Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dünya Sağlık Örgütü

Bursa Hayat Gazetesi - Dünya Sağlık Örgütü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Sağlık Örgütü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

DSÖ açıkladı: Covid’ten daha ölümcül Nipah virüsü ne kadar tehlikeli? Haber

DSÖ açıkladı: Covid’ten daha ölümcül Nipah virüsü ne kadar tehlikeli?

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yüksek ölüm oranıyla bilinen Nipah virüsü hakkında kamuoyunu rahatlatan bir açıklama yaptı. Hindistan’da doğrulanan iki yeni vakanın ardından değerlendirme yapan DSÖ, virüsün ülkeden diğer bölgelere yayılma riskinin düşük olduğunu bildirdi. DSÖ: SEYAHAT VE TİCARET KISITLAMASINA GEREK YOK DSÖ, Hindistan’dan bildirilen vakalar sonrası seyahat veya ticaret kısıtlaması önermediğini açıkladı. Kurumdan Reuters’a gönderilen yazılı açıklamada, “Bu iki vakadan kaynaklanan daha geniş çaplı bir yayılma riskinin düşük olduğu değerlendirilmektedir” ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca Hindistan’ın bu tür salgınları kontrol altına alma kapasitesine sahip olduğu vurgulandı. TÜRKİYE İÇİN RİSK ŞİMDİLİK DÜŞÜK DSÖ’nün değerlendirmeleri, Nipah virüsünün Türkiye’ye ulaşma riskinin şu an için yüksek olmadığını da ortaya koydu. Ancak bazı Asya ülkeleri, ihtiyati tedbirler kapsamında havaalanlarında sağlık kontrollerini sıkılaştırmaya devam ediyor. HAVALİMANI ÖNLEMLERİ ARTIRILDI Hindistan’daki vakaların doğrulanmasının ardından Hong Kong, Malezya, Singapur, Tayland ve Vietnam gibi ülkeler, bu hafta itibarıyla havaalanlarında ek sağlık taramaları uygulamaya başladı. Yetkililer, bu önlemlerin tamamen tedbir amaçlı olduğunu belirtiyor. NİPAH VİRÜSÜ NEDİR, NASIL BULAŞIR? Meyve yarasaları ve domuzlar tarafından taşınan Nipah virüsü; ateş, bilinç kaybı ve beyin iltihabına (ensefalit) yol açabiliyor. Virüsün ölüm oranı yüzde 40 ile yüzde 75 arasında değişiyor. Henüz ruhsatlı bir tedavi ya da aşı bulunmazken, geliştirilen aşılar deneme aşamasında. Virüs, genellikle yarasaların temas ettiği meyveler yoluyla veya enfekte hayvanlardan insanlara bulaşıyor. Kişiden kişiye bulaşmanın ise kolay olmadığı, genellikle uzun süreli ve yakın temas gerektirdiği belirtiliyor. İNSANLAR ARASI YAYILIM KANITI YOK DSÖ açıklamasında, “İnsanlar arası bulaşmanın arttığına dair şu ana kadar herhangi bir kanıt bulunmamaktadır” denildi. Hindistan sağlık yetkilileriyle yakın koordinasyon içinde çalışıldığı da vurgulandı. HİNDİSTAN VE BÖLGE DÜZENLİ OLARAK İZLENİYOR Nipah virüsü, Hindistan’ın özellikle Kerala eyaletinde 2018’den bu yana zaman zaman görülüyor. Aralık ayı sonunda Batı Bengal eyaletinde enfekte olan iki sağlık çalışanının hastanede tedavilerinin sürdüğü bildirildi. Bu salgın, Hindistan’da yedinci, Batı Bengal’de ise üçüncü Nipah salgını olarak kayıtlara geçti. Bangladeş’te ise neredeyse her yıl vakalar bildiriliyor. DSÖ: NİPAH ÖNCELİKLİ PATOJENLER ARASINDA Dünya Sağlık Örgütü, Nipah virüsünü; yüksek ölüm oranı, lisanslı aşı ve tedavinin bulunmaması ve daha bulaşıcı bir varyanta dönüşme ihtimali nedeniyle öncelikli patojenler listesinde değerlendiriyor. Virüsün kaynağı ise henüz tam olarak netleşmiş değil.

