Seçil Semiz Özcan 23 Mayıs 2021 Pazar, 06:30

Bugün Mayıs'ın yirmi üçü.

Haziran ayının başlamasına kaldı sekiz gün.

Hafta sonu yasakları devam ede dursun,

 Yağmurların ve serin havaların da etkisi sebebiyle,

Mevsimin yaza dönüşünü fark etmemişim bile.

Ta ki.. Alt katımda oturan güzel komşumdan, bahçesinde yetiştirdiği  yeşil eriklerden koca bir tabak dolusu ikram gelene kadar...

Erik ağaçları beyaz çiçeklerini serip, tombul eriklerini dallarında görücüye çıkarttığı zaman, içimizde tatlı bir kıpırtı başlar.  

Biliriz, yazın gelişinin heyecanıdır o.

Güneşin sarısı, toprağın sıcaklığı, rengarenk çiçeklerin mis gibi kokuları,

Ruhumuzun üzerindeki kıştan kalma tüm kasveti siler süpürür.

Kıpkırmızı çilekler, kirazlar, üzümler,  lezzetleri ve kokularıyla, pazarcıların tezgahlarında davetkar bir şekilde dizilirler.

Mevsimin değişmesiyle birlikte, beslenme ritüelimiz de değişmiştir artık.

Bir tabak karpuz ve birkaç dilim peynir tok hissetmemiz için yeterlidir.

Kahveler balkonda içilmeye başlanırken, müzik tercihimizin dinamiği de çoktan değişmiştir.

Slow ve arabesk şarkılar kışın koynunda bırakılırken,  hareketli şarkılar da artık gün boyu dilimizdedir.

Kısacası a dostlar, memleketimize nihayet yaz gelmiştir.

Fıstıklı; karamel soslu, kakaolu, limonlu dondurmaları külah külah yediğimiz,

Kavun ve karpuzu sevdiklerimizle paylaşmak için balkonlarımızdaki tabaklara dilim dilim kestiğimiz,

Denizin kokusunun üzerimize sindiği, bronzlaştırıcı ve güneş koruyucu kremlerimizi yetiremediğimiz,

Rengarenk tiril tiril kıyafetlerimizle kendimizi çiçek gibi hissedeceğimiz  bir yaz olmasını temenni ediyorum.

Önce sağlık, sonra da huzur olsun.

Üzerine mutlu, umutlu ve tabi ki keyifli bir Pazar olsun.