Gülistan Doku soruşturmasında kritik eşik: Dijital izler ve yeraltı tespiti!
Gülistan Doku soruşturmasında kritik eşik: Dijital izler ve yeraltı tespiti!
Gülistan Doku soruşturması kapsamında Yeraltı Görüntüleme Cihazı ile yapılan incelemeye ilişkin rapor dosyaya eklendi. Raporda, Koçpınar Köyü’nde “mezar görünümü taşıyan bir boşluk” tespit edildiği ve gömülen cesedin 1-2 yıl sonra çıkarılmış olabileceğinin değerlendirildiği belirtildi.
Haber Giriş Tarihi: 14.04.2026 23:50
Haber Güncellenme Tarihi: 14.04.2026 23:54
Kaynak:
Haber Merkezi
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kayboldu.
Aynı gün Tunceli Valiliği çevresinde eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile görüştüğü anların güvenlik kameralarına yansıdığı tespit edilmişti.
Genç öğrencinin şehir içi minibüse bindiği tespit edilirken, nerede indiğine dair herhangi bir bulguya ulaşılamadığı belirtilmişti.
Telefon sinyalinin ise son olarak Uzunçayır Baraj Gölü–Sarı Saltuk Viyadüsü çevresinden alındığı kayıtlara geçmişti.
DOSYA CİNAYET ŞÜPHESİYLE GENİŞLETİLDİ!
Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte özel bir ekip oluşturuldu.
700 saatlik MOBESE kayıtları, HTS verileri ve baz istasyonu analizleri yeniden incelendi.
Çalışmalar sonucunda dosya “kayıp” statüsünden çıkarılarak “cinayet ve olası organize örtbas” şüphesi kapsamında genişletildi.
13 KİŞİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI!
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonunda Tunceli merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Elazığ ve İzmir’de eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi.
Operasyonlar kapsamında 13 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı.
Şüphelilerin cinayet, delil karartma, örtbas ve görevi kötüye kullanma suçlamaları kapsamında sorgulandığı belirtildi.
Gözaltına alınanlar arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu ifade edildi.
“MEZAR GÖRÜNÜMÜ” TESPİTİ KAYITLARA GEÇTİ
Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli bir Yeraltı Görüntüleme Cihazı (YGC) operatörünün hazırladığı "Yeraltı Görüntüleme Cihazı Arama Sonuç Raporu" ortaya çıktı.
Raporda, ihbar üzerine yapılan inceleme sonucunda ihbar edilen bölgede bir mezar tespit edildiği, söz konusu mezardaki kişinin bedeninin gömüldükten 1-2 yıl sonra çıkarıldığının kaydedildiği belirtildi.
Buna göre operatörün gerçekleştirdiği çalışma sonucunda hazırladığı raporda yer alan dikkat çekici ifadeler şu şekilde kaydedildi:
“12.01.2025 tarihinde saat 12.00 sıralarında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı üzerine Tunceli ili Pertek İlçesi Koçpınar köyü girişinde bulunan mezarlık yanındaki mevkiide gömülü bir ceset olduğu bilgisi tarafıma verilerek belirtilen bölgede Yer Altı Görüntüleme Cihazı ile arama yapmam söylenilmiştir. 2 saat süre ile belirtilen bölgede bahse konu cihaz ile yapmış olduğum aramada aranan bölge içerisinde YGC cihazının uyarı vermesi ile şüpheli bir boşluk olduğu bu boşluğun ebatlarının ortalama olarak 1.60 - 1.70 cm uzunluğunda 70 - 80 cm genişliğinde 80 cm derinliğinde mezar görüntüsünde olduğu, tespit ettim. Tespit ettiğim boşluğa bir şahsın gömülüp belli bir süreden sonra çıkarıldığı bu sürenin yaklaşık 1-2 yıl arasında olduğunu, tespit edilen boşluğa ceset ile birlikte sırt çantası tarzında...”
SORUŞTURMADA KRİTİK İDDİA: SIM KART ÜZERİNDEN DİJİTAL ERİŞİM!
Soruşturma kapsamında öne çıkan şüpheli hususlardan biri Gülistan Doku’ya ait SIM kart üzerinden yürütülen incelemeler oldu.
