Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Birleşmiş Milletler

Bursa Hayat Gazetesi - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa Valisi Erol Ayyıldız’dan 10 Aralık mesajı Haber

Bursa Valisi Erol Ayyıldız’dan 10 Aralık mesajı

Bursa Valisi Erol Ayyıldız, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü kapsamında yayımladığı mesajla insan hakları konusundaki evrensel değerleri ve Türkiye’nin bu konudaki kararlılığını hatırlattı. Vali Ayyıldız, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edildiği tarihin, insanlığın ortak vicdanını temsil ettiğini belirtti. “İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ İNSANLIĞIN VİCDANIDIR” Vali Ayyıldız, 10 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin, ayrım gözetmeksizin herkesin özgür, eşit ve onurlu yaşama hakkını güvence altına aldığını söyledi. Bu belgenin yıl dönümünde insan haklarının korunması ve geliştirilmesi için küresel farkındalığın artırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. “TÜRKİYE, İNSAN HAKLARINA SAYGIYI DEVLET GELENEĞİNİN BİR PARÇASI HÂLİNE GETİRMİŞTİR” Türkiye Cumhuriyeti’nin, Birleşmiş Milletler’in kurucu üyelerinden biri olarak Beyannamenin ilk onaylayıcıları arasında yer aldığını hatırlatan Vali Ayyıldız, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygının devlet geleneğinde köklü bir yer tuttuğunu vurguladı. Ayyıldız, Türk milletinin tarih boyunca mazlumun yanında durduğunu, farklılıkları hoşgörü ve kardeşlik anlayışıyla bir zenginlik olarak gördüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: “Milletimiz insana değer vermeyi varoluşunun temel ilkesi saymış; adalet, merhamet ve dayanışmayı kültürünün bir parçası hâline getirmiştir.” “İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN” ANLAYIŞI VURGULANDI Vali Ayyıldız, Türkiye’nin köklü devlet anlayışının temelinde insanı merkeze alan bir yaklaşım bulunduğunu, bu anlayışın “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözünde hayat bulduğunu ifade etti. Yunus Emre’nin hoşgörü mirasının da bu yaklaşımın önemli bir dayanağı olduğunu söyleyen Ayyıldız, insan haklarının evrensel ilkelerinin korunması ve geliştirilmesi yönündeki kararlılığın devam edeceğini belirtti. “BARIŞIN, ADALETİN VE HUZURUN HÂKİM OLDUĞU BİR DÜNYA DİLİYORUM” Mesajının sonunda 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü kutlayan Vali Ayyıldız, ortak insani değerlerin yaşatıldığı bir dünya temennisinde bulundu: “Bu anlamlı günün insanlık adına iyiliği, güzelliği ve hayrı çoğaltmasını diliyorum. İnsan onurunun yüceltildiği, barışın ve adaletin hâkim olduğu bir dünya en büyük arzumuzdur.”

