Aynaya bakarken söylediklerim ...

Seçil Semiz Özcan 28 Mayıs 2021 Cuma, 06:30

Bir!

Hayat yolunda her şey mubah!

Baştan söyleyeyim de küsmece darılmaca olmasın.

İki!

Bu yolda düşeceksin de, kanayacaksın da, yanacaksın da.

Kah gizli gizli, kah ulu orta!

Yürünülen yolların, lütfuna da kahrına da başım üstüne diyemeyenlerdensen, kusura bakma da sen de o korkaklar ordusunun bir neferi olduğunu bal gibi kabul edeceksin.

Envai çeşit tatların olduğu dünyanın menüsünden sadece şekerlileri  istemek, bir tercih meselesi olsa da; acının, ekşinin, tuzlunun tadına bakmadan, hakikatin lezzetine varılamayacağını bileceksin. 

Üç!

Her şeyin bir nedeninin olduğu,

Hiçbir şeyin boşuna yaşanmadığı,

Tüm sancıların bir doğumun habercisi olduğu bilinciyle yaşayacaksın.

Algıların sonuna kadar açık, sezgilerin de daima ön planda olacak.

Evrenin insanla gün içinde görünmez bir alışveriş içinde olduğunu hiç unutmayacaksın.

Kem söz söyleyenin gün sonunda cebinde birikenler diken olurken, tatlı söz sarf edenin de cebi hep bereketli olacak.

Ve sen insanların bu hayatta yalnızca biriktirdikleriyle yaşadığı gerçeğine böylelikle şahit olacaksın.

Dört!

Canın yandığında, ateşten bir alev topunun haftalarca yüreğinde sektiği zamanlar yaşadığında,

O topu gün gelip de acının kaynağına, yani üzülmene sebep olduğunu düşündüğün insanlara pas atacağın günü  iple çekmeyeceksin.

 Bağrında misafir olan o ateşin,  giderken sana miras olarak bırakacağı bilgeliğin, açılması zor tüm kapıların anahtarı olduğunu bir gün göreceksin.

Ve beş!

Kendinle yatağa küs girmeyeceksin.

Yaralarına merhem sürecek bir el olmadığında, buzunu da ilacını da kendin hazırlayacaksın.

Ağrıyan yerlerini eğilip öpmekten de, kendi gövdeni sarmaktan da gocunmayacaksın.

Kendine olan bağın incelse de, oturup yeniden bağlayacaksın.

Ve işte o zaman... Her daim hayranı olduğun o ağaçların, böylesine güçlü, kudretli ve görkemli oluşlarının sebebinin, şiddetli fırtınalarla olan mücadelelerinde pes etmeyişlerinin, vazgeçmeyişlerinin olduğunu anlayacaksın...