Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mhp Genel Başkanı Devlet Bahçeli

Bursa Hayat Gazetesi - Mhp Genel Başkanı Devlet Bahçeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mhp Genel Başkanı Devlet Bahçeli haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ahmet Özer’e verilen hapis cezasına Bahçeli’den tepki! Haber

Ahmet Özer’e verilen hapis cezasına Bahçeli’den tepki!

İstanbul’da "silahlı terör örgütü PKK/KCK üyesi olmak" suçundan yargılanan ve Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Prof. Dr. Ahmet Özer’e, yargılandığı davada 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Karara, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den sert tepki geldi. “MAHŞERİ VİCDANDA KARŞILIĞI YOK” MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yazılı açıklamasında “Terörsüz Türkiye” hedefinin son yüzyılın en kritik siyasi ve toplumsal amacı olduğunu ifade etti. Barış, huzur ve güvenliğin Türk milletinin en doğal hakkı olduğunu dile getiren Bahçeli, bu hedefin gerçekleştirilmesi için herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti. Mahkemenin Prof. Dr. Ahmet Özer’e verdiği 6 yıl 3 ay hapis cezasını eleştiren Bahçeli, kararın evrensel hukuk ilkeleriyle uyumsuz olduğunu ve “Terörsüz Türkiye” hedefine tamamen aykırı olduğunu belirtti. Bahçeli, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin hükmünü eleştirerek, söz konusu kararın “mahşeri vicdanda karşılığı bulunmadığını” ve adil bir yaklaşımla uyuşmadığını söyledi. BAHÇELİ’DEN “ADALETİN GERÇEK MANADA TECELLİ ETMESİ” VURGUSU Bahçeli, söz konusu kararın temyiz sürecinde gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, “adaletin gerçek manada tecelli etmesi” temennisini dile getirdi. Türk hukuk sisteminin önyargılardan uzak, milli birlik ve beraberliği pekiştiren bir anlayışla işleyiş göstermesi gerektiğini belirtti. “Terörsüz Türkiye” hedefi geride kalan son bir asrın en müessir atılım ve amacıdır. Barış, huzur, istikrar ve güvenlik Türk milletinin hem hakkı hem de tartışılmaz arzu ve arayışıdır. Bu kapsamda herkes ve hepimiz buna binaen hareket ve hizmetle mükellef olduğumuzu unutmamamız…— Devlet Bahçeli (@dbdevletbahceli) January 23, 2026

MHP lideri Bahçeli, ülkücü şehitleri dualarla andı Haber

MHP lideri Bahçeli, ülkücü şehitleri dualarla andı

Ülkücü Şehitler Anıtı'nı ziyaret eden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, çok sayıda partili tarafından karşılandı. Bahçeli, şehitler için dua ettikten sonra anıta kırmızı karanfil bıraktı. Bahçeli, burada yaptığı konuşmada şehitlik makamının önemini vurgulayarak, "Karanlıktan medet umanlar elbette tarihin harabelerinde unutulmuşluğa terk edilmişken şehitlerimiz aydınlık saçan ahlaki ve şerefli mücadeleleriyle yaşadıkları çağın ve zamanın üstüne çıkmışlardır. Alemde hiçbir hakikat gizli kalmayacağına göre aziz şehitlerimizin kutlu miras ve emanetleri de dünya durdukça dilden dile, nesilden nesile anlatılacak, aktarılacak, minnetle paylaşılacaktır. Ülkücü şehitler fedakarlık nişanesi, kahramanlık timsalidir. Onlar büyük ve güçlü Türkiye’yi misyon olarak akıl ve vicdanlarında somutlaştıran serdengeçti yüreklerdir. Hiçbir şehidimiz, hiçbir gazimiz günübirlik bir hayatın, gelip geçici heveslerin taliplisi ve takipçisi olmadı" dedi. Şehitlerin vatana, millete ve davaya bağlılıklarının mukadder olduğunu dile getiren Bahçeli, "Fazilet, feragat, feraset ve fehametle pekişmiş fani hayatlarını ülkü, ülke ve ilkelerine adamışlardı. Fildişi kulelerine değil kahramanlığın zirvesine tırmandılar. Tuzu kurular gibi sırça köşklerde ahkam kesmeye hiç itibar etmediler. Nabza göre şerbet vermediler. Her dönemin değil, davasının adamı oldular. Menfaat düşkünü değil, millet, muhabbet ve mukaddesat aşkıyla kavruldular. Dışta fakir, içte zengin olmayı bildiler. Dava adamlığının kitabını deyim yerindeyse canlarıyla, kanlarıyla yazdılar. Gelenin keyfi için geçmişe yüz çevirmediler. Egolarını erdemlerinin önüne geçirmediler. Zulmün boyunduruğuna girmediler, kalleş pusulara düşseler bile boyun eğmediler, çile ve zorluklar ardı sıra sökün etse de vazgeçmediler, nihayet alp ile erenliği ruhlarında cem ettiler" açıklamasında bulundu. Konuşmasında halk ozanı Yunus Emre’nin "Olsun be aldırma/Yaradan yardır/Sanma ki zalimin ettiği kardır/Mazlumun ahı indirir şahı/Her şeyin bir vakti vardır" dizelerini hatırlatan Bahçeli, "Toprağımızda izi olmayanların, tohum tohum saçılan emekleri inkar edenlerin, tarlası omuzunda oradan buraya gezenlerin bugünlerde maske takıp Milliyetçi-Ülkücü Hareket’i haksız ve hayasız şekilde suçlaması, bilinmelidir ki evvelemirde şehitlerimizin aziz hatıralarına saygısızlıktır. Gerçekten her şeyin bir vakti vardır, o vakit hızla yaklaşmaktadır. O vakit Türkiye Yüzyılı’yla simgelenmekte, yeni bir milli birlik ve kardeşlik asrıyla tebarüz etmektedir. Şehitlerimizin kutlu emanetleri başımızın üstünde, kalbimizin derinliklerinde, ömrümüzün ve önümüzün tam merkezindedir. Vefa bilmeyenlerin vakardan haberi olmaz. Sadakati devre mülk gibi gören sahte ve simsar zihniyetlerin Türk milliyetçiliğiyle ilgili fitne ve dedikodu yaymaları ademe de mahkumdur. Çıkarlarının sevdalısı olan siyasi devşirmeler, davasının sevdasıyla çelikleşmiş ve bayraklaşmış ülkücü şuura elbette nüfuz edemez, hiçbir süratte de yalan ve iftiraya dayanan çirkin sözlerinin değerinden ve ederinden bahsedilemez. Şehitlerimizin yeri gönüllerde, mükâfatı ise Yüce Allah’ın rahmetindedir" dedi. Tüm şehitlerin mücadelesinin onurlu olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Onlar hesap yapmamışlar, yanlışa ortak olmamışlar, hasbi ve haysiyetli hayatlarıyla temayüz etmişlerdir. Ülkücüler Ötüken’den atılan adıma Türk vatanında kucak açan, Söğüt’ten yapılan çağrıya yaşadıkları dönemde aynen riayet eden, tarihin nabzını damarlarındaki kanla temsil eden soylu insanlardır. Ülkücü şehitler ise Türk milletinin iftihar ve irade cevherleridir. Bizim inancımıza göre şehitler ölmemiştir. Bu vesileyle bütün şehitlerimizi, merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’i, hain bir saldırıda şehit düşen merhum Gün Sazak Bey’i, hayatlarını kaybetmiş tüm ülküdaşlarımızı saygıyla, rahmetle, özlemle anıyorum. Gazilerimize uzun ve huzurlu bir ömür diliyorum" dedi.