Kayıp telefon ve SIM kartın ailesi tarafından yeniden temin edildiği, valilik tarafından aileden alındığı ancak adli mercilere teslim edilmediği, ayrıca Doku’nun hesaplarına izinsiz giriş yapıldığı iddia edildi.
JASAT tarafından yapılan tespitler ile Ulusal Kriminal Büro raporları doğrultusunda, bu hat üzerinden Gülistan’ın Instagram hesabına yeniden erişim sağlandığı belirlendi.
Başsavcılık izniyle gerçekleştirilen teknik müdahale, dosyada uzun süredir ulaşılamayan dijital delillerin incelenmesine imkân tanıdı.
SORUŞTURMADA KRİTİK DELİL: IP ADRESİ EŞLEŞMESİ ORTAYA ÇIKTI
Ulusal Kriminal Büro raporuna göre, Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından günler sonra hesabına giriş yapıldığı kesin olarak tespit edildi.
17 Ocak gecesi gerçekleşen bu erişimde hesapta yer alan bazı verilerin silindiği, sabaha karşı ise sistemden çıkış yapıldığı belirlendi.
En çarpıcı tespitlerden biri, girişin yapıldığı IP adresinin belirli bir kişinin internet kullanım verileriyle tamamen eşleşmesi oldu.
Bu gelişme, soruşturmada “tesadüf” ihtimalini zayıflatan önemli bir teknik delil olarak kayda geçti.
WHATSAPP VE INSTAGRAM VERİLERİ SİLİNDİ!
Bilirkişi raporuna göre, olay yalnızca Instagram erişimiyle sınırlı kalmadı.
Aynı gece SIM kart takılarak WhatsApp hesabına giriş yapıldığı ve burada yer alan verilerin de silindiği tespit edildi.
Bu durum, Gülistan Doku’ya ait iletişim trafiğinin organize bir şekilde silindiği şüphesini daha da artırdı.
Savcılık kaynakları, müdahalenin “iz kaybettirme” amacı taşıyabileceğini belirtti.
MESAJLAŞMALAR SORUŞTURMADA KRİTİK DELİL OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ
Ulusal Kriminal Büro raporlarında, Gülistan Doku’ya gönderilen mesajlardaki ifadeler dikkat çekti.
İncelemelerde şüpheli Zaynal Abakarov’un mesajlarında sık sık tekrar eden “ONLAR” ifadesinin öne çıktığı belirtildi.
İncelenen mesajlarda; “Seni onların elinden kurtarırım”, “Rus konsolosluğa git, seni korurlar”, “Devlete bildirmezler, korkma” ifadeleriyle belirli bir makamı işaret eden dolaylı vurgular yapıldığı tespit edildi.
Abakarov’un “Başına ne geldiyse de evlenir gideriz, sen anlatana kadar da sormam, sana ne yaptılarsa kabul ederim!" şeklindeki mesajının, Gülistan’ın yaşadıklarıyla ilgili bilgi sahibi olduğu ancak bu bilgileri adli mercilerle paylaşmadığı yönündeki kanaati güçlendirdiği değerlendirildi.
Uzman değerlendirmelerine göre bu mesajların sıradan bir iletişim olmadığı ifade edildi. “Devlete bildirmezler” ve “korurlar” gibi sözlerin, Gülistan Doku’nun yetkili makamlarla bağlantılı kişilerden çekindiğine işaret ettiği yorumlandı.
Bilirkişi raporunda, bu içeriklerin şüpheli kişinin olayın geçmişine ilişkin bilgiye sahip olabileceği yönünde güçlü bir kanaat oluşturduğu belirtildi.
Gelinen noktada Gülistan Doku dosyasının sıradan bir kayıp vakası olmaktan çıktığı değerlendiriliyor.
SIM kartın durumu, sosyal medya hesaplarına yapılan müdahaleler, silinen mesajlar ve “ONLAR” detayı soruşturmayı daha karmaşık ve organize bir yapı ihtimaline doğru genişletmiş durumda.
Başsavcılık, JASAT tespitleri ve Ulusal Kriminal Büro raporlarıyla ortaya konulan bulgular doğrultusunda dosyayı genişletirken, kamuoyunda en çok merak edilen soru yeniden gündeme geldi: Gülistan Doku’ya ne oldu, dijital izleri kim ya da kimler hangi amaçla sildi?
