Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çocuk

Bursa Hayat Gazetesi - Çocuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’da yabancı uyruklu çocuk işçiler yasa dışı çalıştırılırken yakalandı Haber

Bursa’da yabancı uyruklu çocuk işçiler yasa dışı çalıştırılırken yakalandı

Bursa Emniyet Müdürlüğü, göçmen kaçakçılığı ve kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında önemli bir operasyon gerçekleştirdi. Osmangazi ilçesinde kaçak yabancı işçi çalıştırıldığı ihbarı üzerine harekete geçen Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, ilgili iş yerinde denetim yaptı. ÇOCUK YAŞTA KAÇAK İŞÇİLER TESPİT EDİLDİ Denetimlerde, çalışma izni bulunmayan 5 yabancı uyruklu şahsın iş yerinde çalıştırıldığı ortaya çıktı. Şahıslardan 2’sinin ise üzerinde herhangi bir kimlik belgesi bulunmadığı ve Türkiye’de yasal kalış haklarının olmadığı belirlendi. KİMLİĞİ OLMAYAN İŞÇİLER GÖÇ İDARESİ’NE TESLİM EDİLDİ Yasal statüsü olmayan ve kimliği tespit edilemeyen şahıslar, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Bu adım, yasa dışı istihdam ve göçmen kaçakçılığıyla mücadelede önemli bir uygulama olarak kayıtlara geçti. İŞLETME SAHİPLERİ GÖZALTINDA Kaçak yabancı işçileri yasa dışı yollarla temin ederek çalıştırdığı tespit edilen 2 işletme sahibi, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından “göçmen kaçakçılığı” ve ilgili mevzuata muhalefet suçlarından adliyeye sevk edilecek. GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞIYLA MÜCADELE SÜRÜYOR Bursa Emniyeti, kaçak işçi çalıştıran iş yerlerine karşı denetimlerini sıklaştırarak çocuk işçiliğinin önüne geçmeyi ve yasa dışı göç hareketlerini engellemeyi hedefliyor. Yetkililer, vatandaşları şüpheli durumları bildirmeleri konusunda uyarıyor.