Bahçeli'den önemli açıklamalar! Haber

Bahçeli'den önemli açıklamalar!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye ekonomisi güven verici adım ve hamlelerle istikrarlı ve umut uyandıran bir yükseliş kulvarındadır." dedi. Bahçeli, partisinin genel merkezinde, iç ve dış gündem konularına ve Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50'nci yıl dönümüne ilişkin basın toplantısı düzenledi. ABD Başkanı Joe Biden'ın, Başkanlık seçiminden çekilmesinin bölgesel ve küresel zeminde etkisinin olacağını söyleyen Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve iktidarını devirme planı yapanların kendilerinin tasfiye olduğunu ifade etti. ABD'nin tazyikiyle Türkiye'nin güney sınırları boyunca kurulmak istenen terör devletinin bağlantı noktaları, yol haritası ve ana güzergahının, Türk Silahlı Kuvvetlerinin mücadelesi ve iktidarın dirayetiyle berhava edildiğini belirten Bahçeli, "Açılan kilidin kapatılmasıyla mücavir bölgelerde hiçbir terör örgütü nefes dahi alamayacaktır. Sürekli operasyon stratejisi Allah'ın izniyle başarıya ulaşacak, terörün ve bölücülüğün kökü kazınacaktır. Buna rağmen Mersin'de halay çekip İmralı canisi lehine slogan atan bir avuç şehir eşkıyası ile Diyarbakır'ın sözde Kürdistan olduğunu ileri süren DEM'li hainler, şımarıklıklarının ağır sonuçlarına katlanacaklardır." diye konuştu. "Türkiye'nin bölünmesi hususunda kapalı devre işbirliği halinde olan ve siyasi ortaklık kuran CHP ile DEM'in ateşle oynadığı malumlarınızdır." ifadesini kullanan Bahçeli, şöyle devam etti: "Tam da bugünlerde, CHP Genel Başkanı'nın, 'Kürtler ben eşit hissetmiyorum diyorsa, onlar eşit hissedene kadar hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz' açıklaması, yakından tanıdığımız bir bölücü ağzıdır. DEM'lenen CHP milli güvenliğimize zarar vermektedir. DEM'lenen CHP demokrasimize leke sürmektedir. DEM'lenen CHP milli birlik ve kardeşlik hukukumuzu kundaklamaktadır. Terörist Demirtaş ile ziyaretçi kuyruğuna girenlerin, profili çeşitlenen Sorosçu Kavala'ya siyasi geleceğini bağlayanların ne milliyetçilikten ne de milli onurumuzu muhafaza temininden bahsetmeleri söz konusu değildir. CHP'nin şifreleri, PKK'nın elinde, DEM'in kullanımındadır." Türk milletinin köksüz ve kötü niyetli müflisleri gördüğünü belirten Bahçeli, "Bu nedenle emperyalizmin içimize kadar yuva yapmış piyonları muhakkak çuvallayacak, alayının birden oyunları bozulacak, mahcubiyet ve mağlubiyet akıbetleri olacaktır." dedi. "TÜRKİYE EKONOMİSİ HIZLA İLERLEME KAYDETMEKTEDİR" Karamsar tablolar çizenlerin, gerçek manada Türkiye'nin gücünü ve Türk milletinin gürbüz iradesini kavramaktan aciz düşenler olduğunu dile getiren Bahçeli, "CHP Genel Başkanı'nın, 'Tarihin en ağır ekonomik krizinin yaşandığını' iddia etmesi yalnızca ağır bir bühtan değil, aynı zamanda ülkesine ve milletine itibar etmeyen bir siyasetçinin deli saçmasıdır." diye konuştu. Bahçeli, "Türkiye ekonomisi güven verici adım ve hamlelerle istikrarlı ve umut uyandıran bir yükseliş kulvarındadır." dedi. Dezenflasyon sürecinin her geçen gün tesirini gösterdiğine işaret eden Bahçeli, "Büyüme, istihdam, ihracat, yatırım, üretim ve cari fazla hedefleri, iyimser beklentileri kamçılamaktadır. Uluslararası kredi derecelendirme şirketlerinin ekonominin pozitif ivmesini teyit etmesi ayrıca değerli ve sevindirici bir gelişmedir. Azalan dış finansman ihtiyacıyla birlikte artan uluslararası rezervler ekonomik dengelenmeyi tetiklemektedir. Türkiye ekonomisi en kötü senaryoların engellemelerine takılmadan hızla ilerleme kaydetmektedir." açıklamasını yaptı. Dar ve orta gelirli, muhtaç ve yoksul vatandaşlara her desteğin verilmesinin, sosyal devlet anlayışının bir mecburiyeti olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Aynı şekilde emeklilerimizin, memurlarımızın, işçilerimizin, esnaflarımızın, çiftçilerimizin ekonomik ve hayat standardının yükseltilmesi, siyasi ve manevi sorumluluk listesinde ilk sıralardadır." şeklinde konuştu. CHP'nin siyasi ve ekonomik temelli söz ve eylemlerinin esasen çelişkiler yumağı olduğunu, dişe dokunur ve sadra şifa hiçbir plan, proje ve teklif ihtiva etmediğini kaydeden Bahçeli, "CHP'nin tek yaptığı bol keseden atıp tutmaktır. Üstelik parti içi gerilim ve hesaplaşmalar, CHP yönetimini sürekli zora sokmakta, gündemi değiştirme hevesi de kursaklarında kalmaktadır." değerlendirmesinde bulundu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, Kıbrıs