“Bursa Taahhüdü” ile sürdürülebilir kentsel gelecek Haber

“Bursa Taahhüdü” ile sürdürülebilir kentsel gelecek

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı’nın 2025 yılı İş Toplantısı ve Teknik Konferansı, bu yıl Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapıldı. “Dirençli Sağlıklı Şehirler, Herkes İçin Sürdürülebilir Kentsel Gelecekler Yaratmak” temasıyla düzenlenen etkinlik, kentsel sağlık ve sürdürülebilirlik alanında önemli mesajlar verdi. “BURSA TAAHHÜDÜ” İLE KENTSEL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE YENİ DÖNEM Konferans kapsamında gerçekleştirilen Politik Kurul Toplantısı’nda kentlerin ortak değerlerini ve hedeflerini içeren “Bursa Taahhüdü” kamuoyuna duyuruldu. Bu taahhüt; insan odaklı, doğaya saygılı, eşitlikçi ve katılımcı yönetim anlayışını esas alan güçlü bir yol haritası sunuyor. Taahhüt, sadece ekonomik büyümeye değil; sağlık, fırsat eşitliği ve insan onuruna dayalı refah anlayışını benimseyerek, kapsayıcı ve dirençli kentsel çevrelerin oluşturulmasını hedefliyor. BARIŞ, SOSYAL UYUM VE İKLİM MÜCADELESİNDE ORTAK ADIMLAR Bursa Taahhüdü, barış ve sosyal uyumu desteklemeyi, kapsayıcı toplumları güçlendirmeyi ve çevre koruma politikalarını uygulamayı öne çıkarıyor. Ayrıca, iklim değişikliği ile mücadele ve krizlere karşı dayanıklı şehir sistemleri kurmayı amaçlayan taahhüt, yerel yönetimlerin sürdürülebilirlik alanında ortak sorumluluklarını pekiştiriyor. BAŞKAN BOZBEY’DEN ÖNEMLİ MESAJLAR Toplantıya katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, son beş yılda pandemi, iklim krizi ve depremlerle şehirlerin büyük sınavdan geçtiğini belirtti. Bozbey, “Kentler sadece sorunları taşımıyor, aynı zamanda çözümün de merkezinde yer alıyor” diyerek küresel dayanışmanın önemine dikkat çekti. Bozbey, ayrıca, “Dünya Sağlık Örgütü’nün biz yerel yönetimlerle birlikte yol alması, sağlıklı ve adil bir geleceğe ulaşmamızı kolaylaştıracaktır” ifadelerini kullandı. ORTAK DEĞERLER GÜNCELLENİYOR Bursa Taahhüdü’nün ortak değerlerin güncellenmiş ifadesi olduğunu vurgulayan Başkan Bozbey, “Bu çağrı; eşitlikten, sağlıktan, adaletten, barıştan ve doğaya saygıdan yana bir iradenin ifadesidir” dedi.

