Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Post-Modern Darbe

Bursa Hayat Gazetesi - Post-Modern Darbe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Post-Modern Darbe haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

28 Şubat’ın izleri Bursa Yıldırım’da sahneye taşındı Haber

28 Şubat’ın izleri Bursa Yıldırım’da sahneye taşındı

Yıldırım Belediyesi, 28 Şubat Post-Modern Darbesi’nin yıl dönümünde anlamlı bir kültür etkinliğine imza attı. Barış Manço Kültür Merkezi’nde sahnelenen “Karanlıkta Açan Çiçekler” adlı tiyatro oyunu, Yıldırımlı sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayarak 28 Şubat sürecine uzanan geniş bir zaman dilimini ele alan oyun, özellikle mütedeyyin ve muhafazakâr kesimin maruz kaldığı baskıları sahneye taşıdı. BİR AİLENİN DRAMI ÜZERİNDEN TOPLUMSAL HAFIZA Eser, akademisyen Ahmet Bey ve ailesi etrafında gelişen olaylar üzerinden dönemin uygulamalarını gözler önüne serdi. Temel hak ve özgürlükler kapsamında eğitim, sağlık ve memuriyet haklarının nasıl sınırlandırıldığı; kamu görevlerinden uzaklaştırmalar ve toplumsal baskılar çarpıcı sahnelerle aktarıldı. Bir ailenin yaşadığı dramatik dönüşüm üzerinden ilerleyen oyun, izleyicilere hem tarihsel bir perspektif sundu hem de toplumsal hafızanın canlı tutulmasının önemini hatırlattı. “DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKMAK ORTAK SORUMLULUĞUMUZ” Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, 28 Şubat sürecinin Türk demokrasi tarihinin en karanlık sayfalarından biri olduğunu belirtti. Yılmaz, “28 Şubat süreci, milletimize inanç ve değerleri üzerinden büyük mağduriyetlerin yaşatıldığı bir dönem oldu. Eğitim hakkından çalışma hakkına kadar temel özgürlüklerin kısıtlandığı bu süreçte birçok aile derin yaralar aldı. ‘Karanlıkta Açan Çiçekler’ oyunu ile hem o günleri unutmamak hem de özellikle genç nesillere bu tarihi doğru şekilde aktarmak istedik. Demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.

28 Şubat’ın öğretmenleri 29 yıl sonra konuştu Haber

28 Şubat’ın öğretmenleri 29 yıl sonra konuştu

28 Şubat süreci olarak bilinen post-modern darbe döneminde başörtüsü nedeniyle görevlerinden uzaklaştırılan öğretmenler, aradan geçen 29 yıla rağmen yaşadıkları travmayı unutamıyor. İnegöl’de görev yapan Sakine Zengin ve Vahide Coşkun, o dönemde karşılaştıkları uygulamaları ve mesleklerinden koparıldıkları anları anlattı. Yıllar sonra yeniden sınıflarına kavuşan iki öğretmen, yaşadıkları sürecin hem mesleki hem de kişisel hayatlarında derin izler bıraktığını ifade etti. “ÖĞRETMENLER ODASINDA AYLARCA BEKLEDİM” Şükrünailipaşa İlkokulu sınıf öğretmeni Sakine Zengin, 1991 yılında başladığı mesleğinde 1997’ye kadar sorunsuz görev yaptığını belirterek, 28 Şubat sonrasında baskıların arttığını söyledi. Müfettişlerin sık sık okula gelerek cezalar yazdığını, kınama, aylıktan kesme ve görevden uzaklaştırma gibi yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Zengin, 1999 yılında Domaniç’e tayin edildiğini ve burada kendisine sınıf verilmediğini anlattı. “Altı yedi ay boyunca öğretmenler odasında oturdum. Sınıf verilmedi. Sırf başörtülü olduğum için müdürüm ceza almaktan korktu” diyen Zengin, 7 Haziran 2000 tarihinde görevine son verildiğini tebliğ eden belgeyi imzaladığı anı hayatının en zor günü olarak nitelendirdi. “Merdivenlerden inerken dünyanın sona erdiğini düşündüm” sözleriyle o anı anlatan Zengin, 11 yıl boyunca mesleğinden uzak kaldığını belirtti. 2010 yılında yeniden görevine döndüğünü söyleyen Zengin, bugün öğrencileriyle birlikte özgürce ders yapabildiğini ifade ederek, “O günleri bir daha kimse yaşamasın” dedi. “SINIFIN KAPISINDA DURDURULDUM” Erdem Beyazıt Ortaokulu Fen Bilimleri öğretmeni Vahide Coşkun ise 1999 yılında İstanbul’daki ilk görev yerine büyük bir heyecanla gittiğini ancak sınıfa girmesine izin verilmediğini söyledi. Ders programı ve materyalleri hazırlanmış olmasına rağmen kapıda durdurulduğunu belirten Coşkun, birkaç gün öğretmenler odasında bekletildikten sonra okul binasına dahi alınmadığını ifade etti. “Okula giremediğim için istifa etmiş sayıldım. Zorunlu istifa dilekçesi yazdırıldı” diyen Coşkun, başörtüsünü çıkarması yönünde baskı gördüğünü ancak bunu kabul etmediğini belirtti. 14 yıl boyunca fiilen görev yapamadığını anlatan Coşkun, yeniden göreve dönüş sürecini ise “buruk bir sevinç” olarak tanımladı. “GEÇ GELEN SEVİNÇ BURUK OLUYOR” Göreve dönüş haberini aldığında beklediği heyecanı yaşayamadığını söyleyen Coşkun, “Geç gelen nimet insanı tam anlamıyla sevindirmiyor. O ilk heyecanı yaşayamadım” dedi. 2013 yılından itibaren yeniden sınıflarda olduğunu belirten Coşkun, bugün öğrencileriyle özgürce ders işleyebildiğini vurgulayarak, “Kimsenin beynini yıkamıyoruz, kimseye fikir empoze etmiyoruz. Kalemimizle, defterimizle, ilmimizle buradayız” ifadelerini kullandı. Her iki öğretmen de farklı görüşten dahi olsa hiçbir insanın inancı ya da tercihi nedeniyle mesleğinden uzaklaştırılmaması gerektiğini dile getirdi. “BİR DAHA YAŞANMASIN” 28 Şubat sürecinde yaşadıklarının yalnızca bireysel değil toplumsal bir travma olduğunu ifade eden öğretmenler, hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu bir toplum temennisinde bulundu. Aradan geçen yıllara rağmen hafızalardaki izlerin silinmediğini belirten Zengin ve Coşkun, bugün yeniden sınıflarında olmanın şükrünü yaşadıklarını ancak kaybedilen yılların telafisinin olmadığını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.