sorununun çözümünün "Vatan toprağından pay vermekle mümkün" olacağını söyleyen eski KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'yı ziyaret etmesinin akıl tutulması olduğunu ifade eden Bahçeli, bunun 50'nci yıl kutlamalarına da gölge düşürdüğünü söyledi. Devlet Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti: "Yunanistan Başbakanı'nın Güney Kıbrıs'ı ziyareti sırasında, Türk askeri ve Türkiye'nin garantörlüğünün olmayacağı bir çözümden bahsetmesi, CHP'nin Kıbrıs'ta aradığı ve arzuladığı normalleşme hezeyanın bizatihi somut karşılığıdır. CHP yönetiminin milli tezlerimizi ve üzerinde oynama yapılamayacak egemenlik çıkarlarımızı müdafaada vahim nitelikli tenakuz ve çarpıklık içinde olduğu besbellidir." "KIBRIS, BÖLGENİN VE KÜRESEL SİSTEMİN KİLİT TAŞIDIR" Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50'nci yıl dönümü münasebetiyle Kıbrıs Türk halkıyla kucaklaşmanın, hasret gidermenin, ortak bir gelecek etrafında kenetlenmenin kuşkusuz milli bir heyecan yarattığını vurgulayan Bahçeli, Türk milletinin tek yürek halinde Kıbrıs davasına inandığının ve arkasında durduğunun altını çizdi. Bahçeli, şunları kaydetti: "Kıbrıs Türklüğünün zulümden ve zulmetten kurtuluş gününde soydaşlarımızla beraber olmaktan, bu kutlu günde kabaran milli coşkuya şahit olmaktan şahsım adına büyük bir memnuniyet duyduğumu bilvesile açıklamak boynumun borcudur. Kıbrıs, sadece üzerinde hayat sürülen bir ada değil, Türk milletinin tarih, şehitlik, kardeşlik, varoluş anıtıdır. Kıbrıs, muhterem ceddimizin göz nuru, gönül yurdu olmasının yanı sıra siyasi, stratejik, kültürel, ekonomik, jeopolitik miras ve müktesebatıyla bölgenin ve küresel sistemin kilit taşıdır. Bu nedenle tüm dikkatlerin odağı Kıbrıs'tır." Bahçeli, Kıbrıs'ın, öteden beri açık veya gizli hesaplaşmaların, medeniyetler ve milletler arası devam edegelen seri ve sert mücadelelerin ağırlık merkezi olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Kıbrıs Türklüğünün egemenlik haklarını ve tarihi emanetlerini göz ardı eden, yok sayan, hatta imhası için fırsat kollayan karanlık çevrelerin tahrikleri, tacizleri ve tuzakları hiç bitmemiştir. On yıllar boyunca çözümsüzlüğün çözüm olarak dayatılması, kurulan müzakere masalarının ve makul uzlaşma vasatının tahrip edilmesi boşuna değildir. Çünkü Kıbrıs'ta barış, huzur ve refah ikliminin tesisinden ödü kopanlar vardır ve bunların oyunları kesintisiz şekilde sahne almaktadır. Kıbrıs Türklüğünün onuruyla, milli kimliğiyle, dahası varoluş haklarıyla birlikte bağımsız yaşama gayesine tahammülsüzlük gösterenlerin nasıl bir yanlışa düştükleri her türlü izahtan varestedir." Girit'te ne yapıldıysa Kıbrıs'ta da aynısının planlandığını dile getiren Bahçeli, "Şayet Türkiye'nin 50 yıl önce müdahalesi olmasaydı Kıbrıs Türklüğünün Hocalı'da, Kerkük'te, Doğu Türkistan'da ve Gazze'de yaşanan dramların, acıların ve insani felaketlerin aynısıyla karşılaşması mukadderdir. 50 yıl önce, Ada'dan yükselen çığlıklara, kardeşin kardeşe feryat içindeki çağrılarına sessiz ve seyirci kalamazdık." şeklinde konuştu. "ADA'NIN İLHAKINA HEVESLENENLERİN HAYALLERİ AKDENİZ'E GÖMÜLMÜŞTÜR" Türkiye'nin, Zürih ve Londra antlaşmalarından kaynaklanan garantörlük hakları temelinde 20 Temmuz 1974 sabahı "Ayşe'yi tatile, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerini de Kıbrıs"a gönderdiğini ifade eden Bahçeli, "Bu askeri çıkarma Kıbrıs Türklüğünün hürriyetini, can ve mal güvenliğini, asayiş ve barış özlemlerini temin hedefini esas almıştır. O günlerden bugünlere, düşmanca muamelelerin, insanlık dışı eylemlerin failleri ortadadır." dedi. Yakıp yıkan, kırıp döken, vurup öldüren EOKA çetelerine karşı beklenen, yolu gözlenen Türklerin gelerek soydaşlarına hayat verdiğini söyleyen Bahçeli, şunları kaydetti: "Husumet cephesinin beli kırılmış, Osmanlı şamarı yüzlerine inmiştir. Ada'nın ilhakına heveslenenlerin hayalleri Akdeniz'e gömülmüştür. Bu harekat çiğnenmek ve öğütülmek istenen Kıbrıs Türklüğünün dirilişine ve ölü toprağını silkeleyip atmasına muzaffer bir hizmettir. Kıbrıs'ta işlenen vahşi cinayetlere, yapılan baskı ve zulümlere sözde medeni ülkeler tepkisiz kalırken, hatta alttan alta körüklerken, Türkiye haksızlığa boyun eğmemiş, soydaşlarımız çaresiz ve kimsesiz bırakılmamıştır." Bahçeli, 20 Temmuz 1974'te Kıbrıs Türkünün gözyaşlarının silindiğini, ağıtların dindirildiğini belirtti.

