Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hürmüz Boğazı

Bursa Hayat Gazetesi - Hürmüz Boğazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hürmüz Boğazı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İran, ABD helikopterini vurdu! Trump: Saldırıya karşılık vermek zorundayız Haber

İran, ABD helikopterini vurdu! Trump: Saldırıya karşılık vermek zorundayız

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı yakınlarında görev yapan ABD ordusuna ait bir helikopterin düşmesiyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, AH-64 Apache tipi taarruz helikopterinin İran tarafından vurulduğunu öne sürdü. “İKİ PİLOT GÜVENDE” AÇIKLAMASI Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, olayın ABD ordusu tarafından kendisine bildirildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Ordumuz tarafından az önce bilgilendirildim ki, dün gece İranlılar, Hürmüz Boğazı üzerinde devriye görevi yürüten son derece gelişmiş bir Apache helikopterimizi düşürmüş. Olayda iki pilot görev yapıyordu. Her ikisi de güvende ve herhangi bir yara almadı.” “ABD KARŞILIK VERMEK ZORUNDA” MESAJI ABD Başkanı, yaşanan gelişmenin ardından sert bir çıkış yaparak Washington yönetiminin karşılık vermesi gerektiğini vurguladı. Trump, “ABD bu saldırıya karşılık vermek zorunda” ifadelerini kullandı. İRAN İLE MÜZAKERE SÜRECİ Trump, aynı gün yaptığı başka bir açıklamada ise İran ile yürütülen görüşmelere değinmişti. Nükleer anlaşma konusunda ilerleme olduğunu belirten Trump, “2 ya da 3 gün içinde bir anlaşma imzalama şansımız yüksek. Çok iyi bir anlaşmanın son aşamalarındayız” ifadelerini kullanmıştı. Trump ayrıca olası bir askeri müdahale ihtimaline de değinerek, “Eğer bombalarsak, 2-3 hafta içinde İran’ın elinde hiçbir şey kalmaz. Ancak Hürmüz Boğazı aylarca kapalı kalabilir” demişti. “2 HAFTADA TAM ZAFER” VURGUSU Cumhuriyetçi Parti içindeki bir etkinlikte de konuşan Trump, İran politikasına ilişkin değerlendirmelerini sürdürdü. Trump, “Bence bu savaşı kazanıyoruz, ancak asıl zaferi önümüzdeki 2 hafta içinde tam zafer ilan ettiğimizde kazanacağız” dedi. PETROL VE KÜRESEL ETKİ VURGUSU Trump, açıklamalarında ekonomik etkilere de değinerek, olası bir anlaşma veya çözümün petrol fiyatlarını düşürebileceğini savundu. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının küresel enerji piyasalarını ciddi şekilde etkileyebileceğini ifade etti.

Trump’tan İran için nihai karar toplantısı Haber

Trump’tan İran için nihai karar toplantısı

ABD ile İran arasında devam eden gerilim, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler ve küresel petrol akışındaki kesintilerle birlikte yeni bir diplomatik aşamaya taşındı. ABD merkezli Axios tarafından aktarılan bilgilere göre, taraflar ateşkesin uzatılması ve İran’ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin başlatılmasını içeren 60 günlük bir mutabakat zaptı üzerinde uzlaşmaya vardı. Haberde, söz konusu planın bölgedeki gerilimi azaltmayı ve diplomatik süreci yeniden başlatmayı hedeflediği belirtildi. Ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesi için ABD yönetiminin nihai onayının beklendiği ifade edildi. TRUMP’TAN KRİTİK AÇIKLAMA ABD eski Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Nihai karar için toplantıya geçiyoruz” ifadelerini kullandı. Trump açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “İran, asla Nükleer Silah veya Bomba sahibi olmayacaklarına dair anlaşmaya varmalıdır. Hürmüz Boğazı derhal açılmalı, geçiş ücreti olmadan, her iki yönde de sınırsız gemi trafiğine izin verilmeli. Tüm su mayınları imha edilmeli. Muhteşem ve eşi benzeri görülmemiş Deniz Ablukamız nedeniyle Boğaz'da yakalanan gemiler, ki bu abluka şimdi kaldırılacak, "eve dönme" sürecini başlatabilir! Eşlerinize, kocalarınıza, anne-babanıza ve ailelerinize benden, en sevdiğiniz Başkan'dan selam söyleyin! Zenginleştirilmiş malzeme, bazen "Nükleer Toz" olarak adlandırılan, 11 ay önce güçlü B2 Bombardıman Uçağımızın saldırısı nedeniyle neredeyse çökmüş dağlarla derin yer altına gömülmüş olan ve bunun üstünde oturan, Amerika Birleşik Devletleri tarafından ortaya çıkarılacak (ki bu, Çin ile birlikte bunu mekanik olarak yapma yeteneğine sahip tek Ülke olduğu konusunda anlaşılmıştır!), İslam Cumhuriyeti İran ile yakın koordinasyon ve işbirliği içinde, ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile birlikte ve yok edilecek. Daha fazla bildirim oluncaya kadar hiçbir para değiş tokuşu yapılmayacak. Çok daha az öneme sahip diğer maddeler üzerinde anlaşmaya varılmıştır. Şimdi Durum Odası'nda, nihai bir karar vermek için toplantı yapacağım. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim!”

