Tapu harçları yüksek mi? İMSİFED’den yeni düzenleme önerisi
Tapu harçları yüksek mi? İMSİFED’den yeni düzenleme önerisi
İMSİFED, yeni dönem ilk Yönetim Kurulu Toplantısı’nda “Gayrimenkul Satışlarında Değer Beyanı ve Tapu Harç Oranları” konusunu ele aldı. Başkan Şeref Demir, yüksek tapu harçlarının hem sektörde hem de kamu maliyesinde yapısal sorunlara yol açabileceğini belirterek dengeli bir düzenleme çağrısında bulundu.
Haber Giriş Tarihi: 11.02.2026 09:50
Haber Güncellenme Tarihi: 11.02.2026 09:50
Muhabir:
Servet Semerci Yakuli
İnşaat Müteahhitleri Sanayicileri ve İş İnsanları Federasyonu (İMSİFED), yeni dönem ilk Yönetim Kurulu Toplantısı’nda gayrimenkul sektörünü yakından ilgilendiren kritik bir başlığı gündemine aldı. “Gayrimenkul Satışlarında Değer Beyanı ve Tapu Harç Oranları” konusunun detaylı şekilde değerlendirildiği toplantı sonrası, kamuoyuyla paylaşılmak üzere önemli tespit ve öneriler açıklandı.
İMSİFED Başkanı Şeref Demir, gayrimenkul piyasasında güven ve şeffaflığın temel belirleyici unsur olduğuna dikkat çekerek, tapu işlemlerinde gerçek satış bedelinin beyan edilmesinin yalnızca vergisel değil, ekonomik istikrar açısından da yapısal bir mesele olduğunu ifade etti.
Demir, “Resmi kayıtlara yansıyan satış bedelleri; kamu politikalarından bankacılık sistemine, yatırım kararlarından şehir planlamasına kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle tapuda beyan edilen değerlerin gerçeği yansıtması büyük önem taşıyor” dedi.
YÜZDE 4’LÜK TAPU HARCI YÜK OLUŞTURUYOR
Türkiye’de tapu harcı oranının alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı yüzde 2 olmak üzere toplam yüzde 4 olarak uygulandığını hatırlatan Şeref Demir, özellikle yüksek bedelli satışlarda bu oranın ciddi bir mali yük oluşturduğunu vurguladı.
Örnek veren Demir, “10 milyon TL’lik bir gayrimenkul satışında yalnızca tapu harcı 400 bin TL’ye ulaşıyor. Artan konut ve arsa fiyatlarıyla birlikte bu rakamlar taraflar üzerinde önemli bir finansal baskı yaratıyor” diye konuştu.
Uluslararası uygulamalara da değinen Demir, birçok ülkede devir vergisi oranlarının yüzde 1–2 bandında olduğunu, Türkiye’deki oranın ise OECD ortalamasının üzerinde kaldığını belirterek, bunun işlem maliyetlerini artırdığını ifade etti.
DÜŞÜK BEYAN EĞİLİMİ VE VERİ SORUNU
Yüksek tapu harçlarının bazı durumlarda düşük bedel beyanını teşvik edebileceğine işaret eden İMSİFED Başkanı, bu durumun uzun vadede ciddi yapısal sorunlar doğurabileceğini söyledi.
Gerçeği yansıtmayan işlem bedellerinin kamu gelirlerinde potansiyel kayıp riski, banka ekspertiz değerleri ile tapu kayıtları arasında uyumsuzluk, sağlıklı piyasa verilerinin oluşmaması ve sektörde haksız rekabet algısı gibi sonuçlara yol açabileceğini belirten Demir, bunun hem kamu hem yatırımcı hem de vatandaş açısından belirsizlik ürettiğini dile getirdi.
ENFLASYON MUHASEBESİ UYARISI
Açıklamada, inşaat sektörünün doğası gereği projelerin yıllara yayıldığına dikkat çekilerek enflasyon muhasebesinin önemi de vurgulandı. Şeref Demir, enflasyon muhasebesinin maliyetlerin reel olarak görülmesini sağlayan hayati bir mekanizma olduğunu belirtti.
