BUÜ’lü Akademisyen Prof. Doğuş’tan yeni kavram! ‘Gastroetnomüzikoloji’
BUÜ’lü Akademisyen Prof. Doğuş’tan yeni kavram! ‘Gastroetnomüzikoloji’
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, uzun yıllardır müzik ve yemek ilişkisini kültürel bağlamda araştırıyor. Saha çalışmaları ve kuramsal yaklaşımları doğrultusunda, “gastroetnomüzikoloji” kavramını literatüre kazandırmayı amaçlıyor.
Haber Giriş Tarihi: 26.12.2025 17:57
Haber Güncellenme Tarihi: 26.12.2025 18:01
Kaynak:
AA
Etnomüzikoloji Derneği’nin Kurucu Başkanı Doğuş, müzikle şekillenen gastronomik kültürün izlerini ve yeme-içme alanında müziğin nasıl kullanıldığını inceliyor; ayrıca tarımda kullanılan halk ezgilerindeki kültürel unsurları incelemeye devam ediyor.
Kendi topraklarından başlayan ve farklı yaşamları da kapsayan saha çalışmaları yürüten Doğuş, “gastroetnomüzikoloji” kavramı ile hasat, bahar, mevsim döngüleri, evlilik, doğum ve ölüm gibi özel zamanlarda yemek ve müziğin bir araya gelişini çok boyutlu ve tarihsel perspektifle inceliyor.
Profesyonel bir mutfağa sahip Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nda gerçekleştirilen “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” programında Doğuş, konuklarıyla birlikte katılımcılara tadımlar eşliğinde uygun müzik performansları deneyim yaşatıyor.
Katılımcılar, deneyim sırasında hissettiklerini ve çağrıştırdıklarını anketlere yazıyor.
Prof. Dr. Doğuş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sözlü kültürün gastronomiye yansımasını ve yiyecek-içecek ile müzik arasındaki ilişkiyi birlikte incelediğini belirtti.
Her toplumun kendine özgü bir yeme-içme kültürü olduğunu, bu kültürle birlikte bölgeye ait şarkı söyleme biçimleri, ezgi yapıları, çalgı teknikleri ve yiyeceğin hazırlanması ile sunumu sırasında çalınan müziğin birlikte değerlendirildiğini ifade etti.
Doğuş, Anadolu’da pek çok geleneğin sembolik yiyecekler, söylenen türküler ve oynanan oyunlarla yaşatıldığını vurgulayarak, "Günlük yaşama sirayet etmiş, zamanla bağlamı unutulmuş, hem özel ve gündelik hem de ritüelleşmiş, alışkanlık haline gelmiş davranışların, yiyecek, içecek ile ses, müzik ve dans işbirliğinin kültürel hafızada nasıl yer ettiği, bizim aslında kültürel ve bireysel kimliğimizi nasıl oluşturduğu noktasında gastroetnomüzikoloji kavramının iyi işleyeceğini düşündüm." dedi.
Gastronomi ile etnomüzikolojiyi birleştiren ve bu alanı derinlemesine inceleyen özgün bir çalışma disiplini oluşturmak amacıyla 5 yıl önce “gastroetnomüzikoloji” kavramını önerdiğini belirten Doğuş, bu kavramın kabul görmesi ve bir disiplin hâline gelmesi için “Gastroetnomüzikoloji ne yapar? Ne yapmalıdır? Çalışma alanı nedir?” gibi temel parametreleri tanımladığını ifade etti.
Doğuş, daha önce Kaliforniya Üniversitesi Müzik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Pierpaolo Polzonetti tarafından kullanılan “gastromüzikoloji” kavramına dikkat çekerek, Polzonetti’nin Giuseppe Verdi operalarında sofra hiyerarşisi ve müzik ilişkisini incelediği çalışmanın, kendi “gastroetnomüzikoloji” kavramını geliştirmesinde etkili olduğunu belirtti.
Doğuş, Etnomüzikoloji Derneği’nin yılda iki kez yayımladığı hakemli dergide, “Gastroetnomüzikoloji’ye Doğru” başlıklı makalesinde konuyu kapsamlı bir şekilde ele aldığını ifade ederek, sözlerine şunları ekledi:
"Daha sonra başka dergilerde bu çerçevede yazılarım oldu. En sonunda geçen yıl 'Gastroetnomüzikoloji Dergisi'ni çıkardık. İkinci sayısı bu yıl bitmeden yayınlanmış olacak. Hedefim, yayın sayısını da artırmak. Kitap çalışmam var. 'Gastroetnomüzkolojik Kaynatmalar' adında yarı akademik bir içerikle oluşturduğum program var. Burada konuklar, bir lezzeti taktıklarında dinledikleri ses veya müziğin o tatla ilişkisini, onlara verdiğimiz anket kağıtlarında, kültürel hafızalarına dair kaybolmuş, belki hiç kullanmadıkları birçok geleneği, davranış biçimini açığa çıkarıyor. Aslında biraz da hatırlatma süreci. Kültürel hafızaya, yeme, içme ve müzik ile ses ilişkisine dair bir veri tabanı oluşturma hedefim var. Bu çalışmalar, bu çerçevede gerçekleşiyor."
“Gastroetnomüzkolojik Kaynatmalar” programında, her tadımın ardından katılımcılara bir müzik performansı eşlik ettiğini söyleyen Doğuş, "Buradan çok güzel hikayeler çıktı. Anketlerden alınan verileri, yayın haline getirmeyi hedefliyorum. Kültürel hafızaya dair bir veri tabanı oluşturmak. Bu, belki en güzel çıktı olacak." ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Doğuş, yaptığı çalışmalar sayesinde gastroetnomüzikoloji kavramını literatüre büyük ölçüde (%80) kazandırdığını belirterek, bu alanda çalışmalarını sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
BUÜ’lü Akademisyen Prof. Doğuş’tan yeni kavram! ‘Gastroetnomüzikoloji’
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, uzun yıllardır müzik ve yemek ilişkisini kültürel bağlamda araştırıyor. Saha çalışmaları ve kuramsal yaklaşımları doğrultusunda, “gastroetnomüzikoloji” kavramını literatüre kazandırmayı amaçlıyor.
Etnomüzikoloji Derneği’nin Kurucu Başkanı Doğuş, müzikle şekillenen gastronomik kültürün izlerini ve yeme-içme alanında müziğin nasıl kullanıldığını inceliyor; ayrıca tarımda kullanılan halk ezgilerindeki kültürel unsurları incelemeye devam ediyor.
Kendi topraklarından başlayan ve farklı yaşamları da kapsayan saha çalışmaları yürüten Doğuş, “gastroetnomüzikoloji” kavramı ile hasat, bahar, mevsim döngüleri, evlilik, doğum ve ölüm gibi özel zamanlarda yemek ve müziğin bir araya gelişini çok boyutlu ve tarihsel perspektifle inceliyor.
Profesyonel bir mutfağa sahip Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nda gerçekleştirilen “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” programında Doğuş, konuklarıyla birlikte katılımcılara tadımlar eşliğinde uygun müzik performansları deneyim yaşatıyor.
Katılımcılar, deneyim sırasında hissettiklerini ve çağrıştırdıklarını anketlere yazıyor.
Prof. Dr. Doğuş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sözlü kültürün gastronomiye yansımasını ve yiyecek-içecek ile müzik arasındaki ilişkiyi birlikte incelediğini belirtti.
Her toplumun kendine özgü bir yeme-içme kültürü olduğunu, bu kültürle birlikte bölgeye ait şarkı söyleme biçimleri, ezgi yapıları, çalgı teknikleri ve yiyeceğin hazırlanması ile sunumu sırasında çalınan müziğin birlikte değerlendirildiğini ifade etti.
