Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dolar

Bursa Hayat Gazetesi - Dolar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dolar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İran savaşı dolara zirve yaptırdı! Kur 44,07 TL’yi görerek rekor kırdı Haber

İran savaşı dolara zirve yaptırdı! Kur 44,07 TL’yi görerek rekor kırdı

Küresel piyasalarda güçlenen dolar, Türk lirası karşısında da tarihi seviyelere ulaştı. 4 gün boyunca görece stabil seyreden dolar kuru, yaşanan kırılımın ardından 44,0780 TL seviyesine çıkarak tüm zamanların en yüksek değerini gördü. Uluslararası piyasalarda doların gücünü gösteren U.S. Dollar Index (DXY) ise yaklaşık 99 seviyesinde dengelendi. Güvenli liman talebinin artmasıyla birlikte doların bu hafta küresel para birimleri karşısında yüzde 1’in üzerinde değer kazanmaya hazırlandığı belirtiliyor. İRAN SAVAŞI KÜRESEL PİYASALARI ETKİLİYOR Ortadoğu’daki gerilim küresel finans piyasalarında önemli bir baskı unsuru oluşturuyor. İran ile İsrail arasındaki çatışmaların tırmanması ve ABD’nin sürece dahil olması petrol fiyatlarını yükseltirken yatırımcıların risk algısını artırdı. Donald Trump’ın İran’ın gelecekteki liderliği hakkında yaptığı açıklamalar da jeopolitik tansiyonu yükselten unsurlar arasında yer aldı. Çatışmaların yedinci gününe girilirken Tahran yönetiminin Körfez bölgesine yönelik yeni füze ve insansız hava aracı saldırıları başlattığı bildirildi. Enerji fiyatlarındaki artışın küresel enflasyonu yeniden yükseltebileceği endişesi ise piyasalarda önemli bir risk faktörü olarak görülüyor. FED FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİLERİ ÖTELENDİ Yükselen petrol fiyatları ve artan enflasyon beklentileri nedeniyle yatırımcılar, ABD Merkez Bankası’nın faiz indirim takvimini de yeniden değerlendirmeye başladı. Piyasalar daha önce Temmuz ayında beklenen faiz indiriminin Eylül ya da Ekim ayına ertelenebileceğini fiyatlamaya başladı. Bu gelişme doların özellikle euro karşısında daha hızlı değer kazanmasına yol açtı. Analistler, Avrupa ekonomisinin Ortadoğu petrolüne olan yüksek bağımlılığının bu hareketi güçlendirdiğini belirtiyor. MERKEZ BANKASI’NDAN ACİL ÖNLEMLER Jeopolitik gelişmelerin Türkiye piyasalarına etkisini sınırlamak amacıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bir dizi önlem açıkladı. Buna göre: 1 hafta vadeli repo ihalelerine geçici olarak ara verildi. Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemleri başlatıldı. Merkez Bankası ayrıca bankaları yüzde 37 yerine yüzde 40 faizle fonlamaya başladı. Bu adım mevduat faizlerinde de yükselişi beraberinde getirdi. Bir aylık mevduat faizleri yeniden yüzde 40 seviyesine yaklaşırken, günlük mevduatlarda yıllık faiz oranlarının yüzde 44’e kadar çıktığı belirtiliyor. DÖVİZ TALEBİ VE CARRY TRADE ETKİSİ Uzmanlara göre dolar kurundaki hızlı yükselişte carry trade işlemlerinin kapanması ve yatırımcıların yeniden dövize yönelmesi etkili olmuş olabilir. Buna rağmen Türkiye’nin döviz piyasasında önemli müdahalelerde bulunduğu ifade ediliyor. İran savaşının tetiklediği dalgalanmalar sırasında Türk lirasının istikrarını sağlamak amacıyla yaklaşık 12 milyar dolarlık rezerv kullanıldığı belirtiliyor. Bu miktar, Türkiye’nin döviz rezervlerinin yaklaşık yüzde 15’ine denk geliyor. LİRA GELİŞEN PİYASALAR ARASINDA GÖRECE GÜÇLÜ KALDI Piyasalardaki sert dalgalanmalara rağmen Türk lirası, diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine kıyasla daha sınırlı bir değer kaybı yaşadı. JPMorgan Chase & Co. varlık yönetimi biriminde gelişmekte olan piyasa stratejisi başkanı Nick Eisinger, mevcut politikanın kısa vadede sürdürülebilir olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Şimdilik bunun sürdürülebilir bir politika olduğunu düşünüyoruz. Eğer jeopolitik riskler kısa sürede azalırsa piyasalarda kademeli bir normalleşme görülebilir.” MERKEZ BANKASI’NIN REZERV GÜCÜ Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın swap anlaşmaları hariç net döviz rezervleri yaklaşık 78,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Altın rezervleriyle birlikte toplam rezerv büyüklüğünün ise yaklaşık 200 milyar dolara ulaştığı ifade ediliyor. Ekonomi yönetimi, enflasyondaki düşüş süreciyle birlikte Türk lirasında kontrollü ve kademeli değer kaybı stratejisini sürdürmeyi hedefliyor. Ancak Ortadoğu’daki jeopolitik gelişmelerin küresel piyasalarda oluşturduğu belirsizlik, önümüzdeki dönemde döviz piyasalarının seyrini belirleyen en önemli faktörlerden biri olmaya devam edecek.

