"Altın Çınar" rüzgarı Bursa'da esti
Osmangazi Belediyesi’nin bu yıl ikinci kez düzenlediği Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, açılışını “Ayşe” filminin gösterimi ve ardından gerçekleştirilen söyleşiyle yaptı.
Geçtiğimiz yıl kısa film yarışması formatında başlayan ve büyük ilgi gören festival, bu yıl kapsamını genişleterek yeniden sinemaseverlerle buluştu.
FESTİVALİN PERDESİ “AYŞE” İLE AÇILDI
Festivalin ilk etkinliği, Mudanya Üniversitesi’nde yapılan “Ayşe” film gösterimi oldu. İstanbul’un değişen kenar mahallelerinde Down sendromlu kardeşiyle yaşayan bir ablanın hikayesini anlatan film, öğrenciler tarafından ilgiyle izlendi.
Film gösteriminin ardından yönetmen Necmi Sancak ve Klinik Psikolog Deniz Ağar öğrencilerle bir araya gelerek yapımın temaları ve mesajları üzerine değerlendirmelerde bulundu. Öğrenciler de merak ettikleri soruları yöneltme fırsatı buldu.
Etkinlikler kapsamında festivalin Mudanya Üniversitesi’nde farklı film gösterimleri ve söyleşilerle süreceği, resmi açılışın ise Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde yapılacağı belirtildi. Programda finalist filmlerin gösterimleri de yer alacak.
FİNALİSTLER 220 FİLM ARASINDAN SEÇİLDİ
Bu yıl kurmaca kategorisinde 220 kısa film başvuru yaptı. Ön eleme sürecinde jüri tarafından değerlendirilen yapımlar arasından 10 film finale kalırken, özel seçkiyle birlikte 16 film ödül için yarışacak.
ÖDÜL TÖRENİ NE ZAMAN OLACAK?
Festival, jüri değerlendirmelerinin ardından 9 Mayıs’ta düzenlenecek ödül töreniyle sona erecek. Final sürecinde sinema dünyasından isimlerin yer aldığı jüri heyeti dereceye giren yapımları belirleyecek.
“BURSA’DA İLK GÖSTERİM” VURGUSU
Yönetmen Necmi Sancak, “Ayşe” filminin ilk gösteriminin Bursa’da yapılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirirken, yapım sürecinde gerçek bir yaşam öyküsünden esinlendiklerini ifade etti.
Klinik Psikolog Deniz Ağar ise söyleşide filmin karakter yapısı ve anlatım dili üzerinden psikolojik bir değerlendirme yaptıklarını belirterek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün burada Ayşe filminin psikoanalitik bir okumasını gerçekleştirdik. Filmin yönetmeniyle birlikte, bu psikoanalitik yorumların onun yaratım sürecinde ne ölçüde yer aldığını da kısmen sorgulamaya çalıştık.”