Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dava

Bursa Hayat Gazetesi - Dava haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dava haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

CHP 38. Kurultayı usulsüzlük davasında ara karar verildi! Haber

CHP 38. Kurultayı usulsüzlük davasında ara karar verildi!

CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük iddialarına ilişkin açılan ceza davasının üçüncü duruşması bugün gerçekleştirildi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmanın öğleden sonra gerçekleştirilen celsesine, CHP 39. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde İl Başkanı seçilen tutuksuz sanık Özgür Çelik ve avukatları katıldı. Duruşma, avukatların beyanlarıyla sürdü. Söz alan Lütfü Savaş’ın avukatı Onur Yusuf Üregen, beyanlarını celse arası sunacağını ifade ederek, mahkemeden Azizcan Aktaş ve İmamoğlu davalarının dosyaya eklenmesini talep etti. Ekrem İmamoğlu'nun vekili Çağlar Çağlayan da ayrıntılı beyanlarını daha sonra yapacaklarını belirterek, "Bu aşamaya kadar dinlenen tanıkların şahsen bir şeye şahit olmadığını, çoğu zaman isim vermeden iddiaları birinden duyduklarını ifade etti. Her ne kadar bu beyanlara dayanarak dava açılsa da bu tutarsız dayanaksız yalan içerikli beyanlar ceza hükmü kurulması için yeterli değildir." dedi. Diğer sanık avukatları ise tanık beyanlarına ilişkin aleyhe hususları kabul etmediklerini belirterek, yazılı beyanda bulunacaklarını ve eksik hususların giderilmesini talep ettiklerini ifade etti. MAHKEME ARA KARARINI VERDİ Cumhuriyet savcısı, beyanların ardından görüşü sorulduğunda davanın İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davayla fiilen bağlantılı olduğunu belirterek, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'ne muvafakatname yazılmasını ve dosyanın İstanbul’daki dosyayla birleştirilmesini talep etti. Mahkeme, savcının talebi doğrultusunda dosyanın "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasına bakan mahkemeye muvafakatname yazılarak İstanbul’daki dosyayla birleştirilmesini talep etme kararı aldı. Duruşma 1 Nisan’a ertelendi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi talebi bu tarihten önce kabul ederse, yeni duruşma beklenmeden dosyalar birleştirilecek. DELEGELERE MENFAAT KARŞILIĞI OY İDDİASI: İMAMOĞLU VE 12 SANIK MAHKEMEDE Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Ekrem İmamoğlu, Özgür Çelik ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da aralarında bulunduğu 12 sanık yargılanıyor. 13 Ocak’taki son celsede duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan Ekrem İmamoğlu, CHP kurultayının şeffaf ve düzenli bir şekilde yürütüldüğünü ifade etmişti. İmamoğlu, kendisine divan başkanlığını teklif edenin de mağdur olarak dosyada yer alan Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu ifade etmişti. CHP kurultayının iptali istemiyle dava açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş'ın "davaya katılma" talebi de son celsede kabul edilmişti. Görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun dahil olduğu 12 sanık, delegelere menfaat karşılığı oy kullandırmakla itham ediliyor. İddianamede eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mağdur, İmamoğlu müdafi, eski CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş müşteki olarak yer alıyor. CHP KURULTAYI DAVASINDA 12 İSİM İÇİN HAPİS CEZASI İSTEMİ İddianamede İmamoğlu'nun yanı sıra, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile Baki Aydöner, Erkan Aydın, Hüseyin Yaşar, Mehmet Kılınçaslan, Metin Güzelkaya, Özgen Nama, Rıza Akpolat ve Serhat Can Eş hakkında, Siyasi Partiler Kanunu'nun 112'nci maddesinde yer alan "oylamaya hile karıştırma" suçlamasıyla 1 yıldan 3'er yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Tazminatla hayata dokunacak! Nebioğlu açıklama yaptı Haber

