İyilik yapın iyi hissedin

Sibel Akıncı 01 Mayıs 2021 Cumartesi, 06:30

Göz görmeyince gönül katlanır sözünü bilmeyenimiz yoktur.

Ama bu sözü hayat içinde tecrübe etmek bambaşka.

Bahar geldi, havalar yavaş yavaş ısınıyor.

Eğer algılarınız yavru kedilere karşı açık ise gönlünüzün sık sık yara alacağı zamanları yaşıyorsunuz demektir.

Kedilerin yavruladığı ya da yavruların ayaklandığı bir dönemdeyiz.

Kapıdan çıkarken tek dileğim; hasta, yaralı ya da annesiz bir yavru kedi ile karşılaşmamak.

Çünkü gözüm görürse gönlüm çok acıyor.

Vicdanım o yavruları kaderine terk etmeye razı gelmiyor.

Geçtiğimiz hafta koşuya çıktığım esnada bir çocuğun kucağında minnacık bir kedi gördüm. Gözleri enfeksiyon içinde kalmış, zayıf ve savunmasız bir can karşımda duruyordu işte. 10 yaşlarında bir çocuk, şu erkek kedinin ağzından zor aldım kediyi abla dedi ileriyi işaret ederek. Bir elinde de aç bitir salam paketi ile kediyi doyurma çabası içindeydi. Ama kedinin sorunu açlıktan çok daha fazlasıydı.

Gözüm görmüştü, gönlüm katlanamazdı.

Veteriner kliniğine gitmek için yola düştük, çıkmayan sesiyle miyavlama çabasındaydı yavrucak. Üşümüş, korkuyor ve titriyordu.

Kolay mıydı yaşadıkları? Annesi onu güçsüz olduğu için atmış ve zavallı kendisinden 10 kat büyük bir kedinin saldırısına uğramıştı. Şimdi ise hiç tanımadığı bir insanın ellerinin arasındaydı.

Veteriner, üç dört günlük bir tedavi ile yavrunun iyileşeceğini söyledi.

Gözüm görmesin diye dualar ediyordum kapıdan çıkarken ama ya bu yavruyu o gün orada görmeseydim?

Muhtemelen ya açlıktan ölecekti ya da yaşasa bile kör kalacaktı.

Değerli okurlarım, yavru kedilerde göz enfeksiyonunun erken teşhis ve tedavisi çok önemlidir.

Belki evinizde bir kedi ya da köpek bakmayı tercih etmiyor olabilirsiniz ama geçici yuva olarak tedavisini üstlenmeniz de bir seçenek.

Hasta bir canın iyileşmesine katkı sağlamak size kendinizi çok iyi hissettirecek.

Her zaman kurduğum cümleleri tekrar kuracağım.

Göz görmek istemiyor ama eğer hasta ve yardıma muhtaç bir can görürseniz, lütfen görmezden gelmeyin. En yakın veteriner kliniğine giderek tedavisi için nasıl bir yol izleyeceğinizi öğrenin. Eğer maddi imkanlarınız yetersizse en yakın belediye bakımevinin nerede olduğunu öğrenerek takibini yapmak şartıyla canı tedavi altına aldırın.

Gönül ister ki sokak hayvanları refah içinde yaşasın. Ancak kısırlaştırmaya verilen önem artmadıkça her yıl kontrolsüz üreme ile sayısını tahmin bile edemediğimiz hayvan hayatını kaybetmeye devam edecek.

Takibini yaparak belediye bakımevlerinde sokak hayvanlarını ücretsiz olarak kısırlaştırabilir ve tedavi ettirebilirsiniz.

Ama lütfen o bıraktığınız canı takip edin.

İnanın bu aşamada en önemlisi "takip" tir.

Canın yine sokağınıza ve mahallenize bırakılması için ısrarcı olun.

Bir canın yaşamına dokunmanın güzelliğini keşfedince içinizdeki iyilik yapma isteğinin daimi bir hale geldiğini siz de şaşırarak göreceksiniz.

Gözümüzün görüp gönlümüzün katlanamayacağı değil gözümüzün görüp gönlümüzün açılacağı güzelliklere vesile olup hep güzellikler görmemiz dileğiyle.