Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çocuk

Bursa Hayat Gazetesi - Çocuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bazı suçlardan sabıkası bulunanlar çocuk ortamlarında çalışamayacak Haber

Bazı suçlardan sabıkası bulunanlar çocuk ortamlarında çalışamayacak

Sosyal Hizmetler Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik öngören yeni yasa teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuldu. Teklif, özellikle çocukların bulunduğu ortamlarda güvenliği artırmayı hedefliyor. Düzenlemeye göre c*nsel saldırı, çocuklara c*nsel ist*smar, kasten öldürme, insan ticareti, yasaklı madde ve f*huş gibi suçlardan kesinleşmiş hüküm giymiş kişilerin, çocuklarla doğrudan temas gerektiren alanlarda çalışması ve bu alanlarda iş yeri işletmesi yasaklanacak. ÇOCUKLARIN BULUNDUĞU BİRÇOK ALAN KAPSAMA ALINDI Kanun teklifinde, sabıkalı kişilerin çalışmasının veya işletme açmasının yasaklanacağı alanlar detaylı şekilde sıralandı. Buna göre bu kişiler; okullar, kreş ve gündüz bakımevleri, yurtlar, çocuk kulüpleri, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul servisleri ve kantinleri, çocuk spor okulları ve spor tesisleri, internet kafeler ve e-oyun salonları, eğitim kurumları ve adli görüşme odaları gibi çocukların yoğun olarak bulunduğu iş yerlerinde görev alamayacak. Ayrıca söz konusu kişiler bu iş yerlerini şahsen işletemeyecek ve herhangi bir sıfatla fiilen görev yapamayacak. İŞVERENE AĞIR PARA CEZASI VE KAPATMA YAPTIRIMI Teklifte yalnızca sabıkalı kişilere değil, bu kişileri çalıştıran işverenlere yönelik yaptırımlar da yer alıyor. Buna göre, yasaya aykırı şekilde sabıkalı kişiyi çalıştıran işverenlere her bir kişi için brüt asgari ücretin üç katı tutarında idari para cezası uygulanacak. İşveren buna rağmen çalıştırmaya devam ederse, cezanın tebliğinden itibaren bir ay içinde her bir kişi için brüt asgari ücretin yedi katı tutarında ceza kesilecek. Aykırılığın devam etmesi halinde ise iş yerinin kapatılması gündeme gelecek. MEVCUT İŞLETMELERE 6 AY SÜRE Yasa teklifine göre düzenleme yürürlüğe girdikten sonra bu suçlardan sabıkalı kişilerin işlettiği iş yerleri için 6 ay içinde devretme zorunluluğu getirilecek. Bu sürede gerekli işlemleri yapmayan işletmeler hakkında yasal işlem uygulanabilecek. “TELAFİSİ İMKANSIZ RİSKLERİN ÖNÜNE GEÇİLMESİ AMAÇLANIYOR” Kanun teklifinin gerekçesinde, hüküm giymiş kişilerin cezalarının infazından sonra çocuklarla doğrudan temas gerektiren ortamlarda bulunmasının telafisi mümkün olmayan riskler oluşturabileceği vurgulandı. Bu nedenle kamu düzeni ile çocukların hak ve özgürlüklerini korumak amacıyla ölçülülük ilkesi gözetilerek böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Yeni düzenleme yasalaşması halinde çocukların bulunduğu birçok alanda güvenlik kriterleri sıkılaştırılmış olacak ve sabıkalı kişilerin bu ortamlarda çalışmasının önüne geçilmesi hedeflenecek.