Savaşın ekonomik cephesi: Dolar zirveye demir atıyor! Haber

Savaşın ekonomik cephesi: Dolar zirveye demir atıyor!

Orta Doğu’da tansiyonun hızla yükselmesi küresel piyasalarda dengeleri değiştirdi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonların bölge geneline yayılması, özellikle enerji piyasalarında sert fiyatlamalara neden oldu. Petrol fiyatlarındaki artış, küresel enflasyon baskısını yeniden gündeme taşırken yatırımcıların güvenli liman arayışı doları öne çıkardı. Sert yükselişin ardından dolar endeksi çarşamba günü 99 seviyesinin üzerindeki seyrini korudu. Piyasalarda, Orta Doğu’da uzun süreli bir çatışmanın enerji maliyetlerini kalıcı biçimde artırabileceği ve bunun da küresel enflasyonu tetikleyebileceği endişesi hakim. PETROL FİYATLARI VE ENFLASYON KAYGISI Körfez ülkelerine yayılma riski taşıyan çatışmalar, petrol arzına ilişkin kaygıları artırdı. Enerji fiyatlarındaki yükseliş yalnızca gelişmekte olan ülkeleri değil, büyük ekonomileri de baskı altına aldı. Artan maliyetler, merkez bankalarının para politikalarında daha temkinli bir duruş sergilemesine yol açabilecek bir tablo ortaya koydu. Bu gelişmeler, özellikle ABD’de enflasyonla mücadele sürecinin sekteye uğrayabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. FED’İN FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİSİ ZAYIFLADI Yatırımcılar, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimi takvimine ilişkin beklentilerini aşağı yönlü revize etti. Daha önce temmuz ayında başlaması öngörülen faiz indirimlerinin eylül ayına ötelenebileceği fiyatlanıyor. Bununla birlikte piyasalarda, yıl sonuna kadar iki adet 25 baz puanlık indirim ihtimali tamamen ortadan kalkmış değil. Enflasyonist baskının yeniden güç kazanması, Fed’in temkinli duruşunu koruyabileceği yönündeki görüşleri artırırken bu durum doları destekleyen başlıca unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. GÜVENLİ LİMAN TALEBİ DOLARI DESTEKLEDİ ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş beşinci gününe girerken, İsrail’in salı günü din adamlarının yeni bir Yüksek Lider seçmek üzere toplandığı bir binaya saldırması bölgedeki gerilimi daha da artırdı. Sürecin belirsizliği, yatırımcıları riskli varlıklardan uzaklaştırarak güvenli limanlara yöneltti. ABD Başkanı Donald Trump da çatışmaların İran’da yeni ancak benzer sorunlara yol açabilecek bir liderlik doğurabileceği uyarısında bulunarak sürecin öngörülemezliğine dikkat çekti. Bu atmosferde dolar, özellikle euro ve Avustralya doları karşısında haftanın en güçlü performansını sergiledi. DOLAR/TL’DE GÜNCEL SEVİYELER Yurt içinde ise dolar/TL kuru güne 43,9587 seviyesinden başladı. Gün içerisinde en düşük 43,9041 lira, en yüksek ise 43,9919 lira görüldü. Kur, son işlemlerde 43,9876 lira seviyesinde dengelendi. Küresel jeopolitik risklerin seyri, petrol fiyatlarındaki hareketlilik ve Fed’in faiz politikası önümüzdeki günlerde doların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.

Küresel belirsizlik doları zayıflattı, TL faizi avantaj sağladı Haber

Küresel belirsizlik doları zayıflattı, TL faizi avantaj sağladı

Küresel piyasalarda doların altı büyük para birimi karşısındaki performansını ölçen dolar endeksi, 97,5 seviyesine kadar gerileyerek üst üste ikinci işlem gününde değer kaybetti. ABD’nin gümrük vergileri politikasına ilişkin belirsizliklerin rezerv para birimine olan güveni zayıflattığı belirtiliyor. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, bazı ülkeler için uygulanan yüzde 10’luk gümrük vergisinin yüzde 15 ya da daha yüksek seviyelere çıkarılabileceğini açıkladı. Ancak detay verilmemesi, piyasalarda soru işaretlerini artırdı. ABD Başkanı Donald Trump ise Birliğin Durumu konuşmasında görece ılımlı mesajlar verse de, ABD Yüksek Mahkemesi’nin geniş kapsamlı karşılıklı tarifeleri iptal etmesine rağmen ticaret politikası yaklaşımını değiştirmeye niyetli olmadığını ifade etti. FED BEKLEMEDE, GÖZLER CENEVRE’DE Para politikası tarafında ise Federal Rezerv’in önümüzdeki ay faiz oranlarını mevcut seviyelerde sabit tutması bekleniyor. Bu beklenti de dolar üzerindeki baskıyı artıran unsurlar arasında gösteriliyor. Öte yandan ABD ve İran heyetlerinin Cenevre’de gerçekleştireceği nükleer müzakerelerin son turu, küresel piyasalarda temkinli havayı güçlendirdi. Asya tarafında ise Japonya Merkez Bankası’nın yakın vadede faiz artırabileceğine yönelik spekülasyonlar, doların yen karşısında da değer kaybetmesine neden oldu. YURT İÇİNDE CARRY TRADE KAZANDIRIYOR Dolar endeksindeki zayıflama ve yurt içinde kur artışının sınırlı kalması, carry trade işlemlerini yeniden gündeme taşıdı. Yabancı bankalar dolar/TL kurunda aylık bazda yüzde 1 ila 1,5 aralığında yükseliş öngörüyor. Ay başından bu yana dolar/TL kurunun yalnızca yüzde 1 civarında artış göstermesi, yıllık yüzde 39-40 seviyelerinde TL mevduat faizi değerlendiren yatırımcılara aylık bazda yaklaşık yüzde 3’e yakın getiri sağladı. CARRY TRADE NEDİR? Carry trade stratejisinde yatırımcılar, yurt dışından düşük faizle dolar borçlanarak bu kaynağı yüksek faizli TL mevduatta değerlendiriyor. Vade sonunda elde edilen faiz getirisiyle birlikte görece ucuz kalan doları yeniden alarak pozisyon kapatıyor. ENFLASYON ORTAMI İŞLEMLERİ ARTIRIYOR Enflasyonist ortam, yüksek faiz-getiri dengesini daha cazip hale getiriyor. Geçtiğimiz ay enflasyon yaklaşık yüzde 5 seviyesinde gerçekleşirken, şubat ayında yüzde 3 civarında bir artış beklentisi öne çıkıyor. Kur tarafındaki sınırlı yükseliş ve yüksek TL faizleri birleşince, carry trade işlemleri yatırımcı açısından avantajlı bir tablo ortaya koyuyor. DOLAR/TL GÜNE NASIL BAŞLADI? Dolar/TL kuru güne 43,8645 seviyesinden başladı. Gün içinde en düşük 43,8235 lira, en yüksek ise 43,8808 lira seviyesi görüldü. Kur, son işlemlerde 43,8730 lira civarında dengelendi.

Trump’ın konuşması sonrası dolar geri çekildi Haber

Trump’ın konuşması sonrası dolar geri çekildi

ABD Başkanı Donald Trump’ın Birliğin Durumu konuşmasının ardından dolar, değer kaybetti. Konuşmada gümrük vergisi politikalarında herhangi bir değişiklik sinyali vermemesi, dolar endeksinin 97,8’in altına gerilemesine yol açarak önceki seansın kazançlarının bir kısmını geri vermesine neden oldu. TRUMP’TAN TİCARET VE GÜMRÜK VERGİSİ AÇIKLAMALARI Trump, konuşmasında yabancı ülkelerin ticaret anlaşmalarına uyacaklarına olan güvenini vurguladı ve gümrük vergilerinin uzun vadede gelir vergilerinin yerini alabileceğini öne sürdü. ABD, Salı günü geçici olarak yüzde 10’luk küresel bir gümrük vergisi uygulamaya başlamıştı. Beyaz Saray’ın planı ise, Yüksek Mahkeme’nin Trump’ın karşılıklı gümrük vergilerini iptal etme kararının ardından bu oranı yüzde 15’e çıkarmak yönünde. PARA POLİTİKASI VE FAİZ BEKLENTİLERİ Para politikası cephesinde ise FED yetkililerinden açıklamalar geldi. Susan Collins, iyileşen işgücü piyasası ve devam eden enflasyon riskleri karşısında faiz oranlarını sabit tutmanın muhtemelen uygun olduğunu belirtirken, Thomas Barkin de mevcut politikanın ekonomik riskleri yönetmek için iyi bir konumda olduğunu vurguladı. Piyasalar ise bu yıl FED’den yaklaşık üç adet 25 baz puanlık faiz indirimi bekliyor. DOLAR/TL’DE GÜNLÜK HAREKETLİLİK Dolar, güne 43,8432 liradan başlarken gün içinde en düşük 43,8413 lira, en yüksek ise 43,8624 lira seviyelerini gördü. Şu sıralar 43,8540 liradan alıcı bulan dolar, Trump’ın açıklamaları ve küresel gümrük politikalarıyla şekillenen dalgalı seyir izliyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın konuşması ve gümrük vergisi politikaları, doların kısa vadeli değerinde etkili olurken, piyasalarda faiz beklentileri ve ekonomik riskler de yatırımcıların odağında bulunuyor.

Dolar için tarihi kırılma: 2012’den bu yana en kötümser dönem Haber

Dolar için tarihi kırılma: 2012’den bu yana en kötümser dönem

Bank of America tarafından yayımlanan son ankete göre, fon yöneticilerinin dolara yönelik pozisyonları, verilerin tutulmaya başlandığı 2012 yılından bu yana en düşük seviyeye indi. Dolar maruziyeti, geçen Nisan ayında ABD Başkanı Donald Trump’ın kapsamlı gümrük vergisi açıklamaları sonrası görülen dip seviyenin de altına geriledi. Araştırma, yatırımcıların öngörülemeyen ABD politikalarının yarattığı belirsizlik nedeniyle dolara karşı son on yılı aşkın süredir görülmeyen ölçüde kötümser olduğunu gösteriyor. DOLAR ENDEKSİ DÜŞÜŞTE Dolar, euro ve sterlin dahil para birimlerinden oluşan sepet karşısında bu yıl yüzde 1,3 değer kaybetti. Bu gerileme, 2025’te beklenen yüzde 9’luk düşüşün ardından geldi. ABD para birimi dört yılın en düşük seviyesine yakın seyrediyor. CME Group verileri de dikkat çekici: 2025’in dördüncü çeyreğinde dolara yönelik pozitif bahisler öndeyken, bu yılın başından itibaren doların zayıflayacağı yönündeki pozisyonlar ağır basmaya başladı. FED POLİTİKASI VE CARRY TRADE AVANTAJI ZAYIFLIYOR ABD faiz oranları halen Euro Bölgesi ve Japonya’dan yüksek olsa da yatırımcılar, Federal Reserve’in bu yıl iki faiz indirimi yapmasını bekliyor. Bu beklenti, doların uzun süredir yararlandığı “carry trade” avantajını aşındırıyor. JPMorgan Asset Management Uluslararası Baş Yatırım Sorumlusu Iain Stealey, “Doların buradan itibaren zayıflayabileceği bir ortam görüyoruz” diyerek kurumun son haftalarda dolara karşı pozisyon aldığını açıkladı. Benzer şekilde, Vanguard’ın küresel faiz oranları başkanı Roger Hallam, ABD varlıklarındaki düşük riskten korunma oranlarının yeniden sorgulandığını ve bunun doların son düşüşünde temel faktörlerden biri olduğunu vurguladı. JEOPOLİTİK GERİLİMLER VE MERKEZ BANKASI TARTIŞMALARI Trump’ın agresif jeopolitik hamleleri ve Fed üzerindeki baskısı, ABD’nin “güvenli liman” algısını zedeliyor. Fed başkanlığı için adı geçen Kevin Warsh başlangıçta piyasaları rahatlatsa da, Trump’ın faiz politikasına yönelik açıklamaları bağımsızlık tartışmalarını yeniden alevlendirdi. BofA analistleri, Warsh’ın adaylığının dolar talebini artırmadığını ve ABD varlıklarına yönelik iyimserliği canlandırmadığını belirtti. SERMAYE ÇIKIŞLARI MI BAŞLADI? Schroders fon yöneticisi Caroline Houdril, yabancı yatırımcıların dolar varlıklarını azaltarak kendi para birimlerine dönüş yaptığını ifade etti. Ocak ayında yaşanan Grönland krizi ve NATO müttefiklerine yönelik sert söylemler de sermaye çıkışı beklentilerini artırdı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD varlıklarından kitlesel çıkış iddialarını reddetse de, piyasalarda temkinli hava sürüyor. “ZAYIF DOLAR” SENARYOSU GÜÇLENİYOR Aberdeen Group CEO’su Xavier Meyer, yönetim çevrelerinde daha zayıf bir doların ihracat ve yeniden sanayileşme açısından faydalı olabileceği görüşünün yaygın olduğunu belirtti. Washington’ın Arjantin pesosuna destek hamlesi ve yen-dolar kuruna yönelik uygulamalar da “kontrollü zayıf dolar” senaryosunu gündeme taşıdı. Trump’ın doların değer kaybını “harika” olarak nitelendirmesi ise belirsizliği daha da artırdı. Buna karşın yönetim, geleneksel güçlü dolar politikasının sürdürüldüğünü savunuyor. KÜRESEL PİYASALARDA YENİ DÖNEM Mİ? 2012’den bu yana en negatif dolar pozisyonları, küresel finans piyasalarında yeni bir dönemin sinyali olarak değerlendiriliyor. Fed’in faiz indirimi süreci, jeopolitik riskler ve ABD iç politikasındaki belirsizlikler, doların yönünü belirleyecek temel unsurlar olmaya devam edecek. Uzmanlara göre önümüzdeki aylarda doların seyri, yalnızca ekonomik verilere değil, Washington’dan gelecek siyasi mesajlara da bağlı olacak.

ABD’nin Venezuela hamlesi doları güçlendirdi Haber

ABD’nin Venezuela hamlesi doları güçlendirdi

ABD’nin Venezuela’ya yönelik gerçekleştirdiği askeri operasyon, küresel piyasalarda yeni bir denge arayışını beraberinde getirdi. Dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkelerden biri olan Venezuela’da yaşanan gelişmeler, özellikle dolar cephesinde dikkat çekici bir güçlenmeye yol açtı. Operasyonun ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin yakalanarak New York’a getirilmesi, jeopolitik risk algısını artırırken, petrol gelirlerinin ABD lehine kullanılabileceği beklentisi dolar talebini destekledi. ABD’NİN PETROL STRATEJİSİ VE DOLAR HESABI ABD’nin geçmiş yıllarda karşılıksız bastığı trilyonlarca doları ekonomiye yeniden kazandırma çabalarının, son dönemde dış operasyonlarla daha görünür hale geldiği yorumları yapılıyor. Venezuela’daki petrol rezervlerinin ABD ekonomisi lehine devreye alınabileceği ihtimali, hem enflasyon baskılarını azaltma hem de dolar likiditesini dengeleme amacı taşıdığı şeklinde değerlendiriliyor. Bu beklentilerle birlikte dolar endeksi 98,5 seviyesinin üzerine çıkarak son iki haftanın en yüksek noktasına ulaştı. Piyasalarda, operasyonun jeopolitik riskleri artırmasına rağmen, şimdilik sınırlı bir fiyatlama etkisi yarattığı görülüyor. FED BEKLENTİLERİ VE KRİTİK VERİLER Yatırımcılar, Venezuela gelişmelerinin yanı sıra ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına yön verebilecek makroekonomik verilere odaklanmış durumda. Cuma günü açıklanacak Aralık ayı istihdam raporu, JOLTS ve ADP istihdam verileri, ISM PMI endeksleri ve Michigan tüketici güven endeksi haftanın en önemli başlıkları arasında yer alıyor. Piyasalar, Fed’in bu yıl yalnızca bir faiz indirimi yapacağı beklentisini korurken, bazı yatırımcılar iki faiz indirimi ihtimalini de fiyatlamaya devam ediyor. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın bu ay içinde yeni Fed başkanını açıklaması bekleniyor. Seçilecek ismin, Trump’ın düşük borçlanma maliyetleri yönündeki yaklaşımını destekleyeceği tahmin ediliyor. DOLAR/TL CEPHESİNDE SON DURUM Yurt içinde ise dolar/TL kuru güne 43,0275 seviyesinden başladı. Gün içerisinde en düşük 43,0232 lira, en yüksek 43,0524 lira seviyesi test edilirken, kur şu sıralar 43,0345 liradan işlem görüyor. Küresel gelişmelerin yanı sıra Fed’e yönelik beklentiler, önümüzdeki günlerde kur hareketlerinde belirleyici olmaya devam edecek.

