Bursa'nın dağ yöresinde yaşayan Zekiye Yılmaz ve Huriye Saka, sabahın erken saatlerinde yollara düşüp kilometrelerce yürüyerek zorlukla buldukları Kanlıca (Melki) mantarlarını satıyor.
Haber Giriş Tarihi: 18.11.2025 17:05
Haber Güncellenme Tarihi: 18.11.2025 17:10
Kaynak:
İHA
Bursa'nın dağ yöresi, son yağışların etkisiyle adeta bir hazine sunmaya başladı: Kanlıca (Melki) mantarları. Bölgenin kırsal mahallelerinde yaşayanlar için bu nadide lezzet, zorlu bir maceranın sonunda aile bütçesine sıcak bir katkı anlamına geliyor. Büyükorhan, Keles ve Orhaneli'nin engebeli arazilerinde, genci yaşlısı birçok kişi, gün doğmadan yola çıkarak mantar peşine düşüyor.
Orhaneli çıkışında, Bursa istikametinde yol kenarında tezgâh açanlar arasında, yaşam mücadelesine yıllarını vermiş iki asırlık çınar da var: Zekiye Yılmaz ve Huriye Saka. 70 yaşlarındaki bu iki cefakâr kadın, sabahın erken saatlerinde evlerinden çıkarak kilometrelerce yol kat ediyor, tek bir amacı var: O lezzetli melki mantarlarını bulup satmak.
KİLOMETRELERCE SÜREN ZORLU YÜRÜYÜŞ
"Bizim aracımız yok. Mantarları yürüyerek buluyoruz," diyen Huriye Saka, saatlerdir süren arayışlarına rağmen anca 3-4 kilogram toplayabildiklerini dile getiriyor. Bulmanın zorluğu ise fiyatlara yansımış durumda. Mantarın kilosuna 300 lira istediklerini söyleyen Saka, alıcıların bunu fazla bulmasından dertli:
"Sanki çok kolay bulunuyor, her yer mantar sanıyorlar. Nerelere gittiğimizi, hangi tepeleri aştığımızı bilmezler. '250 lira verelim' diyenler oluyor. Oysa tazecik mantar, etten daha lezzetlidir."
Çocukluğundan beri dağların dilini bildiğini belirten Saka, yıllardır mantar toplamasının tecrübesiyle zehirlenme tehlikesini de bertaraf ettiğini söylüyor; zira mantarları iyi tanıyor.
"BULMASI ZOR, TADI DOYULMAZ"
Zekiye Yılmaz ise zorluğun toplamada değil, bulmada olduğunu vurguluyor. "Saatlerce yürüdük, bulduk, getirdik," diyen Yılmaz, melki mantarının sofradaki değerini de iştah açıcı sözlerle anlatıyor:
"Bu mantarı buldum mu ben eti aramam. Balık gibi kızartacaksın bunu; unlayıp kızgın yağa atacaksın, tadına doyum olmaz. Ben de 3-4 kilogram kadar topladım. Satıp eve ekmek götüreceğiz."
Yağışlarla bereketlenen dağlarda, iki yaşlı kadının mücadelesi; zorlu doğa koşullarına, ilerleyen yaşlarına ve ekonomik sıkıntılara rağmen azmin ve çalışkanlığın hikayesini anlatıyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bursa'da Melki mantarı mücadelesi
Bursa'nın dağ yöresinde yaşayan Zekiye Yılmaz ve Huriye Saka, sabahın erken saatlerinde yollara düşüp kilometrelerce yürüyerek zorlukla buldukları Kanlıca (Melki) mantarlarını satıyor.
Bursa'nın dağ yöresi, son yağışların etkisiyle adeta bir hazine sunmaya başladı: Kanlıca (Melki) mantarları. Bölgenin kırsal mahallelerinde yaşayanlar için bu nadide lezzet, zorlu bir maceranın sonunda aile bütçesine sıcak bir katkı anlamına geliyor. Büyükorhan, Keles ve Orhaneli'nin engebeli arazilerinde, genci yaşlısı birçok kişi, gün doğmadan yola çıkarak mantar peşine düşüyor.
Orhaneli çıkışında, Bursa istikametinde yol kenarında tezgâh açanlar arasında, yaşam mücadelesine yıllarını vermiş iki asırlık çınar da var: Zekiye Yılmaz ve Huriye Saka. 70 yaşlarındaki bu iki cefakâr kadın, sabahın erken saatlerinde evlerinden çıkarak kilometrelerce yol kat ediyor, tek bir amacı var: O lezzetli melki mantarlarını bulup satmak.
KİLOMETRELERCE SÜREN ZORLU YÜRÜYÜŞ
"Bizim aracımız yok. Mantarları yürüyerek buluyoruz," diyen Huriye Saka, saatlerdir süren arayışlarına rağmen anca 3-4 kilogram toplayabildiklerini dile getiriyor. Bulmanın zorluğu ise fiyatlara yansımış durumda. Mantarın kilosuna 300 lira istediklerini söyleyen Saka, alıcıların bunu fazla bulmasından dertli:
Çocukluğundan beri dağların dilini bildiğini belirten Saka, yıllardır mantar toplamasının tecrübesiyle zehirlenme tehlikesini de bertaraf ettiğini söylüyor; zira mantarları iyi tanıyor.
"BULMASI ZOR, TADI DOYULMAZ"
Zekiye Yılmaz ise zorluğun toplamada değil, bulmada olduğunu vurguluyor. "Saatlerce yürüdük, bulduk, getirdik," diyen Yılmaz, melki mantarının sofradaki değerini de iştah açıcı sözlerle anlatıyor:
Yağışlarla bereketlenen dağlarda, iki yaşlı kadının mücadelesi; zorlu doğa koşullarına, ilerleyen yaşlarına ve ekonomik sıkıntılara rağmen azmin ve çalışkanlığın hikayesini anlatıyor.
Kaynak: İHA
Son Haberler
Gazeteci Fatih Altaylı, İlber Ortaylı’nın son isteğini anlattı
Bayram yolculuğuna çıkacak dikkat! Cezalar katlandı, işte yaptırımlar
Sevim Emre’den Orhan Gencebay açıklaması: "Kale gibi maşallah"