Uzmandan uyarı: Epilepsi hastası kadın anne olmaya engel değil Haber

Uzmandan uyarı: Epilepsi hastası kadın anne olmaya engel değil

Uluslararası Epilepsi Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, toplumda yaygın olan “epilepsi hastası kadınlar anne olamaz” inanışının doğru olmadığını söyledi. Kuzukıran, epilepsinin doğru tedavi ve düzenli takip ile sağlıklı bir gebelik sürecine engel teşkil etmediğini ifade etti. Epilepsi hastası kadınların büyük çoğunluğunun uygun planlama ile sağlıklı bebekler dünyaya getirebildiğini belirten Kuzukıran, önemli olanın gebeliğin bilinçli şekilde planlanması olduğunu kaydetti. “TEDAVİ ASLA KENDİ KENDİNE BIRAKILMAMALI” Gebelik sürecinde epilepsi tedavisinin kesilmemesi gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Nuray Kuzukıran, ilaçların doktor kontrolü dışında değiştirilmesinin ciddi riskler doğurabileceğini dile getirdi. Kuzukıran, “Gebelikte epilepsi tedavisinin kendi kendine bırakılması ya da dozlarının değiştirilmesi son derece sakıncalıdır. Kontrolsüz nöbetler, hem anne hem de bebek için kullanılan ilaçlardan çok daha büyük tehlike oluşturur” ifadelerini kullandı. Uzmanlara göre kontrolsüz nöbetler; düşme, travma, oksijen yetersizliği gibi riskler nedeniyle gebelikte ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. DİSİPLİNLER ARASI TAKİP ŞART Sağlıklı bir gebelik süreci için nöroloji ve kadın hastalıkları uzmanlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kuzukıran, gebeliğin mutlaka multidisipliner yaklaşımla planlanması gerektiğini belirtti. İlaçların düzenli kullanılması, doz ayarlamalarının hekim gözetiminde yapılması ve folik asit desteğinin ihmal edilmemesi gerektiğini söyleyen Kuzukıran, düzenli kontrollerin hem anne hem de bebek sağlığı açısından belirleyici rol oynadığını ifade etti. BİLİMSEL VERİLERLE HAREKET EDİLMELİ Toplumdaki yanlış inanışların epilepsi hastası kadınlarda gereksiz kaygıya neden olduğunu belirten Kuzukıran, doğru bilgilendirmenin önemine dikkat çekti. “Doğru bilgi, doğru takip ve yeterli destekle epilepsi ile sağlıklı bir gebelik mümkündür. Önemli olan korkularla değil, bilimsel verilerle hareket etmektir” diyen Kuzukıran, epilepsi hastası kadınların gebelik planlaması öncesinde mutlaka uzman desteği alması gerektiğini sözlerine ekledi.

Ebeveynler dikkat! Çocuklar için günlük ekran süresi ne kadar olmalı? Haber

Ebeveynler dikkat! Çocuklar için günlük ekran süresi ne kadar olmalı?

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukların dijital dünyadaki risklerden korunması ve ailelerin bilinçlendirilmesi amacıyla “Çocuklar Güvende” internet sitesini hayata geçirdi. Site ve mobil uygulama üzerinden ebeveynler, çocukların güvenli dijital ortamda büyümesini sağlamak için birçok bilgiye ulaşabiliyor. Site içerisinde yer alan başlıklar arasında “Çevrimiçinde çocukları hedef alan tehlikeler”, “Oyun dünyasındaki tuzaklar”, “Ekran süresi”, “Dijital ebeveyn olmak” ve “Çocuklar için güvenli içerik seçimi” bulunuyor. EKRAN SÜRESİ ÖNERİLERİ Bakanlık, özellikle 0-3 yaş döneminin beyin ve sosyal gelişim açısından kritik olduğunu vurgulayarak, bu yaş grubundaki çocukların ekrandan tamamen uzak tutulmasını öneriyor. 3-6 yaş arası çocuklar için ise ekran süresinin kademeli olarak artırılması tavsiye ediliyor: 3 yaş: günde en fazla 30 dakika 4 yaş: günde en fazla 40 dakika 5 yaş: günde en fazla 50 dakika 6 yaş: günde en fazla 60 dakika Video izleme, dijital oyunlar ve televizyon gibi tüm aktiviteler bu süreye dahil ediliyor. Ayrıca, ekran kullanımının çocuğun fiziksel aktivite, uyku düzeni ve sosyal etkileşim gibi alışkanlıklarıyla dengelenmesi gerektiği belirtiliyor. EBEVEYN REHBERLİĞİ VE KONTROLLÜ KULLANIM Bakanlık, ekran süresinin sınırlandırılmasında ebeveyn rehberliğinin önemine dikkat çekiyor: Yemek sırasında, uyku öncesinde ve çocuk odasında dijital araç kullanılmamalı Kurallar net, anlaşılır ve uygulanabilir olmalı Süre bitmeden hatırlatma yapılmalı Ekran süresi sona erdiğinde, çocuğun duygularına empati gösterilmeli ve dikkatini başka aktivitelere yönlendirmek için önerilerde bulunulmalı Bu yaklaşımla çocuklar, dijital dünyanın faydalarından yararlanırken risklerden korunmuş oluyor.