ABD - İran geriliminde yeni perde: Uranyum stokları için masada uzlaşı Haber

ABD - İran geriliminde yeni perde: Uranyum stokları için masada uzlaşı

ABD ile İran arasında devam eden diplomatik temaslara ilişkin Amerikan basınında dikkat çeken bir haber yayımlandı. İddiaya göre Tahran yönetimi, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ortadan kaldırılmasını içeren bir anlaşmaya prensipte olumlu yaklaştı. ABD’li bir yetkiliye dayandırılan haberde, taraflar arasında henüz resmi bir anlaşmanın imzalanmasının beklenmediği aktarıldı. Washington yönetiminin, İran dini lideri Mücteba Hamaney’in anlaşma taslağına sıcak baktığına inandığı ancak nihai mutabakat için görüşmelerin sürdüğü ifade edildi. URANYUM STOKLARI MASADA Haberde, ABD’nin İran’dan yüksek seviyede zenginleştirilmiş uranyum stoklarını tasfiye etmesini ve diğer nükleer başlıklarda da adım atmasını talep ettiği belirtildi. ABD tarafı ayrıca, üzerinde çalışılan yeni anlaşmanın, Barack Obama döneminde 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan daha kapsamlı ve güçlü olacağını savundu. Yetkiliye göre Washington ve Tahran arasında uranyum stoklarının ortadan kaldırılması konusunda temel bir anlaşmazlık bulunmuyor. Görüşmelerin, sürecin hangi yöntemle uygulanacağı ve teknik detaylar üzerinde yoğunlaştığı kaydedildi. HÜRMÜZ BOĞAZI DETAYI İddialara göre olası anlaşma kapsamında ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda İran limanlarına yönelik uyguladığı ablukanın kaldırılması da gündemde yer alıyor. Ayrıca ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ile Körfez ülkeleri arasında gemi geçiş güvenliği konusunda ortak bir koordinasyon mekanizması kurulmasının planlandığı öne sürüldü. Haberde, ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner’in de süreçte aktif rol aldığı belirtildi. Washington yönetiminin bölgedeki müttefiklerini de müzakere sürecine dahil etmeye çalıştığı ifade edildi.

Trump'tan yeni tehdit: “Zaman daralıyor” Haber

Trump'tan yeni tehdit: “Zaman daralıyor”

Orta Doğu’da tansiyon yeniden yükseliyor. İsrail ile ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından bölgede oluşan kriz, ateşkese rağmen çözüme kavuşmadı. Taraflar arasında yürütülen diplomatik temaslardan ise henüz somut bir sonuç çıkmadı. Ateşkes sonrası Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen görüşmelerde İran; savaşın tamamen sona ermesi, yaptırımların kaldırılması, tazminat ödenmesi ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tanınması yönünde taleplerini masaya koydu. ABD tarafı ise İran’ın nükleer faaliyetleri ve füze programına yönelik sınırlamalar konusunda ısrarcı oldu. Tarafların karşılıklı taleplerde uzlaşamaması nedeniyle görüşmeler çıkmaza girdi. HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ DERİNLEŞİYOR Bölgedeki gerilimin merkezinde ise Hürmüz Boğazı yer alıyor. İran’ın boğazı kapalı tutmaya devam etmesi, küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmaya neden oldu. Petrol fiyatlarının yükselmesi dünya genelinde enerji krizine yönelik endişeleri artırdı. Buna karşılık ABD’nin, Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri varlığını artırarak İran ekonomisine baskıyı büyütmeyi hedeflediği öne sürüldü. TRUMP’TAN SERT MESAJ ABD Başkanı Donald Trump da gelişmelere ilişkin Truth Social hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Trump açıklamasında, “İran için zaman daralıyor ve çok hızlı hareket etmeleri gerekiyor, yoksa onlardan geriye hiçbir şey kalmayacak. Zaman çok önemli!” ifadelerini kullandı. Trump’ın açıklamaları, bölgede yeni bir gerilim dalgasının habercisi olarak yorumlandı.