Bu uygulamanın kaldırılmasının, muhasebe kayıtlarında gerçeği yansıtmayan yüksek kâr görünümüne ve buna bağlı ek vergi yüklerine neden olabileceğini ifade eden Demir, bunun firmaları satış bedellerini düşük göstermeye yöneltebileceği uyarısında bulundu.
“Bu tablo tapu harcı beyanını olumsuz etkiler, kayıt dışılığı besler ve kamu otoritelerinin ihtiyaç duyduğu güvenilir verileri zayıflatır” diyen Demir, konunun yalnızca sektör değil, kamu maliyesi açısından da stratejik önem taşıdığını kaydetti.
“ÇÖZÜM DENETİM DEĞİL, DENGELİ SİSTEM”
İMSİFED olarak çözümün sadece denetimleri artırmak olmadığını belirten Şeref Demir, daha dengeli ve teşvik edici bir sistem kurulması gerektiğini vurguladı.
Demir, “Tapu harç oranlarının makul seviyelere çekilmesi ve enflasyon muhasebesinin sektörel gerçekliği yansıtacak şekilde kalıcı olarak uygulanması birlikte ele alınmalıdır” dedi.
Amaçlarının kamu gelirlerini koruyan, sektörü kayıtlı ve kurumsal zeminde güçlendiren, vatandaşın işlem maliyetlerini öngörülebilir hale getiren bir yapı oluşturmak olduğunu ifade eden Demir, sözlerini şöyle tamamladı:
“Şeffaflığın arttığı ve reel maliyetlerin esas alındığı bir sistem; devletin gelir güvenliğini güçlendirir, yatırım ortamını iyileştirir ve vatandaşın mali risklerini azaltır. İMSİFED olarak bu sürece katkı sunmaya hazırız.”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Tapu harçları yüksek mi? İMSİFED’den yeni düzenleme önerisi
İMSİFED, yeni dönem ilk Yönetim Kurulu Toplantısı’nda “Gayrimenkul Satışlarında Değer Beyanı ve Tapu Harç Oranları” konusunu ele aldı. Başkan Şeref Demir, yüksek tapu harçlarının hem sektörde hem de kamu maliyesinde yapısal sorunlara yol açabileceğini belirterek dengeli bir düzenleme çağrısında bulundu.
İnşaat Müteahhitleri Sanayicileri ve İş İnsanları Federasyonu (İMSİFED), yeni dönem ilk Yönetim Kurulu Toplantısı’nda gayrimenkul sektörünü yakından ilgilendiren kritik bir başlığı gündemine aldı. “Gayrimenkul Satışlarında Değer Beyanı ve Tapu Harç Oranları” konusunun detaylı şekilde değerlendirildiği toplantı sonrası, kamuoyuyla paylaşılmak üzere önemli tespit ve öneriler açıklandı.
İMSİFED Başkanı Şeref Demir, gayrimenkul piyasasında güven ve şeffaflığın temel belirleyici unsur olduğuna dikkat çekerek, tapu işlemlerinde gerçek satış bedelinin beyan edilmesinin yalnızca vergisel değil, ekonomik istikrar açısından da yapısal bir mesele olduğunu ifade etti.
Demir, “Resmi kayıtlara yansıyan satış bedelleri; kamu politikalarından bankacılık sistemine, yatırım kararlarından şehir planlamasına kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle tapuda beyan edilen değerlerin gerçeği yansıtması büyük önem taşıyor” dedi.
YÜZDE 4’LÜK TAPU HARCI YÜK OLUŞTURUYOR
Türkiye’de tapu harcı oranının alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı yüzde 2 olmak üzere toplam yüzde 4 olarak uygulandığını hatırlatan Şeref Demir, özellikle yüksek bedelli satışlarda bu oranın ciddi bir mali yük oluşturduğunu vurguladı.
