Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Kim bu, siyasette lobicilik yapanlar?

Yazının Giriş Tarihi: 14.02.2019 07:02

Önceki gün kısa adı BİLDEF olan Bursa İl Dernekleri Federasyonu'nun basın toplantısına katıldık.

Açıkçası...

Toplantıya gitmeden önce, BİLDEF'in faaliyetlerini içeren rutin bir basın açıklamasının ardından kendimi gazeteye atacağımı düşünüyordum.

Yanılmışım!

Başkan Mustafa Dursun öyle bir konuştu ki...

BİLDEF'in 34 hemşeri derneğini bünyesinde barındırdığına işaret eden Dursun,

yaklaşan yerel seçimlere işaret ederek, siyasi partilerin kendileriyle fikir alış verişinde bulunmadığından yakındı.

Ardından da çok konuşulacak şu iddiayı dillendirdi:

"Bursa siyasetinde lobicilik var. Karadeniz ve Balkan lobiciliği yapılıyor. Anadolu görmezden gelinemez!"

Başkan Dursun konuşmasında;

'Başkanlık sistemine Bursa'da ilk destek açıklaması yapan STK olduklarını' vurgulayarak, sitemlerinin adresini de açık bir şekilde sundu.

xxx

Peki gerçekten durum böyle mi?

Mesleğimiz gereği özellikle seçim dönemi olan bu günlerde sık sık siyasilerle bir araya geliyoruz.

Bu kişilerden biriyle yaptığımız görüşmede, AK Parti Genel Merkez'e bir tepki mesajı gönderdiğini ifade etti.

Geçmiş dönemlerde parti teşkilatlarında önemli görevler almış bu ismin, Genel Merkez'e gönderdiği mesajının bir kısmını orijinal haliyle sizlerle paylaşıyorum:

"Teşkilatlarda yer almayan ve Halk aralarında yeri olmayan Kardeşlerimizi Meclis Üyeliğinde Listeye Koyuyorlar Tekniklere Saygı duyuyorum ama Oy toplayan insanları Koymalılar Bıraksınlar Mikro Milliyetçiliği oralı buralı benim adamım senin adamın Şuan Kayıp ediyoruz bunu nasıl lehimize çeviririz onun hesabını yapsınlar"

Yazılanlar haklı bir tepki mi, yoksa hayal kırıklığının getirdiği öfke mi?

Karar sizin...

BAŞKAN IŞIK'TAN YEMEK PARASI AÇIKLAMASI

Geçtiğimiz günlerde...

Gürsu Belediyesi'nin, geçmiş yıllarda personeline ödediği yemek paralarını geri talep ettiği haberleri gündeme düşmüştü.

Belediye Başkanı Mustafa Işık'la bir araya geldiğimizde bu konuyu sordum.

Başkan Işık, durumu şöyle özetledi:

"Kanuna göre belediye çalışanlarının yemek paralarının yarısını belediye, yarısını ise personel karşılamalıdır. Zaten birçok belediyede yemek parası ödemesi de yok. Yemek kartları veriliyor. 2016 yılında personele yemek paralarının tamamının belediye tarafından ödendiğini fark ettik. Bu durumda da hak geçmemesi adına 2015 yılındaki ödemeleri talep etmeyerek, 2016 itibariyle bu uygulamayı sonlandırmıştık. Daha sonra çalışanlarımız uygulamayı Sayıştay müfettişlerine şikayet edince, konu kendi aleyhlerine döndü. Bu sefer de Sayıştay, belediye çalışanlarının geçmiş yıllardaki ödemeleri de iade etmesi noktasında dava açtı."

Açılan dava sonrası kendilerinin de suçlu duruma düşmemesi için çalışanlara 'fazla ödemeleri iade' etmeleri noktasında dava açmak zorunda kaldıklarını belirten Başkan Işık şunları söyledi:

"Mahkemenin sonucunu beklersek, konu zaman aşımına uğrayacak ve belediye personelden talepte bulunmadığı için suçlu duruma düşecekti. Bu sebepten de çalışanlarımızdan fazla ödenen yemek paralarının iadesini mahkeme yoluyla istemek durumunda kaldık. Mahkeme sonuçlandıktan sonra eğer personelimiz haklı görülürse ödedikleri meblağlar kendilerine iade edilecektir. Bu durumda olan yaklaşık 100 personelimiz var. Bunların yarısı paraları iade etti. Hak geçmemesine özen gösteriyoruz. Bir tarafta 50 belediye çalışanı diğer tarafta ise tüm Gürsu halkı var."

Yaşanan gelişmelere bakıldığında, akıllara şu atasözünün gelmesi kaçınılmaz:

"Dimyat'a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak."