Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dmm

Bursa Hayat Gazetesi - Dmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dmm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

LGS dışında yazılı sınav veya mülakat yok! DMM’den açıklama geldi Haber

LGS dışında yazılı sınav veya mülakat yok! DMM’den açıklama geldi

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, proje okullarıyla ilgili sosyal medyada dolaşan iddialara yanıt verdi. Yapılan açıklamada, söz konusu bilgilerin yanlış ve kamuoyunu yanıltıcı olduğu ifade edildi. Açıklamada, Proje Okulları Yönetmeliği’nin 8’inci maddesinin tüm proje okullarını kapsayan bir düzenleme olmadığı, yalnızca mevzuatta özel program uyguladığı belirtilen okullar için geçerli olduğu vurgulandı. Açıklamada, Türkiye’de bu kapsamda değerlendirilebilecek okulların yalnızca TÜBİTAK Fen Lisesi ve BAYKAR Fen Lisesi ile sınırlı olduğu belirtildi. Bu okullarda, merkezi sınav başarı şartının yanı sıra okulun özel programına yönelik ek sınav koşullarının da geçerli olduğu bildirildi. DMM, proje okullarının tamamında LGS’ye ek sınav veya mülakat yapılacağı yönündeki haber ve paylaşımların yanlış bilgi içerdiğini açıkladı. Kurum, yalnızca yetkili resmi makamların açıklamalarına itibar edilmesi gerektiğini hatırlattı. Bazı basın yayın organları ve sosyal medya mecralarında yer alan, “Proje okul statüsündeki tüm liselere girişte LGS’ye ek olarak, yazılı sınav ya da mülakat uygulanacağı” iddiası doğru değildir.Proje Okulları Yönetmeliği’nin “Özel Program Uygulayan Okullara Öğrenci Seçimi ve… pic.twitter.com/jzWGruQeIm— Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (@dmmiletisim) January 25, 2026

Radar iddialarına DMM’den yanıt: Hedef uçuş güvenliğini artırmak! Haber

Radar iddialarına DMM’den yanıt: Hedef uçuş güvenliğini artırmak!

Türkiye’nin askeri operasyonlar amacıyla Şam Uluslararası Havalimanı’na radar sistemi yerleştirdiğine dair iddialar sosyal medyada gündem olurken, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) konuya ilişkin bir paylaşım yaptı. DMM, iddiaların yanlış ve dezenformasyon içerdiğini belirterek, Şam Uluslararası Havalimanı’na kurulan Hava Trafik Kontrol Radar Sistemi’nin hava sahası kontrolünü güçlendirmek ve uçuş güvenliğini artırmak amacıyla kurulduğunu açıkladı. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'nin askeri operasyonlar amacıyla Şam Uluslararası Havalimanı'na radar sistemi kurduğuna ilişkin iddialar dezenformasyon içermektedir. Sivil uçuşların yapıldığı Şam Uluslararası Havalimanı'na ilgili Suriye makamlarının ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda kurulumu yapılan Hava Trafik Kontrol Radar Sistemi, hava sahası kontrol kapasitesinin ve uçuş güvenliğinin güçlendirilmesini hedeflemektedir. Ülkemizin dost, kardeş ve komşu ülkelerle ilişkilerini hedef alan spekülasyonlara itibar edilmemesi önemle rica olunur." Türkiye’nin askeri operasyonlar amacıyla Şam Uluslararası Havalimanı’na radar sistemi kurduğuna ilişkin iddialar dezenformasyon içermektedir.Sivil uçuşların yapıldığı Şam Uluslararası Havalimanı’na ilgili Suriye makamlarının ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda kurulumu yapılan… pic.twitter.com/kOpQ1MvpeF— Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (@dmmiletisim) January 25, 2026

DMM’den TOKİ Fatih Sosyal Konut Projesi hakkında açıklama Haber

DMM’den TOKİ Fatih Sosyal Konut Projesi hakkında açıklama

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı sosyal medya hesaplarında yer alan TOKİ iddialarına ilişkin önemli bir açıklama yaptı. Açıklamada, deprem bölgesinde yürütülen Fatih Sosyal Konut Projesi ile ilişkilendirilerek paylaşılan fotoğrafların gerçeği yansıtmadığı, kamuoyunu yanıltma amacı taşıdığı vurgulandı. DMM’den yapılan duyuruda şu ifadelere yer verildi: “Bazı sosyal medya hesaplarında, TOKİ’nin deprem bölgesinde yürüttüğü Fatih Sosyal Konut Projesi ile ilişkilendirilerek paylaşılan fotoğraflar gerçeği yansıtmamakta; kamuoyunu manipüle etmeye dönük dezenformasyon içermektedir.” KONUTLAR TESLİM AŞAMASINA GELDİ Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) yürüttüğü Fatih Sosyal Konut Projesi kapsamında çalışmaların büyük oranda tamamlandığı belirtildi. DMM açıklamasında, “Projenin tünel kalıp imalatları yaklaşık 1,5 yıl önce, Nisan 2024’te eksiksiz şekilde tamamlanmış; kaba inşaat süreci tamamen geride bırakılmış ve konutlar hak sahiplerine teslim aşamasına gelmiştir” denildi. 26 KASIM’DA ANAHTAR TESLİMİ YAPILACAK Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, kamuoyunda paylaşılan iddiaların, 26 Kasım’da anahtar teslimi yapılacak projeyi hedef aldığını ve bu durumun “devletin depremzedelere yönelik konut seferberliğini gölgelemeye” çalıştığını belirtti. Açıklamada, “İddia edilen fotoğraflar, herhangi bir teknik veri, konum bilgisi, kontrol tutanağı veya resmî kayda dayanmamaktadır. Bu paylaşımlar, kamuoyunda şüphe ve güvensizlik oluşturmayı hedefleyen manipülatif bir çarpıtma girişimidir” ifadeleri yer aldı. “YALNIZCA RESMİ KAYNAKLARA GÜVENİN” UYARISI DMM, vatandaşlara özellikle sosyal medyada dolaşıma sokulan doğrulanmamış içeriklere karşı dikkatli olmaları çağrısında bulundu. “Kamuoyunun, özellikle deprem bölgesinde yürütülen bu hassas çalışmaları istismar eden doğrulanmamış ve manipülatif iddialara karşı duyarlı olması; yalnızca resmî kaynaklardan yapılan açıklamalara itibar etmesi önem arz etmektedir.” DEPREM BÖLGESİNDE KONUT SEFERBERLİĞİ SÜRÜYOR TOKİ, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından deprem bölgelerinde binlerce kalıcı konut projesini eş zamanlı olarak yürütüyor. Fatih Sosyal Konut Projesi de bu kapsamda tamamlanma aşamasına gelirken, kısa süre içinde hak sahiplerine teslim edilmesi planlanıyor.

Hristiyanlara yönelik sınır dışı iddialarına DMM’den açıklama Haber

Hristiyanlara yönelik sınır dışı iddialarına DMM’den açıklama

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, son günlerde bazı uluslararası çevrelerde ortaya atılan “Türkiye, bazı Hristiyan topluluklara mensup yabancıları sınır dışı ediyor” iddialarına yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Açıklamada, söz konusu iddiaların tamamen asılsız olduğu ve Türkiye’yi hedef alan organize bir dezenformasyon kampanyasının ürünü olduğu vurgulandı. TÜRKİYE HOŞGÖRÜ MEDENİYETİNİN MİRASÇISI DMM, Türkiye’nin yüzyıllardır farklı din, kültür ve inanç gruplarının bir arada yaşadığı, hoşgörü ve karşılıklı saygı kültürünün hakim olduğu bir ülke olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti, Anayasa ile güvence altına alınan din ve vicdan özgürlüğünü kararlılıkla korumaktadır. Her vatandaşın inancı ve ibadet şekli anayasal haklarla teminat altındadır” denildi. İBADETHANELER RESTORE EDİLİYOR, İNANÇLARA SAYGI GÖSTERİLİYOR Farklı inançlara sahip topluluklara ait ibadethanelerin korunması ve restorasyonu konusunda önemli çalışmalar yapıldığını belirten DMM, Hristiyan cemaatlere ait çok sayıda kilise ve manastırın restore edilerek yeniden ibadete açıldığını da hatırlattı. Ayrıca cemaat vakıflarının mülkiyet haklarının titizlikle korunduğu, hukuki süreçlerin şeffaflıkla yürütüldüğü ifade edildi. SINIR DIŞI İŞLEMLERİ MEVZUAT TEMELLİ Açıklamada, her egemen devlet gibi Türkiye'nin de vize ihlali, kamu düzenine aykırılık veya yasal izin eksikliği gibi nedenlerle yabancı uyruklular hakkında idari işlemler yapabildiği belirtildi. Ancak bu uygulamaların hiçbir şekilde dini kimliğe dayalı olmadığı vurgulandı. “TÜRKİYE, BARIŞ İÇİNDE YAŞAMANIN ÖRNEK ÜLKESİ OLMAYA DEVAM EDECEK” DMM, açıklamasının sonunda Türkiye’nin din özgürlüğüne, çoğulculuğa ve toplumsal barışa dayalı güçlü devlet geleneğini yaşattığını, bu tür dezenformasyon girişimlerinin amacına ulaşamayacağını belirtti. Türkiye’nin geçmişten gelen hoşgörü mirasını kararlılıkla sürdüreceği ve farklı inançların barış içinde bir arada yaşadığı örnek bir ülke olma vasfını koruyacağı ifade edildi.

