Huzur

Zahide Tosun 11 Ekim 2020 Pazar, 06:30

Kaybettiğimiz birçok güzelliğin içinde bir de huzur var artık arayıp bulamadığımız.

Huzuru nerede aramalı dersiniz?

Önce kendimizi bulup sonra da huzuru kendimizde bulmalıyız desek sanki daha doğru olacak. 

Kaybettiğimiz huzuru önce aile hayatımızda, eşimizle aramızdaki muhabbette, kardeşlerimizle ve arkadaşlarımızla olan ilişkilerimizde, anne-babalığımızdaki emanet şuuru ve merhamette, evlat olmanın verdiği sorumluluğu taşıma gücünde gibi bir çok yerde arayabiliriz.

Tabii önce kendimizi bulduktan sonra.

"Kalpler ancak Allah'ı anarak huzur bulur" ayetini biraz daha dikkatli okuyacak olsak, aslında huzurun sahibini de bileceğiz.

Evet, bu ayet adına "stres" dediğimiz hastalığın reçetesi gibi değil mi? Tabib belli ilaç belli lakin, reçeteye uyarak itimamla ilacı kullanacak iradeye sahip değiliz.

Dünyada kalıcı olacağımız inancı benliğimizi öylesine kuşatmış ki, huzuru hep mal biriktirme, zengin olma ve içinde bulunduğumuz hali de herkes bilsin derdindeyiz. Huzur bize gelecek bir erdem değil oysaki. Bizim ona gideceğimiz yoldur huzur. İç genişliğimizin, gönül rahatlığımızın, kalbimizin mutmain olma halinin adıdır huzur.

Tanımını, doktorunu, ilacını bildiğimiz gibi, kendimizi de bilip, bizi huzura ulaştıracak hak yolda ilerleyebilmek duası ile...