Kış aylarında çocuklarda enfeksiyon riski zirveye çıkıyor Haber

Kış aylarında çocuklarda enfeksiyon riski zirveye çıkıyor

Kış mevsiminin çocuk sağlığı açısından en riskli dönemlerden biri olduğuna dikkat çeken Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fisun Aydemir, soğuk hava nedeniyle çocukların kapalı alanlarda daha uzun süre vakit geçirdiğini söyledi. Bu durumun bağışıklık sistemini zayıflattığını ve enfeksiyonların hızla yayılmasına zemin hazırladığını ifade eden Aydemir, özellikle toplu yaşam alanlarının hastalıklar açısından yüksek risk taşıdığına vurgu yaptı. KIŞ AYLARINDA EN SIK GÖRÜLEN ÇOCUK HASTALIKLARI Kış aylarında çocuklarda sık görülen hastalıklara değinen Uzm. Dr. Fisun Aydemir, influenza (grip) enfeksiyonunun yüksek ateş, öksürük, baş ağrısı ve halsizlikle seyrettiğini, zamanında müdahale edilmediğinde ise zatürre gibi ciddi tablolara yol açabildiğini belirtti. Özellikle altı aydan küçük bebekler için büyük risk taşıyan RSV enfeksiyonunun, bronşiolit ve zatürreye neden olabildiğini aktaran Aydemir, iki yaş altı çocuklarda sık görülen bronşiolit ve zatürrenin; hızlı soluma, öksürük, morarma ve yüksek ateşle kendini gösterdiğini söyledi. Aydemir ayrıca, kış aylarında rotavirüse bağlı ishal vakalarında ciddi artış yaşandığını, şiddetli kusma ve ishalin sıvı kaybına neden olarak hastaneye başvuruları artırdığını ifade etti. Soğuk algınlığı sonrası sık görülen orta kulak iltihabının ise kulak ağrısı ve ateşle ortaya çıktığını belirtti. BU BELİRTİLER GÖRÜLÜYORSA GECİKMEDEN DOKTORA BAŞVURUN Ailelerin bazı belirtileri mutlaka ciddiye alması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Fisun Aydemir, “38 derecenin üzerinde ateş, baş ve kas ağrıları, nefes darlığı, hızlı soluma, kulak ağrısı, sürekli kusma veya ishal, aşırı halsizlik, iştahsızlık ve bilinç değişikliği görülen çocuklar mutlaka vakit kaybetmeden bir çocuk hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Basit gibi görünen enfeksiyonlar kısa sürede ağır tablolara dönüşebilir” dedi. KIŞ ENFEKSİYONLARINDAN KORUNMAK MÜMKÜN Kış enfeksiyonlarından korunmanın mümkün olduğunu belirten Dr. Aydemir, hijyen kurallarının bu noktada büyük önem taşıdığını söyledi. Çocukların ellerini sık sık yıkamasının, öksürürken dirsek içini kullanmasının bulaş riskini önemli ölçüde azalttığını belirten Aydemir, grip ve rotavirüs aşılarının zamanında yapılmasının ağır seyreden hastalıkların önlenmesinde kritik rol oynadığını ifade etti. Dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli D vitamini desteğinin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini kaydeden Aydemir, kapalı alanların sık sık havalandırılmasının da virüs yoğunluğunu azalttığını dile getirdi. ANTİBİYOTİK BİLİNÇSİZ KULLANILMAMALI Ebeveynlere önemli uyarılarda bulunan Dr. Fisun Aydemir, kış aylarında çocuklarda görülen enfeksiyonların hızla ağırlaşabileceğine dikkat çekerek, “Doktor önerisi olmadan antibiyotik kullanılmamalıdır. Çocukların sıvı alımı artırılmalı; gribal enfeksiyonlarda tavuk veya kemik suyu çorba, ishallerde ise pirinç suyu çorba, yoğurt ve haşlanmış patates tercih edilmelidir. Hasta çocukların okula gönderilmemesi hem iyileşme sürecini hızlandırır hem de salgınların önüne geçer” ifadelerini kullandı. ERKEN MÜDAHALE HAYAT KURTARIYOR Kış mevsiminde çocuklarda grip, RSV, bronşiolit, zatürre ve rotavirüs vakalarının belirgin şekilde arttığını belirten Uzm. Dr. Fisun Aydemir, hijyen kurallarına uyulmasının, aşıların zamanında yaptırılmasının ve belirtiler ortaya çıktığında erken dönemde doktora başvurulmasının çocuk sağlığını korumada en etkili yöntemler olduğunu sözlerine ekledi.

Çocukların kimliği tehlike altında! Haber

Çocukların kimliği tehlike altında!