Tazminatla hayata dokunacak! Nebioğlu açıklama yaptı

Metin Akpınar, 1980’lerde Suphiye Orancı ile yaşadığı birliktelikten dünyaya gelen ikizlerinden Duygu Nebioğlu’nun açtığı dava sonucu mahkeme karşısına çıktı. Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi, Nebioğlu lehine 6 milyon lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Duygu Nebioğlu, Neler Oluyor Hayatta programında yaşadıklarını tüm detaylarıyla paylaştı. İki yıl önce biyolojik babasının Metin Akpınar olduğunu öğrenen Nebioğlu, canlı yayında kendisine yöneltilen “Bunu para için mi yaptın?” sorusuna açıklık getirdi. Açıklama yapan Nebioğlu, “Para ile ilgili sıkıntıları olan insanlar bence. Kendi haklarını hiçbir zaman teslim alamamış, kendi haklarını hep başkalarına bırakmış hiçbir zaman hak mücadelesi vermemiş insanların söyleyeceği şeyler bunlar. 2 yıl boyunca bu konuda bayağı tecrübe ettim. İnşallah o insanlar başkalarına verdikleri o hakları geri alırlar. “ÖNCELİKLE ZEKATIMI VERECEĞİM” 6 milyonla öncelikle zekatımı vereceğim, bazı yerlere bunu gerçekleştirmek istiyorum. Benim bir evim yok bir köy hayatı düzeni kurabilirsem onu gerçekleştirmek istiyorum. Babamın arabasını kullanıyorum belki araba alırım iyi kötü ayağımı yerden kesecek bir şey. Hayvanları çok seviyorum onların zor dönemler yaşadığını yıllardır görüyorum ve onlara yardımcı olmak istiyorum. “ÜLKEDEKİ KİMSESİZ ÇOCUKLARA YARDIMLARDA BULUNMAK İSTİYORUM” Kimsesiz çocuklar için Metin babamın avukatları dondurmamı alacaktık, parka mı götürecektik, salıncakta mı sallandıracaktık gibi kalp kırıcı travma yaratıcı sözlerde bulunmuşlardı. Bir dondurma fabrikasıyla anlaşmamız oldu eğer her şey yolunda giderse ülkedeki kimsesiz çocuklara yardımlarda bulunmak istiyorum. Böyle güzel düşüncelerimiz var. Bir tatile çıkayım dünyayı gezeyim gibi bir hayalim yok. Özener babam beni 8 ülkeye gönderdi, dil eğitimi aldırttı o yüzden öyle dünyayı gezme arayışında değilim. “MÜCADELEMİZ BİTMEDİ DEVAM EDECEK DAHA” 6 milyonla da sınırlı değil bir kafa karşılıklığı var. Hakim faizi ile karar verdi. Avukatlarımda o faiz durumunun hesabını yapıp sanırım biraz daha yüksek meblağda bir tazminat alacağım. Para önce avukatlarıma gidecek. Onlarla yaptığım sözleşme ile parayı onlar bana verecekler. Mücadelemiz bitmedi devam edecek daha." ifadelerini kullandı.