Doğuş, Anadolu’da pek çok geleneğin sembolik yiyecekler, söylenen türküler ve oynanan oyunlarla yaşatıldığını vurgulayarak, "Günlük yaşama sirayet etmiş, zamanla bağlamı unutulmuş, hem özel ve gündelik hem de ritüelleşmiş, alışkanlık haline gelmiş davranışların, yiyecek, içecek ile ses, müzik ve dans işbirliğinin kültürel hafızada nasıl yer ettiği, bizim aslında kültürel ve bireysel kimliğimizi nasıl oluşturduğu noktasında gastroetnomüzikoloji kavramının iyi işleyeceğini düşündüm." dedi.
Gastronomi ile etnomüzikolojiyi birleştiren ve bu alanı derinlemesine inceleyen özgün bir çalışma disiplini oluşturmak amacıyla 5 yıl önce “gastroetnomüzikoloji” kavramını önerdiğini belirten Doğuş, bu kavramın kabul görmesi ve bir disiplin hâline gelmesi için “Gastroetnomüzikoloji ne yapar? Ne yapmalıdır? Çalışma alanı nedir?” gibi temel parametreleri tanımladığını ifade etti.
Doğuş, daha önce Kaliforniya Üniversitesi Müzik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Pierpaolo Polzonetti tarafından kullanılan “gastromüzikoloji” kavramına dikkat çekerek, Polzonetti’nin Giuseppe Verdi operalarında sofra hiyerarşisi ve müzik ilişkisini incelediği çalışmanın, kendi “gastroetnomüzikoloji” kavramını geliştirmesinde etkili olduğunu belirtti.
Doğuş, Etnomüzikoloji Derneği’nin yılda iki kez yayımladığı hakemli dergide, “Gastroetnomüzikoloji’ye Doğru” başlıklı makalesinde konuyu kapsamlı bir şekilde ele aldığını ifade ederek, sözlerine şunları ekledi:
"Daha sonra başka dergilerde bu çerçevede yazılarım oldu. En sonunda geçen yıl 'Gastroetnomüzikoloji Dergisi'ni çıkardık. İkinci sayısı bu yıl bitmeden yayınlanmış olacak. Hedefim, yayın sayısını da artırmak. Kitap çalışmam var. 'Gastroetnomüzkolojik Kaynatmalar' adında yarı akademik bir içerikle oluşturduğum program var. Burada konuklar, bir lezzeti taktıklarında dinledikleri ses veya müziğin o tatla ilişkisini, onlara verdiğimiz anket kağıtlarında, kültürel hafızalarına dair kaybolmuş, belki hiç kullanmadıkları birçok geleneği, davranış biçimini açığa çıkarıyor. Aslında biraz da hatırlatma süreci. Kültürel hafızaya, yeme, içme ve müzik ile ses ilişkisine dair bir veri tabanı oluşturma hedefim var. Bu çalışmalar, bu çerçevede gerçekleşiyor."
“Gastroetnomüzkolojik Kaynatmalar” programında, her tadımın ardından katılımcılara bir müzik performansı eşlik ettiğini söyleyen Doğuş, "Buradan çok güzel hikayeler çıktı. Anketlerden alınan verileri, yayın haline getirmeyi hedefliyorum. Kültürel hafızaya dair bir veri tabanı oluşturmak. Bu, belki en güzel çıktı olacak." ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Doğuş, yaptığı çalışmalar sayesinde gastroetnomüzikoloji kavramını literatüre büyük ölçüde (%80) kazandırdığını belirterek, bu alanda çalışmalarını sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.
Kaynak: AA
Son Haberler
İran’dan uyarı! Enerji tesislerine saldırıya yanıt verilecek
Bursaspor, Kahramanmaraş deplasmanından golsüz eşitlikle döndü
Trump’tan Hürmüz Boğazı açıklaması! ‘Kısa sürede açacağız’