Canım kızım Şiir'e...

Seçil Semiz Özcan 18 Haziran 2021 Cuma, 07:30

3 yıl önce bugün...

Sıcak bir Haziran akşamında, karnımdaki yolculuğunu tamamlayınca, kucağıma doğru bir adım atmıştın.

Bir damla sıvıdan büsbütün bir bedene dönüşerek, aslında o gün Tanrı'nın görünür olduğunu da kanıtlamıştın.

Ve üç yıl önceki o 18 Haziran günü, doğum- yıkımla sarsılarak yeni bir yapılanma sürecine giren sadece vücudum değildi.

O gün ve sonrasındaki günlerde eski ve sığ düşüncelerimin yerine geçecek yeni gerçekler de beni tamamen değiştirecekti.

Artık anneydim.

Tıpkı bir anne kedi, anne köpek ve bir anne kaplan gibi.

Tehlikeyi ve güvensizliği görmeme gerek kalmadan kokusundan anlayacak,yavrumun üzerinde dönen bir sineğe istemsizce düşman olacaktım.

Sütümün yetmeyişinin sebebi benim yeteneksizliğim sayılacak,

30 yıl önceki teknolojinin yetersizliği ile bugün kıyaslanarak,  "bizim zamanımızda hazır bez mi vardı belimiz kamburlaşıncaya kadar iş yapardık" denilerek sözüm ona  zorlanmaya hakkımın olmadığı kararına oy birliği ile varılacak,

Ve "Biz kaç tane çocuk büyüttük denilerek"  kendi bildiğim gibi yaşadığım anneliğim bir türlü beğeni kazanamayacaktı.

Onlar gibi olmalı ve başka yola sapmadan onların yürüdüğü yoldan yürümeliydim.

İstenilen buydu,itaat zorunluydu.

Ama dedim ya, artık anneydim.

Tıpkı bir anne kedi, anne köpek ve bir anne kaplan gibi, tehlikeyi görmeme gerek kalmaz artık kokusundan anlayabilirdim.

Ve en nihayetinde oyuna gelmedim.  Kulaktan kulağa yayılan sözüm ona annelik kaidelerini duymazdan geldim.

Küçücük ama özgür bedeninin içersinde kundaksız paketsiz, şiirlerle; şarkılarla, evin içinde patlattığımız kahkahalarla,

Aman kirlenmesin aman kırılmasın nidaları olmadan, dağınık ve pasaklı bir evde ama babanın bize her hafta aldığı taze çiçek kokuları içinde,

Kız çocuğu prensesler gibi allı pullu kıyafetlerle olmalı anlayışından uzakta, rahat oynayabil ve gönlünce kirlet diye en uyumsuz ama en rahat t- şört ve şortlarınla,

Barbie'lerle değil envai çeşit kitap ve oyuncak arabalarla,

Ve onca rengin içerisinde kız çocuklarına sadece pembeyi layık gören sistemin dışına çıkarak tüm renklerin ve özellikle de mavinin koynunda,

İki kedimiz ve onların bolca dökülen tüyleri arasında düşe kalka bugün 3 yaşına girdin bebeğim.

Sana deli olan bir babanın ve hayattakizeka-başarı anlayışı önce mutlu bir insan olmak olan

Ve tamam kabul ediyorum biraz da  (sadece yakından tanıyanların) deli olduğunu bildiği bu annenin kızısın sen.

Kendi eksenindeki uyumunla ve o rengarenk ruhunla seni büyürken izlemek Tanrı'nın bana layık gördüğü en güzel hediye olmalı.

Bu hayat senin kızım. Benden bir parça ama benden tamamen bağımsızsın.

Benim bildiklerimi değil kendi yazacağın kitabı gönlünce yaşa!

Bunu bilir, bunu söyler gözlerinden de öperim.

İyi ki doğdun Şiir'im.