Milli Savunma Bakanlığı, Türk hava sahasına yönelen füzelerin imha edilmesi sonrası kamuoyunda tartışılan “S-400 neden kullanılmadı?” sorusuna yanıt verdi. Bakanlık, NATO’nun entegre savunma sistemi içinde en hızlı ve uygun müdahale aracının otomatik olarak devreye girdiğini vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 12.03.2026 13:07
Haber Güncellenme Tarihi: 12.03.2026 13:07
Kaynak:
Haber Merkezi
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), son günlerde Orta Doğu’da artan gerilim ve Türk hava sahasına yönelen balistik füze tehdidi sonrası kamuoyunda gündeme gelen “S-400 hava savunma sistemi neden kullanılmadı?” sorusuna ilişkin açıklama yaptı.
Bakanlığın haftalık basın bilgilendirme toplantısında yapılan değerlendirmede, Türkiye’nin hava ve füze savunmasının çok katmanlı bir yapı içerisinde yürütüldüğü ve her tehdide karşı en uygun savunma aracının operasyonel ihtiyaçlara göre seçildiği belirtildi.
Açıklamada, Türkiye’nin NATO’nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçası olduğu hatırlatılarak, balistik füze tehdidi durumunda müdahale süresinin son derece kısa olduğuna dikkat çekildi.
MSB açıklamasında, NATO’nun hava savunma mimarisinin erken uyarı sensörleri, komuta kontrol mekanizmaları ve önleme füzelerinden oluştuğu ifade edildi.
Bakanlık yetkilileri, balistik bir füzenin tespit edilmesi durumunda sistemin en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçtiğini belirtti.
Açıklamada şu değerlendirme yer aldı:
Balistik füze tespit edildiğinde müdahale süresi son derece kısadır.
Bu nedenle sistem en hızlı ve en uygun savunma aracını otomatik olarak devreye sokar.
Türkiye’ye yönelen füze tehdidine karşı gerekli savunma unsurları kullanılarak mühimmat başarıyla imha edilmiştir.
PATRİOT SİSTEMİ MALATYA’DA GÖREVLENDİRİLDİ
Bakanlık ayrıca Almanya’daki Ramstein Hava Üssü üzerinden NATO tarafından görevlendirilen Patriot hava savunma sisteminin Malatya’da konuşlandırıldığını hatırlattı.
Açıklamada NATO’nun müttefik ülkelerin hava sahasını ve topraklarını koruma iradesine sahip bir güvenlik ittifakı olduğu vurgulanırken, Türkiye’nin jeostratejik konumu nedeniyle ittifakın güneydoğu kanadında kritik bir rol oynadığı belirtildi.
MSB’ye göre alınan önlemler, Türkiye’nin savunma kabiliyetini güçlendirmenin yanı sıra NATO müttefikleri arasındaki dayanışmayı da pekiştirmeyi amaçlıyor.
İNCİRLİK ÜSSÜ TARTIŞMALARINA YANIT
Basın bilgilendirmesinde Adana’daki İncirlik Üssü’nün statüsüne ilişkin tartışmalara da değinildi. MSB, İncirlik’in tamamen Türkiye Cumhuriyeti’ne ait bir üs olduğunu vurguladı.
Açıklamada şu bilgiler paylaşıldı:
Üs, Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı’na bağlı 10’uncu Ana Jet Üs Komutanlığı tarafından yönetiliyor.
Üste Türk Hava Kuvvetleri’ne ait F-16 savaş uçakları, tanker uçaklar ve insansız hava araçları bulunuyor.
Üs komutanı bir Türk tuğgeneral ve tesislerin tamamı Türkiye’ye ait.
Bakanlık, ABD askerlerinin bulunmasının üssün Amerikan üssü olduğu anlamına gelmediğini, ayrıca İspanya, Polonya ve Katar askerlerinin de bölgede görev yaptığını ifade etti.
KKTC’DE HAVA SAVUNMA ÖNLEMLERİ ARTIRILDI
Orta Doğu’daki çatışma ortamı nedeniyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de güvenlik önlemleri artırıldı. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait F-16 savaş uçaklarının KKTC’de konuşlandırıldığı bildirildi.
MSB’ye göre bu adım, muhtemel füze ve drone tehditlerine karşı caydırıcılığı artırmayı, hava sahasının güvenliğini desteklemeyi, olası tehditlere hızlı reaksiyon verilmesini sağlamayı amaçlıyor.
Bakanlık ayrıca Türkiye’nin Kıbrıs’ta garantör ülke olduğuna dikkat çekerek, ada ve Doğu Akdeniz’de bazı ülkelerin askeri varlık artırdığı bir dönemde alınan tedbirlerin “meşru ve dengeli bir güvenlik yaklaşımı” olduğunu belirtti.
YUNANİSTAN’IN EGE’DEKİ FAALİYETLERİNE TEPKİ
MSB toplantısında Yunanistan’ın Doğu Ege adalarındaki askeri faaliyetleri de gündeme geldi.
Türkiye, 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Barış Antlaşması kapsamında bazı adaların gayri askeri statüde olması gerektiğini hatırlattı.
Bakanlık açıklamasında, Limni ve Kerpe adalarının askerden arındırılmış statüde olması gerektiği belirtilerek Yunanistan’ın bu statüyü ihlal eden girişimlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğu ifade edildi.