Bursa’da yabancı uyruklu çocuk işçiler yasa dışı çalıştırılırken yakalandı Haber

Bursa’da yabancı uyruklu çocuk işçiler yasa dışı çalıştırılırken yakalandı

Bursa Emniyet Müdürlüğü, göçmen kaçakçılığı ve kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında önemli bir operasyon gerçekleştirdi. Osmangazi ilçesinde kaçak yabancı işçi çalıştırıldığı ihbarı üzerine harekete geçen Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, ilgili iş yerinde denetim yaptı. ÇOCUK YAŞTA KAÇAK İŞÇİLER TESPİT EDİLDİ Denetimlerde, çalışma izni bulunmayan 5 yabancı uyruklu şahsın iş yerinde çalıştırıldığı ortaya çıktı. Şahıslardan 2’sinin ise üzerinde herhangi bir kimlik belgesi bulunmadığı ve Türkiye’de yasal kalış haklarının olmadığı belirlendi. KİMLİĞİ OLMAYAN İŞÇİLER GÖÇ İDARESİ’NE TESLİM EDİLDİ Yasal statüsü olmayan ve kimliği tespit edilemeyen şahıslar, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Bu adım, yasa dışı istihdam ve göçmen kaçakçılığıyla mücadelede önemli bir uygulama olarak kayıtlara geçti. İŞLETME SAHİPLERİ GÖZALTINDA Kaçak yabancı işçileri yasa dışı yollarla temin ederek çalıştırdığı tespit edilen 2 işletme sahibi, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından “göçmen kaçakçılığı” ve ilgili mevzuata muhalefet suçlarından adliyeye sevk edilecek. GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞIYLA MÜCADELE SÜRÜYOR Bursa Emniyeti, kaçak işçi çalıştıran iş yerlerine karşı denetimlerini sıklaştırarak çocuk işçiliğinin önüne geçmeyi ve yasa dışı göç hareketlerini engellemeyi hedefliyor. Yetkililer, vatandaşları şüpheli durumları bildirmeleri konusunda uyarıyor.

