Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bursa Tabip Odası

Bursa Hayat Gazetesi - Bursa Tabip Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa Tabip Odası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sanatçı Hekimler Sergisi BAOB’da ilgiyle karşılandı Haber

Sanatçı Hekimler Sergisi BAOB’da ilgiyle karşılandı

Bursa Tabip Odası’nın düzenlediği Sanatçı Hekimler Sergisi, 14 Mart Tıp Haftası etkinlikleri kapsamında BAOB 1. Kat Fuaye alanında boy gösterdi. Açılış kokteyline çok sayıda hekim ve sanatsever katıldı. Açılış töreninde, Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş, Genel Sekreter Dr. Muhsin Güllü, Dr. Ferda Firdin, Dr. Deniz Alpan ve Dr. Kenan Ergus da yer aldı. Dr. Kadir Binbaş, serginin düzenlenmesinde emeği geçen Dr. Tayfun Açıkgöz’e plaket takdim etti. Sergiye katkı sunan diğer hekimlere de teşekkür belgeleri verildi. Ayrıca, BTO Resim Kursu eğitmeni Özge Tezgör’e sanat çalışmalarına sağladığı katkılar için plaket verildi. SANAT VE MESLEKİ DAYANIŞMA Yönetim Kurulu üyeleri, serginin hekimlerin sanat yoluyla üretimlerini paylaşmasına olanak tanıdığını, mesleki dayanışmayı güçlendirdiğini ve kültürel birikime katkı sağladığını vurguladı. Fotoğraftan resime, çiniden heykele farklı disiplinlerde toplam 118 eser, katılımcılarla birlikte gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimiyle sergi açılışında görücüye çıktı. Etkinlik boyunca sanatseverler ve hekimler, eserleri yakından inceleme ve sanatçılarla birebir etkileşim fırsatı buldu. Sanatçı Hekimler Sergisi, Tıp Haftası etkinlikleri kapsamında hekimlerin yaratıcılığını sergilemesine ve toplumsal kültürün güçlenmesine katkı sağlayan özel bir organizasyon olarak öne çıktı.

Bursa Tabip Odası, bilim dışı iddialara sessiz kalmadı! Haber

Bursa Tabip Odası, bilim dışı iddialara sessiz kalmadı!