Trump'tan 8,5 yıl sonra Çin'e kritik ziyaret! Haber

Trump'tan 8,5 yıl sonra Çin'e kritik ziyaret!

Pekin'i 13-15 Mayıs tarihlerinde ziyaret edecek olan ABD Başkanı Donald Trump, 3 günlük ziyaretinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya gelecek. Trump, 8,5 yıl aradan sonra Çin'e ziyaret gerçekleştiriyor. ABD'nin önceki Başkanı Joe Biden, Çin'i ziyaret etmemişti, bu ülkeye lider düzeyindeki son ziyaret, Trump'ın ilk iktidarı döneminde, 2017'de yapılmıştı. Daha önce 31 Mart-2 Nisan tarihlerinde yapılacağı bildirilen fakat ABD Başkanı'nın İran'daki savaşla ilgilenmesi gerektiği gerekçesiyle ertelenen ziyarette Orta Doğu'daki savaşın önemli bir gündem maddesi olacağı öngörülüyor. Trump, İsrail ile birlikte, İran'a karşı başlattığı savaştan umduğu sonuçları alabilmiş değil. Kırılgan ilerleyen ateşkes sürecinde anlaşma işaretleri olsa da savaşın yarattığı belirsizlik bulutları henüz dağılmadı. Üstelik, Basra Körfezi'ndeki çatışmanın küresel enerji ticareti açısından kritik geçiş güzergahı Hürmüz Boğazı'nda sebep olduğu kesintinin etkileri, petrol fiyatlarındaki artışla küresel düzeyde hissedilmeye devam ediyor. ABD Başkanı, Çin'in başkentine Orta Doğu'daki savaş nedeniyle jeopolitik açıdan eli zayıflamış gidiyor. Siyasi gözlemciler, Orta Doğu'da ve Latin Amerika'da ateş hatlarının canlı olduğu dönemde ABD'nin Asya-Pasifik bölgesinde yeni bir gerilim yaratmaktan kaçınacağını, bu yüzden ziyaretin daha çok Çin ile ticaret ve ekonomi konularında varılan geçici uzlaşmanın sürdürülmesine odaklanacağı değerlendirmesini yapıyor. "İRAN KRİZİ, ABD'NİN ÇOK FAZLA ZAMANINI VE ENERJİSİNİ ALDI" Eski ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) analisti, Brookings Enstitüsü araştırmacısı Jonathan A. Czin, Trump'ın ziyaretten beklentilere ilişkin, aralarında AA muhabirinin de bulunduğu gazetecilerle gerçekleştirdiği çevrim içi söyleşide ABD'nin Orta Doğu'daki savaşla meşgul olmasının Çin tarafının elini rahatlattığı yorumunu yaptı. Czin, "İran'daki kriz, ABD'nin çok fazla zamanını ve enerjisini aldı. Buradaki savaşın sonuçlanmamış olması, bunun ABD'nin Batı Pasifik'teki varlığını tüketmesi, Çin'in avantajına. Trump, dünyanın diğer yerlerinde yangınlarla uğraşırken Asya-Pasifik'te istikrarın korunmasını gözetecektir." ifadelerini kullandı. Ziyaretten önemli sonuçların, çığır açacak kararların çıkmasını beklemediğini, daha çok iki büyük güç arasındaki kırılgan istikrarı sürdürmeye odaklanacağını tahmin ettiğini dile getiren Czin, her iki tarafın somut kazanımlar olmasa da buluşmayı olumlu sunmaya çalışacağını, Trump'ın