Günümüzde çocukların sosyal medya ve popüler kültürden etkilenme düzeyi her geçen gün artıyor. Özellikle ergenlik dönemindeki gençler, popüler müzik grupları, danslar ve moda akımlarını yakından takip ederek, kimlik gelişim süreçlerinde bu etkenlerden etkileniyor. Çocuk Psikoloğu İlayda Çitil, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki psikolojik etkileri, ailelerin bu süreçteki rolü ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında önemli bilgiler verdi. KİMLİK ARAYIŞINDA ÖNEMLİ BİR ALAN Sosyal medyanın çocukların aidiyet ve kabul görme ihtiyacını karşılamak için önemli bir mecra olduğunu belirten Çocuk Psikoloğu Çitil, “Çocuklar, sosyal medya üzerinden aldıkları beğeni ve onaylarla benliklerini inşa etmeye çalışıyorlar. Ancak bu beğeniler ve ilgi çoğunlukla geçici ve yüzeysel. Bu ilginin aniden kaybolması, çocuklarda derin hayal kırıklıklarına yol açabiliyor” diye konuştu. Ayrıca, sosyal medyada karşılaşılan “linç kültürünün” de çocukların psikolojisini zedeleyebileceğini ifade etti. 12-19 YAŞ ARASI DÖNEM, KİMLİK OLUŞUMU İÇİN KRİTİK Ergenlik döneminin sosyal medyanın etkilerinin en yoğun hissedildiği yaş grubu olduğunu vurgulayan Çitil, bu dönemde gençlerin “Ben kimim?” sorusuna yanıt arayışında olduklarını söyledi. “Ergenler, sosyal medyadaki fenomenler, beğeniler, takipçi sayıları gibi ölçütlerle kendilerini değerlendiriyorlar. Sosyal medyada sunulan mükemmel hayatlar, çocukların kendi yaşamlarını değersiz hissetmelerine sebep olabiliyor” dedi. POPÜLER AKIMLAR VE MODA, KİMLİK ÜZERİNDE ÇİFTE ETKİ YARATIYOR Gençlere yönelik popüler müzik grupları ve danslar, moda tercihleri çocukların benliklerini şekillendirmede rol oynuyor. Ancak bu durumun olumlu ve olumsuz yanları bulunduğunu belirten Çitil, “Bu tür akımlar, çocuklara motivasyon ve aidiyet hissi verebilir. Fakat gerçekçi olmayan başarı ve mutluluk vaatleri, çocukların kendilerini yetersiz hissetmelerine yol açabilir” ifadelerini kullandı. AİLELERE ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR Çocukların sosyal medya kullanımında ailelerin rehberlik rolünün çok önemli olduğuna dikkat çeken Çitil, şu önerilerde bulundu: “Ebeveynler çocuklarının ne tür içeriklerle vakit geçirdiğini takip etmeli, ancak bunu kontrolcü değil, birlikte vakit geçirerek yapmalı. Günlük ekran süresi 1-2 saatle sınırlandırılmalı. Teknoloji kullanımıyla ilgili kurallar, karşılıklı anlaşmayla belirlenmeli. Çocukların hissettikleri duygular dinlenmeli, olumsuz deneyimler hakkında açık iletişim kurulmalı. Ebeveynler, çocuklarına sosyal medyada karşılaşabilecekleri riskler ve olumsuz davranışlar konusunda bilgi vermeli. Ebeveynler kendi davranışlarıyla da örnek olmalı; örneğin yemek masasındayken telefon kullanmamalılar.” OKUL VE ÖĞRETMENLERİN ROLÜ DE KRİTİK Çitil, çocukların sosyal medya kullanımı konusunda okul ve öğretmenlerin de aktif rol alması gerektiğini söyledi. Dijital okuryazarlık eğitimlerinin artırılması, siber zorbalıkla mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Çitil, “Çocuklar gördükleri içeriklerin gerçek olmadığını anlayabilmeli, eleştirel düşünme becerilerini geliştirmelidir” dedi. SOSYAL MEDYA DOĞRU KULLANILDIĞINDA GÜÇLÜ BİR ARAÇ Çitil, sosyal medyanın doğru kullanıldığında çocukların bilgiye erişim, yaratıcılıklarını geliştirme ve farklı kültürleri tanıma açısından büyük fırsatlar sunduğunu dile getirdi. “Çocukların merak duygusunu desteklemek, empati yeteneklerini geliştirmek için sosyal medya önemli bir kaynak olabilir. Ancak bunu sağlamak aile ve eğitimcilerin bilinçli rehberliğiyle mümkün” diye ekledi. ÇOCUKLARDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN İŞARETLER Çocukların sosyal medya kullanımında olumsuz etkilerle karşılaşmaları durumunda ailelerin dikkat etmesi gereken belirtileri sıralayan Çitil, şu uyarılarda bulundu: “Ekran süresinin artması, diğer aktivitelerden uzaklaşma, gizlilik davranışının artması, aşırı kaygı ve öfke, sosyal çevreden uzaklaşma, gerçeklikten kopma gibi sinyaller varsa hemen müdahale edilmelidir. Bu noktada açık iletişim kurmak ve gerekirse uzman desteği almak çok önemlidir.” Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerini anlamak ve sağlıklı kullanımını sağlamak, hem ailelerin hem de eğitimcilerin ortak sorumluluğunda. Uzmanların görüşlerine kulak vererek, çocukların dijital dünyada daha güvende ve sağlıklı büyümeleri mümkün olabilir.