Bahçeli: Cumhur İttifakı'nda çatlama olmaz Haber

Bahçeli: Cumhur İttifakı'nda çatlama olmaz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bayram namazının ardından MHP'nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in Beştepe'deki anıt mezarını ziyaret etti. Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından Bahçeli, Türkeş'in kabrine karanfil bıraktı, bakır ibrikle su döktü. Ziyaretinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli, Türk siyasetinde kargaşa, kavga yaratmak isteyenlerin her gün yalan ve fitne üzerinde görüş beyan ettiklerini belirterek, bu durumun toplumun belli bir kesimini rahatsız ettiğini söyledi. "Türkiye Cumhuriyeti devleti ayaktadır, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yoluna devam etmektedir." diyen Bahçeli, bütün seçimlerin yapıldığını, 2028 yılına kadar Cumhur İttifakı'nın önünde dört önemli yılın bulunduğunu dile getirdi. "ÜMİTLİYİZ, GÜVENLİYİZ" Bu dönemin yapısal reformların gerçekleşeceği, kurumsal yapının yerleşeceği, demokratik açılımın ve demokratik yaklaşımların daha da gelişeceği bir dönem olacağını ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu: "Sayın Cumhurbaşkanı'nın kararlı tutumu, Cumhur İttifakı birleşenlerinin uyumlu çalışmaları, millet için her türlü fedakarlığa hazır hale gelmiş olmaları, Türkiye'nin önemli meselelerinin çözümünde çok büyük bir program hayata geçirecektir. O bakımdan ümitliyiz, güvenliyiz. Cumhur İttifakı devam edecektir. Bizde çatlama olmaz. Biz ne kerpiciz ne toprağız, kaya gibi Cumhur İttifakıyız. Kayaların parçalanması gürültülü olur ama sonuç vermez. O sebepten dolayı siyasilerin kaynaşmada, anlaşmada, barışmada samimi olmaları ve milletin huzurunu bozacak her türlü davranıştan kendilerini arındırmaları gerekiyor. Milliyetçi Hareket Partisi bu anlayışla Sayın Cumhurbaşkanı'mızın yanındadır." "ALLAH, ONLARI ISLAH ETSİN" Bahçeli, partisinin uluslararası gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, şunları kaydetti: "Türkiye'nin önderliğinde dünya barışına ve yerküredeki huzura katkı sağlamanın, emperyalist güçlere karşı olan mücadelede büyük bir başarı elde etmenin çabası içerisindeyiz. Buraya köstek değil, tamamen yardımcı olmak lazım. Bu sebepten dolayı bayramın bugününden itibaren temennimiz barıştır, kaynaşmadır, dayanışmadır, paylaşmadır. Bütün bunları dikkate alarak Milliyetçi Hareket Partisi üzerine düşen her türlü sorumluluğu, her türlü fedakarlığı yaparak yoluna devam edecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Milliyetçi Hareket Partisini anlayamayanlar, kırık masalar üzerinde gelecek vadedenlerin, masayı nasıl dağıttıklarını hatırlamaları gerekirken, şimdi yol gösterici duruma düşmüşlerdir. Allah, onları ıslah etsin." Açıklamalarının ardından Bahçeli, beraberindekilerle Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Merkezi'ni ziyaret etti ve burada hatıra fotoğrafı çektirdi.

Liderlerin bayram programı belli oldu Haber

Liderlerin bayram programı belli oldu

Türkiye, Kurban Bayramı'nı karşılamaya hazırlanırken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile siyasi parti genel başkanlarının bayram programları belli oldu. AA muhabirinin aldığı bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, bayramı Ankara dışında karşılayacak ve ailesiyle geçirecek. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ise bayramı Ankara'da karşılayacak. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bayramda ailesiyle memleketi Manisa'da olacak. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kurban Bayramı'nı Ankara'da karşılayacak. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da bayramda Ankara'da bulunacak. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları Oruç ve Tuncer Bakırhan, bayram boyunca il dışında olarak belediye ziyaretleri yapacak. DESTİCİ ESKİŞEHİR, UYSAL AFYONKARAHİSAR, ERBAKAN İSTANBUL'DA BBP Genel Başkanı Mustafa Destici bayramı Eskişehir'in Günyüzü ilçesi Gecek mahallesinde, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ise memleketi Afyonkarahisar'da karşılayacak. Bayramda, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu Ankara'da, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ile Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu İstanbul'da bulunacak. DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Kurban Bayramında İzmir'de olacak. Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce ise bayramı, memleketi Yalova'nın Elmalık köyündeki evinde geçirecek. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in bayramda Ankara'da olması beklenirken, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ bayramda Muğla'nın Datça ilçesinde olacak.

Bahçeli'den bayram mesajı!  'Ülkemizde anormal hiçbir şey yok' Haber

Bahçeli'den bayram mesajı! 'Ülkemizde anormal hiçbir şey yok'