BM'de Netahyahu protestosu: Temsilciler salonu terk etti Haber

BM'de Netahyahu protestosu: Temsilciler salonu terk etti

New York’ta düzenlenen 80. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun konuşması sırasında benzeri az görülen bir protestoya sahne oldu. Netanyahu’nun kürsüye çıkmasıyla birlikte birçok ülkenin temsilcileri, salonu terk ederek barışçıl ama güçlü bir mesaj verdi. NETANYAHU, KENDİ HEYETİNE KONUŞMAK ZORUNDA KALDI Protesto nedeniyle salon neredeyse tamamen boşalırken, BM moderatörü ortamın sakinleşmesi için çağrıda bulundu. Ancak tepkiler sona ermedi. Netanyahu konuşmasına, salonu terk etmeyen kendi heyetine hitap ederek devam etti. Netanyahu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “İsrail, Husileri yıktı, Hamas’ın büyük kısmını ezdi geçti, Hizbullah’ı işlevsiz hale getirdi. İran’ın nükleer tehdidini ortadan kaldırdık. Trump’a bu cesur eylemleri desteklediği için teşekkür ederim.” “İRAN’IN ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUM STOKLARI YOK EDİLMELİ” Konuşmasının bir bölümünü İran’a ayıran Netanyahu, Tahran'ın nükleer faaliyetlerinin İsrail için “varoluşsal bir tehdit” olduğunu yineledi. “İran’ın nükleer kapasitesini yeniden inşa etmesine asla izin verilmemelidir. Zenginleştirilmiş uranyum stokları ortadan kaldırılmalı” diyen Netanyahu, İsrail’in bölgesel güvenlik konusunda yalnız hareket etmeye hazır olduğunun sinyallerini verdi. GAZZE VURGUSU: “İŞİ MÜMKÜN OLDUĞUNCA ÇABUK BİTİRMELİYİZ” Netanyahu’nun konuşmasında, Gazze’ye yönelik askeri operasyonlara da değinildi. İsrail’in bölgedeki operasyonlarını hızla tamamlaması gerektiğini söyleyen Netanyahu, Hamas’ın son kalıntılarının Gazze Şehri’nde saklandığını belirtti. NEW YORK SOKAKLARINDA “ÖZGÜR FİLİSTİN” SLOGANLARI Netanyahu’nun konuşması sırasında, BM Genel Kurulu binası dışında toplanan insan hakları savunucuları ve Filistin destekçileri, “Özgür Filistin” sloganlarıyla eylem gerçekleştirdi. Protestocular, İsrail’in Filistin politikasına ve özellikle Gazze’deki askeri operasyonlarına tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze, Filistin’in ayrılmaz bir parçasıdır" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gazze, Filistin’in ayrılmaz bir parçasıdır"

BM Genel Kurul Salonu’nda gerçekleştirilen yüksek düzeyli uluslararası konferansta söz alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına Fransa ve Suudi Arabistan’a konferansa eş başkanlık ettikleri için teşekkür ederek başladı. Erdoğan, “Bugün Filistin davası artık yalnızca bölgesel bir mesele değil, küresel bir vicdan testidir. Bu salondaki yoğun katılım, Filistin halkına verilen desteğin bir göstergesidir.” ifadelerini kullandı. Filistin devletini tanıma cesaretini gösteren ülkelerin kararlı, somut, caydırıcı adımlarla bu tarihî duruşun arkasını doldurmalarını temenni ediyorum.Artık ateşkes ilanı, Gazze’ye insani yardımların engelsiz şekilde girişinin sağlanması, İsrail’in Gazze’den güçlerini çekmesi… pic.twitter.com/2GUI6gkhK0— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) September 23, 2025 GAZZE’DE 65 BİNDEN FAZLA KAYIP Erdoğan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına sert sözlerle tepki gösterdi. Yaklaşık iki yıldır süren saldırılar sonucu 65 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, “Bu bir soykırımdır ve kimse bu trajediye sessiz kalmamalı” dedi. İsrail Başbakanı Netanyahu’yu hedef alan Erdoğan, “Amaçları, Filistin Devleti’nin kurulmasını imkânsız hale getirmek ve Filistin halkını göçe zorlamaktır” diye konuştu. "FİLİSTİN'İN BM TAM ÜYELİĞİNİN VAKTİ GELDİ" Konuşmasında uluslararası topluma çağrıda bulunan Erdoğan, Filistin’in Birleşmiş Milletler’e tam üye olmasının artık kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu belirtti. "Filistinlilerin kendi topraklarını nasıl yöneteceklerine yine kendileri karar vereceklerdir. Gazze, Filistin’in ayrılmaz bir parçasıdır. Bu gerçeği herkesin kabul etmesi gerekiyor." "İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM İÇİN CESUR ADIMLAR ATILMALI" İsrail’in Batı Şeria’daki yayılmacı politikalarına ve Doğu Kudüs’teki “oldubittilere” de değinen Erdoğan, bu uygulamaların iki devletli çözüm vizyonunu sabote ettiğini belirtti. “Derinleşen işgal ve ilhak politikalarının hedefi, Filistin Devleti’nin yaşayabileceği zemini yok etmektir. Buna asla izin veremeyiz.” TÜRKİYE'NİN TUTUMU NET: 1967 SINIRLARI VE BAŞKENT DOĞU KUDÜS Erdoğan, Türkiye’nin Filistin konusundaki kararlı duruşunu yineleyerek, şu ifadeleri kullandı: “Biz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti kurulana kadar mücadelemize devam edeceğiz.” "GAZZE HALKININ YANINDAYIZ" Konuşmasının sonunda Erdoğan, özellikle Gazze’de yaşayan Filistinlilere hitaben, “Mazlum Gazze halkına en kalbi selamlarımı gönderiyorum” dedi. Cumhurbaşkanı'nın bu sözleri salondan büyük alkış aldı.