Bursa Tabip Odası, söz konusu iddialar üzerine ilgili Alman resmi kurumlarına yazılı başvuruda bulundu. Gelen resmi yanıtta, kamuoyuna sunulan belgelerin kendileri tarafından düzenlenmediği ve sahte olduğu; ayrıca ilgili kişinin Berlin Tabip Odası’na hiçbir zaman üye olmadığı bildirildi. Bu açıklamalar, tıbbi doğruluk ve hekimlik ile akademik unvanların kamusal kullanımı açısından soru işaretleri doğurması sebebiyle, Bursa Tabip Odası kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın açıklaması yaptı. Bursa Tabip Odası’nı temsilen açıklamayı Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ferda Firdin yaptı. Dr. Ferda Firdin, “Söz konusu kişinin konuşmasında, kemik iliği kanserinden standart onkolojik tedavileri reddederek yalnızca dört ay içinde iyileştiğini ileri sürdüğü görülmektedir. Bu iddialar, kanıta dayalı tıp ilkeleri ile uyuşmamaktadır. Kenevire ilişkin mevzuat tartışmalarının gündemde olduğu bu dönemde, bilimsel dayanağı olmayan bu kişisel konuşmanın, profesör etiketiyle sunulması kaygı vericidir. Bilimsel tedavilerin yerini alabilecek herhangi bir yaklaşım bulunmamaktadır zira tıbbın alternatifi yoktur. Bu tür söylemlerin medyada yeterli bilimsel bağlamdan koparılarak ısrarla gündem edilmesi, özellikle tedavisi süren hastalar açısından çok risklidir.” ifadelerini kullandı. Dr. Ferda Firdin, Almanya’daki yetkili makamlara yazılı başvuruda bulunduklarını açıklayarak, “Berlin Tabip Odası tarafından tarafımıza iletilen resmi yanıtta, kamuoyuna sunulan ve Berlin Tabip Odası tarafından düzenlendiği görülen belgenin kendileri tarafından düzenlenmediği ve sahte olduğu, ayrıca ilgili kişinin Berlin Tabip Odası’na hiçbir zaman üye olmadığı açıkça bildirilmiştir.” dedi. Firdin, halk sağlığını ilgilendiren konularda, bilimsel gerçeklerle çelişen söylemlerin yaygınlaşmasına ve meşrulaştırılmasına sessiz kalınamayacağını vurgulayarak, “Bursa Tabip Odası olarak bir kez daha vurgulamak isteriz ki bilimsel bilgi ve tıbbi uygulamalar, doğrulanmamış ünvanlara, kişisel anlatılara ve bilimsel denetimden geçmemiş iddialara dayanamaz. Halkın sağlığını ilgilendiren konularda, bilimsel gerçeklikle bağdaşmayan söylemlerin meşrulaştırılmasına ve yaygınlaştırılmasına sessiz kalmamız mümkün değildir. Bu yüzden Bursa Tabip Odası olarak halk sağlığını yanıltıcı nitelikte beyanlar nedeniyle ilgili kişi hakkında yetkili adli mercilere başvuruda bulunulmuştur. Süreç, hukuki ve mesleki sorumluluklarımız çerçevesinde takip edilmektedir.” şeklinde konuştu. Bursa Tabip Odası tarafından yapılan basın açıklamasının tam metni şöyle: Şehrimizde Aralık 2025’de düzenlenen sempozyumda kendisini onkolog ve profesör olarak tanıtarak konuşmacı olarak yer alan kişi hakkında kamuoyunu doğru bilgilendirme ve halk sağlığını koruma sorumluluğumuz gereği açıklama yapma zorunluluğu doğmuştur. Söz konusu kişinin konuşmasında, kemik iliği kanserinden standart onkolojik tedavileri reddederek yalnızca dört ay içinde iyileştiğini ileri sürdüğü görülmektedir. Bu iddialar, kanıta dayalı tıp ilkeleri ile uyuşmamaktadır. Kenevire ilişkin mevzuat tartışmalarının gündemde olduğu bu dönemde, bilimsel dayanağı olmayan bu kişisel konuşmanın profesör etiketiyle sunulması kaygı vericidir. Bilimsel tedavilerin yerini alabilecek herhangi bir yaklaşım bulunmamaktadır zira tıbbın alternatifi yoktur. Bu tür söylemlerin medyada yeterli bilimsel bağlamdan koparılarak ısrarla gündem edilmesi, özellikle tedavisi süren hastalar açısından çok risklidir. İlgili kişinin hekimlik statüsü, akademik unvanı ve bilimsel yetkinliğine ilişkin iddialarının resmi ve doğrulanabilir kayıtlarla desteklenmemesi, ulusal ve uluslararası hakemli bilimsel dergilerde izlenebilir herhangi bir akademik yayınının bulunmaması, ORCID numarasının bilinmemsi ve akademik üretime dair şeffaf bir geçmiş sunamaması, bu kişisel açıklamaların güvenilirliğini daha da tartışmalı hâle getirmektedir. Kendisini onkolog ve profesör doktor olarak tanıtan kişinin, yakalandığını ileri sürdüğü hastalığın tıbbi adını ve temel klinik özelliklerini dahi doğru biçimde ifade edememesi, hastalığı sırasında uyguladığını iddia ettiği bilim dışı yöntemi sonradan bir başarı öyküsü ve dolaylı tedavi söylemi eşliğinde kamuoyuna sunması, halk sağlığı açısından tehlikelidir. Kanser gibi toplumda yüksek kaygı yaratan hastalıklara ilişkin kişisel anlatılara dayalı ve umut tacirliğine varabilecek söylemlerin dolaşıma sokulması, halen tedavisi süren hastaları yanlış yönlendirme ve sağlıklarını ciddi biçimde tehlikeye atma riski taşımaktadır. Bu tür beyanların yol açabileceği zararlar yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal düzeydedir. Bu kapsamda Bursa Tabip Odası olarak ilgili kişinin kamuoyuna sunduğu mesleki belgelerin ve akademik unvan iddiasının doğruluğunu teyit etmek amacıyla Almanya’daki yetkili makamlara yazılı başvuruda bulunulmuştur. Berlin Tabip Odası tarafından tarafımıza iletilen resmi yanıtta, kamuoyuna sunulan ve Berlin Tabip Odası tarafından düzenlendiği iddia edilen belgenin kendileri tarafından düzenlenmediği ve sahte olduğu, ayrıca ilgili kişinin Berlin Tabip Odası’na hiçbir zaman üye olmadığı açıkça bildirilmiştir. Bu yanıt dışında, Türk Tabipleri Birliği’nin başvurusu üzerine, kamuoyuna sunulan belgelerden ikincisini düzenlediği iddia edilen Baden-Württemberg Eyaleti Kuzey Württemberg Bölge Tabip Odası tarafından gönderilen resmi yanıtta, 10 Nisan 2008 tarihli uzmanlık belgesinin kurumları tarafından düzenlenmediği ve belgenin sahte olduğu bildirilmiştir. İlgili kişinin hiçbir zaman bu tabip odasına üye olmadığı belirtilmiş ve konu hakkında Stuttgart Savcılığı’na başvuruda bulunulduğu ifade edilmiştir. Ayrıca kişinin daha sonra bir yazar vasıtasıyla kamuoyu ile paylaştığı tıbbi belgelerde tanının “G3 osteosarkom” olduğu görülmüştür. Ancak söz konusu belgelerin düzenlenme biçimi, içerik bütünlüğü ve klinik süreç açısından taşıdığı soru işaretleri nedeniyle, belgelerde adı geçen sağlık kurumlarına teyit başvuruları yapılmıştır. Osteosarkom, özellikle yüksek dereceli (G3) olduğunda agresif seyir gösterebilen malign kemik tümörüdür. Tanısı histopatolojik inceleme ile konulur ve tedavi süreci cerrahi girişimin yanı sıra uluslararası onkoloji rehberleri doğrultusunda planlanan sistemik kemoterapi protokollerini de içerir. Yüksek dereceli osteosarkom da kısa sürede ve standart onkolojik tedaviler dışında bir yöntemle tam ve kalıcı iyileşme sağlandığına dair yerleşik ve güvenilir klinik kanıt bulunmamaktadır. Bu nedenle kişisel anlatımlara dayalı tedavi başarı iddialarının genelleştirilmesi tıbbın bilimsel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Bursa Tabip Odası olarak bir kez daha vurgulamak isteriz ki bilimsel bilgi ve tıbbi uygulamalar, doğrulanmamış unvanlara, kişisel anlatılara ve bilimsel denetimden geçmemiş iddialara dayanamaz. Halkın sağlığını ilgilendiren konularda, bilimsel gerçeklikle bağdaşmayan söylemlerin meşrulaştırılmasına ve yaygınlaştırılmasına sessiz kalmamız mümkün değildir. Bu yüzden Bursa Tabip Odası olarak halk sağlığını yanıltıcı nitelikte beyanlar nedeniyle ilgili kişi hakkında yetkili adli mercilere başvuruda bulunulmuştur. Süreç, hukuki ve mesleki sorumluluklarımız çerçevesinde takip edilmektedir. Üniversiteler bilginin üretildiği doğrulandığı ve topluma güvenle aktarıldığı kurumlardır. Bu nedenle, bilimsel dayanağı olmayan, spekülatif nitelikteki sağlık iddialarının, akademik ortamlar ve üniversite etkinlikleri aracılığıyla dolaşıma girmesi kaygı vericidir. Bu tür söylemlerin, bilimsel denetimden geçmiş bilgiyle eşdeğer bir görünüm kazanmasına yol açabilecek her türlü uygulamayı, akademik sorumluluk ve halk sağlığı açısından doğru bulmadığımızı kamuoyuyla paylaşmak isteriz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Bursa’da kadın sağlığı ve toplumsal cinsiyet eşitliği vurgusu Haber

