Sümeyye Kayaaltı 27 Temmuz 2020 Pazartesi, 07:30

24 Temmuz hafızalardan hiçbir zaman silinmeyecek...

Hadsizlikte sınır tanımayan, kukla olmakta emin adımlarla ilerleyen Yunanistan 24 Temmuz'u yas ilan ederek bayraklarını yarıya indirdi.

Biz de tarihe büyük bir not düştüğümüz o saatlerde, 4 minareden 4 farklı müezzinle bence sadece Müslümanların değil, başka dinlerden insanların dahi hayranlıkla izlediği anlara şahitlik ettik.

Yunanistan gibi alçak olup, başka bir devletin bayrağını yakmadık!

Ayasofya-i Kebi Cami-i Şerifi'nde bir zamanlar imparatorların taç giyme alanı olan alanı boş bıraktık. Müslümanlar etrafında namaz kıldılar.

Resim, tasvir ve mozaikler perdeleme sistemi ile kapatıldı.

Ve zincirler kırıldı, Ayasofya açıldı.

Bizim bayramımız 24 Temmuz'du...

Ayasofya Camii'nde binlerce Müslüman 86 yıllık hasreti sonlandırıp secdeye durdu.

Eller semaya kalktı, gözyaşları bu sefer özlem ve hasret bittiği için aktı.

Peki, Ayasofya'nın açılışından kimler rahatsız oldu?

Bu ülkenin çocukları ihtişamı ile dünyayı inleten Ayasofya Camii'nin ibadete açılmasını öfke ile karşılık verdiler.

Camilerden 'çav bella' seslerini duymak isteyenler, 4 minareden 4 farklı müezzinle ezan okumasından doğal olarak rahatsız oldular.

Keşke birlikte sevinseydik, kötülemeden, bahane bulmadan...

Çok acı, başka devletlerin böğürmesini anlarsın da, içimizdekileri bir türlü anlayamazsın...

Unutmayın ki, Ayasofya Camii, Müslümanların birliğinin, dirliğinin, yeniden dirilişinin sembolü ve tabusudur.

Necip Fazıl Kısakürek'in Ayasofya ile ilgili yazmadan geçmeyelim;

Gençler! Bugün mü, yarın mı, bilemem!

Fakat Ayasofya açılacak!..

Türk'ün bu vatanda kalıp kalmayacağından şüphesi olanlar, Ayasofya'nın da açılıp açılmayacağından şüphe edebilirler.

Ayasofya açılacak...

Hem de öylesine açılacak ki, kaybedilen bütün mânalar, zincire vurulmuş masumlar gibi onun içinden fırlayacak!..

Öylesine açılacak ki, bu millete iyilik ve kötülük etmişlerin dosyaları da onun mahzenlerinde ele geçecek...

Ayasofya açılacak!..

Bütün değer ölçülerini, tarih hükümlerini, dünyalar arası mahsup sırlarını, her iş ve her şey hakkındaki gerçek miyarları çerçeveleyici bir kitap gibi açılacak...

Allah tarafından mühürlenmiş kalplerin mühürlediği Ayasofya, onların aynı şekilde mühürlemeğe yeltenip de hiçbir şey yapamadığı, günden güne kabaran akınını durduramadığı ve çığlaştığı günü dehşetle kolladığı mukaddesatçı Türk gençliğinin kalbi gibi açılacak...

Ayasofya'yı, artık önüne geçilmez bu sel açacak...

Bekleyin gençler!..

Biraz daha rahmet yağsın...

Sel yakındır.

Necip Fazıl Kısakürek (1965)