Birleşmiş Milletler, Gazze'de kıtlık ilan etti Haber

Birleşmiş Milletler, Gazze'de kıtlık ilan etti

İsrail'in insani yardım girişini kısıtladığı Gazze Şeridi'nde insani kriz derinleşti. BM Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) bölgedeki gıda krizine ilişkin son raporunda, Gazze şehri ve çevresini kapsayan Gazze Valiliği'ndeki gıda krizini en kötü seviye olan ve "kıtlık/felaket" anlamına gelen 5. aşamaya yükseltti. Raporda Gazze genelinde şu anda 500 binden fazla kişinin 5. aşamada, "kıtlık" şartlarında yaşadığı ifade edildi. Gazze nüfusunun yüzde 54'üne denk gelen 1.7 milyon kişinin ise "acil durum" anlamına gelen 4. aşamada, nüfusun yüzde 20'sine tekabül eden 396 bin kişinin ise "kriz" seviyesindeki 3. aşamada olduğu belirtildi. Ayrıca Eylül ayı sonuna kadar Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deir el-Balah ve güneydeki Han Yunus'ta da "kıtlık" ilan edilebileceği ifade edildi. Mart ortasından bu yana gıda ve diğer temel ihtiyaç maddelerine erişimin "kritik düzeyde kısıtlandığı" vurgulandı. Raporda, 27 Temmuz'da ilan edilen çatışmalara verilen sözde "aranın" ardından Gazze Şeridi'nin tamamında hava saldırıları, topçu ateşi ve silahlı saldırılar da dahil olmak üzere şiddetin devam etmesi nedeniyle şartların iyileştirilmesinde "başarısız olunduğu" belirtildi. Gazze'de "gıda sisteminin çöktüğü", bölgedeki tarım arazilerinin yüzde 98'inden fazlasının zarar gördüğü veya erişilemez hale geldiği, hayvanların telef olduğu, balıkçılığın yasaklandığı, nakit para kıtlığı ve piyasa fiyatlarının karşılanamaz düzeyde olduğu belirtildi. Gazze'deki kıtlığın "tamamen insan kaynaklı" olduğu belirtilirken, kıtlığın "durdurulabileceği ve tersine çevrilebileceği" vurguladı. Raporda, "Tartışma ve tereddüt zamanı geçti, açlık mevcut ve hızla yayılıyor. Daha fazla gecikme, hatta birkaç gün bile, kıtlıkla bağlantılı ölümlerde kabul edilemez bir artışa yol açacaktır" denildi. "İSRAİL İZİN VERSE ÖNLEYEBİLECEĞİMİZ BİR KITLIK" BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Tom Fletcher İsviçre'nin Cenevre kentinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Gazze'deki kıtlığın "herkesi rahatsız etmesi gerektiğini" belirtti. Fletcher, "İzin verilseydi önleyebileceğimiz bir kıtlık, ancak İsrail'in sistematik engellemeleri nedeniyle yiyecekler sınır kapılarında birikti" dedi. "GAZZE'DE AÇLIKTAN KAYNAKLANAN ÖLÜMLER SAVAŞ SUÇU TEŞKİL EDEBİLİR" BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de Gazze'deki kıtlığın "İsrail hükümetinin eylemlerinin doğrudan sonucu" olduğunu belirterek açlıktan kaynaklanan ölümlerin savaş suçu teşkil edebileceğini söyledi. Türk, "Gazze'de Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması tarafından bugün ilan edilen kıtlık, İsrail hükümetinin aldığı önlemlerin doğrudan sonucudur. Açlığı savaş yöntemi olarak kullanmak savaş suçudur ve bunun sonucunda ortaya çıkan ölümler aynı zamanda kasten öldürmeye yönelik savaş suçuna da dönüşebilir" diye konuştu. İSRAİL'DEN SKANDAL SAVUNMA İsrail Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada ise BM destekli gıda güvenliği raporunun sonuçları reddedildi. Gazze'de kıtlık olmadığı iddia edilen açıklamada, sonuçların "Hamas'ın yalanlarına" dayandığı öne sürüldü.