Alanya'da İngiliz turiste müdahale gecikti iddialarına yalanlama Haber

Alanya'da İngiliz turiste müdahale gecikti iddialarına yalanlama

Bazı uluslararası medya kuruluşları ve sosyal medya hesaplarında, Alanya’da bir tur teknesinde hayatını kaybeden İngiliz turiste müdahale edilmediği ve cenazesinin saatlerce teknede bekletildiği öne sürüldü. Ancak bu iddialar, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yalanlandı. Yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların hem gerçeği yansıtmadığı hem de dezenformasyon içeriği taşıdığı vurgulandı. OLAYIN GERÇEK SEYRİ AÇIKLANDI 27 Temmuz 2025 tarihinde Alanya açıklarında bir gezi teknesinde fenalaşan İngiliz turiste, ilk müdahalenin teknedeki personel ve doktor bir turist tarafından yapıldığı, bu sırada 112 Acil Servis ile iletişime geçildiği bildirildi. Tıbbi sürecin tele sağlık sistemi üzerinden başlatıldığı, ardından Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı bir yüzer unsur ile tahliyenin gerçekleştirildiği belirtildi. SAHİL GÜVENLİK VE SAĞLIK EKİPLERİ ANINDA MÜDAHALE ETTİ Yapılan açıklamaya göre, fenalaşan turist en yakın liman olan Alanya Yeni Marina’ya tıbbi tahliye ile ulaştırıldı. Marina’da hazır bekleyen sağlık ekiplerine anında teslim edilen turistin durumu, sürece ait görüntüler ve resmi kayıtlarla sabitlenmiş durumda. TURİZM İMAJINI ZEDELEME GİRİŞİMLERİNE KARŞI UYARI Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, olay üzerinden yapılan spekülatif paylaşımların, Türkiye’nin turizm imajını zedeleme ve kamu kurumlarına yönelik güvensizlik oluşturma amacı taşıdığına dikkat çekti. Açıklamada, “Olay sırasında tüm birimler eşgüdüm içinde hareket etmiş, resmi prosedürler eksiksiz yerine getirilmiştir” denildi. HUKUKİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR Olayın tüm yönleriyle ilgili hukuki incelemenin sürdüğü belirtilirken, kamuoyunun sadece resmi makamların açıklamalarına itibar etmesi gerektiği vurgulandı. Gerçek dışı haberlerin kamuoyunu yanıltabileceği ve olayın seyrine zarar verebileceği uyarısında bulunuldu.

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin ve DMM’den deprem açıklaması Haber

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin ve DMM’den deprem açıklaması

Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos akşamı meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından, sosyal medya platformlarında hızla yayılan bilgi kirliliği yetkilileri harekete geçirdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, afet sonrası panik ve kaosa yol açabilecek sahte bilgi ve görsellere karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı. DMM: "SAHTE YARDIM KAMPANYALARINA DİKKAT!" DMM açıklamasında, “Depremzedeler adına açıldığı iddia edilen, gerçekte ise dolandırıcılık amacı güden sahte yardım kampanyaları en sık karşılaşılan tuzaklardan biridir” denildi. Vatandaşların yalnızca AFAD ve Kızılay gibi güvenilir kuruluşlar üzerinden bağışta bulunmaları gerektiği hatırlatıldı. Ayrıca geçmiş afetlere ait görüntülerin “şimdi olmuş gibi” paylaşılması, abartılı hasar ve can kaybı iddialarının kamuoyunda paniğe neden olduğu ve sahadaki çalışmaları sekteye uğrattığı ifade edildi. RTÜK BAŞKANI ŞAHİN: “YAYINCILAR SORUMLULUK BİLİNCİYLE HAREKET ETMELİ” Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, dezenformasyon içeriklerine karşı uyarıda bulundu. Şahin, “Doğal afet anlarında halkın doğru, hızlı ve güvenilir bilgiye ulaşması büyük önem taşıyor. Tüm yayıncılarımızı sorumlu yayıncılık ilkelerine bağlı kalmaya davet ediyoruz. Sadece yetkili mercilerin açıklamaları dikkate alınmalıdır,” ifadelerini kullandı. HALKIN PANİK YAPMAMASI İÇİN DOĞRU BİLGİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR DMM, “Birden fazla büyük deprem olacak” gibi bilimsel temelden yoksun iddiaların da halk arasında korkuya neden olabileceğini belirtti. Bilim dışı öneriler ya da yöntemlerin yayılması ise arama-kurtarma ve yardım sürecine zarar verebiliyor. Bu nedenle, resmi açıklamalar dışındaki tüm içeriklere temkinli yaklaşılması gerekiyor. RESMİ KURUMLARA GÜVENİN, TEYİTSİZ BİLGİ PAYLAŞMAYIN Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, tüm vatandaşları yalnızca AFAD, Valilikler ve Bakanlıklar gibi yetkili kurumların açıklamalarını takip etmeye davet etti. Açıklamada, “Teyit edilmemiş bilgilerin paylaşımı hem kamu düzenini hem de afet yönetimini olumsuz etkiler” uyarısı yapıldı.

DMM tahkim davası ve ekonomi yönetimi iddiaları yalanlandı Haber

DMM tahkim davası ve ekonomi yönetimi iddiaları yalanlandı

DMM, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın, Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması ve uluslararası tahkim süreciyle ilgili açıklamalarının hukuki ve teknik gerçeklikten uzak, kamuoyunu yanıltıcı nitelikte olduğunu vurguladı. Açıklamada, “Cumhurbaşkanı’nın bir imzayla 50 yıllık anlaşmayı iptal ettiği” ve “Meclis’e açıklama yapılmadığı” yönündeki ifadelerin gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Söz konusu anlaşmanın 1973’te yürürlüğe girdiği, 2010’da yenilendiği ve 27 Temmuz 2026 itibarıyla sonlandırılacağına dair kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı hatırlatıldı. TAHKİM SÜRECİ HAKKINDA YANLIŞ BİLGİLENDİRME Yavuzyılmaz’ın öne sürdüğü “Türkiye’ye 1,471 milyar dolar ceza verildi” ve “Cumhurbaşkanı bu parayı kendi mal varlığıyla ödesin” şeklindeki ifadelerin de gerçeği çarpıttığı ifade edildi. DMM, Paris merkezli ICC Hakem Heyeti’nin Irak’ın 5 talebinden 4’ünü reddettiğini, Türkiye lehine taleplerin çoğunun kabul edildiğini ve kararın karşılıklı tazminatlar içerdiğini aktardı. Ayrıca, Türkiye’nin tahkim kararının Irak lehine olan kısmına karşı Paris’te açtığı iptal davasının henüz sonuçlanmadığı, bu nedenle kesinleşmiş bir ceza kararı bulunmadığı da bildirildi. DMM, söz konusu belgelerin “gizli olduğu” yönündeki iddiaları da yalanladı. Kararların kamuya açık hale geldiği, hatta bu belgeler üzerine akademik makaleler yazıldığı belirtildi. “EKONOMİ YÖNETİMİNDE GERİLİM” İDDİASI DA YALANLANDI DMM'nin yayımladığı ikinci açıklama ise bazı basın yayın organlarında yer alan “Ekonomi Direksiyonu Zorda” başlıklı haberlere ilişkin oldu. Haberlerde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile kabine üyeleri arasında kriz yaşandığı, ekonomi politikalarında çatlaklar oluştuğu yönündeki iddiaların asılsız, spekülatif ve dezenformasyon içerikli olduğu vurgulandı. Açıklamada, Şimşek’in görevine devam ettiği, Orta Vadeli Program (OVP) ve 12. Kalkınma Planı doğrultusunda ekonomi politikalarının kararlılıkla sürdürüldüğü ifade edildi. “EKONOMİYE GÜVEN ZEDELEMEK İSTEYEN SPEKÜLASYONLAR” Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bu tür içeriklerin “yatırımcı güvenini sarsmaya, ekonomik istikrarı hedef almaya ve halkta belirsizlik yaratmaya yönelik” manipülasyonlar olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabineyle ilgili tasarruflarını yalnızca resmî kanallar aracılığıyla açıklayacağı, aksi yönde yapılan yayınların ise etik gazetecilikle bağdaşmadığı belirtildi.