Bursa’da kadın sağlığı ve toplumsal cinsiyet eşitliği vurgusu

Bursa Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde, "Emeğimiz de bedenimiz de bizim! Varız, eşitiz, özgürüz!" sloganıyla dikkat çeken bir açıklama gerçekleştirdi. Açıklama, Bursa BAOB’da gerçekleştirildi ve kadınların sağlık, emek ve bedenleri üzerindeki haklarına vurgu yapıldı. Açıklamayı komisyon adına Dr. Elif Karan Ün okudu. Dr. Ün, kadınların sağlık alanındaki emeklerinin genellikle görünmez kılındığını, çalışma hayatında maruz kaldıkları eşitsizlikleri ve toplumsal cinsiyet temelli şiddeti eleştirerek, eşit ve özgür bir çalışma ortamı için taleplerini yineledi. “Kadınlar, kapitalist erkek egemen düzene karşı emeğine sahip çıkmaya çalışırken, bedenlerine yönelik tahakküme karşı da direniyor. Yüz yılı aşkın süredir mücadelemiz büyüyor. Biz varız, eşitiz, özgürüz!” ifadeleriyle başlayan açıklama, kadınların haklarını savunarak, eşitlik taleplerine de dikkat çekti. Dr. Elif Karan Ün, kadın sağlığına dair yaşanan sıkıntıların arttığını, özellikle devletin kadın bedeni üzerindeki denetimlerinin arttığına ve sağlık hizmetlerine erişimdeki engellerin derinleştiğine değindi. SAĞLIK HİZMETLERİNE ÜCRETSİZ ERİŞİM TALEP EDİLDİ Dr. Ün, mevcut sağlık politikalarına karşı durduklarını ifade ederek, sağlık hizmetlerine ücretsiz erişimin sağlanmasını ve kadınların haklarının korunmasını talep etti. Ayrıca, sağlık alanındaki ayrımcılıklara ve özel hastaneler ile merdiven altı sağlık hizmetlerinin risklerine dikkat çekti. Açıklamada, 2024’teki "Normal Doğum Eylem Planı" ve nüfus politikalarına ilişkin eleştiriler de yer aldı. Kadınların doğum yapma hakkı ve doğum yöntemleriyle ilgili yapılan müdahalelerin, kadınların birey olarak karar alma haklarına ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekildi. KADINLARIN MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİ VURGULANDI Açıklamanın sonunda, kadınların sağlık ihtiyaçlarının karşılanması için daha fazla bütçe ayrılması gerektiği ve cinsiyet eşitliğine dayalı, özgür ve eşit bir sağlık sisteminin kurulması gerektiği vurgulandı. Dr. Elif Karan Ün, “Her kadın, eşit ve özgür bir yaşam hakkına sahiptir. Biz kadınlar, bedenimiz ve emeğimiz için mücadeleye devam edeceğiz. Sağlıkta eşitlik, sadece kadınlar için değil, tüm toplum için gereklidir!” dedi.

