TİKA Başkanı Eren’den Bursa’da dikkat çeken açıklamalar
Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Tecrübe Konuşuyor” programında konuşan Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, sunum sonrası TİKA’nın çalışmaları ve kuruluş yapısı hakkında açıklamalarda bulundu.
Eren, TİKA’nın sivil toplum kuruluşu değil, devlet bünyesinde faaliyet gösteren bir kamu kurumu olduğunu belirterek şunları ifade etti:
"TİKA'nın logosunda ay yıldız ve hilal var. Dolayısıyla TİKA logosunu hangi projede görürseniz anlarsınız ki orada Türkiye var, Türk bayrağı var, Türk insanının eli var, emeği var. Biz Türkiye'nin merhamet elini yurt dışına uzatıyoruz ama stratejik aklımızla. Tabii ki yardımlarımızı yaparken yardım yaptığımız ülkelerden bir karşılık beklemiyoruz ama bunları bir strateji çerçevesinde yapıyoruz. Batılı bir ülke, hangisi olursa olsun Afrika'ya gittiğinde veya bir Asya ülkesine gittiğinde, bir yardım yaptığında bunun karşılığında birtakım ön şartlar sunuyor, işte 'Şunu şuradan alacaksın, bunu buradan alacaksın.' TİKA olarak onu yapmıyoruz ama doğal olarak zaten bizim proje yaptığımız yerlerde Türk firmaları iş alıyorlar. Bizim proje yaptığımız yerlerde daha fazla Türkiye'ye öğrenci geliyor. Bizim proje yaptığımız yerlerde Türkiye'ye muhabbet artıyor."
Dünya düzeninin olumlu bir yöne evrilmediğini dile getiren Eren, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Hiçbir hukuk, sınır tanımayanların maalesef dünyayı yönettiği bir denklemdeyiz. Oluyor mu? Oluyor tabii. Öyle bir dünyada yaşıyoruz. Amerika ve İsrail'in pervasız tabularına bakarak nereye doğru gittiğimizi görebilirsiniz, 'Ama bize dokunmaz, bizle alakası yok, vesaire' demeyin. Onlar için kendileri dışındaki herkes aynı. Özellikle İsrail'deki şu an mevcut yönetim için. O yüzden her alanda güçlü olmamız lazım. Ekonomik olarak da güçlü olmamız lazım, askeri olarak da güçlü olmamız lazım. İşte savunma sanayi fuarımız var İstanbul'da. Oradaki gücümüzü görüyoruz ama en büyük güç nedir? En büyük güç size olan muhabbet, size olan ilgi alakadır."
Türkiye’nin açık bir ülke konumunda olduğunu belirten Abdullah Eren, konuşmasına şöyle devam etti:
"Türkiye, tarihi, kültürel geçmişi çok güçlü bir ülke. İnsanlık medeniyetini tek bir aile olarak ele alın arkadaşlar. İnsanlık medeniyeti dediğimizde aklımıza hangi medeniyetler gelir? Mesela eski Yunan gelir değil mi? Eski Mısır medeniyeti gelir, Hint medeniyeti gelir, Çin medeniyeti gelir. En son büyük medeniyetlerden bir tanesi de Türk-İslam medeniyeti. Sizler bu Türk-İslam medeniyetinin şu anki varislerisiniz. Türk-İslam medeniyetinin şu anki taşıyıcı ülkesi Türkiye, onun da varisleri sizlersiniz. Sizlerden ricam, hiçbir zaman yaptığınız işte de ülkenizle alakalı yaklaşımınızda da edilgen olmayın. Her zaman bizim aktif, proaktif olmamız lazım."
Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Üyesi Hakan Çavuşoğlu, Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl ve Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik'in de katıldığı program, Eren'in öğrencilerin sorularını yanıtlamasıyla sürdü.
Eren, daha sonra Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Bursa Şubesi’ne giderek kentteki bir dizi etkinlikte yer aldı.