Bavullar, hayaller ve kayıplar: Meltem Cumbul ilk kez anlattı!
Ekranlardan bir süredir uzak kalan Meltem Cumbul, “Güzel Aşklar Diyarı”nın ardından NTV’de yayınlanan “Empati” programına Ahmet Mümtaz Taylan ile konuk olarak, hayatına dair samimi açıklamalarda bulundu.
Ünlü oyuncu, “Bir Sonbahar Hikayesi”, “Duvara Karşı”, “Yılan Hikayesi” ve “Muhteşem Yüzyıl” gibi birçok projede yer aldı.
Programda, kariyerinin perde arkasını, çocukluk yıllarını ve daha önce hiç anlatmadığı anılarını izleyicilerle paylaştı.
“Meltem nasıl bir çocuktu?” sorusunu yanıtlayan Cumbul, “Çocukken neşeli bir çocukluk geçirdim. Dört kardeştik. Bir ağabeyim, iki ablam vardı. Annemi kemik kanserinden, ağabeyimi akciğer kanserinden kaybettim.” şeklinde konuştu.
Babası bankada müdür olarak çalıştığı için pek çok yere gittiğini ve birçok insanla tanıştığını anlatan Meltem Cumbul, “Beni İzmir Elhamra Sineması'nın makinisti olan dedem büyüttü.” ifadelerini kullandı.
56 yaşındaki Cumbul, çocukluğunda diktiği kıyafetleri ve yazdığı metinleri sakladığı bir bavulu olduğunu anlatarak, “Bize misafir gelirdi. Annem ‘Hep şimdi sıra Meltem’de derdi. Ailemizde sanatla uğraşan kişiler de çok olduğu için taklitler yapıyor, kantolar ve tiyatrolar oynuyordum.” diyerek aktardı.
Ünlü oyuncu, çocukluğunda hep bir bavul macerası yaşadığını söyleyerek, “Bir bavulla yola çıkıp orada hayat kurduğum çok zaman oldu.” dedi.
Meltem Cumbul, 33 yaşında akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybeden ağabeyi Acar Cumbul’a da değinerek, "Benim için bir kahramandı. Ben Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nde okuyan ağabeyimin tavsiyesiyle Türk Koleji’ne gittim." diyerek ağabeyinin yaşamındaki etkilerini anlattı.
"Ben Londra’ya taşıdığım dönemde ağabeyim kanserle mücadele ediyordu ve sabah 7’de yaptığım radyo yayınlarının kendisini hayata bağladığını söylerdi." diyen ünlü oyuncu, ağabeyiyle Amerika’ya gitmek gibi pek çok hayali olduğunu paylaştı.
Cumbul, "Ama bu hayalleri gerçekleştiremedik çünkü onu 33 yaşında kaybettim. Ağabeyim yanımda olmasa da konuştuklarımızı tek başıma gerçekleştirdim." dedi.
Ailesiyle güçlü bağlar kurduğunu ve herkesle iyi geçindiğini ifade eden Cumbul, babasının da her zaman yanında olduğunu vurguladı.
“Babanı kaybettiğinde aslında neyini kaybettin?” sorusuna yanıt veren Cumbul, “Babam 10 yıl boyunca Alzheimer ile mücadele etti. Onun gibi matematiksel zekaya sahip birinin bu hastalığa yakalanması çok üzücü oldu hepimiz için. Ama ben bu süreçte onun gidişine kendimi hazırladım. Hiçbir şey kaybetmedim aslında hepsini muhafaza ediyorum.” ifadelerini kullandı.
“HEYECAN DUYUYORUM İŞİMLE İLGİLİ”
Cumbul, “İş mi daha önemli aşk mı?” sorusuna, “İşim aşkım yani. Heyecan duyuyorum işimle ilgili” cevabını vererek, meslek hayatında yaşadıklarını paylaştı.
“Yılan Hikayesi”ne kadar hiçbir dizi teklifini kabul etmediğini belirten Meltem Cumbul, "Faruk Bayhan ve Osman Yağmurdereli beni ikna etti. O dönem menajerim olan Birol Giray da kabul ettirdi. İyi ki kabul ettirmiş ve iyi ki öyle bir deneyim yaşamışım. İki sezon boyunca şahane bir işti” diyerek o dönemi anlattı.
"Bir Sonbahar Hikayesi" filmiyle sinemaya adım atan Meltem Cumbul, "Zeki Demirkubuz imzalı C Blok'u reddedip bu filmi seçtim." diyerek sözlerine şöyle devam etti: "C Blok’u reddettiğim için pişman değilim. Tiyatro kökenli olduğum için başrole ve sinemaya hazır olmadığımı düşünüyordum."
"AMERİKA’DA EN İYİ KADIN OYUNCU ÖDÜLÜNÜ ALDIM"
Meltem Cumbul, Yavuz Turgul imzalı ve Şener Şen ile birlikte oynadığı "Gönül Yarası" filmine dikkat çekerek, “Gönül Yarası, o dönemde çok beğenildi. Film Oscar’a aday adayı olunca filmi taşıyarak Amerika’da her yere götürdüm ve izlenmesini sağladım” açıklamasını yaptı.
“BÜYÜDÜĞÜM EVDE SAZLAR HİÇ DURMAZDI”
Meltem Cumbul, filmle ilgili yaşadığı deneyimleri aktarırken, “Film çok büyük etki yarattı. Şener Şen, Timuçin Esen, Güven Kıraç, Devin Özgür Çınar gibi kıymetli isimlerle çalıştım. Yavuz Turgul bizi tüm karakterlere çok güzel hazırladı. O kadar çok güldüğüm bir dönemdi ki ‘Böyle bir dramanın içine nasıl düştüm, altından kalkabilecek miyim?’ diye düşünürdüm. Benim Türkiye’de ödül alamamam konusunda hep hayıflanır Yavuz Turgul ancak Amerika’dan aldığım ödül en güzel ödüllerden bir tanesiydi.” dedi.
“Gönül Yarası” filminde “Dünya” karakterini canlandıran Meltem Cumbul, sahnede söylediği “Etek Sarı” türküyle ilgili, “Herkes çok güzel söylediğimi ifade eder hep bana. Teyzemin Türk halk müziği sanatçısının olmasının da etkisi vardır. Büyüdüğüm evde sazlar hiç durmazdı.” ifadelerini kullandı.
Meltem Cumbul, radyoculuk deneyimlerini paylaşırken, “Radyoculuk nasıl başladı?” sorusuna yanıt verdi.
Cumbul, “1993 yılıydı Londra’da başladım. Sonrasında özel radyolar açıldı ve Türkiye’nin ilk kadın özel radyo DJ’i benim” ifadelerini kullandı.