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Gülistan Doku soruşturmasında kritik eşik: Dijital izler ve yeraltı tespiti!
Gülistan Doku soruşturması kapsamında Yeraltı Görüntüleme Cihazı ile yapılan incelemeye ilişkin rapor dosyaya eklendi. Raporda, Koçpınar Köyü’nde “mezar görünümü taşıyan bir boşluk” tespit edildiği ve gömülen cesedin 1-2 yıl sonra çıkarılmış olabileceğinin değerlendirildiği belirtildi.
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kayboldu.
Aynı gün Tunceli Valiliği çevresinde eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile görüştüğü anların güvenlik kameralarına yansıdığı tespit edilmişti.
Genç öğrencinin şehir içi minibüse bindiği tespit edilirken, nerede indiğine dair herhangi bir bulguya ulaşılamadığı belirtilmişti.
Telefon sinyalinin ise son olarak Uzunçayır Baraj Gölü–Sarı Saltuk Viyadüsü çevresinden alındığı kayıtlara geçmişti.
DOSYA CİNAYET ŞÜPHESİYLE GENİŞLETİLDİ!
Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte özel bir ekip oluşturuldu.
700 saatlik MOBESE kayıtları, HTS verileri ve baz istasyonu analizleri yeniden incelendi.
Çalışmalar sonucunda dosya “kayıp” statüsünden çıkarılarak “cinayet ve olası organize örtbas” şüphesi kapsamında genişletildi.
13 KİŞİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI!
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonunda Tunceli merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Elazığ ve İzmir’de eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi.
Operasyonlar kapsamında 13 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı.
Şüphelilerin cinayet, delil karartma, örtbas ve görevi kötüye kullanma suçlamaları kapsamında sorgulandığı belirtildi.
Gözaltına alınanlar arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu ifade edildi.
“MEZAR GÖRÜNÜMÜ” TESPİTİ KAYITLARA GEÇTİ
Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli bir Yeraltı Görüntüleme Cihazı (YGC) operatörünün hazırladığı "Yeraltı Görüntüleme Cihazı Arama Sonuç Raporu" ortaya çıktı.
Raporda, ihbar üzerine yapılan inceleme sonucunda ihbar edilen bölgede bir mezar tespit edildiği, söz konusu mezardaki kişinin bedeninin gömüldükten 1-2 yıl sonra çıkarıldığının kaydedildiği belirtildi.
Buna göre operatörün gerçekleştirdiği çalışma sonucunda hazırladığı raporda yer alan dikkat çekici ifadeler şu şekilde kaydedildi:
“12.01.2025 tarihinde saat 12.00 sıralarında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı üzerine Tunceli ili Pertek İlçesi Koçpınar köyü girişinde bulunan mezarlık yanındaki mevkiide gömülü bir ceset olduğu bilgisi tarafıma verilerek belirtilen bölgede Yer Altı Görüntüleme Cihazı ile arama yapmam söylenilmiştir. 2 saat süre ile belirtilen bölgede bahse konu cihaz ile yapmış olduğum aramada aranan bölge içerisinde YGC cihazının uyarı vermesi ile şüpheli bir boşluk olduğu bu boşluğun ebatlarının ortalama olarak 1.60 - 1.70 cm uzunluğunda 70 - 80 cm genişliğinde 80 cm derinliğinde mezar görüntüsünde olduğu, tespit ettim. Tespit ettiğim boşluğa bir şahsın gömülüp belli bir süreden sonra çıkarıldığı bu sürenin yaklaşık 1-2 yıl arasında olduğunu, tespit edilen boşluğa ceset ile birlikte sırt çantası tarzında...”
SORUŞTURMADA KRİTİK İDDİA: SIM KART ÜZERİNDEN DİJİTAL ERİŞİM!
Soruşturma kapsamında öne çıkan şüpheli hususlardan biri Gülistan Doku’ya ait SIM kart üzerinden yürütülen incelemeler oldu.
Kayıp telefon ve SIM kartın ailesi tarafından yeniden temin edildiği, valilik tarafından aileden alındığı ancak adli mercilere teslim edilmediği, ayrıca Doku’nun hesaplarına izinsiz giriş yapıldığı iddia edildi.
JASAT tarafından yapılan tespitler ile Ulusal Kriminal Büro raporları doğrultusunda, bu hat üzerinden Gülistan’ın Instagram hesabına yeniden erişim sağlandığı belirlendi.
