Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Tatil başlasın, karne hediyeleri alınsın mı?

Yazının Giriş Tarihi: 18.06.2022 07:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.06.2022 04:17

Bu yazımı hem bir öğretmen hem de bir hayvan koruma derneği başkanı bakış açısıyla kaleme alıyorum.

Anne ve babalar karnesi iyi geldi diye çocuklarına hediye olarak evcil hayvan alıyorlar. Oysa bir canlıdan hediye olmaz. Bir ailenin hayvan sahiplenmesi çok güzel ancak büyük bir sorumluluğu olduğu unutmamalı. Bir canlıyı sahiplenmenin yükümlülüklerini iyi bilmek, onun ihtiyaçlarını karşılamak gerektiğini unutmamak lazım. Hayvan sahiplenenler sadece yaz sezonunda birkaç ay değil, 10-15 yıl sürecek bir birlikteliğe adım attıklarını iyi bilsinler. Yaz başında büyük bir hevesle satın alınan(!) evcil hayvanlar tatil dönüşü çeşitli nedenlerle sokağa terk edilmesin.

İnsanlar nasıl ki çocuk sahibi olmak istediklerinde bir planlama yapıyorlar, evcil hayvan sahibi olmak istediklerinde de aynı şekilde hareket etmeliler. Bir yaz hevesi uğruna hayvan sahiplenip, yaz sonunda onu terk etmek vicdana sığmaz. Bu tarz durumlar hayvanların psikolojisini de bozuyor. Bu nedenle anne ve babalar çocuklarına söz vermeden önce çok iyi düşünüp, sağlıklı karar vermeliler.

Diyelim ki tüm koşullar uygun ve siz bir cana ömür boyu bakacağınıza eminsiniz ve  çocuğunuza karne hediyesi olarak bir köpek ya da kedi sahipleneceksiniz nereye gitmeli, nelere dikkat etmelisiniz?

Çocuğunuza karne hediyesi için pet alacaksanız petshop’lara değil, barınaklara gitmelisiniz. Çünkü oradaki hayvanlar yetim çocuklar gibi birilerinin kendilerini sahiplenmesini, onlara kucak açmasını bekliyor. En çok da Ege ve sahil beldelerindeki hayvan barınaklarındakiler... Buralar yalnızlığına terk edilmiş her türlü cins köpek ve kedilerin ikinci evi gibi. Evli-mutlu-çocuklu-köpekli tatilciler evlerine bir eksikle, köpeği olmadan dönüyor. Evcil dostlarını yazlık hayatın pek de sevimli olmayan kış mevsimine terk ediyorlar. Hâl böyle olunca tatil rotalarındaki barınaklardan her cinsten köpek ya da kedi bulmak mümkün. Hepsinin sağlığı dört dörtlük değil. 

Bazısı yaralı, bazısı hasta. Malum onlar ‘evcil’, sokak hayatı ise onlar için fazlasıyla yabani, vahşi. Evde hayvan beslemeyi saksı çiçeği bakmak kadar kolay zannedenlerden dolayı barınaklardaki hayvan sayısı gitgide artıyor.

Karar vermeden önce çocuğunuzun bu hareketlerine dikkat etmenizi öneriyorum :

1. Eğer çocuklarınız oyuncaklarından kısa sürede bıkıyorsa, aynı tutumu hayvana da sergileyecektir. Ne derece istikrarlı olduğunu anlamak için hemen hayvan almayın.

2. Hayvanlara karşı özenli bir tutum sergilemiyor, aksine korkuyorsa eve hayvan almadan önce bu sorunu çözün.

3. Hayvanın bir oyuncak değil, bir canlı olduğunu ve sorumluluk gerektirdiğini anlatın. 

4. Bir ev hayvanına ayıracak zamanı olup olmadığına bakın. Bazı çocukların okul yükümlülükleri ve hobileri bir ev hayvanını eve almaya müsait değildir.

5. Herhangi bir alerjisi olup olmadığını araştırın. 

6. Ve kendinize sormanız gereken iki mühim soru: Aylık geliriniz eve bir hayvan almak için yeterli mi? Eviniz bir hayvan almaya müsait mi?

Ve en önemlisi ona her durumda bakabilecek misiniz?Tüyünü,havlamasını ya da miyavlamasını sorun yapacak mısınız?

Bir hayvanla beraber aynı evi paylaşmak dünyanın en güzel hissidir tabi gerçekten istiyorsanız.Onun hiç büyümeyecek bir çocuk olduğunu ve sizi bir ömür seveceğini unutmayın.

Tüm öğrenci ve velilerimize keyifli tatiller diliyorum.