Kış aylarında çocuklarda enfeksiyon riski zirveye çıkıyor Haber

Kış aylarında çocuklarda enfeksiyon riski zirveye çıkıyor

Kış mevsiminin çocuk sağlığı açısından en riskli dönemlerden biri olduğuna dikkat çeken Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fisun Aydemir, soğuk hava nedeniyle çocukların kapalı alanlarda daha uzun süre vakit geçirdiğini söyledi. Bu durumun bağışıklık sistemini zayıflattığını ve enfeksiyonların hızla yayılmasına zemin hazırladığını ifade eden Aydemir, özellikle toplu yaşam alanlarının hastalıklar açısından yüksek risk taşıdığına vurgu yaptı. KIŞ AYLARINDA EN SIK GÖRÜLEN ÇOCUK HASTALIKLARI Kış aylarında çocuklarda sık görülen hastalıklara değinen Uzm. Dr. Fisun Aydemir, influenza (grip) enfeksiyonunun yüksek ateş, öksürük, baş ağrısı ve halsizlikle seyrettiğini, zamanında müdahale edilmediğinde ise zatürre gibi ciddi tablolara yol açabildiğini belirtti. Özellikle altı aydan küçük bebekler için büyük risk taşıyan RSV enfeksiyonunun, bronşiolit ve zatürreye neden olabildiğini aktaran Aydemir, iki yaş altı çocuklarda sık görülen bronşiolit ve zatürrenin; hızlı soluma, öksürük, morarma ve yüksek ateşle kendini gösterdiğini söyledi. Aydemir ayrıca, kış aylarında rotavirüse bağlı ishal vakalarında ciddi artış yaşandığını, şiddetli kusma ve ishalin sıvı kaybına neden olarak hastaneye başvuruları artırdığını ifade etti. Soğuk algınlığı sonrası sık görülen orta kulak iltihabının ise kulak ağrısı ve ateşle ortaya çıktığını belirtti. BU BELİRTİLER GÖRÜLÜYORSA GECİKMEDEN DOKTORA BAŞVURUN Ailelerin bazı belirtileri mutlaka ciddiye alması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Fisun Aydemir, “38 derecenin üzerinde ateş, baş ve kas ağrıları, nefes darlığı, hızlı soluma, kulak ağrısı, sürekli kusma veya ishal, aşırı halsizlik, iştahsızlık ve bilinç değişikliği görülen çocuklar mutlaka vakit kaybetmeden bir çocuk hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Basit gibi görünen enfeksiyonlar kısa sürede ağır tablolara dönüşebilir” dedi. KIŞ ENFEKSİYONLARINDAN KORUNMAK MÜMKÜN Kış enfeksiyonlarından korunmanın mümkün olduğunu belirten Dr. Aydemir, hijyen kurallarının bu noktada büyük önem taşıdığını söyledi. Çocukların ellerini sık sık yıkamasının, öksürürken dirsek içini kullanmasının bulaş riskini önemli ölçüde azalttığını belirten Aydemir, grip ve rotavirüs aşılarının zamanında yapılmasının ağır seyreden hastalıkların önlenmesinde kritik rol oynadığını ifade etti. Dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli D vitamini desteğinin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini kaydeden Aydemir, kapalı alanların sık sık havalandırılmasının da virüs yoğunluğunu azalttığını dile getirdi. ANTİBİYOTİK BİLİNÇSİZ KULLANILMAMALI Ebeveynlere önemli uyarılarda bulunan Dr. Fisun Aydemir, kış aylarında çocuklarda görülen enfeksiyonların hızla ağırlaşabileceğine dikkat çekerek, “Doktor önerisi olmadan antibiyotik kullanılmamalıdır. Çocukların sıvı alımı artırılmalı; gribal enfeksiyonlarda tavuk veya kemik suyu çorba, ishallerde ise pirinç suyu çorba, yoğurt ve haşlanmış patates tercih edilmelidir. Hasta çocukların okula gönderilmemesi hem iyileşme sürecini hızlandırır hem de salgınların önüne geçer” ifadelerini kullandı. ERKEN MÜDAHALE HAYAT KURTARIYOR Kış mevsiminde çocuklarda grip, RSV, bronşiolit, zatürre ve rotavirüs vakalarının belirgin şekilde arttığını belirten Uzm. Dr. Fisun Aydemir, hijyen kurallarına uyulmasının, aşıların zamanında yaptırılmasının ve belirtiler ortaya çıktığında erken dönemde doktora başvurulmasının çocuk sağlığını korumada en etkili yöntemler olduğunu sözlerine ekledi.

Çocukların kimliği tehlike altında! Haber

Çocukların kimliği tehlike altında!