Bursa’da pitbull saldırısı davasında mütalaa açıklandı Haber

Bursa’da pitbull saldırısı davasında mütalaa açıklandı

Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, başka bir suçtan tutuklu bulunan sanık Ender G., tutuksuz yargılanan Eyüp Can Ö. ile olayın mağduru Erol Tosun ve taraf avukatları katıldı. Diğer tutuksuz sanık Mehmet Murat Ö. ise duruşmaya gelmedi. Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasını açıklayarak, Mehmet Murat Ö., oğlu Eyüp Can Ö. ve Ender G.’nin “tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs” suçunu işlediklerini belirtti ve her birinin 21 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını, ayrıca tutuklanmalarını talep etti. Sanıklar ise mütalaayı kabul etmediklerini ifade ederek beraatlarını istedi. Mahkeme heyeti, kararın açıklanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. OLAYIN GEÇMİŞİ: VİŞNE CADDESİ’NDE KAN DONDURAN SALDIRI Olay, 2022 yılının Ekim ayında Bursa'nın Yıldırım ilçesi Kazım Karabekir Mahallesi Vişne Caddesi’nde meydana gelmişti. Erol Tosun ile Mehmet Murat Ö., geçmişe dayanan bir meseleyi konuşmak üzere bir iş yerinde buluşmuştu. Görüşme kısa sürede hararetli bir tartışmaya, ardından da kavgaya dönüştü. İddiaya göre Mehmet Murat Ö. ve oğlu Eyüp Can Ö., üzerlerine sahip oldukları pitbull cinsi köpeği saldırtarak Erol Tosun’un yaralanmasına neden oldu. PİTBULLU PENCEREDEN ATTI, SOPAYLA BAŞINA VURULDU Saldırı sırasında köpeğin saldırısından kurtulmaya çalışan Erol Tosun, hayvanı ikinci kattaki iş yerinin penceresinden aşağı attı. Aynı anda olay yerine gelen Ender G., elindeki fırça sopasıyla Tosun’un başına vurdu. Ağır yaralanan Tosun, 3 gün boyunca Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gördükten sonra taburcu edildi. DOSYA AĞIR CEZA MAHKEMESİNE SEVK EDİLMİŞTİ Olay sonrası açılan davada, Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi, eylemin basit yaralama değil, “tasarlayarak kasten adam öldürmeye teşebbüs” suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine hükmetmişti. KARAR BEKLENİYOR Bursa’da pitbull saldırısı davası olarak bilinen bu olay, kamuoyunda büyük yankı uyandırmış durumda. Mahkeme heyeti, sanıkların cezalandırılıp cezalandırılmayacağına dair nihai kararını bir sonraki duruşmada açıklayacak.

58 sanığın yargılandığı yenidoğan çetesi davasında 10 tahliye Haber

58 sanığın yargılandığı yenidoğan çetesi davasında 10 tahliye

İstanbul'da bebek acil vakalarının, önceden anlaşılan özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım ünitelerine usulsüz şekilde sevk edilerek ölümle sonuçlanan olaylara neden oldukları öne sürülen 58 sanığın yargılandığı davada önemli bir gelişme yaşandı. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, 10 tutuklu sanık hakkında tahliye kararı verildi. DURUŞMADA ARA KARAR AÇIKLANDI Bakırköy Adliyesi'nin konferans salonunda görülen duruşmada, sanık avukatlarının savunmalarının ardından mahkeme heyeti, sekreterler Aslı Alemdağ, Müberra Palabıyık, Gözde Polat, tıbbi sekreter Senanur Ünlü, hemşire Deniz Korkmaz, hasta sevklerini organize eden Fehmi Alperen, Silivri Kolan Hastanesi Başhekimi Bener Mansuroğlu, sağlık memuru Remzi Karaca, TRG Hospitalist Hastanesi İdari Müdürü Murat Mantuş ve Esenyurt Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Renas Kılıç’ın tahliyesine hükmetti. Bu sanıklara yurt dışına çıkış yasağı ve belirli aralıklarla imza atma zorunluluğu gibi adli kontrol tedbirleri uygulandı. BAZI SANIKLARA ADLİ KONTROL ŞARTLARI KALDIRILDI Mahkeme heyeti ayrıca, sekreter Gözde Kul Yadigar, başhemşire Hilal Vatansever, başhekim İbrahim Oktay, garson Meryem Küçükoğlu ve hemşire Tuğba Özkaynak hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına karar verdi. Öte yandan, başka bir suçtan tutuklu bulunan sanık Mustafa Kemal Zengin’in dosyası ayrıldı. Mahkeme, SGK’nın uğradığı maddi zararın tespiti için ilgili bilgilerin kuruma iletilmesini istedi. Tüm duruşma tutanaklarının Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesi kararlaştırıldı. DURUŞMA 30 HAZİRAN’A ERTELENDİ 19 sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, davayı 30 Haziran 2025 tarihine erteledi. YENİDOĞAN ÇETESİ SORUŞTURMASININ GEÇMİŞİ 1399 sayfalık iddianamede, örgütün liderliğini sanık doktor Fırat Sarı'nın yaptığı, sevk ve idarede doktor İlker Gönen ile 112 Acil Çağrı Merkezi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir’in yer aldığı belirtiliyor. İddianameye göre suç örgütü, SGK’dan azami ödeme alabilmek için hasta bebeklerin durumunu olduğundan daha ağır göstererek usulsüz şekilde özel hastanelere sevk etti. Bu hastanelerde çocukların yatış süreleri gereğinden fazla uzatılarak hem SGK'dan fazla ödeme alındı hem de bazı hasta yakınlarından ek ücret talep edildi. Amaç, çocukların sağlık durumlarını iyileştirmek değil, örgüt lehine finansal kazanç elde etmekti. Sanıkların büyük kısmının sağlık personeli olduğu ve elde edilen gelirin bu kişiler arasında paylaştırıldığı ifade ediliyor. CEZA TALEPLERİ REKOR SEVİYEDE Sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen hakkında, 10 bebeğin hayatını kaybetmesi nedeniyle “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” gibi suçlardan toplamda 582 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir için ise 589 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Soruşturma kapsamında İstanbul’da 9, Tekirdağ Çorlu’da 1 hastanenin ruhsatı iptal edilmiş, bu hastanelerde tedavi gören bebekler kamu hastanelerine sevk edilmişti. TEHDİT VE İNTİHAR GÖLGESİNDE DEVAM EDEN DAVA Davaya ilişkin dikkat çeken bir diğer gelişme ise soruşturmayı yürüten savcı Yavuz Engin’in makamında ölümle tehdit edilmesi oldu. Bu tehdit olayına karışan kişiler de tutuklandı. Öte yandan sanıklardan İlker Gönen, Antalya’da tutuklu bulunduğu cezaevinde 1 Şubat’ta intihar etti. YENİ İDDİANAME ANA DOSYAYLA BİRLEŞTİRİLDİ Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve 13 sanığı kapsayan ek iddianame de, devam eden ana dosyayla birleştirildi. Firari hemşire Serenay Şenkalaycı her iki dosyada da şüpheli olarak yer aldı. Sosyal Güvenlik Kurumu, bu dosyada da "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Bursa'da çöp evde bulunan çocuk davasında yeni gelişme! Haber

Bursa'da çöp evde bulunan çocuk davasında yeni gelişme!

Bursa'da 2 yıl önce çöp evde bakımsız halde bulunan ve şu anda 10 yaşında olan C.M.A. adlı erkek çocuğunun teyzesi ve kuzeninin yargılandığı davada, sanık ve suça sürüklenen çocuğa verilen hapis cezalarının gerekçeli kararı hazırlandı. Temmuz 2022'de Nilüfer ilçesi Görükle Sakarya Mahallesi'ndeki bir dairenin tahliyesi için açılan davanın ardından belediye temizlik ekiplerince odada C.M.A'nın kilitli ve bakımsız halde bulunmasıyla ilgili Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonucu çocuğun teyzesi Kamuran Pınar A'nın 15 yıl, kızı E.Z.A'nın ise 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkum edilmesinin gerekçesi açıklandı. 77 sayfalık gerekçeli kararda, mağdur çocuğun büyük ölçüde tutarlı beyanlarından yola çıkılarak sanık Kamuran Pınar A'nın yeğenine kötü davrandığı belirtildi. Kararda, Kamuran Pınar A'nın, mağdur çocukla ilgili yıkama, tırnak, saç kesme gibi öz bakım ihtiyaçlarını yerine getirmediği, arada sırada yemek verdiği, kapısını üzerine kilitleyerek dışarıya çıkartmadığı, tuvalet ihtiyacını hapis kaldığı odada gidermesine neden olarak insan onuruyla bağdaşmayacak şekilde yaşamasına neden olduğu tespitine yer verildi. Sanığın öldürme kastının olup olmadığının tespit edilemediği, böylelikle sanığın üzerine atılı "ihmal suretiyle öldürmeye teşebbüs" suçundan cezalandırılmasını gerektirecek kesin ve somut delil bulunmadığından beraatine karar verildiği bildirildi. Gerekçeli kararda, anne sevgisine ve bakımına muhtaç olan bir çocuğun, annesi Yasemin A. tarafından anneanne Asuman A'ya bırakıldığı, anneannenin vefatına kadar çocuğa iyi bakıldığı ancak vefatından sonra teyzesi tarafından bakılan C.M.A'nın uzun süre kilit altında tutulduğu ve aç bırakıldığı ifade edildi. SANIĞIN İŞLEDİĞİ SUÇTAN PİŞMANLIK DUYMADIĞI İÇİN İNDİRİM YAPILMADIĞI VURGULANDI Yargıtay kararları da göz önünde bulundurulduğunda mağdurun yaşadıklarının "eziyet" suçunun kanuni tanımına uyduğunun mahkemece kabul edildiği belirtilen gerekçeli kararda, şu ifadelere yer verildi: "Sanığın eziyet suçundan, mağdurun aç kalması sonucu vücudunda meydana gelen zayıflama, mağdurun kilitli şekilde insan onuru ile bağdaşmayacak şekilde kapalı kaldığı süre, okul çağında olması, mağdur çocuğun ihlal edilen haklarının önemi ve sanığın saiki, kastının yoğunluğu dikkate alınarak teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık hakkında takdiri indirim yapılmasını gerektiren hiçbir hususun yansımadığı, işlediği suçtan pişmanlık duymadığı görüldüğünden hakkında indirim maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiştir." Sanık Kamuran Pınar A'nın cebir uygulayarak öz annesinden çocuğu sakladığı tespitine yer verilen kararda, "çocuğa karşı cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan cezada indirim yapılmadığı vurgulandı. Gerekçeli kararda, suça sürüklenen çocuk E.Z.A'ya verilen cezaya da mağdur çocuğun beyanları dikkate alınarak hükmedildiği belirtildi. YARGILAMA HAZİRAN AYINDA SONA ERMİŞTİ Bursa'daki dairesini Kamuran Pınar A'ya kiraya veren Aydın S, kirasını ödemeyen kadına dava açmış, mahkemenin evin tahliye edilmesine karar vermesinin ardından adrese giden icra ekibi, dairenin kapısını çilingir yardımıyla açtırmıştı. Evin kilidini değiştirerek mahkemenin tahliye kararına uymayan Kamuran Pınar A'nın emniyette ifadesine başvurulmuş, bu sırada çöplerle dolu evin temizlenmesi için haber verilen Nilüfer Belediyesi temizlik görevlileri, 2022'nin temmuz ayında kapısı kilitli bir odada çöplerin arasında sağlık durumu iyi olmadığı tespit edilen erkek çocuk C.M.A'yı baygın halde bulmuştu. Çocuğun annesinin Kamuran Pınar A'nın ablası Yasemin A. olduğu belirlenmiş, C.M.A. savcılık kararıyla Antalya'da yaşayan anneye teslim edilmişti. Daha sonra C.M.A. ile Kamuran Pınar A'nın kızı E.Z.A, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerince koruma altına alınmıştı. C.M.A, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde tedaviye alınmıştı. Tutuklanan Kamuran Pınar A, yargılama devam ederken adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti. Sanık Kamuran Pınar A. ve kızı E.Z.A. hakkında ayrı davalar açılmış, aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunan bu iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmişti. 10. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucu çocuğun teyzesi Kamuran Pınar A. "eziyet" suçundan 7 yıl, "çocuğa karşı cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetten yoksun kılma" suçundan 8 yıl olmak üzere 15 yıl, kızı E.Z.A. da "çocuğa karşı kişiyi hürriyetten yoksun kılma" suçundan 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkum edilmişti.