Sağlıklı ve dirençli kentler için Bursa’da küresel buluşma Haber

Sağlıklı ve dirençli kentler için Bursa’da küresel buluşma

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı’nın 2025 Yılı İş Toplantısı ve Teknik Konferansı’na ev sahipliği yaptı. 17-19 Haziran tarihleri arasında Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde düzenlenen zirveye 500’e yakın yerli ve yabancı uzman, bilim insanı, belediye başkanı ve bürokrat katıldı. ANA TEMA: “HERKES İÇİN SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTSEL GELECEKLER” “Dirençli Sağlıklı Şehirler: Herkes İçin Sürdürülebilir Kentsel Gelecekler” temasıyla düzenlenen etkinlik, DSÖ’nün 2019-2025 yıllarını kapsayan 7. Faz çalışmasının kapanış etkinliği olma özelliği taşıdı. Katılımcılar üç gün boyunca kent sağlığı, iklim dostu şehir planlaması, afet dayanıklılığı ve eşit yaşam hakları gibi birçok önemli konuda bilgi ve deneyim paylaşımında bulundu. ULUSLARARASI KATILIM VE BURSA TAAHHÜDÜ Toplantının kapanış programında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İrlanda Sağlık Bakanı Jennifer Murnane O’Connor, İzlanda Eski Başbakanı Katrin Jakobsdottir, Yunanistan Palaio Faliro Belediye Başkanı Ioannis Fostiropoulos gibi birçok önemli isim yer aldı. Toplantı boyunca oluşturulan stratejik plan doğrultusunda 8. Faz için "Bursa Taahhüdü" tüm dünyaya ilan edildi. BAŞKAN BOZBEY: “BURSA UMUDA İLHAM VERDİ” Ev sahibi Bursa adına kapanış konuşmasını yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 3 gün süren yoğun fikir alışverişinin Bursa’nın vizyonunu yansıttığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Sağlık hakkını temel alan, doğayla uyumlu ve insan odaklı bir geleceği birlikte konuştuk. Bu toplantı hepimiz için ilham verici oldu. Bursa Taahhüdü ile sadece geleceği konuşmadık, aynı zamanda ortak bir umut inşa ettik. Kurduğumuz iş birliklerinin büyüyerek devam edeceğine inanıyorum.” KONFERANS GELENEKSEL DANS GÖSTERİSİYLE SONA ERDİ Etkinlik, Bursa Büyükşehir Belediyesi Karagöz Halk Dansları Topluluğu’nun sergilediği geleneksel dans gösterisiyle sona erdi. Katılımcılar, kültürel zenginliği yansıtan performansla Bursa’dan güzel anılarla ayrıldı.

DSÖ'den acil eylem çağrısı! Avrupa'da her gün 2 bin 200 kişi ölüyor Haber

DSÖ'den acil eylem çağrısı! Avrupa'da her gün 2 bin 200 kişi ölüyor

DSÖ, Avrupa'daki alkol tüketimine ilişkin rapor yayımladı. Rapora göre, Avrupa'da yılda yaklaşık 800 bin kişinin ölümüne yol açan alkol tüketimi, en büyük ölüm nedenlerinden biri sayılıyor. Avrupa'da her gün 2 bin 200 kişi alkole bağlı nedenlerden ölüyor ve bu sayı bölgedeki toplam ölümlerin neredeyse yüzde 9'unu oluşturuyor. Alkol tüketiminin aile içi şiddet, kazalar ve ruh sağlığı sorunları da dahil büyük etkileri bulunuyor. Buna rağmen çok sayıda kişi, alkol tüketiminin zararlarını bilmiyor. AVRUPALILAR ALKOL TÜKETİMİNDE BİRİNCİ SIRADA Sağlık risklerine rağmen Avrupalılar, yılda ortalama 9,2 litrelik alkol tüketimiyle dünyada başı çekiyor. DSÖ'nün son verilerine göre erkekler kadınlardan yaklaşık 4 kat daha fazla içki içiyor. Avrupa'da her 3 yetişkinden 2'si içki içerken, her 10 yetişkinden biri alkolik sayılıyor. Doktorlara göre alkol tüketimi kalp-damar hastalığına, kansere ve karaciğer sirozuna yol açıyor. Ancak Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde 10 yılı aşkın süredir alkol tüketiminde herhangi bir azalma görülmüyor. Raporda, DSÖ'nün alkol tüketimini azaltma hedeflerine Rusya, Ukrayna ve Türkiye gibi ülkelerin alkolden aldığı vergileri arttırıp, erişilebilirliği azaltması sayesinde ulaştığı tespiti yer alıyor. TÜKETİMİ AZALTMAK İÇİN YETERLİ ÖNLEM ALINMIYOR Çoğu Avrupa ülkesi, DSÖ'nün alkol vergilerinin artırılması, reklamlarının kısıtlanması ve erişilebilirliğin azaltılması gibi tavsiyelerine uymuyor. DSÖ, 2025'e kadar Avrupa'daki alkol tüketimini sınırlamak için harekete geçme çağrısı yapıyor.

