Prof. Dr. Akça: "Aile olmak için de bir ehliyet gerekiyor"
Prof. Dr. Akça: "Aile olmak için de bir ehliyet gerekiyor"
Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Akça, çocukların suça yönelme sürecinde "önleyici rehberliğin" kritik rol oynadığını vurguladı. Akça, özellikle ortaokul dönemindeki gruplaşmalara ve ailelerin gözlem gücüne dikkat çekti.
Haber Giriş Tarihi: 15.02.2026 19:20
Haber Güncellenme Tarihi: 15.02.2026 19:36
Kaynak:
AA
Çocuk yaşta suç oranlarındaki artış ve bu süreci tetikleyen unsurlar, multidisipliner bir yaklaşımla ele alınıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Akça, çocukları suça iten dinamikleri ve bu döngüyü kıracak çözüm yollarını değerlendirdi. Akça'ya göre süreç, sanılanın aksine büyük olaylarla değil, "incitici iletişim" adı verilen akran zorbalıklarıyla başlıyor.
"İNCİTİCİ İLETİŞİM" SUÇUN HABERCİSİ OLABİLİR
Prof. Dr. Akça, çocukların maruz kaldığı ya da uyguladığı zorbalığı "incitici iletişim" olarak tanımlıyor. Bu durumun çocukta yarattığı utanç duygusunun iki sonucu olduğunu belirten Akça, şu analizi paylaştı: "Çocuk utancı ya içselleştirir; bu da depresyon ve anksiyeteye yol açar. Ya da dışsallaştırır; bu durum ise vandalizmden hırsızlığa ve başkasına zarar vermeye kadar uzanan suç davranışlarına zemin hazırlar."
"SORUN ÇIĞA DÖNÜŞMEDEN MÜDAHALE"
Sorunlar henüz ortaya çıkmadan yapılan müdahalelerin "önleyici rehberlik" olarak adlandırıldığını ifade eden Akça, ebeveyn ve öğretmenlerin gözlem gücünün hayati olduğunu vurguladı. Doğru sosyal davranışların kazandırılması durumunda, çocuğun olumsuz bir arkadaş grubunda (klik) yer alsa dahi "hayır" diyebilme becerisi geliştirebileceğini ekledi.
ORTAOKUL DÖNEMİ VE "KLİK" TEHLİKESİ
Özellikle ortaokul çağındaki erkek çocuklarında görülen gruplaşmaların, denetimsiz kaldığında çeteleşme riski taşıdığına dikkat çekildi. Akça, okullardaki spor, tiyatro ve münazara gibi kulüp faaliyetlerinin, bu gruplaşmaları işlevsel ve sağlıklı hale getirebileceğini belirtti.
ÇÖZÜM İÇİN "MULTİDİSİPLİNER" POLİTİKA ŞART
Prof. Dr. Figen Akça, çözümün sadece ailede değil, sistemli bir devlet politikasında olduğunu ifade ederek şu önerilerde bulundu:
Aile Okuryazarlığı: Ebeveynlerin çocukla sağlıklı iletişim kurma becerilerinin geliştirilmesi.
Dijital Filtreleme: İnternet içeriklerinin ebeveynle birlikte analiz edilerek çocuğun kendi "iç filtresini" oluşturmasının sağlanması.
Sistemli Yaklaşım: Hukuk, sağlık, sosyoloji ve eğitim alanlarının iş birliği içinde, uygulanmış programları hızlıca hayata geçirmesi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Akça: "Aile olmak için de bir ehliyet gerekiyor"
Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Akça, çocukların suça yönelme sürecinde "önleyici rehberliğin" kritik rol oynadığını vurguladı. Akça, özellikle ortaokul dönemindeki gruplaşmalara ve ailelerin gözlem gücüne dikkat çekti.
Çocuk yaşta suç oranlarındaki artış ve bu süreci tetikleyen unsurlar, multidisipliner bir yaklaşımla ele alınıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Akça, çocukları suça iten dinamikleri ve bu döngüyü kıracak çözüm yollarını değerlendirdi. Akça'ya göre süreç, sanılanın aksine büyük olaylarla değil, "incitici iletişim" adı verilen akran zorbalıklarıyla başlıyor.
"İNCİTİCİ İLETİŞİM" SUÇUN HABERCİSİ OLABİLİR
Prof. Dr. Akça, çocukların maruz kaldığı ya da uyguladığı zorbalığı "incitici iletişim" olarak tanımlıyor. Bu durumun çocukta yarattığı utanç duygusunun iki sonucu olduğunu belirten Akça, şu analizi paylaştı: "Çocuk utancı ya içselleştirir; bu da depresyon ve anksiyeteye yol açar. Ya da dışsallaştırır; bu durum ise vandalizmden hırsızlığa ve başkasına zarar vermeye kadar uzanan suç davranışlarına zemin hazırlar."
"SORUN ÇIĞA DÖNÜŞMEDEN MÜDAHALE"
Sorunlar henüz ortaya çıkmadan yapılan müdahalelerin "önleyici rehberlik" olarak adlandırıldığını ifade eden Akça, ebeveyn ve öğretmenlerin gözlem gücünün hayati olduğunu vurguladı. Doğru sosyal davranışların kazandırılması durumunda, çocuğun olumsuz bir arkadaş grubunda (klik) yer alsa dahi "hayır" diyebilme becerisi geliştirebileceğini ekledi.
ORTAOKUL DÖNEMİ VE "KLİK" TEHLİKESİ
Özellikle ortaokul çağındaki erkek çocuklarında görülen gruplaşmaların, denetimsiz kaldığında çeteleşme riski taşıdığına dikkat çekildi. Akça, okullardaki spor, tiyatro ve münazara gibi kulüp faaliyetlerinin, bu gruplaşmaları işlevsel ve sağlıklı hale getirebileceğini belirtti.
ÇÖZÜM İÇİN "MULTİDİSİPLİNER" POLİTİKA ŞART
Prof. Dr. Figen Akça, çözümün sadece ailede değil, sistemli bir devlet politikasında olduğunu ifade ederek şu önerilerde bulundu:
Aile Okuryazarlığı: Ebeveynlerin çocukla sağlıklı iletişim kurma becerilerinin geliştirilmesi.
Dijital Filtreleme: İnternet içeriklerinin ebeveynle birlikte analiz edilerek çocuğun kendi "iç filtresini" oluşturmasının sağlanması.
Sistemli Yaklaşım: Hukuk, sağlık, sosyoloji ve eğitim alanlarının iş birliği içinde, uygulanmış programları hızlıca hayata geçirmesi.
Kaynak: AA
Son Haberler
Bursaspor evinde hata yapmadı: Kırklarelispor’u 4 golle geçti!
Bursaspor Basketbol, sahasında yenildi
Mustafakemalpaşa’da feci kaza! Sürücü müdahalelere rağmen…