daha Çin'e gitmeden "Harika bir ziyaret olacak." şeklindeki değerlendirmesinin buna işaret ettiğini vurguladı. Czin, teknoloji konusunda ABD tarafının başta ileri teknoloji çipler olmak üzere ihracat kontrollerini sürdürmeye çalışacağı ancak bunu daha fazla tırmandırmaktan kaçınacağı, ziyaretten büyük yatırım kararlarının çıkmasını beklemediği, ticari anlaşmaların ise Çin'in ABD'den Boeing yolcu uçakları ile daha fazla soya fasulyesi almasından ibaret olacağı görüşünü paylaştı. Trump yönetiminin geçen yılın sonunda Tayvan'a 11 milyar dolarlık silah satışına onay vermesinin ve yeni büyük satışın hazırlığını yapmasının Çin'i endişelendirdiğine dikkati çeken Czin, Pekin yönetiminin, bunun Çin ile Tayvan arasında diplomatik ilişkilerin temelini oluşturan Üç Ortak Bildiri'nin üçüncüsünde yer alan, Tayvan'a silah satışının zaman içinde azaltacağı taahhüdüne aykırı olduğunu düşündüklerini, bu yüzden bu konuda Washington'a baskı yapabileceklerini söyledi. HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ DURUM Orta Doğu'daki savaşın küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik geçiş hattı Hürmüz Boğazı'nda yarattığı kesinti de liderlerin gündeminde olacak. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ın hidrokarbon kaynaklarını dünya pazarlarına ulaştıran Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor. Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor. Boğazda tanker trafiğindeki kesintiler, küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında ve buna bağlı ham madde, ulaştırma ve sigorta maliyetlerinde artışa yol açtı. ABD İLE ÇİN'İN KRİZE BAKIŞI FARKLI Hem ABD hem Çin, krizin çözülerek Boğaz'ın gemi trafiğine yeniden açılmasından yana fakat iki ülkenin savaşa ilişkin farklı bakış açılarına sahip olması, çözüm yöntemi üzerinde uzlaşmalarına engel oluşturuyor. Çin, savaş nedeniyle ABD ile İsrail'i suçluyor ve krizin çözümü için bölgedeki çatışmanın bitirilmesi gerektiğini savunuyor. Pekin yönetimi, ABD'nin, bazı Çin rafinerilerine İran ile bağlantılı petrol nedeniyle getirdiği yaptırımlara uyulmasını ihtiyati tedbirle yasaklayarak bu alandaki bir yaptırımı kabul etmeyeceği mesajını vermişti. ABD ise enerji tedarikinde bölgeye bağımlı olmamasının avantajıyla Çin'in krizin sürmesinden zararlı çıkacağı, bu yüzden İran üzerindeki nüfuzunu kullanarak çözüme katkı sağlamaya ikna edilebileceğini düşünüyor. Çin ise enerji tedariki konusunda alternatiflerinin bulunduğunu görerek Boğaz'daki kesintinin sürmesinin sonuçta ABD ve müttefiklerinin aleyhine olacağını hesaplıyor.

