gelip onların yemini yemek isterken bulaştırabiliyorlar. Bizlere daha çok bu kümes hayvanlarından bulaşıyor” diye konuştu. Ceyhan, hindilerden kaynaklı Amerika Birleşik Devletleri’nde ve yine kümes hayvanlarından dolayı Meksika’da H5N2 virüsünün daha önce salgın haline geldiğine dikkati çekti. "VİRÜSÜ NEREDEN ALDIĞI HENÜZ DAHA ORTAYA KONULABİLMİŞ DEĞİL" Meksika’da hayatını kaybeden 59 yaşındaki hastanın ilk bilinen H5N2 vakası olduğunu kaydederek, “59 yaşında ama ciddi sağlık problemleri olan bir hasta. Hastanede bir grip tablosuyla ölüyor fakat yatışından 3 hafta sonra ki grip vakalarında kuluçka süresi genellikle 3 hafta kadar uzanır. Dolayısıyla hayvanlarda görülenle bilinen bir bağlantısı yok ama nereden aldığı henüz daha ortaya konulabilmiş değil. 24 Nisan’da ölüyor ancak virüsün araştırmaları, Dünya Sağlık Örgütü'nde bunun doğrulanması geçtiğimiz haftayı buldu ve dolayısıyla yeni yayınlandı” dedi. H5N2 virüsünde henüz insandan insana bulaşma gösterilmediği için insanlara sadece kümes hayvanlarından ya da bazen sığırlardan bulaşma olabileceğini kaydeden Ceyhan, bu sebeple insanda büyük salgın oluşturmayacağını ve tek tük vakalar şeklinde görüldüğünü sözlerine ekledi. "İNSANLARDA BİR SALGIN OLUŞTURMA TEHLİKESİ YOK" Ceyhan, Türkiye’de henüz H5N2 virüsünün hayvanlarda dahi bildirilmediğini belirterek, “Zaten bir salgın tehlikesi oluşturması için insandan insana bulaş özelliği kazanması lazım. Şu anda insandan insana bulaşabilen 3 virüs var. 2 tanesi H3N2 ve H1N1 dediğimiz A, bir de B virüsü var. Bunların dışındakileri hayvanlarda gösteriliyor ama insanlarda bir salgın oluşturma tehlikesi yok. O yüzden telaşlanmamak lazım” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.