Örnek veren Demir, “10 milyon TL’lik bir gayrimenkul satışında yalnızca tapu harcı 400 bin TL’ye ulaşıyor. Artan konut ve arsa fiyatlarıyla birlikte bu rakamlar taraflar üzerinde önemli bir finansal baskı yaratıyor” diye konuştu.
Uluslararası uygulamalara da değinen Demir, birçok ülkede devir vergisi oranlarının yüzde 1–2 bandında olduğunu, Türkiye’deki oranın ise OECD ortalamasının üzerinde kaldığını belirterek, bunun işlem maliyetlerini artırdığını ifade etti.
DÜŞÜK BEYAN EĞİLİMİ VE VERİ SORUNU
Yüksek tapu harçlarının bazı durumlarda düşük bedel beyanını teşvik edebileceğine işaret eden İMSİFED Başkanı, bu durumun uzun vadede ciddi yapısal sorunlar doğurabileceğini söyledi.
Gerçeği yansıtmayan işlem bedellerinin kamu gelirlerinde potansiyel kayıp riski, banka ekspertiz değerleri ile tapu kayıtları arasında uyumsuzluk, sağlıklı piyasa verilerinin oluşmaması ve sektörde haksız rekabet algısı gibi sonuçlara yol açabileceğini belirten Demir, bunun hem kamu hem yatırımcı hem de vatandaş açısından belirsizlik ürettiğini dile getirdi.
ENFLASYON MUHASEBESİ UYARISI
Açıklamada, inşaat sektörünün doğası gereği projelerin yıllara yayıldığına dikkat çekilerek enflasyon muhasebesinin önemi de vurgulandı. Şeref Demir, enflasyon muhasebesinin maliyetlerin reel olarak görülmesini sağlayan hayati bir mekanizma olduğunu belirtti.
Bu uygulamanın kaldırılmasının, muhasebe kayıtlarında gerçeği yansıtmayan yüksek kâr görünümüne ve buna bağlı ek vergi yüklerine neden olabileceğini ifade eden Demir, bunun firmaları satış bedellerini düşük göstermeye yöneltebileceği uyarısında bulundu.
“Bu tablo tapu harcı beyanını olumsuz etkiler, kayıt dışılığı besler ve kamu otoritelerinin ihtiyaç duyduğu güvenilir verileri zayıflatır” diyen Demir, konunun yalnızca sektör değil, kamu maliyesi açısından da stratejik önem taşıdığını kaydetti.
“ÇÖZÜM DENETİM DEĞİL, DENGELİ SİSTEM”
İMSİFED olarak çözümün sadece denetimleri artırmak olmadığını belirten Şeref Demir, daha dengeli ve teşvik edici bir sistem kurulması gerektiğini vurguladı.
Demir, “Tapu harç oranlarının makul seviyelere çekilmesi ve enflasyon muhasebesinin sektörel gerçekliği yansıtacak şekilde kalıcı olarak uygulanması birlikte ele alınmalıdır” dedi.
Amaçlarının kamu gelirlerini koruyan, sektörü kayıtlı ve kurumsal zeminde güçlendiren, vatandaşın işlem maliyetlerini öngörülebilir hale getiren bir yapı oluşturmak olduğunu ifade eden Demir, sözlerini şöyle tamamladı:
“Şeffaflığın arttığı ve reel maliyetlerin esas alındığı bir sistem; devletin gelir güvenliğini güçlendirir, yatırım ortamını iyileştirir ve vatandaşın mali risklerini azaltır. İMSİFED olarak bu sürece katkı sunmaya hazırız.”
Kaynak: Servet Semerci Yakuli
Son Haberler
Bursaspor'da Sefa Narin müjdesi: Ceza bitti, forma göründü!
Bursa'daki Suriyeli sayısında bir yılda dikkat çeken değişim
Bursa’da yağışlarla su seviyesi artıyor: Barajlardaki doluluk yeterli mi?