BUSİAD Evi’nde küresel ekonomi masaya yatırıldı Haber

BUSİAD Evi’nde küresel ekonomi masaya yatırıldı

BUSİAD Ekonomik ve Sektörel Çalışma Komitesi tarafından organize edilen “Global Piyasalar ve Türkiye Ekonomisi 2026’ya Bakış” başlıklı etkinlik, BUSİAD Evi’nde gerçekleştirildi. Etkinlik, Doç. Dr. Derya Hekim’in moderatörlüğünde düzenlenirken, İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan ve İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen küresel ve yerel ekonomik gelişmeleri katılımcılarla paylaştı. “BU BİR TİCARET SAVAŞI DEĞİL, MODEL SAVAŞI” Küresel ekonomide yaşanan kırılmaya dikkat çeken Şant Manukyan, ABD ile Çin arasındaki gerilimin klasik bir ticaret savaşı olmadığını vurguladı. Manukyan, “Çin dünyaya ‘kafanızı buraya çevirin’ diyor. Bu kavga bir ticaret savaşı değil, bunun çok ötesinde alternatif ekonomik modellerin kavgası” ifadelerini kullandı. ABD’nin devlet kapitalizmine doğru yöneldiğini savunan Manukyan, Çin’de kapitalist üretim olmasına rağmen klasik anlamda bir kapitalist sınıf bulunmadığını belirterek, “Şirketlerin tamamı devlet şirketi. Çok güçlü ve verimli şirketler. Trump bunu gördü ve önlem almak istiyor” dedi. ABD-ÇİN GERİLİMİ KOLAY BİTMEYECEK Çin’in kârı da zararı da topluma yaydığını dile getiren Manukyan, ABD’nin müttefiklerine net bir mesaj verdiğini söyledi. “ABD, ya benim tarafımdasın ya Çin’in tarafında diyor. Avrupa’yı henüz buna ikna edemedi. İki taraftan birinin kazanacağı bir sürece bakıyoruz. Ateşkes olabilir ama bu savaş kolay kolay bitmez” değerlendirmesinde bulundu. DOLAR ZAYIFLAYACAK, ALTININ ÖNÜ AÇIK Dolar, altın ve petrol piyasalarına ilişkin öngörülerini de paylaşan Manukyan, ABD’nin doların değerini bilinçli olarak düşürmek istediğini belirtti. Euro/dolar paritesinin 1.25 ve üzerini görebileceğini ifade eden Manukyan, bunun eurodan çok doların değer kaybından kaynaklanacağını söyledi. Altına olan yönelimin nedenlerine de değinen Manukyan, Rusya’nın rezervlerine el konulmasının Çin’i tedirgin ettiğini belirterek, “Çin, ileride dolar sisteminden çıkarılması riskine karşı altını stratejik bir ticaret aracı olarak görüyor. Ayrıca hane halkı da altına yöneliyor. Bu nedenle altının geleceği güçlü” dedi. Petrol fiyatlarının ise ABD-Suudi Arabistan iş birliği nedeniyle baskılandığını ve yükseliş beklemediğini kaydetti. “VARLIK FİYATLARINDA SERT DÜŞÜŞ BEKLİYORUM” ABD’de hizmet sektöründe ciddi bir enflasyon olduğunu vurgulayan Manukyan, düşük faiz ortamının uzun süredir varlık fiyatlarını şişirdiğini ifade etti. ABD-Çin kopuşunun neredeyse kaçınılmaz olduğunu savunan Manukyan, “Önümüzdeki 2-3 yıl içinde varlık fiyatlarında çok ciddi bir düşüş bekliyorum” dedi. TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN AVRUPA’NIN TAVRI BELİRLEYİCİ Etkinlikte söz alan İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen ise Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel ekonomide yavaşlama yaşandığını belirten Gürleyen, zayıf ABD dolarının Türkiye için bir fırsat olduğunu söyledi. “Borçlarımız dolar cinsinden olduğu için bu durum avantaj yaratıyor” dedi. Enflasyonda sınırlı da olsa düşüş olduğunu ifade eden Gürleyen, “Hizmet satıyorsanız avantajlısınız. Ancak mal satıyorsanız Çin rekabeti ciddi bir baskı oluşturuyor” değerlendirmesinde bulundu. YERLİ YATIRIMCI İKNA OLDU, YABANCI TEMKİNLİ Türkiye’de uygulanan ekonomi programının yerli yatırımcıyı ikna ettiğini belirten Gürleyen, TL mevduat hacminin yüzde 45’lerden yüzde 60’a yükseldiğini söyledi. Yabancı yatırımcının ise daha temkinli davrandığını kaydeden Gürleyen, yabancıların hisse senedi ve hazine bonosuna girmediğini, ancak eurobond ve TL varlıklara ilgi gösterdiğini ifade etti. Etkinliğin sonunda Manukyan ve Gürleyen, katılımcıların küresel piyasalar, Türkiye ekonomisi ve 2026 beklentilerine ilişkin sorularını yanıtladı. Program, BUSİAD üyeleri ve iş dünyası temsilcilerinden yoğun ilgi gördü.

