Sosyal medya kullanımına zaman kısıtlaması getirilsin

Süleyman Turunç 22 Temmuz 2020 Çarşamba, 07:30

Evet, sert ve sıra dışı bir öneri olduğunun farkındayım.

Ancak...

Kimse bana bu yöntemin; 'kişisel özgürlükleri engelleyeceği' yönünde bir yorumda bulunmasın, ikna olmam!

***

Kabul etmek gerekirse...

Ülke olarak tıpkı bir 'uyuşturucu türü' gibi sosyal medyaya bağımlı hale geldik.

Had safhada olan; ahlak dışı, dezenformasyon, iftira ve propaganda içeren iletilere karşı savunmasız durumdayız.

***

Birçoğumuz farkında değil ama sosyal medya bilinçaltımızı örümcek ağı gibi örüyor.

Tıpkı bir gözlük gibi dünyaya onun arkasından bakar olduk.

Size tehlikenin ne düzeyde olduğunu gösteren bazı rakamlar paylaşacağım...

***

Ocak ayı itibariyle Türkiye'de 54 milyon (Geriye kalanların büyük çoğunluğu bebek yaşta çocuklar ve yaşlılar) sosyal medya kullanıcısı bulunuyor.

Yapılan bir araştırma; Türkiye'deki 16 ile 64 yaş arası sosyal medya kullanıcılarının büyük çoğunluğunun günde 7 saat 29 dakikasını bu mecralarda geçirdiğini gösteriyor.

***

Popüler sosyal medya mecrası facebook'u en fazla kullanan ülkeler şu şekilde sıralanıyor:

Hindistan, ABD, Endonezya, Brezilya, Meksika, Filipinler, Vietnam, Tayland, Mısır...

Lütfen dikkat!

Listede; ne Avrupa'nın gelişmiş ülkeleri ne de Asya'nın teknoloji devleri var.

***

Sıralamadaki ülkelere bakıldığında ABD haricinde genel olarak; gelir eşitsizliği, yoksulluk, yüksek suç oranları, fuhuş, adaletsizlik, düşük eğitim seviyesi, iç savaş gibi konular akıllara geliyor.

Süper Güç'ün ise son dönemlerde hem ekonomik hem de kültürel bir çöküş içerisinde olduğunu söylememe gerek yok sanırım.

***  

Facebook kullanıcıları sıralamasında Türkiye'nin yeri ise '10'.

Yani...

Üst sıralarında hiç de özenmediğimiz ülkelerin bulunduğu bir lige 'yükselirken-gerilemeye' çok yakınız!

***

Kabul etmek gerekir ki, youtube günümüzde bazı özgün bilgileri diğer arkadaşlık sitelerine oranla çok daha fazla sunuyor.

Fakat...

İnsanımızın buradaki faydalı bilgi akışıyla ilgilenmediği de ortada.

Şöyle ki...

Türkiye'de 2019 yılında youtube üzerinden en fazla aratılan ilk 10 başlık şu şekilde: 'Şarkılar', 'Film', 'Enes Batur', 'Çukur', 'Hercai', 'Pubg', 'Reynmen', 'Şarkı', 'Kadın' ve 'Müzik'.

***

Bu konudaki fikrim çok net!

Gerek sosyal medya (twitter hariç), gerekse son dönemlerde üretilen yabancı dizileri yayınlayan platformlar, küreselcilerin misyonuna hizmet ediyor.

Amaçlanan, görebilene çok açık:

-Kültürel değerlerin ortadan kalktığı bir dünya.

-Lükse kavuşmak için her yolu denemenin basitliği.

-Pek çok şeyi bilen ama düşünmeye ve eyleme geçmeye üşenen bir insanlık.

-Cinselliği, hayvanlardaki şekle kadar indirme.

***

Sermayeyi elinde tutan küresel güçler, sosyal medyayla sınırları, kültürleri, değerleri, iyi ile kötü arasındaki farkları yerle bir etmek istiyor.

Ve...

Maalesef bu tuzağa düşen ülkeler arasında biz de yer alıyoruz!

Tıpkı karayollarında kazaları önlemek için uygulanan hız limiti gibi, sosyal medya kullanıcılarına da bir zaman sınırlandırması getirilemez mi?

***

Dün Meclis'e sunulan Sosyal Medya Kanun Teklifi'nin iyileşmenin başlangıcı olmasını ümit ediyorum.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise; özgürlüklerin önüne geçmemek.

Aksi durumda, uygulamalar samimi gelmeyecektir ki; bu durum en çok teklifi hazırlayan hükümete zarar verir.

***

Velhasıl...

Büyük bir tehdit olarak gördüğüm; sosyal medya platformlarını tıpkı gelişmiş ülkelerde olduğu gibi gerektiği kadar kullanmasını öğrenmeliyiz.

Bunun için de katı önlemler almanın zamanı geldi de geçiyor!

En azından dışarıda gerçek bir dünyanın olduğunu tekrar hatırlayana kadar, insanlarımızı sosyal medyadan uzaklaştırmak şart...