Türkiye, Ege’deki gelişmelerin NATO müttefikliği ruhuna zarar verdiğini belirterek, bölgedeki güvenlik krizlerinin fırsata çevrilmesine izin verilmeyeceğini ve gerekli tüm tedbirlerin alındığını bildirdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MSB’den S-400 tartışmasına net yanıt
Milli Savunma Bakanlığı, Türk hava sahasına yönelen füzelerin imha edilmesi sonrası kamuoyunda tartışılan “S-400 neden kullanılmadı?” sorusuna yanıt verdi. Bakanlık, NATO’nun entegre savunma sistemi içinde en hızlı ve uygun müdahale aracının otomatik olarak devreye girdiğini vurguladı.
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), son günlerde Orta Doğu’da artan gerilim ve Türk hava sahasına yönelen balistik füze tehdidi sonrası kamuoyunda gündeme gelen “S-400 hava savunma sistemi neden kullanılmadı?” sorusuna ilişkin açıklama yaptı.
Bakanlığın haftalık basın bilgilendirme toplantısında yapılan değerlendirmede, Türkiye’nin hava ve füze savunmasının çok katmanlı bir yapı içerisinde yürütüldüğü ve her tehdide karşı en uygun savunma aracının operasyonel ihtiyaçlara göre seçildiği belirtildi.
Açıklamada, Türkiye’nin NATO’nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçası olduğu hatırlatılarak, balistik füze tehdidi durumunda müdahale süresinin son derece kısa olduğuna dikkat çekildi.
BALİSTİK FÜZE TEHDİDİNDE OTOMATİK MÜDAHALE SİSTEMİ
MSB açıklamasında, NATO’nun hava savunma mimarisinin erken uyarı sensörleri, komuta kontrol mekanizmaları ve önleme füzelerinden oluştuğu ifade edildi.
Bakanlık yetkilileri, balistik bir füzenin tespit edilmesi durumunda sistemin en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçtiğini belirtti.
Açıklamada şu değerlendirme yer aldı:
Balistik füze tespit edildiğinde müdahale süresi son derece kısadır.
Bu nedenle sistem en hızlı ve en uygun savunma aracını otomatik olarak devreye sokar.
Türkiye’ye yönelen füze tehdidine karşı gerekli savunma unsurları kullanılarak mühimmat başarıyla imha edilmiştir.
PATRİOT SİSTEMİ MALATYA’DA GÖREVLENDİRİLDİ
Bakanlık ayrıca Almanya’daki Ramstein Hava Üssü üzerinden NATO tarafından görevlendirilen Patriot hava savunma sisteminin Malatya’da konuşlandırıldığını hatırlattı.
Açıklamada NATO’nun müttefik ülkelerin hava sahasını ve topraklarını koruma iradesine sahip bir güvenlik ittifakı olduğu vurgulanırken, Türkiye’nin jeostratejik konumu nedeniyle ittifakın güneydoğu kanadında kritik bir rol oynadığı belirtildi.
MSB’ye göre alınan önlemler, Türkiye’nin savunma kabiliyetini güçlendirmenin yanı sıra NATO müttefikleri arasındaki dayanışmayı da pekiştirmeyi amaçlıyor.
İNCİRLİK ÜSSÜ TARTIŞMALARINA YANIT
Basın bilgilendirmesinde Adana’daki İncirlik Üssü’nün statüsüne ilişkin tartışmalara da değinildi. MSB, İncirlik’in tamamen Türkiye Cumhuriyeti’ne ait bir üs olduğunu vurguladı.
Açıklamada şu bilgiler paylaşıldı:
Bakanlık, ABD askerlerinin bulunmasının üssün Amerikan üssü olduğu anlamına gelmediğini, ayrıca İspanya, Polonya ve Katar askerlerinin de bölgede görev yaptığını ifade etti.
KKTC’DE HAVA SAVUNMA ÖNLEMLERİ ARTIRILDI
Orta Doğu’daki çatışma ortamı nedeniyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de güvenlik önlemleri artırıldı. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait F-16 savaş uçaklarının KKTC’de konuşlandırıldığı bildirildi.
MSB’ye göre bu adım, muhtemel füze ve drone tehditlerine karşı caydırıcılığı artırmayı, hava sahasının güvenliğini desteklemeyi, olası tehditlere hızlı reaksiyon verilmesini sağlamayı amaçlıyor.
Bakanlık ayrıca Türkiye’nin Kıbrıs’ta garantör ülke olduğuna dikkat çekerek, ada ve Doğu Akdeniz’de bazı ülkelerin askeri varlık artırdığı bir dönemde alınan tedbirlerin “meşru ve dengeli bir güvenlik yaklaşımı” olduğunu belirtti.
YUNANİSTAN’IN EGE’DEKİ FAALİYETLERİNE TEPKİ
MSB toplantısında Yunanistan’ın Doğu Ege adalarındaki askeri faaliyetleri de gündeme geldi.
Türkiye, 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Barış Antlaşması kapsamında bazı adaların gayri askeri statüde olması gerektiğini hatırlattı.
Bakanlık açıklamasında, Limni ve Kerpe adalarının askerden arındırılmış statüde olması gerektiği belirtilerek Yunanistan’ın bu statüyü ihlal eden girişimlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğu ifade edildi.
Türkiye, Ege’deki gelişmelerin NATO müttefikliği ruhuna zarar verdiğini belirterek, bölgedeki güvenlik krizlerinin fırsata çevrilmesine izin verilmeyeceğini ve gerekli tüm tedbirlerin alındığını bildirdi.
Kaynak: Haber Merkezi
Son Haberler
Emeklilere mart ayında erken ödeme: İşte gün gün maaş takvimi
Bursaspor maçı için dev ekran kurulacak!
Süper Lig’de yayın geliri dağılımı değişiyor: Bu sezon son kez verilecek