Nerde hareket orda bereket!

Seçil Semiz Özcan 21 Mayıs 2021 Cuma, 06:30

Bir yılı aşkındır süren korona virüs salgını nedeniyle, hayatlarımızı dört duvar arasına sığdırdık.

İş dışında gittiğimiz en uzak yerlerin fırın ve market olması sebebiyle, bu rutin ve asap bozucu kısır döngü içerisinde, adeta paslandık.

Demiri çürüten kendi pasıdır bilirsiniz.

İnsanı çürüten de bir başkası değil yalnızca kendi duygularıdır.

"Hareket etmezsen acı üzerinde birikir" düşüncesinden yola çıkarsak, durağanlığın, kaygıyı; tasayı, ruhsal acıları arttırmaktan başka bir işe yaramadığı gerçeği de gün gibi ortaya çıkacaktır.

Ben bir süredir farkındayım bu tuzağın.

Ne zaman her insanda olması gereken olağan stres seviyesinin altına düşsem,

 Zihnim hemen beni daha da hantallaştıracak mekanlara yönlendiriyor.

Ya sosyal medyada gerçek dışı hayatları seyretmem için artık bir tribün görevini üstlenen koltuklara,

Ya da, mümkünse en rahat olan yastıkla, saatlerce sürecek derin bir uyku çekmem için yatak odasına...

Ve verdiği komutlar hep aynı.

Yavaşla, ezberden yaşa, alışkanlıklarının dışına çıkma,

Bekle, gitme, yat uyu asla hareket etme!

Zihin tembelliği seviyor ve uyuşturan her şeyle ahbaplık kurmak istiyor.

Ama artık gelmiyorum bu oyuna!

Sırtıma binen çözümsüzlüklerin yönümü şaşırttığını fark ettiğim anda hemen kalkıp yürüyorum.

Baktım ki, muhatabına söylemeye lüzum görmediğim cümlelerin ağırlığı ile kamburlaşıyorum, kendimce uydurduğum bir koreografiyle tam o anda dans ediyorum.

Şaşırıyor zihin. Onu dinlemediğim, kurallarına uymadığım için biraz da yabancılaşıyor bana.

Ben hafifledikçe, ağrıya ve sancıya sebep olan tüm şeyler de ehemmiyetini kaybediyor.

Dağılıyor kara bulutlar ve bereketleniyor algılarım.

Ne demişler, hayatın büyük hedefi bilgi değil harekettir ve hareket etmek kelimelerden daha çok ses getirir.

O sevdiğimiz uzun ve güzel yolların başlangıcı, bugün atacağımız tek bir adıma bağlıdır.

Çekinmeden atın!

Hayat daima, her şeye rağmen yürüyenlerin yardımcısıdır.