Günümüzde çocukların sosyal medya ve popüler kültürden etkilenme düzeyi her geçen gün artıyor. Özellikle ergenlik dönemindeki gençler, popüler müzik grupları, danslar ve moda akımlarını yakından takip ederek, kimlik gelişim süreçlerinde bu etkenlerden etkileniyor. Çocuk Psikoloğu İlayda Çitil, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki psikolojik etkileri, ailelerin bu süreçteki rolü ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında önemli bilgiler verdi. KİMLİK ARAYIŞINDA ÖNEMLİ BİR ALAN Sosyal medyanın çocukların aidiyet ve kabul görme ihtiyacını karşılamak için önemli bir mecra olduğunu belirten Çocuk Psikoloğu Çitil, “Çocuklar, sosyal medya üzerinden aldıkları beğeni ve onaylarla benliklerini inşa etmeye çalışıyorlar. Ancak bu beğeniler ve ilgi çoğunlukla geçici ve yüzeysel. Bu ilginin aniden kaybolması, çocuklarda derin hayal kırıklıklarına yol açabiliyor” diye konuştu. Ayrıca, sosyal medyada karşılaşılan “linç kültürünün” de çocukların psikolojisini zedeleyebileceğini ifade etti. 12-19 YAŞ ARASI DÖNEM, KİMLİK OLUŞUMU İÇİN KRİTİK Ergenlik döneminin sosyal medyanın etkilerinin en yoğun hissedildiği yaş grubu olduğunu vurgulayan Çitil, bu dönemde gençlerin “Ben kimim?” sorusuna yanıt arayışında olduklarını söyledi. “Ergenler, sosyal medyadaki fenomenler, beğeniler, takipçi sayıları gibi ölçütlerle kendilerini değerlendiriyorlar. Sosyal medyada sunulan mükemmel hayatlar, çocukların kendi yaşamlarını değersiz hissetmelerine sebep olabiliyor” dedi. POPÜLER AKIMLAR VE MODA, KİMLİK ÜZERİNDE ÇİFTE ETKİ YARATIYOR Gençlere yönelik popüler müzik grupları ve danslar, moda tercihleri çocukların benliklerini şekillendirmede rol oynuyor. Ancak bu durumun olumlu ve olumsuz yanları bulunduğunu belirten Çitil, “Bu tür akımlar, çocuklara motivasyon ve aidiyet hissi verebilir. Fakat gerçekçi olmayan başarı ve mutluluk vaatleri, çocukların kendilerini yetersiz hissetmelerine yol açabilir” ifadelerini kullandı. AİLELERE ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR Çocukların sosyal medya kullanımında ailelerin rehberlik rolünün çok önemli olduğuna dikkat çeken Çitil, şu önerilerde bulundu: “Ebeveynler çocuklarının ne tür içeriklerle vakit geçirdiğini takip etmeli, ancak bunu kontrolcü değil, birlikte vakit geçirerek yapmalı. Günlük ekran süresi 1-2 saatle sınırlandırılmalı. Teknoloji kullanımıyla ilgili kurallar, karşılıklı anlaşmayla belirlenmeli. Çocukların hissettikleri duygular dinlenmeli, olumsuz deneyimler hakkında açık iletişim kurulmalı. Ebeveynler, çocuklarına sosyal medyada karşılaşabilecekleri riskler ve olumsuz davranışlar konusunda bilgi vermeli. Ebeveynler kendi davranışlarıyla da örnek olmalı; örneğin yemek masasındayken telefon kullanmamalılar.” OKUL VE ÖĞRETMENLERİN ROLÜ DE KRİTİK Çitil, çocukların sosyal medya kullanımı konusunda okul ve öğretmenlerin de aktif rol alması gerektiğini söyledi. Dijital okuryazarlık eğitimlerinin artırılması, siber zorbalıkla mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Çitil, “Çocuklar gördükleri içeriklerin gerçek olmadığını anlayabilmeli, eleştirel düşünme becerilerini geliştirmelidir” dedi. SOSYAL MEDYA DOĞRU KULLANILDIĞINDA GÜÇLÜ BİR ARAÇ Çitil, sosyal medyanın doğru kullanıldığında çocukların bilgiye erişim, yaratıcılıklarını geliştirme ve farklı kültürleri tanıma açısından büyük fırsatlar sunduğunu dile getirdi. “Çocukların merak duygusunu desteklemek, empati yeteneklerini geliştirmek için sosyal medya önemli bir kaynak olabilir. Ancak bunu sağlamak aile ve eğitimcilerin bilinçli rehberliğiyle mümkün” diye ekledi. ÇOCUKLARDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN İŞARETLER Çocukların sosyal medya kullanımında olumsuz etkilerle karşılaşmaları durumunda ailelerin dikkat etmesi gereken belirtileri sıralayan Çitil, şu uyarılarda bulundu: “Ekran süresinin artması, diğer aktivitelerden uzaklaşma, gizlilik davranışının artması, aşırı kaygı ve öfke, sosyal çevreden uzaklaşma, gerçeklikten kopma gibi sinyaller varsa hemen müdahale edilmelidir. Bu noktada açık iletişim kurmak ve gerekirse uzman desteği almak çok önemlidir.” Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerini anlamak ve sağlıklı kullanımını sağlamak, hem ailelerin hem de eğitimcilerin ortak sorumluluğunda. Uzmanların görüşlerine kulak vererek, çocukların dijital dünyada daha güvende ve sağlıklı büyümeleri mümkün olabilir.