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Bahçeli’nin mesajında şu ifadeler yer aldı: “İnsanlığın barış, huzur, refah, istikrar ve güvenlik özlemlerinin sekteye uğradığı bir dönemin bütün sancıları geniş çapta yaşanmakta ve yaşatılmaktadır. Manevi zayıflıklar, dayanışma ve yardımlaşma zaafları, empati hissiyatındaki zedelenmeler maalesef dünya genelinde ciddi düzeylerde havi ve hakimdir. Daha medeni, daha muasır, daha mutlu, daha müreffeh bir ortak geleceğin inşa çabalarında gözle görülür darboğazların varlığı ve yaygınlığı hakikaten de inkâr edilemeyecek boyutlardadır. Müesses uluslararası düzen ahlaken, hukuken, vicdanen ağır sarsıntı geçirmekte; bu sarsıntının sosyal, siyasal ve ekonomik sonuçları insanlığın yaşadığı manevi krizle eklemlenince vahim bir dünya tablosu tezahür etmektedir. Çivisi çıkan, zembereği kopan, meşruiyet temeli bozulan bugünkü insanlık döneminden yegâne kurtuluş reçetesi, asıl anlamına muvafık insan haklarına, faile ve fiile göre farklılaşmayacak evrensel hukuk ilkelerine bağlılık ve riayettir. Şu çarpıcı hususu bilhassa ve kaygıyla ifade etmek istiyorum ki, çocukların katledildiği bir dünyanın medeniyet vaazı, hürriyet vaadi ham hayalden öte bir anlam taşımamaktadır. İnsani felaketlere savrulmuş bir dünyanın merhamet iklimi kurak, muhabbet iradesi bulanık ve kuşkuludur. Soykırım suçunun alenen işlendiği bir dünyada insani miras ve emanetlere saygı ve sadakatten bahsedilmesi eğer saflık değilse ileri düzeyde saptırmadır ve hatta sapkın bir istismardır. Milyarlarca insanın mağduriyet kapanına sıkışarak gelir, servet ve eşit hak dağılımı adaletsizliğine gömüldüğünü dikkate aldığımızda; aynı şekilde açlık, yoksulluk, zulüm, terör, göç ve diğer pek çok sorunla boğuştuğunu hesaba kattığımızda küresel ve bölgesel merkezli haksızlığın sürdürülebilir olmadığı net olarak anlaşılıp teyit edilecektir. Dünyanın kaotik bir çıkmaza sürüklenmesine karşın Cumhuriyet’in yeni yüzyılında Türkiye’miz müessir ve müstesna bir görüntü çizmektedir. Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleri umutları yeşertmiş, tarihin çağrısıyla istikbalin çehresini aydınlatmıştır. "NE HAKKIMIZDAN, NE HUKUKUMUZDAN, NE DE ŞEREFİMİZDEN TAVİZ VERİLMEYECEKTİR" Toplumsal ve siyasal istikrarı tahkim ve takviye edecek ekonomik toparlanma ve serpilme dönemi de çok şükür ufukta görülmüştür. Bu nedenle ülkemizde anormal hiçbir şey yoktur, hatta normalleşme safsatalarıyla milletimizin sinir uçlarını tahriş edecek gizli gündem teşrifatçılarına ikna olacak ve itibar edecek de olmayacaktır. Gerçekleri çarpıtarak, fason teklifleri sıcak tutarak, fiyaskoya dönmüş anlayışlarını münafık taktiklerle kapatmaya çalışarak kendilerine siyasi nefes borusu açmaya heveslenenlerin gayeleri boş, gayretleri boşunadır. Yumuşama mesajlarına özenle saklanan ve sarılan yalan, dedikodu ve iftira kampanyasının hangi sinsi emellere, hangi sakat hedeflere odaklandığı az veya çok bellidir. Bir yanda yumuşaklık pozu veren, diğer yanda meşrep ve müktesebatında taşıdıkları nefret ve öfkeyi sağanak halinde yağdıran siyasi hasis ve hırçın zihniyetlerin ikiyüzlülüğü bugünlerde utanç verici düzeylerdedir. Kutuplaşmayı törpülemek yerine kurnazca tahrik edenler, husumeti örselemek yerine bayağı şekilde taçlandırıp tasdikleyenler elbette milletimizin gözünden ve gönlünden kaçamayacak aciz ve acıklı durumdadır. Üstelik fitne/fesat kışkırtıcılığı yaparak kutlu davamızı, fedakarlık ve iman numunesi camiamızı Türk düşmanlarının siparişiyle