Türk filmlerindeki aşklar...

Seçil Semiz Özcan 25 Nisan 2021 Pazar, 06:30

Üç günlük sokağa çıkma yasağınız nasıl geçti?

Benim Türk filmi seyrederek;

Ah nerede'den tutun da, Vesikali Yarim'e kadar,

Tümüyle ezberlediğim replikleri, sanki ilk kez izliyormuşçasına hüzünlenerek!

Yeşilçam kuşağında, herkesin mutlaka gözde bir filmi vardır.

Benim de Türkan Şoray ve Kadir İnanır'ın başrollerini paylaştığı, 1976'da çekilen "Devlerin Aşkı"'dır.

Türk filmleri kategorisinde, gelmiş geçmiş en iyi film jeneriğine sahip bu filmin müziği, Selvi boylum, al yazmalım film müziğinin de yaratıcısı olan Cahit Berkay tarafından yapılmıştır.

Birçoğumuzun bildiği hikayeyi, yine de anımsatmak istiyorum.

Filmde, aynı kadına âşık olan iki adamın hikâyesi anlatılır. Süreyya Bey varlıklı bir işadamı iken Tarık (Kadir İnanır) ise şoförlük yapan fakir bir gençtir.

 Süreyya Bey bir suikast girişiminde rastlantı üzerine orada bulunan Tarık tarafından kurtarılır.

Bunun üzerine Süreyya Bey, Tarık'ın yanında çalışmasını ister ve onun en yakın arkadaşı olur.

Tarık, bir iş gezisi dönüşünde Süreyya Bey'in evinde Türkan ile karşılaşır.

Güzeller güzeli Türkan ise, Tarık'ın hala deliler gibi sevdiği eski sevgilisidir.

Bu karşılaşma üçü için de zor günlerinin başlangıcı olacaktır.

Yani, iki kişi arasında geçen tutkulu bir aşk hikâyesinin anlatıldığı bu filmde, araya üçüncü kişinin girmesiyle doğan kıskançlık anlatılmıştır.

Filmin en bilinen repliği de kuşkusuz, Türkan ile Tarık'ın "beni seviyorsun- hayır sevmiyorum" şeklinde gelişen diyaloğudur.

Türkan: Beni seviyorsun...

Tarık: Senden sadece nefret ediyorum!

Türkan: Nefret aşkını gizleyen bir maskedir, sığınaktır, ama kurtuluş değil! Aşktan kaçılmaz çünkü..." der ve sevilmediğine ikna olmayarak diyaloğu sürdürür.

Türkan: Seviyorsun!  

Tarık: Sevmiyorum, sevmiyorum, sevmiyorum...

Kavga büyür.

Ve Türkan Tarık'ın omzunda gözyaşlarını dökerek, şöyle sorar.

(Zira bu ilişkinin bitiş sebebi, Türkan'ın zengin bir hayata özenişi ve sevgilisinin ona böyle bir hayatı vaat edemeyeceği düşüncesiyle, çareyi onu terk etmekte bulması sebebiydi")

"Haklısın, ama sen hayatında hiç hata yapmadın mı...?"

Başka bir şey demez Türkan, demesine de gerek kalmaz.

Kalbinde, devasa bir yangına dönen pişmanlığını, en halis duygularıyla sevdiği adama gösterebilmiştir.

Bu cümle Tarık'ın da bir dönüm noktası olur ve Türkan gideceği sırada, ona seslenerek durdurur.

Ve en nihayetinde de devler kavuşur.

Tüm cefalara, cezalara, acılara rağmen; sonu kavuşulmuş biten Türk filmlerini, belki de bu yüzden hala izliyoruz.

İzlediğimiz karakter sonunda mutlu olacaksa, birazcık burnunun sürtmesinde de sakınca görmüyoruz.

Son olarak, Türkan Şoray'ın kırmızı elbisesiyle, Sezen Aksu'nun kusura bakma şarkısıyla dans ettiği o sahne, unutulmaz efsaneler arasında yerini almıştır.

Bugün bile hala izliyorsak, Yeşilçam'daki tutkulu ve samimi aşkların tadını, şimdiki Türk filmlerinde bulamayışımızdandır.

Sonu mutlu biten filmlerle keyifli bir Pazar geçirmeniz dileğiyle.