İran, ABD'nin teklifine cevabını iletti Haber

İran, ABD'nin teklifine cevabını iletti

Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında 8 Nisan 2026 tarihinde sağlanan ateşkesin ardından Orta Doğu’da tansiyonun düşmesi beklenirken, bölgedeki gelişmeler kırılgan sürecin devam ettiğini gösterdi. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki hareketlilik ve taraflardan gelen açıklamalar yeni kriz ihtimalini gündeme taşıdı. İSRAİL’İN OPERASYONLARI SONRASI HÜRMÜZ YENİDEN KAPATILDI Ateşkesten kısa süre sonra İsrail’in Lübnan’daki askeri operasyonlarını sürdürmesi üzerine İran yönetimi, Hürmüz Boğazı’nda yeniden kısıtlama uygulamaya başladı. Tahran yönetimi, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek boğazdaki geçişleri sınırlandırdı. 10 Nisan itibarıyla İslamabad’da yeni diplomatik temaslar gerçekleştirildi. Görüşmelerde Hürmüz Boğazı’nın kontrolü, İran’a yönelik yaptırımlar, ABD’nin bölgedeki askeri varlığı ve İran’ın füze ile nükleer programı ele alındı. Müzakerelerin ilerleyen aşamalarında taraflar arasında ciddi görüş ayrılıklarının ortaya çıktığı bildirildi. İranlı yetkililer bazı başlıklarda ilerleme sağlandığını ifade ederken, Washington yönetiminin taleplerinin süreci zorlaştırdığını savundu. İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin yeni bir yönetim planı hazırlandığını açıkladı. Bender Abbas ziyareti sırasında konuşan Nikzad, planın 14 maddeden oluştuğunu belirtti. İran’ın önerisine göre, İsrail bağlantılı gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verilmeyecek. Ayrıca İran’a yönelik düşmanca faaliyetlerde bulunduğu değerlendirilen ülkelerin gemilerinin de belirli şartlar yerine getirilmeden boğazı kullanamayacağı ifade edildi. Tahran yönetiminin sunduğu pakette ekonomik yaptırımların hafifletilmesi, İran limanlarına yönelik deniz ablukasının kaldırılması ve yurt dışındaki dondurulmuş mali varlıkların serbest bırakılması talepleri yer aldı. İran ayrıca, yaklaşık iki aydır devam eden çatışmalar nedeniyle oluşan zararlar için ABD’den savaş tazminatı talebinde bulundu. Bölgesel çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı için ortak bir yönetim mekanizması oluşturulması da öneriler arasında yer aldı. NÜKLEER PROGRAM İÇİN YENİ MÜZAKERE FORMÜLÜ İranlı yetkililer, diplomatik süreci tıkayan nükleer program konusunun ilk aşamada gündem dışında bırakılmasını önerdi. Buna göre öncelik savaşın sona erdirilmesine verilecek, güven ortamı oluşmasının ardından nükleer faaliyetlere ilişkin başlıklar yeniden değerlendirilecek. Plan kapsamında, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlemeyeceğine dair güvence vermesi halinde İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açabileceği ifade edildi. WASHİNGTON YÖNETİMİ TEKLİFE MESAFELİ Donald Trump, İran’ın sunduğu 14 maddelik planı temkinli karşıladı. Florida’da yaptığı açıklamada Trump, teklifin mevcut haliyle kabul edilmesinin zor göründüğünü söyledi. Trump ayrıca ABD’nin bölgedeki askeri seçeneklerinin halen masada olduğunu belirtti. GÖZLER ABD’NİN VERECEĞİ YANITTA ABD’nin 7 Mayıs’ta İran’ın teklifine karşı hazırladığı yeni taslağın Tahran tarafından değerlendirildiği bildirildi. İran yönetimi, son yanıtını Pakistanlı arabulucular üzerinden Washington’a iletti. İran basınında yer alan haberlerde, müzakerelerin öncelikle bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesine odaklanacağı belirtildi. Pakistan yönetimi de 10 Mayıs akşamı yaptığı açıklamada İran’ın yanıtının ABD makamlarına ulaştırıldığını duyurdu.

Enerji dünyasında şok ayrılık: BAE yeni stratejisini açıkladı! Haber

Enerji dünyasında şok ayrılık: BAE yeni stratejisini açıkladı!

Hürmüz Boğazı’nda yaşanan arz daralması ve petrol fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle alınan karar, BAE’ye üretimde geniş bir hareket alanı sağlarken küresel enerji piyasalarında yeni bir sürecin başlangıcı olarak değerlendirildi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin, uzun vadeli ekonomik ve stratejik planları doğrultusunda OPEC ve Rusya öncülüğündeki OPEC+ ittifakından ayrılma kararı aldığı bildirildi. Bölgedeki çatışma ortamı ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan ablukanın enerji arzını “tarihi” seviyede daraltmasının bu kararda etkili olduğu ifade edildi. AYRILIK KARARI SONRASI BAE’NİN YENİ ENERJİ STRATEJİSİ NETLEŞTİ Resmi açıklamada, alınan kararın BAE’nin enerji politikalarında yaşanan “dönüşümün” bir parçası olduğu vurgulandı. Bu karar sonrası öne çıkan temel başlıklar şöyle listelendi: Stratejik esneklik: Piyasa koşullarına daha hızlı ve bağımsız tepki verebilme kapasitesinin artırılması. Üretim kapasitesi: Uzun süredir hedeflenen günlük 5 milyon varillik üretim seviyesine ulaşılması ve bu kapasitenin kota sınırlaması olmadan kullanılması isteği. Sorumlu katkı: BAE’nin piyasa istikrarına "düşünceli ve sorumlu bir şekilde" katkı sunmayı sürdüreceği ancak bunu artık örgüt dışında gerçekleştireceği vurgulandı. HÜRMÜZ KRİZİ VE PETROL FİYATLARI GÖLGESİNDE BAE’NİN ENERJİ HAMLESİ 2026 yılında büyük ölçüde kapalı kalan Hürmüz Boğazı’na alternatif olarak devreye alınan Füceyre boru hattı ve terminali, BAE’ye ihracat süreçlerinde önemli bir stratejik avantaj sunuyor. Brent petrolün 100-110 dolar bandında seyrettiği ve küresel arz sıkıntısının hissedildiği mevcut ortamda, BAE’nin üretim kotalarının yatırım planlarını sınırladığı gerekçesiyle bir süredir ittifak içinde rahatsızlık yaşadığı ifade ediliyordu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.