Mevsimlik can dostu

Sibel Akıncı 17 Ekim 2020 Cumartesi, 07:30

Yaz bitiyor; şimdi canlarla ilgili farklı bir uyarı yapmak gerekiyor:

Mevsim başında, bir hevesle kedi, köpek alanlar var. Bahçede çocuğuyla oynasın, yalnızlığını giderecek bir dostu olsun, evini beklesin diye. Şu veya bu sebeple artık küçük dostlarını istemiyorlar ve sokağa atıyorlar. Çok rastlıyoruz böylelerine. İstememe durumu genelde eylül, ekim gibi havaların soğumaya başladığı, okulların açıldığı döneme denk geliyor, nedense?

Böyle vicdansızlık olur mu? Kedi ve köpekler, yavruyken anne babalarından ayrılıyorlar; pet shoplarda cam bir alan içinde, biri gelsin de yuvaları olsun diye bekliyorlar. Tam sıcak bir yuvaları oldu derken, sokağa atılıyorlar. Artık ne yemek, su verenleri ne de başlarını okşayan birileri var.

Alışıyorlar, sevip seviliyorlar, bakılıyorlar ve birdenbire sokakta buluyorlar kendilerini. Çaresizler, korkuyorlar; bilmiyorlar acımasız koşulları. Yaşam savaşı başlıyor terk edilmiş canlar için.

Bazılarına yolda araba çarpıyor, bazıları açlıktan ölüyor. Bir kap su, bir kap yemek için yalvaran bakışlarla geliyorlar yanımıza. Duyarlı insanlar sahip çıkıp besliyorlar hayvanları. Bu defa tam sokağına alışmışken; biri çıkıp belediyeyi arıyor, 'sokağımda sahipsiz hayvan istemem, toplayın bunları' diyerek. Belediye topluyor; bir hafta sonra başka bir semte atıyor hayvanları tabi eğer topladığı canları yok etmediyse...

Ve yeniden başlıyor yaşam mücadelesi...

Hiçbir canlı insandan daha zalim olamaz! Bu, yapılan insanlığa sığmaz!

Bir anlık heves uğruna, sokaklar bir zamanlar sahipli şimdi ise sahipsiz olan canlarla doluyor.

Sokaklar hayvan doğurmaz, sokak hayvanı diye bir şey yoktur!