Güneşten korunmayan çocuklar için tehlike çanları çalıyor Haber

Güneşten korunmayan çocuklar için tehlike çanları çalıyor

VM Medical Park Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Selami Ay, sıcak havalarda çocukların maruz kaldığı güneş ışığının basit bir sıcak çarpmasından öte, zamanında müdahale edilmezse hayati tehlike yaratabileceğini söyledi. GÜNEŞ ÇARPMASI NEDİR? Dr. Ay, güneş çarpmasının vücut ısısının 40°C’nin üzerine çıkması ve vücudun ısı düzenleme sistemlerinin bozulmasıyla oluşan ciddi bir sağlık durumu olduğunu belirtti. Çocukların bu duruma karşı daha hassas olduğunun altını çizen Ay, “Ter bezlerinin henüz tam gelişmemesi, daha hızlı metabolizma ve sıvı kaybına karşı düşük tolerans, çocukları güneş çarpmasına daha yatkın hale getiriyor” dedi. BELİRTİLER VE TANI SÜRECİ Güneş çarpması genellikle uzun süre güneşte kalmak, sıcak ve nemli havalarda yoğun fiziksel aktivite yapmak ya da yeterince sıvı almamak sonucu ortaya çıkıyor. Dr. Selami Ay, bu durumda ilk görülen belirtileri şöyle sıraladı: Halsizlik Baş dönmesi Baş ağrısı Bulantı ve kusma Durum ilerledikçe bilinç bulanıklığı, nöbet, hızlı nabız, tansiyon düşüklüğü ve hatta koma gibi hayati risk taşıyan semptomlar da gözlemlenebiliyor. Tanı sürecinde klinik belirtilerin yanı sıra, rektal ateş ölçümünde 40°C üzerindeki değerler ve hastanın güneşe maruziyet öyküsü esas alınıyor. Gerekli hallerde kan testleriyle organ fonksiyonları ve elektrolit dengesi de kontrol ediliyor. İYİLEŞME SÜRECİ VE RİSKLER Dr. Ay’a göre hafif vakalarda iyileşme genellikle 1-2 gün içinde sağlanırken, daha ciddi vakalarda bu süre 3 ila 7 gün arasında değişebiliyor. İleri düzey güneş çarpmalarında ise karaciğer, böbrek ve sinir sistemi etkilenebiliyor. Bu nedenle tedavi gören çocukların en az 48 saat boyunca gözlem altında tutulması gerektiğini vurgulayan Ay, durumun ciddiyetine dikkat çekti. GÜNEŞTEN KORUNMAK İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER Tedavi kadar önleyici yaklaşımların da önemini hatırlatan Dr. Selami Ay, ailelere şu önemli uyarılarda bulundu: Çocuklar 10:00–16:00 saatleri arasında doğrudan güneşe çıkarılmamalı Tercih edilecek giysiler açık renkli, ince ve pamuklu olmalı Geniş kenarlı şapka ve UV korumalı güneş gözlüğü kullanılmalı Bol sıvı tüketimine özen gösterilmeli Güneş kremleri (SPF 30 ve üzeri) dışarı çıkmadan 30 dakika önce sürülmeli ve düzenli olarak yenilenmeli Küçük çocuklar kesinlikle park halindeki araçlarda yalnız bırakılmamalı KİMLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA? Dr. Ay, özellikle 1 yaş altı bebekler, kronik hastalığı bulunan çocuklar, aşırı kilolu çocuklar ve sıvı alımı yetersiz bireylerin güneş çarpmasına karşı daha dikkatli gözlemlenmesi gerektiğini belirtti. “GÜNEŞİ SEVEN AMA SAĞLIĞI ÖNCELEYEN BİR YAKLAŞIM BENİMSEYELİM” Dr. Selami Ay, sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “Çocukların yazı sağlıklı ve güvenli geçirmesi ancak ailelerin bilinçli davranmasıyla mümkün olabilir. Güneşin tadını çıkarırken çocuklarımızın sağlığını riske atmayalım. Çünkü unutmayalım ki, onların bugünü bizim yarınımızdır.”