Sağlık sisteminin geleceği ve çözüm arayışları Bursa konuşuldu Haber

Sağlık sisteminin geleceği ve çözüm arayışları Bursa konuşuldu

Bursa’da, Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri Çalıştayı, sağlık sisteminin sorunları ve geleceği üzerine önemli tartışmaların yapıldığı bir platformda gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen hekimlerin katıldığı çalıştay, Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) ev sahipliğinde yapıldı. Çalıştaya, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, Prof. Dr. Necati Dedeoğlu ve İYİ Parti Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba gibi önemli isimler katıldı. Çalıştayın açılışında, Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş, Türkiye’nin sağlık sistemindeki mevcut durumu değerlendirerek, “Başka bir sağlık sistemi mümkün mü?” sorusuna yanıt aradıklarını belirtti. Çalıştayda, sağlık sisteminin reforme edilmesi ve hekimlerin özlük hakları gibi temel sorunlar masaya yatırıldı. “SAĞLIK SİSTEMİ TIKANDI” TTB Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, sağlık sisteminin geldiği noktada büyük bir tıkanma yaşandığını ve mevcut sistemin çözüm üretme kapasitesini kaybettiğini vurguladı. Başkan Azap, “Sağlık sistemindeki sıkıntılar artık göz ardı edilemez boyuta geldi. Bu sistemin değişmesi gerektiğine inanıyoruz ve bunun için kamuoyuna somut önerilerde bulunacağız” dedi. Azap, 14 Mart Tıp Bayramı haftasında “başka bir sağlık sistemi” tartışmalarının genişletileceğini de sözlerine ekledi. SAĞLIK BAKANLIĞI ÇALIŞTAYA KATILMADI Çalıştayda, Sağlık Bakanlığı’nın katılmaması dikkat çekti. Prof. Dr. Azap, Bakanlığın, meslek örgütleriyle diyaloga girmeden alınan kararların sağlık sistemindeki sorunları daha da derinleştirdiğini belirtti. TTB Başkanı, “Meslek örgütlerinin görüşü alınmadan yapılan düzenlemeler, sağlık çalışanlarını daha da zor durumda bırakacaktır” diye konuştu. FAKIBABA: “SAĞLIĞA SİYASET BULAŞMAMALI” İYİ Parti Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, sağlık sistemindeki sorunların siyasetten bağımsız bir şekilde ele alınması gerektiğini savundu. Fakıbaba, “Sağlık sistemine siyaset bulaşmış durumda. Sağlık hizmeti, hasta ve çalışan memnuniyeti üzerine inşa edilmelidir. Bu noktada devletin asıl görevi, eksiklikleri gidermek ve bu memnuniyeti sağlamaktır” dedi. Ayrıca, Fakıbaba, özel hastanelere olan yönelimin artmasının sağlık sisteminin eksikliklerini gözler önüne serdiğini ve devlet hastanelerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK HİZMETLERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ Çalıştayda, birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, hekimlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve hasta memnuniyetinin artırılması gibi kritik konular ele alındı. Prof. Dr. Necati Dedeoğlu’nun çerçeve sunumuyla başlayan tartışmalarda, sağlık sisteminin daha sürdürülebilir hale getirilmesi için atılacak adımlar konuşuldu. ÇALIŞTAY SONUÇLARI İLERLEYEN GÜNLERDE AÇIKLANACAK Çalıştayda alınan kararlar ve öneriler, 14 Mart Tıp Bayramı haftasında kamuoyuyla paylaşılacak. TTB ve meslek örgütleri, sağlık sisteminde dönüşüm için çalışmalarına devam edeceklerini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.