Başsavcılık izniyle gerçekleştirilen teknik müdahale, dosyada uzun süredir ulaşılamayan dijital delillerin incelenmesine imkân tanıdı.
SORUŞTURMADA KRİTİK DELİL: IP ADRESİ EŞLEŞMESİ ORTAYA ÇIKTI
Ulusal Kriminal Büro raporuna göre, Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından günler sonra hesabına giriş yapıldığı kesin olarak tespit edildi.
17 Ocak gecesi gerçekleşen bu erişimde hesapta yer alan bazı verilerin silindiği, sabaha karşı ise sistemden çıkış yapıldığı belirlendi.
En çarpıcı tespitlerden biri, girişin yapıldığı IP adresinin belirli bir kişinin internet kullanım verileriyle tamamen eşleşmesi oldu.
Bu gelişme, soruşturmada “tesadüf” ihtimalini zayıflatan önemli bir teknik delil olarak kayda geçti.
WHATSAPP VE INSTAGRAM VERİLERİ SİLİNDİ!
Bilirkişi raporuna göre, olay yalnızca Instagram erişimiyle sınırlı kalmadı.
Aynı gece SIM kart takılarak WhatsApp hesabına giriş yapıldığı ve burada yer alan verilerin de silindiği tespit edildi.
Bu durum, Gülistan Doku’ya ait iletişim trafiğinin organize bir şekilde silindiği şüphesini daha da artırdı.
Savcılık kaynakları, müdahalenin “iz kaybettirme” amacı taşıyabileceğini belirtti.
MESAJLAŞMALAR SORUŞTURMADA KRİTİK DELİL OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ
Ulusal Kriminal Büro raporlarında, Gülistan Doku’ya gönderilen mesajlardaki ifadeler dikkat çekti.
İncelemelerde şüpheli Zaynal Abakarov’un mesajlarında sık sık tekrar eden “ONLAR” ifadesinin öne çıktığı belirtildi.
İncelenen mesajlarda; “Seni onların elinden kurtarırım”, “Rus konsolosluğa git, seni korurlar”, “Devlete bildirmezler, korkma” ifadeleriyle belirli bir makamı işaret eden dolaylı vurgular yapıldığı tespit edildi.
Abakarov’un “Başına ne geldiyse de evlenir gideriz, sen anlatana kadar da sormam, sana ne yaptılarsa kabul ederim!" şeklindeki mesajının, Gülistan’ın yaşadıklarıyla ilgili bilgi sahibi olduğu ancak bu bilgileri adli mercilerle paylaşmadığı yönündeki kanaati güçlendirdiği değerlendirildi.
Uzman değerlendirmelerine göre bu mesajların sıradan bir iletişim olmadığı ifade edildi. “Devlete bildirmezler” ve “korurlar” gibi sözlerin, Gülistan Doku’nun yetkili makamlarla bağlantılı kişilerden çekindiğine işaret ettiği yorumlandı.
Bilirkişi raporunda, bu içeriklerin şüpheli kişinin olayın geçmişine ilişkin bilgiye sahip olabileceği yönünde güçlü bir kanaat oluşturduğu belirtildi.
KAYIP VAKADAN ÖTE: GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASI GENİŞLİYOR
Gelinen noktada Gülistan Doku dosyasının sıradan bir kayıp vakası olmaktan çıktığı değerlendiriliyor.
SIM kartın durumu, sosyal medya hesaplarına yapılan müdahaleler, silinen mesajlar ve “ONLAR” detayı soruşturmayı daha karmaşık ve organize bir yapı ihtimaline doğru genişletmiş durumda.
Başsavcılık, JASAT tespitleri ve Ulusal Kriminal Büro raporlarıyla ortaya konulan bulgular doğrultusunda dosyayı genişletirken, kamuoyunda en çok merak edilen soru yeniden gündeme geldi: Gülistan Doku’ya ne oldu, dijital izleri kim ya da kimler hangi amaçla sildi?
Kaynak: Haber Merkezi
Son Haberler
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde bir ayrılık daha
Bursa’da hareketli gece: Park yeri kavgası ekipleri alarma geçirdi
İnegöl’de akıllı dönüşüm: Otopark takibi artık cep uygulamasında!