DSÖ'den Sudan'daki insani krize ilişkin açıklama Haber

DSÖ'den Sudan'daki insani krize ilişkin açıklama

DSÖ Sudan Temsilcisi Shible Sahbani, düzenlediği basın toplantısında, acilen eyleme geçilmemesi halinde Sudan'da hızla kötüleşen durumun kontrolden çıkarak halk üzerinde kuşaklar arası etkilere yol açabilecek hastalıkların, yetersiz beslenmenin ve travmanın oluşabileceğini belirtti. Sahbani, Sudan'daki "felaket sağlık durumunun" önüne geçilebilmesi için bölgeye erişim sağlanmasının "çok önemli ve acilen gerekli" olduğunu kaydederek, "Ortaya çıkmakta olan insani felaketi kontrol altına almak için acil eylem ve ateşkes gerekiyor." diye konuştu. Geçen hafta Çad'da olduğunu aktaran Sahbani, "Çad'da gördüğüm ihtiyaçlar, Sudan'da yerinden edilmiş insanlar arasında tanık olduklarımı yansıtıyordu. Rahatsız ediciydi, hatta yürek parçalayıcıydı." ifadesini kullandı. Sahbani, bölgedeki kadın ve çocukların açlık, hastalık, şiddet ve kaybolmalar hakkında konuştuklarını ifade ederek, "Kadın ve çocukların çektikleri acılar yüzlerinden okunuyordu." dedi. Görüştüğü kişilerin hepsinin Sudan'dan kaçma sebebinin "açlık" olduğunu belirten Sahbani, "Sudan'da neredeyse 13 milyon insan yerinden edildi. 10 milyondan fazla kişi, Sudan'ın iç bölgelerine dağılırken 2 milyondan fazla kişi de komşu ülkelere sığındı." şeklinde konuştu. Sahbani, Darfur, Kordofan, El Cezire ve Hartum eyaletlerinin "devam eden çatışmalar" nedeniyle insani yardım ve sağlık yardımlarından mahrum kaldığını, Darfur'daki durumun "özellikle endişelendirici" olduğunu vurguladı. Darfur'daki El Faşir bölgesinde 800 binden fazla kişinin gıda, sağlık ve tıbbi malzemelere erişimlerinin olmadığını ve "kuşatma altında" olduklarını kaydeden Sahbani, yaralıların ihtiyaç duyduğu acil bakımı alamadıklarını, çocukların, hamile ve emziren kadınların ise "şiddetli açlık" nedeniyle zayıf düştüklerini ifade etti. Sahbani, ayrıca finansman açığına dikkati çekerek, Sudan için İnsani Müdahale Planının yalnızca yüzde 26, sağlık müdahale planının ise yüzde 36 oranında finanse edildiğini belirtti. Sahbani, bu boşluğun kapatılması için de acilen harekete geçilmesi çağrısında bulundu. SUDAN'DAKİ İÇ SAVAŞ Sudan'da 30 yıl süren Ömer el Beşir iktidarının halk ayaklanmasıyla devrilmesi sonrası sivillerin katılımıyla oluşturulan hükümete karşı ortak darbe yapan ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki güç mücadelesi 1 yıldan fazla süredir devam ediyor. Nisan 2023 ortasında başlayan ve Sudan'ın çoğu eyaletinde devam eden savaşta ordu, kuzey ve doğudaki eyaletlerde hakimiyetini sürdürürken HDK'nın batı ve güney eyaletlerinde etkili olduğu görülüyor. Savaşın bitirilmesi için başlatılan görüşmeler sonuçsuz kalmıştı. Birleşmiş Milletlere göre, dünyanın en büyük yerinden edilme ve açlık krizinin yaşandığı Sudan'daki çatışmalar sonucu 16 binden fazla kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 10 milyon kişi yerinden edildi ve 25 milyondan fazla kişi insani yardıma muhtaç durumda.