sorgulamaya, yargılamaya ve terörize etmeye kalkanlar Allah’ın şahitliğinde ifade ediyorum ki, bedelini adalet ve millet nezdinde çok ağır ödeyeceklerdir. Hakkımızı, hukukumuzu savunmak şeref konumuzdur. Ne hakkımızdan, ne hukukumuzdan, ne de şerefimizden taviz verilmeyecektir. Puslu havada Müslüman mintanı giyen iblisin şirret tuzakları boşa çıkarılacaktır. Dileğim ve temennim, bayram günleri münasebetiyle herkesin bir vicdan muhasebesi yapması, dürüst ve samimi şekilde gündemdeki meseleleri ele almaları, sabır ve tahammül eşiklerimizi zorlama yanlışından derhal dönmeleridir. Bayram demek barış, sevgi, hürmet, hatırlama ve kardeşlik demektir. Ancak kardeşliğin veya barışmanın tek yanlı olması akıl dışılıktır. Milli vuslatı siyasi vurgunculukla kundaklamaya azmedenlere müsaade edilmeyecektir. Bayram sürecinde, kendi iç dünyamızı, çevremizle kurduğumuz irtibat ve ilişki ağlarını yüreklice değerlendirmeye ve yeni baştan tefrik etmeye müştereken ihtiyacımız olduğu kanaatindeyim. Anlaşılmaktan ziyade anlamaya, dayatmadan ziyade diyaloğa, kutuplaşmaktan ziyade kucaklaşmaya, ihtilaftan ziyade irade ve istikbal mutabakatına doğru kalıcı bir geçiş sağlam ve sahici adımlarla gerçekleşmelidir. Ne var ki bahse konu bu geçiş kalıcı ve köklü olmalıdır. Kurban Bayramı’nın ahlaki ve manevi zenginliğiyle yepyeni bir uzlaşma sürecinin yollarını açabilir, karşılıklı saygı ve sevgiye dayalı güçlü bir dönemin ihyasını da elbirliğiyle başarabiliriz. Ne kadar birlik ve beraberlik içinde hareket edebilirsek o kadar güçlü olacağımız özellikle bilinmelidir. Türkiye’nin ve Türk-İslam medeniyetinin maruz kaldığı karanlık senaryoları tesirsiz hale getirmek, üzerimizde oynanan oyunları bozup atmak her şeyden önce milletimizin engin ve tarihi mukavemetine bağlıdır. Doğudan batıya, kuzeyden güneye büyük bir aile olan Türk milleti; bayram şuuruyla, adalet ve hakkaniyetin mihveri olduğunu her saha ve zeminde, bunun yanında dosta da düşmana da ispat edecek dirayete, kabiliyete ve kapasiteye fazlasıyla sahiptir. Türkiye ve Türk vatanı 85 milyon Türk vatandaşının yeryüzü cennetidir. Ayrılmamızı, bölünmemizi, birbirimize düşmemizi planlayan tüm odaklara verilecek en etkili cevap tek ses, tek nefes, tek yürek, tek bilek halinde duruş göstermektir. Çünkü biz Hakkari’de kesilen kurbanın duasını Tekirdağ’da yapan, Şırnak’ta takdim edilen ikramı Ankara’da alan, İstanbul’da uzatılan eli Batman’da tutan, Yozgat’ta akan gözyaşını Mersin’de silen büyük bir milletin evlatlarıyız. Besmeleyle kesilen her kurban, sıkılan her el, gülücükler saçan her yüz, hasret akşamlarından sonra şafakla doğan her vuslat birliğimizin harcı, dirliğimizin haysiyet kubbesidir. Kurban ibadetimizin kabulünü Cenab-ı Allah’tan diliyorum. Şehit ailelerimizin, aziz milletimizin, Türk-İslam âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı içtenlikle kutluyorum. Tüm babaların “Babalar Günü”nü tebrik ediyor, en iyi dileklerimi sunuyorum. Yurt içinde ve yurt dışında yaşayan aziz vatandaşlarımıza bilvesile saygı ve sevgilerimi sunuyor, Hac farizası için kutsal topraklarda bulunan tüm kardeşlerimizin ibadetlerinin kabulünü niyaz ediyorum. Dokuz günlük tatil münasebetiyle yola çıkan, tatile giden veya sıla-i rahime seyahat eden vatandaşlarımızın can güvenliklerini riske atmamaları için trafik kurallarına harfiyen uymalarını hassaten rica ediyorum. Bayramımız mübarek, devletimiz ve milletimiz var olsun diyorum. Aziz vatandaşlarımı saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.”