Gazze'de insani yardım sistemi çökmek üzere Haber

Gazze'de insani yardım sistemi çökmek üzere

BM Kabine Şefi Earle Courtenay Rattray Rusya başkanlığındaki oturumda yaptığı konuşmada, Gazze Şeridi’ndeki insani yardım sisteminin tamamen çökmek üzere olduğunu söyledi. Rattray, “Kamu düzeni tamamen bozulmuş durumda ve bölgesel yayılma tehlikesi de her geçen gün artıyor. Refah harabeye döndü. Refah sınır kapısının kapalı olması insani yardım operasyonlarını daha da zorlaştırıyor” dedi. “SAĞLIK VE INSANI YARDIM TESISLERINE SALDIRILAR DA DEVAM ETMEKTEDIR” Gazze Şeridi’nde nüfusun tamamı olan 2 milyona yakın insanın yerinden edildiğini ve bunların çoğunun birden fazla kez yerinden edildiğini aktaran Rattray, “Gazze'de hiçbir yer güvenli değil. BM hayat kurtaran yardımları ulaştırma konusundaki kararlılığını sürdürüyor, ancak ciddi zorluklar ve ölümcül risklerle karşı karşıyayız. İnsani yardım konvoyları çoğu zaman hayat kurtaran yardımları güvenli bir şekilde dağıtamamaktadır” şeklinde konuştu. İnsani yardım çalışanlarına ve barınaklara yönelik saldırıların devam ettiğini kaydeden Rattray, “Sağlık ve insani yardım tesislerine saldırılar da devam etmektedir. Kanunsuzluk ve suç yaygınlaşmaktadır. Taraflar bu zorlukların üstesinden gelmek için davranışlarını temelden ve acilen değiştirmelidir” ifadelerini kullandı. “BM, GAZZE'DE HALA GEREKLI GÜVENLIK EKIPMANINA SAHIP DEĞILDIR” İnsani yardım bildirim sistemi ve diğer koordinasyon mekanizmalarının etkili olmadığını söyleyen Rattray, “Bu da görevlerin gecikmesine, iptal edilmesine veya insani yardım görevlilerinin ölümcül risklere maruz kalmasına neden olmaktadır. BM, personelimizin karşı karşıya kaldığı aşırı riskleri yönetmek için Gazze'de hala gerekli güvenlik ekipmanına sahip değildir. İsrailli yetkililerle devam eden diyaloğa ve bazı iyileştirmelere rağmen, daha fazlasına ihtiyaç vardır” diye konuştu. İnsani yardımların Gazze Şeridi’nin tüm bölgelerine ulaştırılmasının sivillerin hayatta kalması ve refahı için elzem olduğunu vurgulayan Rattray, “Tüm geçiş noktalarından ihtiyaç sahiplerine erişime ihtiyacımız var. Gazze'de uluslararası insani hukuka uygun olarak etkili insani yardım operasyonları için güvenli ve elverişli bir ortamın oluşturulmasının zamanı çoktan gelmiştir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.