DSÖ Genel Direktörü'nden Gazze-Avrupa Hastanesi ile ilgili açıklama Haber

DSÖ Genel Direktörü'nden Gazze-Avrupa Hastanesi ile ilgili açıklama

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, X resmi hesabından, tahliye edildiğini duyurduğu 320 hastalı Han Yunus'taki Gazze-Avrupa Hastanesine ilişkin açıklamalarda bulundu. DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, “Güneydeki en büyük sevk hastanelerinden biri olan Gazze-Avrupa Hastanesi korunmalı ve bir an önce hizmete açılmalıdır. Gazze, daha fazla hastaneyi kaybetmeyi göze alamaz.” ifadesini kullandı. Han Yunus’taki tahliye çağrıları sonrası Gazze-Avrupa Hastanesindeki 320 hastanın ve sağlık personelinin tahliye edildiğini aktaran Ghebreyesus, hastaların büyük çoğunluğunun halen 350'den fazla yatan hastayla tam kapasite hizmet veren Nasır Hastanesine yönlendirildiğini kaydetti. Ghebreyesus, Nasır Hastanesinde ameliyat için gerekli tıbbi malzeme ve ilaç sıkıntısı yaşandığını da vurguladı. BM’ye ait 3 tırın da Gazze-Avrupa Hastanenin tıbbi malzemelerini başka bir bölgeye taşıdığını ifade eden Ghebreyesus, kalan malzemelerin ise en kısa sürede hastaneden alınacağını kaydetti. DSÖ'nün işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki temsilcisi Richard Peeperkorn, İsrail'in Gazze'nin güneyindeki Han Yunus kentinin doğusundaki binlerce kişiye "bölgenin boşaltılması" çağrısı yapmasının, Gazze-Avrupa Hastanesinin operasyonlarını etkilediğini belirtmişti. HAN YUNUS'TAN GÖÇE ZORLANAN FİLİSTİNLİLER ZORLU ŞARTLARDA YAŞAMAYA ÇALIŞIYOR İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, 1 Temmuz’da X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Filistinlilerden Han Yunus kentinin doğusundaki bölgeleri "güvenlikleri için" acilen boşaltmalarını istemişti. Kentin doğusundaki Filistinliler, İsrail ordusunun çağrısından saatler sonra El-Mevasi bölgesine doğru göç etmek zorunda kalmıştı. Refah'ın batısında bulunan ve yerleşim yeri olmayan El-Mevasi'de büyük ölçüde açık araziler bulunuyor. Altyapı, kanalizasyon ağları, elektrik hatları, iletişim ağları ve internetten de yoksun olan bölgede, yerinden edilmiş Filistinliler, oldukça zor şartlar altında yaşamaya çalışıyor. Evlerini terk edip bu bölgeye sığınanlar su, gıda, temizlik ve sağlık hizmetleri konusunda büyük yoksunluk yaşıyor.

DSÖ Sözcüsü Jasarevic'ten Gazze'deki 21 hastanın tıbbi tahliyesi ile ilgili açıklama Haber

DSÖ Sözcüsü Jasarevic'ten Gazze'deki 21 hastanın tıbbi tahliyesi ile ilgili açıklama