Bahçeli grup toplantısında konuştu! Haber

Bahçeli grup toplantısında konuştu!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, İstanbul'un 571 yıl önce "sevdalısı" Türk milletiyle kavuştuğunu söyledi. "Bizans hayaletini, Bizans heveslerini kara bulutlar gibi İstanbul'un üzerinde tekrar dolaştırmayı düşünen, bununla ilgili gizli gizli proje hazırlayan, devamlı müsait zaman kollayan iç ve dış operasyon maşalarından İstanbul mutlaka korunacaktır" ifadesini kullanan Bahçeli, İstanbul'un kendileri için "Kızılelma" olduğunu; İstanbul'un bugünkü "ızdıraplı" halinin kendilerini üzdüğünü söyledi. Bahçeli, "İstanbul'un kötü yönetimi fethin mirasını çarçur etmektedir. Lafa gelince israftan şikayet edenlerin, belediye bütçesini har vurup harman savurması, taş üstüne taş koymaktan aciz olması, yandaş gazetecileri Roma'ya sözde festival adına, gerçekte ise tatile ve sefaya götürmesi ayıplı bir zihniyetin defolu uygulamalarından başka bir şey değildir. Özel uçak kiralanıp, 7 değil, 17 değil, tam 37 gazetecinin yer aldığı ve toplamda 73 kişilik kafileden oluşan ballı börekli Roma seyahatinden sonra, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin müsriflikten bahsetmesine hiç kimse inanmayacak, hiç kimse de itibar etmeyecektir." değerlendirmesinde bulundu. İstanbul'un can çekiştiğini dile getiren Bahçeli, "İstanbul, kent uzlaşısı çatısı altında demlenenlerin istismarına, istilasına ve tahribatına ne yazık ki mahkum olmuştur. İstanbul'u yüzüstü bırakanların siyasi yüzsüzlüğü ise eninde sonunda yüzlerine vurulacaktır. İstanbul bizim 571 yıllık davamızdır." dedi. Milli yükseliş iradesiyle ortaya konulacak kararlı duruşun, gelecek Türk asırlarının müjdecisi olduğunu ifade eden Bahçeli, şunları söyledi: "İstanbul, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nda hak ettiği zirveye yerleşecek, yeniden aziz Türk milletinin dünyayı kavrayan ve kapsayan kudreti haline gelecektir. Fakat bu kutlu hedef; zillete düşenlerle, yabancı çıkar odaklarına taklalar atanlarla değil, Türk milletine mensubiyet onuru taşıyan, fethin iradesini milli iradeyle birleştiren vatansever ve milletsever tarafından gerçekleştirilecektir. Mustafa Kemal Paşa, 1 Aralık 1921'de yaptığı bir konuşmada aynen şunları söylemişti; 'Millet, yürüdüğü yolu pek büyük isabetle seçmiştir ve bu yolun sonunda parlayan saadet güneşini bütün vuzuhuyla görmektedir. Bu millet o güneşe ulaşacaktır ve hiçbir kuvvet ona mani olamayacaktır.' Unutulmasın ki 'zulüm 1453'te başladı' diyenlerin alayı düşman kampında toplanan Bizans uşaklarıdır ve bizim bunlarla hesabımız er ya da geç görülecektir. Tarihin beşiğini sallayan, 571 yıldır da Türk milletinin namus timsali olan İstanbul'umuzla övünüyor, bu kentimizde yaşayan vatandaşlarımızı hürmetle selamlıyorum." "NETANYAHU, YANİ CANİYAHU BAŞTA OLMAK ÜZERE İSRAİL YÖNETİMİNİ TÜM ÖFKEMLE LANETLİYORUM" Bahçeli, İsrail'in Filistinlilere yönelik saldırılarının aralıksız sürdüğünü hatırlatarak, 7 Ekim 2023'ten bu yana 36 bine yakın Filistinlinin hayatını kaybettiğini söyledi. Sınır tanımayan, insanlık değerleriyle, savaş hukukuyla bağdaşmayan katliamlara her gün yenilerinin eklendiğini vurgulayan Bahçeli, Gazze'deki tablonun kahredici boyutlarda olduğuna dikkati çekti. Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Uluslararası Adalet Divanının geçen hafta aldığı bir kararla, özellikle Refah'a düzenlenen saldırıların derhal durdurulmasını istemiş, fakat İsrail buna aldırış etmemiştir. 26 Mayıs'ta, hassas mühimmatlarla vurulan insani bölgede çok sayıda masum, acımasızca katledilmiştir. Bu bölgedeki Birleşmiş Milletler (BM) çadır kampında hayata tutunmaya çalışan bebekler, çocuklar, kadınlar ve nice suçsuz, günahsız insan resmen ateş altına alınarak yakılmıştır. İsrail, savaş uçaklarıyla ölüm saçmıştır. Bizim lügatimizde bu tip vahşeti tanımlayacak ne bir kelime ne de bir kavram vardır. Netanyahu, yani caniyahu başta olmak üzere İsrail yönetimini tüm öfkemle lanetliyorum. Caniyahu ve savunma bakanı hakkında talep edilen tutuklama kararının uygun zaman ve zeminde icra edileceği, bu vandalların öldürdüğü her mazlumun, her garibin, her savunmasız insanın hesabını verecekleri kaçınılmaz bir akıbettir." "Beklentimiz, İsrail’in katil başbakanı ve savunma bakanı hakkında ülkemizin bir an evvel yakalama kararı çıkarmasıdır" diyen Bahçeli, soykırım karşısında sessiz ve seyirci kalanların, aleni destek sağlayanların; dünya barışına, insanlık huzuruna İsrail'le birlikte müştereken karşı olduğunu söyledi. "ZULÜM KARŞISINDA TARAFSIZLIK DİYE BİR ŞEY OLAMAZ" Ekonomik, diplomatik ve ticari nitelikli önleyici tedbirler yerine cezalandırıcı, seri ve zincirleme askeri yaptırımları esas alan köklü müdahalelerin tam vakti olduğunu belirten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünyanın sessiz çoğunluğu, kuşkusuz İsrail soykırımının ahlaken ve vicdanen karşısındadır. Ancak yalnızca itiraz edip şablon kınama mesajlarıyla oyalanmak yerine, somut ve sonuç alıcı adımların kuvvet kullanarak atılmasından başka bir seçenek zannederim kalmamıştır. İslam ülkeleri ayağa kalkmalıdır. Zulüm karşısında tarafsızlık diye bir şey olamaz. 'Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın' demek, zalimlere zımnen onay vermektir. Gafil mi, mütegafil mi belli olmayan İslam toplumlarının diriliş ve toparlanışı, vahdet ve vuslat ışığıyla aydınlanması için daha ne bekleniyor, daha ne isteniyor, daha ne kadar sabır gerekiyor? Gazzeli çocuklar açlıktan kırılıp bayramlık kıyafet yerine kefen giyerken, süt içmesi gereken bebekler kendi grup kanlarını içe içe gözlerini yumarken, milyar dolarlar içinde kulaç atan, Allah'tan korkuyu sadece sözde hatırlayan bazı İslam ülkelerinin bohem yöneticileri, gece yastığa başlarını koyduklarında gerçekten de huzur duyabiliyorlar mı? Hepsini geçtik de Sayın Cumhurbaşkanı'mızın yüzde 10'u kadar gönülden, içten, ta derinden mazlumların yanında, Filistin davasının arkasında durabildiler mi?" Bahçeli, Türkiye'nin her ihtimali değerlendirerek bugüne kadar yürüttüğü öncü rolünü üst bir seviyeye taşımasını, siyonist barbarlıkla yüzleşip masumların lehine doğrudan devreye girmesini istedi. "FETÖ’NÜN ABD’YE YUVALANMIŞ TÜM MENSUPLARI TÜRK ADALETİNE TESLİM EDİLMELİ" Bahçeli, “Ederi 1 dolarlık hayatıyla ilgili farklı spekülasyonlar yapılan Fetullah Gülen başta olmak üzere FETÖ’nün ABD’ye yuvalanmış tüm mensupları Türk adaletine teslim edilmeli.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.