Merkez Bankası enflasyon ve döviz tahminini aşağı yönlü güncellendi Haber

Merkez Bankası enflasyon ve döviz tahminini aşağı yönlü güncellendi

TCMB’nin reel sektör ve finansal kesim temsilcilerinden oluşan 69 katılımcıyla gerçekleştirdiği Haziran 2025 Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre, yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 30,35’ten yüzde 29,86’ya geriledi. Katılımcıların 12 ay sonrası TÜFE beklentisi yüzde 25,06’dan yüzde 24,56’ya, 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise yüzde 17,77’den yüzde 17,35’e düştü. 12 AYLK ENFLASYONDA YÜZDE 23-25 BANDI ÖNE ÇIKIYOR Katılımcıların 12 ay sonrası için yaptığı olasılık tahminlerinde en güçlü beklenti, yüzde 47,37 ile yüzde 23,00 – 25,99 aralığı oldu. Nokta tahminlere göre de bu bantta yer alan beklentiler yüzde 47,62 ile yine en baskın tahmin olarak öne çıktı. 24 AYLIK BEKLENTİLERDE YÜZDE 18’E YAKIN TAHMİN AĞIRLIKTA 24 ay sonrası için yapılan tahminlerde, yüzde 44,44’lük katılımcı kitlesi enflasyonun yüzde 18,00 – 20,99 bandında olacağını öngörüyor. Bu oran, en güçlü orta vadeli enflasyon beklentisi olarak değerlendiriliyor. FAİZ BEKLENTİSİ GERİLEDİ Ankette politika faiz oranına ilişkin beklenti de bir miktar düştü. Katılımcılar, TCMB'nin Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 46,00 seviyesinde bırakmasını bekliyor. Bir önceki ay bu oran yüzde 49,00 seviyesindeydi. Bu düşüş, sıkı para politikasının etkilerinin beklendiği gibi enflasyona yansıdığı şeklinde yorumlanabilir. DOLAR BEKLENTİLERİNDE DENGELİ GÖRÜNÜM Katılımcıların cari yıl sonu Dolar/TL beklentisi önceki anket döneminde 43,70 TL iken, bu ay 43,57 TL’ye geriledi. 12 ay sonrası için ise dolar beklentisi 46,62 TL’den 47,04 TL’ye yükseldi. Bu durum, döviz kurunda kısa vadede görece istikrar beklentisini ortaya koyarken, uzun vadede kademeli bir artış öngörülüyor. BÜYÜME BEKLENTİSİ SABİT KALDI Ankette Türkiye ekonomisinin büyüme tahminlerinde değişiklik olmadı. Katılımcılar, 2025 için yüzde 2,9, 2026 için ise yüzde 3,7 büyüme beklentilerini korudu. Bu durum, mevcut makroekonomik çerçevenin büyüme açısından öngörülebilir olduğunu gösteriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.