Bursa'daki cinayet davasında 2 sanık hakkında karar açıklandı Haber

Bursa'daki cinayet davasında 2 sanık hakkında karar açıklandı

Bursa'da tartıştıkları kişiyi silahla öldürdükleri iddiasıyla 2'si tutuklu 7 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı. 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Umut Ö. ve Mert Ö. kardeşler, maktul Bayram Dalkıran'ın yakınları ve taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet savcısı önceki celse verdiği mütalaasını tekrarladı. Duruşmaya SEGBİS'le bağlanan tutuksuz sanıklar Mehmet Ö, Yiğit Ö, Can Ö. ve Ahmetcan Ö, mütalaa doğrultusunda beraatlerine karar verilmesini istedi. Olay günü kötü bir şey yaşanmasın diye havaya ateş ettiğini iddia eden Mert Ö, beraatini talep etti. Babalarına hakaret edildiği için havaya ateş ettiklerini ileri süren Umut Ö. de "Keşke böyle bir şey olmasaydı. Çok pişmanım." dedi. Umut Ö. ve Mert Ö. kardeşleri, "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis, "ruhsatsız silah taşımak" suçundan da 1 yıl hapis ve para cezasına mahkum eden mahkeme heyeti, Umut Ö'nün 1 yıl hapis cezası için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Heyet, diğer 4 sanığın ise beraatine hükmetti. Firari durumda bulunan sanık Mehmetcan Ö'nün dosyasının ise tefrik edilmesine karar verildi. NE OLMUŞTU? Osmangazi ilçesindeki Yeşilova Parkı'nda 23 Eylül 2022'de, önceden aralarında taciz iddiası nedeniyle husumet bulunan Bayram Dalkıran ile Umut Ö. ve Mert Ö. kardeşler arasında tartışma çıkmıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesinin ardından Dalkıran silahla vurulmuş, kaldırıldığı Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hayatını kaybetmişti. Gözaltına alınan Umut Ö. ve Mert Ö. tutuklanmıştı. Bu kişilerin aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında "kasten öldürme" ve "kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından dava açılmıştı.

Bursa'da ölümlü zincirleme trafik kazası davasında karar açıklandı Haber

Bursa'da ölümlü zincirleme trafik kazası davasında karar açıklandı

Bursa'da 1 kişinin öldüğü, 2 kişinin de yaralandığı zincirleme trafik kazasıyla ilgili 2 sanığın yargılandığı davada sanıklardan biri 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada taraf avukat hazır bulundu, tutuksuz sanıklar Mitat D. ile Erkan K. ise duruşmaya katılmadı. Avukatların, kazaya ilişkin Adli Tıp Kurumundan alınan rapora yönelik beyanlarını dinleyen heyet, yeniden rapor alınması taleplerini oybirliğiyle reddetti. Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, Mitat D'nin "taksirle öldürme" suçundan cezalandırılmasını, raporda kusuru bulunmadığı belirtilen Erkan K'nin ise beraatine karar verilmesini istedi. Mahkeme heyeti, Mitat D'yi "taksirle öldürme" suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı, diğer sanığın ise beraatine hükmetti. NE OLMUŞTU? Geçen yıl aralık ayında gerçekleşen olayda, Bursa-Karacabey kara yolu Gölyazı Mahallesi yakınlarında Erkan K. idaresindeki 33 AIB 304 plakalı tıra, arkadan gelen Rıdvan Acar (74) yönetimindeki 16 AC 462 plakalı hafif ticari araç, Ahmet Demirdöver'in kullandığı 16 AVC 941 plakalı otomobil ile Mitat D. yönetimindeki 43 U 7517 plakalı tır çarpmıştı. İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edilmişti. Otomobil ve hafif ticari aracın hurdaya döndüğü kazada sürücülerden Rıdvan Acar araçta sıkışmıştı. İtfaiye ve AFAD ekiplerince bulunduğu yerden çıkarılan Acar'ın hayatını kaybettiği belirlenmişti. Yaralanan otomobil sürücüsü Ahmet Demirdöver ve yanında bulunan Hatice Demirdöver, 112 Acil Sağlık ekiplerince Bursa Şehir Hastanesi'ne kaldırılmıştı.

Sinan Ateş cinayeti davası: Eray Özyağcı’nın avukatı konuştu! Haber

Sinan Ateş cinayeti davası: Eray Özyağcı’nın avukatı konuştu!

Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş'in öldürülmesine ilişkin 22 sanığın yargılanmasına devam edildi. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, sanıklar, taraf avukatları, müşteki Ayşe Ateş ve yakınları katıldı. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu ve CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan da duruşmada yer aldı. Mahkeme başkanı duruşmayı izleyen siyasetçilere uyarıda bulunarak duruşma düzenini bozmaları durumunda bunun “siyasi bir müdahale” olarak kabul edileceğini vurguladı. Ardından yargılamanın sanık avukatlarının savunmalarıyla devam edeceğini belirten başkan, tutuklu sanık Eray Özyağcı’nın avukatına söz verdi. “YARALANAN SİNAN ATEŞ’E YARDIM EDECEKLERİNE SİLAHLARI KAÇIRIYORLAR” Tetikçi sanık Eray Özyağcı’nın avukatı Ziynettin Aktürk, Sinan Ateş’in otopsi raporunda çelişkiler olduğunu belirterek Ateş’in kafa ve batın bölgesindeki atışların başkası tarafından yapıldığını iddia etti. Suikast sırasında Ateş’in yanındaki arkadaşlarına da dikkat çeken avukat, “Yaralanan Sinan Ateş’e yardım edeceklerine silahları kaçırıyorlar. Sebebi nedir? Bu niye irdelenmedi?” diyerek suç vasfı değiştirilip Eray Özyağcı’nın ‘silahla kasten yaralamadan’ ek ifadesinin alınmasını istedi. Avukat Mahkeme heyetinden, Sinan Ateş’in kaç telefonunun bulunduğunun araştırılmasını ve bunun ortaya çıkarılmasını talep etti. Mahkeme başkanı son sanık Umut Ersoy’u dinlemesinin ardından avukatlara tekrardan söz vereceğini belirtti. Olay öncesinde azmettirici Doğukan Çep’i taşıyan taksici olduğu için ‘eyleme yardım etmek’ suçundan yargılanan Ersoy, “Polis beni suçumu belirtmeden aldı. Pendik Karakolu’na götürüldüm ve 10-15 polis memuru tarafından dövüldüm. İddianame çıkana kadar neyden suçlandığımı bilmiyordum. Beratımı talep ediyorum” dedi. Sanık Vedat Balkaya’nın avukatı Cem Ali Kılıç, Balkaya’nın eylemi yaralama olarak bildiğini belirterek, “Müvekkilim ağırlaştırılmış yaralamadan ceza alabilir. Bu durumda da ‘ortak’ değil, yardım eden olarak yargılanabilir. Balkaya’ya eylem hakkında bilgi verilmiyor” dedi. Şikayetçi Bozkurt’un yaralanmasına yönelik suç istinadına ilişkin avukat Kılıç, “Bozkurt’un olay günü silahlı olacağını bırakın müvekkilimin, Özyağcı bile bilemezdi. Ani durumlarda eylemde fikir birliğinin oluşturulamayacağına yönelik etkin yargı kararları vardır” diye konuştu. Tolgahan Demirbaş’ın avukatı Murat Ofli, “Her ne kadar iddianamede suçun adı ve sevk maddesi yazılı olsa da Eray’ın bindiği aracın, müvekkilin aracı olmadığı sabit. Aracın plakası, rengi, şoförü sabitken sanki müvekkilimin aracına binmiş gibi PTS kayıtlarından böyle bir değerlendirme yapılmıştır. Dosyada gösterilen araç müvekkilin aracı değildir. BTK raporunda olayın olduğu sırada müvekkil bahçededir. Müvekkilimin o saatte bahçede olduğunu hem PTS kayıtları hem bahçede yatılı olarak kalan çobanın beyanı hem de bahçede çalışan yabancı uyruklu çalışanların beyanlarından anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunu kabul etmemiz mümkün değildir. Olayın faili Ankara’ya nasıl geldiyse Ankara’dan ayrılışını da aynı şekilde planlayabilecek kapasitede olduğu bellidir. Müvekkilimin ona yardım etmesi söz konusu değildir. Bahçedeki çobanın, çorbacının ve yabancı uyruklu çalışanların dinlenmesini istiyoruz. PTS kayıtlarının detaylı şekilde dosyaya katılmasını istiyoruz. 18 aydır tutuklu bulunan müvekkilimin de tahliye edilmesini bekliyoruz” beyanında bulundu. Duruşmaya 1 saat ara verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.