Çocuklarda bağışıklık sistemi yetersizliklerine dikkat: Erken tanı hayat kurtarıyor Haber

Çocuklarda bağışıklık sistemi yetersizliklerine dikkat: Erken tanı hayat kurtarıyor

Bursa Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde görev yapan Çocuk İmmünoloji Uzmanı Dr. Demet Hafızoğlu, Primer İmmün Yetersizlik Haftası dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’de çocuklarda bağışıklık sistemi yetersizliklerinin oldukça yaygın olduğunu söyleyen Dr. Hafızoğlu, erken teşhisin hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekti. Dr. Hafızoğlu, “Primer immün yetmezlik, bağışıklık sisteminde doğuştan gelen bir bozukluk olup, enfeksiyonlara karşı vücudu savunmasız bırakır. Bu hastalıklarda erken tanı konulması, çocuğun yaşam süresi ve kalitesi üzerinde doğrudan etkilidir. Özellikle ilk bir yaşta tanı konulması, tedavi başarısını ve sağ kalımı büyük ölçüde artırmaktadır” ifadelerini kullandı. Sık hastalanan çocuklar için uyarılarda bulunan Hafızoğlu, “Yılda ikiden fazla kulak enfeksiyonu, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sık sinüzit, ishal, ciltte çıbanlar ya da mantar enfeksiyonları yaşayan çocukların bağışıklık sistemi mutlaka değerlendirilmeli. Bu belirtiler bağışıklık sisteminde bir eksiklik olabileceğine işaret ediyor” dedi. Dr. Hafızoğlu, ağır kombine immün yetmezlik gibi acil müdahale gerektiren tabloların varlığına da dikkat çekti. “Bu gibi durumlarda zaman kaybetmeden kemik iliği nakli yapılması hayati olabilir. Ayrıca damar içi antikor tedavileri ve koruyucu antibiyotikler gibi destek tedavileriyle hastaların yaşam kalitesini artırmak mümkündür” dedi. Son olarak, bağışıklık hastalıklarının çoğunun genetik geçişli olduğuna dikkat çeken Dr. Hafızoğlu, ailelerin bu konuda bilinçlenmesi gerektiğini belirtti. “Erken teşhis, etkin tedavi ve düzenli takip ile bu çocukların sağlıklı bireyler olarak yaşamlarını sürdürmeleri mümkün” dedi.

Bursa’yı festival heyecanı sardı: Çocuklar için sanat dolu günler Haber

Bursa’yı festival heyecanı sardı: Çocuklar için sanat dolu günler

Bursa'da düzenlenen 28. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali, şehri farklı noktalarına yayılan tiyatro performansları ve yaratıcı atölye etkinlikleriyle unutulmaz anlar sunmaya devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı ve Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Birliği’nin (ASSİTEJ) iş birliğiyle düzenlenen festival, her yıl olduğu gibi bu yıl da çocukları ve gençleri sanatla buluşturuyor. Festivalin öne çıkan etkinliklerinden biri, Norveç'ten gelen Anima Kültür Arena'nın sahnelediği, "Kırmızı-Mavi-Sarı" adlı etkileşimli ve duygusal bir müzikli oyun oldu.  0-7 yaş grubundaki çocuklar için sahnelenen bu özel oyun, Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi'nde gerçekleşti. Çocuklar, gündüzden geceye uzanan büyülü bir yolculuğa çıktılar ve bu yolculuk sırasında Anka kuşunun uçma öğrenmesi, gece prensesinin yıldızlarla gökyüzünü aydınlatması gibi unutulmaz anlara tanıklık ettiler. Oyun boyunca renk ve ışığın büyüleyici gösterileri eşliğinde sahnelenen gösteriler, izleyicilerin gözlerini kamaştırdı. Oyun sonrasında çocuklar, Anima Kültür Arena topluluğunun rehberliğinde düzenlenen “Gece Prensesi ile Kendi Yıldızını Yap” adlı atölyede keyifli ve yaratıcı anlar geçirdiler. Mirsaeed Panah’ın arka planda canlı santoor müziği eşliğinde gerçekleştirilen atölye çalışmasında çocuklar, hem sanatlarını geliştirdiler hem de el becerilerini sergileyerek keyifli zaman geçirdiler. Festivalin bir diğer dikkat çeken etkinliği, Ankara Devlet Tiyatrosu'nun sahnelediği "Yaşam Döngüsü" adlı oyun oldu. Bu oyun, zamanı dairesel bir şekilde ele alarak, çocuklara sanatsal bir perspektifle sunuldu ve büyük beğeni topladı. Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde sahnelenen bu oyun, izleyicilerine derin düşüncelerle dolu bir deneyim sundu. Ayrıca, Podyum Sanat Mahal'de sahnelenen William Shakespeare’in "Romeo & Juliet" adlı eseri, Elif Temuçin'in yönetiminde 2 seans olarak izleyicilerle buluştu.

Uludağ'da ilk deneyim: Osmangazili çocuklar kayakla buluştu! Haber

Uludağ'da ilk deneyim: Osmangazili çocuklar kayakla buluştu!

Osmangazi Belediyesi, ‘Osmangazili Çocuklar Uludağ’da Hız Kar ve Macera’ projesi ile Uludağ’a hiç gitmeyen çocukları kayak yapma ile tanıştırdı. Ocak ve Şubat aylarında düzenlenen projede, Osmangazi ilçesindeki 40 mahalleden 200’den fazla çocuk, ilk kez Uludağ’ın beyaz cennetine adım attı. İLK KEZ TEK BAŞLARINA KAYAK YAPTILAR Her gün farklı bir mahalleden çocukların katıldığı projede, çocuklar teleferik ile kayak pistine çıkarıldı. Burada Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği üyeleri tarafından kayak takımları giydirilen çocuklar, uzman eğitmenlerden gönüllü kayak eğitimi aldı. 2 saatlik kayak eğitiminin ardından, kayak yapmayı öğrenen çocuklar, ilk kez tek başlarına kayarak büyük bir heyecan yaşadı. AYNI ZAMANDA ULUDAĞ’I KEŞFETME FIRSATI BULDULAR Uludağ’a ilk kez adım atan çocuklar, sadece kayak yapma fırsatı bulmakla kalmadı, aynı zamanda Türkiye’nin en önemli kış turizm merkezlerinden Uludağ’ı da gezme şansı elde etti. Osmangazi Belediyesi, bu projeyle çocuklara sadece spor yapmayı öğretmekle kalmayıp, onları doğal güzelliklerle buluşturdu. Belediye yetkilileri, bu tür projelerin devam edeceğini belirterek, Osmangazi’deki tüm çocuklara yeni fırsatlar sunmaya devam edeceklerini ifade etti. Çocukların Uludağ’daki bu unutulmaz deneyimi, onların hayatlarında unutulmaz anılar biriktirmelerine vesile oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.