Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o da onlardandır!

Recai Albay 04 Haziran 2021 Cuma, 07:30

"Hiç şüphe yoktur ki sizler de sizlerden evvelki ümmetlerin tutmuş olduğu yolu tutacaksınız. Onların izini karış karış, arşın arşın takip edeceksiniz. Bu uysallıkta o kadar aşırıya varacaksınız ki; onlar bir kertenkele deliğine girmiş olsalar siz de arkalarından gireceksiniz".

"Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o da onlardandır."

Ülkemizde son yıllarda kamuoyunu meşgul eden olaylara, davranışlara, ortaya konulan tepkilere baktığımızda, hakikaten nereden nereye savrulduğumuzu görmek mümkün. Öyle bir konuma savrulduk ki; gidilen yolun yanlış olduğunu, hata yapıldığını, bir Müslüman toplumunda bu davranışların "örf ve adetlerimizle, kültürümüzle" bağdaşmadığını söylediğinizde, maalesef hep bir ağızdan müsamere oyunu gibi, tepkilere maruz kalıyorsunuz.

Binaenaleyh yakın mazimize baktığımızda, bu ülkede hâkim olan bir güruhun, her daim baskın, farklı söz ve düşünce ve fikirlere (islami) ifade ve hayat hakkını tanımadığını, ülkenin "resmi ideolojisinin" arkasına sığınarak, mahalle baskısını oluşturupkorku ve tehdit iklimini hakim kıldığını görüyoruz. Bütün bunları yaparken de "sosyal medya"ve "harici ecnebi güçleri" de yanına alarak, adeta ülkemizi "Afrika kabile ve aşiret anlayışı" görünümüne çevirdiği bir "zorbalıkla" karşı karşıyayız.

Bakalım bu cendere ne zaman, nasıl kalkacak?Akıl ne zaman kopacak? Ülke bu kurtarıcılardan (!) ne zaman kurtulacak?

Yine de ümitvarız! Her şeyin takdir edilmiş bir ömrü vardır.

*     *             *             *             *             *             *             *             * 

"Doğum günü kutlamakta ne var ki Canım? Mum üflemiyoruz. Sadece kutluyoruz. Mesaj yazıyoruz, sözlü ifade ediyoruz. Eh bir de arada bir pasta yapıp, hediyelerde alıyoruz."_ 

*Fazla uzatmayacağım sözü; doğum günü kutlaması kimlerin kültürlerinde bulunan, kimlerin kültürlerine ait olan bir uygulamadır? Ya da bu âdeti kimler uygular?* 

-El Cevap? 

Aslında çok iyi biliyoruz bu sorunun cevabını?! Genelde Amerikan filmleri ile büyüdüğümüz için bu sorunun cevabını bulmakta zorlanmayacağımızı düşünüyorum. En azından TV izleyen herkesin bildiği bir gerçek. 

Her gün her namazda okuduğumuz ve hemen hemen birçoğumuzun da bildiği bir suredir *Fatiha* suresi. Peki, ne diyor bu sure? Neden bu kadar ısrarla okunuyor? 

*"Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil."*﴾Fatiha, 6-7﴿ 

Gazaba Uğrayanlar ve Sapıklar. 

-Kim peki bu Gazaba Uğrayan ve Sapık Olanlar?_ 

Allah RasulüSallallahu Aleyhi ve Sellem Şöyle Cevap veriyor bu soruyu soran Sahabeye: 

_*"Yahudiler Allah'ın gazabına uğrayanlardır. Hıristiyanlar ise sapık olanlardır."*_ (Müsned, IV, 378; Tirmizî, "Tefsîr", 2)

Her gün, her vakit ve her rekâtta Allah'tan doğru yolu isterken öte yandan da bunlardan olmamak; bunlara benzememek için niyazda bulunan bizleriz değil mi?! Öyle ya; daha Kitab'ın başında onlara benzememek için Allah'a niyazda bulunarak başlıyoruz. 

Şimdi şu hadis-i şerifi bir kez daha hatırlayalım: 

_*"Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o da onlardandır."*_ (EbûDâvud, Libâs, 4/4031)

-Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?_ sözü çok sevdiğim bir sözdür. Genelde bir kimsenin söz ile davranışı birbirini tutmadığı, çeliştiği zaman, bunu belirtmek üzere söylenir. Bu sözle yetineceğim şimdilik. Aklı olan herkesin terazide az buçuk tartacağı şeyleri söylüyorum çünkü. Ama mesele söylemek değil. Terazinin kefesinde neyin ağır basacağı gerçeği.