'Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder'

Seçil Semiz Özcan 18 Nisan 2021 Pazar, 06:30

Hayatın akış hızı 30'lu yaşlardan sonra daha bir sürat kazanıyor sanki.

25 yaş öncesi aheste geçen zaman, o eşiği atladıktan sonra rampadan iner gibi hızına hız katıyor gibi.

Yaş meselesi her ne kadar göreceli bir kavram olsa da, 30 yaş sınırı insanı bir evhamlandırıyor.

Depresyonlar, sendromlar, panik ataklar bile çoğunlukla bu yaşlarda yaşanılıyor.

Geçtiğimiz hafta Diyarbakır'daydım.

Türk şairi, yazar ve çevirmen Cahit Sıtkı Tarancı'nın müzeye çevrilen evi de, seyahat ve gezi planımın başlıcalarındandı.

Müzenin odalarında gezerken, 35 yaş şiirinin asılı olduğu duvarın önünde, gayriihtiyari donakaldım.

"Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder" diye başlayan dizeleri okuyup, oturdum hayatı sorguladım.

Yarısına yaklaştığım ömrümün, kaç yılını kendi dilimce yaşadım?

Zihnimde raks eden düşüncelerim benim mi,

Yoksa, toplumun bana cebren ve hile ile benimsettikleri mi?

Yaşamımı, bir tepsi de kahve ikram eder gibi başkalarına sunarak mı yaşıyorum,

Yoksa şahlanmaya niyetli bir at gibi, iç sesimin bir komutan edasıyla bana verdiği komutlar doğrultusunda mı atıyorum adımlarımı?

Cevaplanması zor soruları kendime sormaktan hiç gocunmam.

Ama gelin görün ki sadece işime gelenleri yanıtlarım!

Sürüncemede nasıl yaşanıldığını, günlerimin muallaklar yığınına nasıl döndüğünü son yıllarda kaygıyla fark ediyorum.

Olgunlukla karşılamak, hayattan ne gelirse gelsin "başım gözüm üstüne demek" bir çeşit bulunduğun ana uyumlanma meselesi.

Zira yıllar her daim vur patlasın çal oynasın geçmiyor,

İnsanız ve her şey bizim için.

Ama 30 yaşına varmadan önce, artık zırhları da kuşanmak gerekiyor.

Yaşam nasıl; öyle kıyısından köşesinden bakarak değil, hakkını vere vere yaşanılır,

Bizi adeta uzaktan kumandayla yönlendiren el-alemin düzmece hayat felsefesinden nasıl kurtulunur.

Sandıklarımıza; var saydıklarımıza, ön yargılarımıza ve bizi zihinsel çöplüğe hapseden tüm  "öyle sandıklarımıza" nasıl kibrit çakılır,

Artık öğrenmek gerekiyor.

Yaş kemale ermeden, bizden geçti artık demeden, o yürümek istemediğimiz sıkıcı ve çakıllı yoldan tez vakitte dönmemiz gerekiyor.

Cahit Sıtkı Tarancı 35 yaş şiirinin son mısrasında, yaşamı nasıl da güzel özetliyor.

"Neylersin ölüm herkesin başında.

Uyudun uyanamadın olacak.

Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?

Bir namazlık saltanatın olacak,

Taht misali o musalla taşında."