Güneşten korunmayan çocuklar için tehlike çanları çalıyor Haber

Güneşten korunmayan çocuklar için tehlike çanları çalıyor

VM Medical Park Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Selami Ay, sıcak havalarda çocukların maruz kaldığı güneş ışığının basit bir sıcak çarpmasından öte, zamanında müdahale edilmezse hayati tehlike yaratabileceğini söyledi. GÜNEŞ ÇARPMASI NEDİR? Dr. Ay, güneş çarpmasının vücut ısısının 40°C’nin üzerine çıkması ve vücudun ısı düzenleme sistemlerinin bozulmasıyla oluşan ciddi bir sağlık durumu olduğunu belirtti. Çocukların bu duruma karşı daha hassas olduğunun altını çizen Ay, “Ter bezlerinin henüz tam gelişmemesi, daha hızlı metabolizma ve sıvı kaybına karşı düşük tolerans, çocukları güneş çarpmasına daha yatkın hale getiriyor” dedi. BELİRTİLER VE TANI SÜRECİ Güneş çarpması genellikle uzun süre güneşte kalmak, sıcak ve nemli havalarda yoğun fiziksel aktivite yapmak ya da yeterince sıvı almamak sonucu ortaya çıkıyor. Dr. Selami Ay, bu durumda ilk görülen belirtileri şöyle sıraladı: Halsizlik Baş dönmesi Baş ağrısı Bulantı ve kusma Durum ilerledikçe bilinç bulanıklığı, nöbet, hızlı nabız, tansiyon düşüklüğü ve hatta koma gibi hayati risk taşıyan semptomlar da gözlemlenebiliyor. Tanı sürecinde klinik belirtilerin yanı sıra, rektal ateş ölçümünde 40°C üzerindeki değerler ve hastanın güneşe maruziyet öyküsü esas alınıyor. Gerekli hallerde kan testleriyle organ fonksiyonları ve elektrolit dengesi de kontrol ediliyor. İYİLEŞME SÜRECİ VE RİSKLER Dr. Ay’a göre hafif vakalarda iyileşme genellikle 1-2 gün içinde sağlanırken, daha ciddi vakalarda bu süre 3 ila 7 gün arasında değişebiliyor. İleri düzey güneş çarpmalarında ise karaciğer, böbrek ve sinir sistemi etkilenebiliyor. Bu nedenle tedavi gören çocukların en az 48 saat boyunca gözlem altında tutulması gerektiğini vurgulayan Ay, durumun ciddiyetine dikkat çekti. GÜNEŞTEN KORUNMAK İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER Tedavi kadar önleyici yaklaşımların da önemini hatırlatan Dr. Selami Ay, ailelere şu önemli uyarılarda bulundu: Çocuklar 10:00–16:00 saatleri arasında doğrudan güneşe çıkarılmamalı Tercih edilecek giysiler açık renkli, ince ve pamuklu olmalı Geniş kenarlı şapka ve UV korumalı güneş gözlüğü kullanılmalı Bol sıvı tüketimine özen gösterilmeli Güneş kremleri (SPF 30 ve üzeri) dışarı çıkmadan 30 dakika önce sürülmeli ve düzenli olarak yenilenmeli Küçük çocuklar kesinlikle park halindeki araçlarda yalnız bırakılmamalı KİMLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA? Dr. Ay, özellikle 1 yaş altı bebekler, kronik hastalığı bulunan çocuklar, aşırı kilolu çocuklar ve sıvı alımı yetersiz bireylerin güneş çarpmasına karşı daha dikkatli gözlemlenmesi gerektiğini belirtti. “GÜNEŞİ SEVEN AMA SAĞLIĞI ÖNCELEYEN BİR YAKLAŞIM BENİMSEYELİM” Dr. Selami Ay, sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “Çocukların yazı sağlıklı ve güvenli geçirmesi ancak ailelerin bilinçli davranmasıyla mümkün olabilir. Güneşin tadını çıkarırken çocuklarımızın sağlığını riske atmayalım. Çünkü unutmayalım ki, onların bugünü bizim yarınımızdır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.