“Doğal gaz dünyada düştü, Türkiye’de arttı” iddiasına açıklama Haber

“Doğal gaz dünyada düştü, Türkiye’de arttı” iddiasına açıklama

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yapılan açıklamada, enerji fiyatlarına ilişkin son dönemde kamuoyuna yansıyan bazı haber ve yorumların çarpıtıldığı ifade edildi. Açıklamada, Türkiye’nin enerji politikalarının kamu yararı esas alınarak yürütüldüğü ve sübvansiyon uygulamalarıyla vatandaşın küresel fiyat dalgalanmalarına karşı korunduğu vurgulandı. 1 TRİLYON TL’Yİ AŞAN ENERJİ SÜBVANSİYONU DMM, Türkiye’nin enerji sübvansiyon politikalarının önemine dikkat çekerek son 3 yılda enerji faturalarına toplamda 1 trilyon TL’nin üzerinde destek sağlandığını açıkladı. Özellikle doğal gazda, halihazırda yaklaşık yüzde 44 oranında sübvansiyon uygulandığı belirtildi. 2025 yılı için sadece doğal gaz sübvansiyonunun 200 milyar TL’yi aşmasının beklendiği ifade edildi. Ayrıca, 2002 yılında 100 metreküp doğal gazın asgari ücret içindeki payı yüzde 26 iken, bu oranın günümüzde yüzde 5,9’a kadar gerilediği açıklandı. YERLİ GAZ ÜRETİMİ ARTTI, ARZ GÜVENLİĞİ GÜÇLENİYOR Açıklamada, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini artırmak için yerli kaynaklara yaptığı yatırımlar da hatırlatıldı. Son 10 yılda yerli doğal gaz arzının yüzde 59 oranında arttığı, Sakarya Gaz Sahası’nda günlük üretimin 9,5 milyon metreküpe ulaştığı belirtildi. 2026’da bu kapasitenin 20 milyon metreküpe, 2028’de ise 40 milyon metreküpe çıkarılmasının hedeflendiği bilgisi paylaşıldı. KÜRESEL ENERJİ KRİZİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ DMM açıklamasında, doğal gaz fiyatlarıyla ilgili değerlendirmelerde küresel enerji jeopolitiğinin göz ardı edilemeyeceği vurgulandı. Rusya-Ukrayna savaşı, Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlikler ve OPEC’in arz kısıtlamalarının doğal gaz fiyatlarında dalgalanmaya neden olduğu, Avrupa'nın pahalı LNG rotalarına yöneldiği belirtildi. Bu bağlamda “dünyada doğal gaz ucuzladı” şeklindeki yorumların bağlamından kopuk, metodolojik açıdan hatalı ve yanıltıcı olduğu ifade edildi. FİYAT AYARLAMALARI KEYFİ DEĞİL, EKONOMİK GÖSTERGELERE DAYALI Doğal gaz fiyatlarına yapılan düzenlemelerin keyfi değil, uluslararası piyasa koşulları, döviz kuru, ithalat maliyeti ve sübvansiyon yükü gibi parametreler dikkate alınarak yapıldığı belirtildi. DMM, fiyat düzenlemelerinin enflasyonla mücadele hedefleriyle uyumlu olduğunu ve sosyal medyada iddia edildiği gibi memur-emekli maaş artışlarıyla ilgisinin bulunmadığını vurguladı. SPEKÜLATİF HABERLER KAMUOYUNU YANILTIYOR DMM, sosyal medyada yayılan ve bazı basın organlarında yer alan haberlerin, enerji politikalarının çarpıtılarak kamuoyunu manipüle etmeye yönelik bir girişim olduğunu açıkladı. Açıklamada, “Devletimizin enerji politikaları şeffaf, planlı ve vatandaş odaklı şekilde yürütülmektedir. Yetkili kurumların açıklamaları dışında yapılan değerlendirmeler spekülatiftir” denildi. RESMİ KAYNAKLARA İTİBAR EDİN Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, enerji fiyatları konusunda bilgi almak isteyen vatandaşların yalnızca yetkili ve resmi kaynaklara itibar etmeleri gerektiğini belirterek açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı: “Enerji gibi kritik bir konuda kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesi, hem toplumsal güvene hem de ekonomik istikrara zarar vermektedir. Bu nedenle resmî açıklamalara dayanmak esastır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.