İçinin süsü daha önemli dışından

Zahide Tosun 13 Eylül 2020 Pazar, 07:30

Hemen herkesin okuyup dinlediği bir kıssayı meseldir ki, Vaktiyle bir kuş gelip kanadını kıran derviş hakkında şikayette bulunur Süleyman peygambere...

Derviş de kuşun şikayetine cevaben;

"O da salırdığımda kaçsaydı beklemeseydi" diye kendini savunmada bulunur.

Kuştan gelen cevap ise şöyledir;

"Ben üzerindeki dervişlik kıyafetine aldandım. Ondan zarar gelmez sandım" der.

Süleyman peygamber ise kolunun kırılmasını emredince:

'Durun!' der kuş, 'Kırmayın kolunu, üzerinden sarığını ve cübbesini alın yeter'

Kıssa muhteşem. Her gün yeniden okunası, dinlenesi gereken ibretli bir hikaye.

Üzerine mü'min elbisesi giydirilmiş kullar olarak elbisemizi üzerimizden çıkaracakları korkusu kapladı mı acaba hiç içimizi... Peki ya elbisemizi üzerimizden çıkarırlarsa içimizde ne kalır ki geriye. Düşünmek bile korkunç. Sahip olduğumuz iman nimetinin hakkıyla muhafaza edilmemesi içimizi ülpertir değil mi? Üzerimize giydiğimiz çeşitli elbiselerin en güzeli olan takvayı kuşanınca geriye kalır ne korku ne keder. Ama çok ağır ve taşımanın çok güç olduğu bir elbise. Adeta bir iman zırhı değil midir takva... Üzerimize giydiğimiz kıyafet, yüzümüze taktığımız maske her gün değişirken kişiliğimizi ve imanımızı muhafaza edebilmek gerek. Üzerimizden mesleki kıyafetimizi, altımızdan koltuğumuzu, makamımızı mevkimizi alırlarsa üzerimizde kalan karakterimizin kalitesi değil midir önemli olan.

İçi dışından daha güzel olanlardan olmak duasıyla...