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Tarik Jasarevic ve Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) Gazze'deki Kıdemli İletişim Görevlisi Louise Wateridge, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisinin haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu. "Dün Gazze'deki 21 hastanın tıbbi tahliyesini memnuniyetle karşılıyoruz. Bu, 7 Mayıs'tan, Refah Sınır Kapısı'nın kapatılmasından bu yana ilk kez oluyor" ifadelerini kullanan Jasarevic, Gazze'de 6 binden fazla travmaya bağlı hasta ve 2 binden fazla kanser ile kalp sorunu ciddi rahatsızlığı olanlar dahil 10 binden fazla tıbbi tahliyeye ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Jasarevic, 7 Ekim 2023'ten sonra Gazze'de 5 bin hastanın tahliye edildiğini, 7 Mayıs'tan bu yana ise bunun gerçekleşmediğini vurgulayarak, "Bu durum, 2 binden fazla kişinin hayat kurtaran kritik öneme sahip özel sağlık hizmetlerinden yararlanamadığı anlamına geliyor." dedi. Jasarevic, Gazze'de görülen yüksek sıcaklıklar nedeniyle çeşitli bulaşıcı hastalık riskinin arttığını da söyledi. "GAZZE'DEKİ İNSANLARIN HER ŞEYE İHTİYACI VAR" Toplantıya çevrim içi katılan Wateridge de Gazze'de şimdiye kadarki en kötü şartların yaşandığına ve durumun iyiye gitmediğine işaret etti. Wateridge, sıcaklıkların artmasıyla buradaki yaşam koşullarının daha da kötüye gittiğini belirtti. Refah Sınırı Kapısı açık olduğunda da dahi Gazze Şeridi'ne yeterli yardım girişinin olmadığını hatırlatan Wateridge, "Buradaki insanlar çaresiz durumdalar, her şeye ihtiyaçları var. Çok az sayıda yardım tırı giriş yaptığında insanlar onlara ulaşmak için akın edecek. İşte karşı karşıya olduğumuz durum budur. Buna verilecek tek yanıt, daha fazla yardım, yiyecek ve ilaç temin etmektir." ifadelerini kullandı.

DSÖ'den endişelendiren rapor! Her yıl 2,6 milyon bu nedenle ölüyor Haber

DSÖ'den endişelendiren rapor! Her yıl 2,6 milyon bu nedenle ölüyor

DSÖ, alkol ve madde kullanımına ilişkin 2019 verilerine dayanan bir rapor yayınladı. Rapor, dünya genelinde yaklaşık 400 milyon kişinin alkol veya madde kullanım bozukluğu yaşadığını, bunlardan 209’unun alkol bağımlısı olduğunu ortaya koydu. Raporda, yılda 2,6 milyon ölümün alkol tüketiminden kaynaklandığı, bunun tüm ölümlerin yüzde 4,7'sini oluşturduğu belirtildi. Alkole bağlı ölüm oranlarında 2010'dan bu yana bir miktar azalma görülmesine rağmen ölüm sayısının kabul edilemeyecek kadar yüksek olduğu, en yüksek oranların ise Avrupa ve Afrika’da kaydedildiği ifade edildi. Litre başına alkol tüketiminden kaynaklı ölüm oranlarının düşük gelirli ülkelerde en yüksek, yüksek gelirli ülkelerde ise en düşük olduğu kaydedilen rapora göre alkole bağlı ölümlerden 474 bini kalp ve damar hastalıklarından, 401 bini kanserden olmak üzere, 1,6 milyonu bulaşıcı olmayan hastalıklardan kaynaklandı. Yaklaşık 724 bin ölüm ise trafik kazaları, kendine zarar verme ve kişilerarası şiddet gibi yaralanmalar nedeniyle gerçekleşirken, 284 bin ölüm ise bulaşıcı hastalıklara bağlı olarak meydana geldi. "MADDE KULLANIMI HER YIL MİLYONLARCA ÖNLENEBİLİR ÖLÜMLE SONUÇLANIYOR" Raporda alkol ve uyuşturucu tüketiminin azaltılması, kullanım bozuklukları için tedaviye erişimin arttırılmasına yönelik eylemlerin küresel çapta hızlandırılması gerektiğine dikkat çekildi. DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus yaptığı açıklamada, "Madde kullanımı bireysel sağlığa ciddi zararlar veriyor, kronik hastalıklar ve psikolojik rahatsızlık riskini artırıyor ve trajik bir şekilde her yıl milyonlarca önlenebilir ölümle sonuçlanıyor. Daha sağlıklı ve daha eşitlikçi bir toplum inşa etmek için acilen alkol tüketiminin olumsuz sağlık ve sosyal sonuçlarını azaltacak, madde kullanım bozukluklarının tedavisini erişilebilir ve ekonomik hale getirecek cesur eylemler gerçekleştirmeliyiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.