Perspektif delisi!

Seçil Semiz Özcan 04 Nisan 2021 Pazar, 06:30

Siz de, bir konu veya bir olay ile ilgili,

Aşkı ya da vedayı; korkuyu ve yahut cesareti,  beklemeyi ya da gitmeyi

Ünlü düşünürlerin nasıl yorumladığını merak ediyor musunuz?

Peygamberlerden liderlere, alimlerden gezginlere, filozoflardan fizikçilere kadar

Gizemini bir türlü çözemediğimiz hayat hakkında,

Onların söylemiş olduğu cümleleri birer birer heybenize dolduruyor musunuz?

Başkalarının penceresinden bir manzara, nasıl bir açıda görünür ben hep merak ederim.

Yani bir nevi, perspektif delisiyim.

 Nasıl ki karton toplayıcıları gece -gündüz demeden kağıt peşindelerse,

Ben de biriktirdikleri ile zinhar gözü doymayan, aceleci ve telaşlı bir cümle toplayıcısıyım.

Evimdeki eşyamı atarım ama bir kitapta kıskıvrak yakaladığım bir cümleyi; cep telefonuma, ajandama, yetmedi Twitter'ıma,

Görüp duyabileceğim her yere taşırım

"Şunun da altını çizeyim mutlaka lazım olur,"   "şunu da kaydedeyim kulağıma küpe olur, "

"Of bak baba sözmüş, hemen ekran görüntüsü alayım, ben de bu naneyi yerim çünkü"lerimden bol, bir şeyim yoktur benim.

Hatırı sayılır değerde eşyasını veren, ama en sevdiği kitabı vermeyen pinti okurlardan biriyim. 

Güzelliği olmaz ama aklı kıskanmışlığım çoktur.  Cüzdanımdan saçarım ama bir bilgiyi gizlemişliğim pek çoktur.

Benim için hiçbir şey tesadüf değildir.

Mesela, pencereme konan serçe, boşuna konmamıştır. Hak tarafından o serçeye, buğday vermekle yükümlü ve de aracı kılınmışımdır.

Kırk yılda bir geçeceğimin tuttuğu o sokağın, sol tarafında kalan dükkanın içersinde yankılanan o bestenin nağmesini, boşuna duymamışımdır.

 Ve sol taraftaki dükkandan duyduğum o şarkı, benim de sol yanımı bir şekilde sızlatmıştır.

Kalın bir kitabın, bilmem kaçıncı sayfasında rastladığım o sözü de, boşuna okumamışımdır.  Zira fikrimde bir kıvılcımın yanmasının geri sayımı artık başlamıştır.

Dün gece bir kutu dolusu defterlerime gitti elim. Bazıları yıllar öncesinden kalma , bazısı ise şimdiki zamana  ait.

 Onlarca kitaptan alıntısını yapıp, deftere kaydettiğim o cümleleri sizinle paylaşmaya karar verdim.

Bir başkasının kitabını okurken,  altı çizilmiş cümlelere rastlarsam şayet, yasa dışı iş yapan bir suçlunun duyduğu o korku ve heyecana benzer bir duyguya kapılanlardanım bende. 

Ama mutlaka daha bir iştahla okur, onun bakış açısıyla düşünürüm bir süre.  Ben de size bu hafta gazeteme ne yazsam diye pek düşünmeden halihazırla olan ama hazır bir hayli de yükselmişken altın değerinde olan birkaç cümle sunuyorum .

Buyurun lütfen

"Haydi hep iyiliklere koşun, yarışın" (Bakara Süresi )

"Kalp çatlıyor ve muhatap makamında kimseyi bulamadığımızda başlıyor kıyamet"  Nazan Bekiroğlu

"Neden bir mana arıyorsunuz ki? Hayat bir tutkudur mana değil" Charlie Chaplin

 "Senin kendi yolun var, benim kendi yolum. Tek ve doğru yola gelince, öyle bir şey yok" Nietzsche

 "Egoyu sadece aşk yener" Zülfü Livaneli

"Yenileceğinden korkan, daima yenilir" Yıldırım Bayezid

 " Çaresizlik nedir bilir misin? Kalbinin kanatlanıp gittiği yere, bedeninin gidememesidir." Şems-i Tebrizi

" Aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı, daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi"  Shakespeare

"Düşüncelerinizin kalitesi yükseldikçe, yaşam kaliteniz de yükselir" Tanrılar Okulu

"Her ne ararsan, kendinde ara"  Bektaş-i  Veli

"Güzel ve ince şeyler düşünmek aklın zarafetidir" La Rochefoucauld

"Bir hayat yetmez büyümeye" Sezen Aksu

"Aradığın seni arayandır" Mevlana

 "Her şeyi olabildiğince sade yapın ama basit değil" Einstein

"Aklım kesiyorsa ve yüreğim inanıyorsa, başarabilirim." Muhammed Ali

"Birisi tarafından delice sevilmek güç verir, birini delice sevmekse cesaret." Lao Tzu

 "Girmekten korktuğunuz mağara, aradığınız hazineyi barındırır." Joseph Campbell

"Kadın hak ettiği yaştadır" Coco Chanel