Hava Durumu

Her ağlamanın sonu gülmektir!

Yazının Giriş Tarihi: 28.07.2023 06:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.07.2023 16:54

Farkında mısınız, günlük aktüel, magazinsel ve husussan siyasetin merakaver/yalan, fakat cazip haberleri ömrümüzü bitip tükettiriyor, günümüzü doldurup heba ediyor.

Enteresandır ki, ömrümüzü adeta ‘buz parçasının erimesi’ gibi tüketirken; bir anlığına bile olsa, düşünmemize fırsat dahi vermiyor. Bunu hepimiz hergün yaşamaktayız. Çarşıda, kahvede, pazarda, lokalde, sohbette, cami bahçelerinde, arkadaş buluşmalarında, dost ziyaretlerinde velhasıl hayatın tüm safhalarında bu sahnelere şahit olmaktayız. Adeta sert ve haşin bir akıntıya takılan  kütük gibi son nefesimize doğru gidiyoruz. Bu hay-huylar içinde zaman zaman dostların “ölüm” haberiyle bir anlığına irkiliyor, gerçeği hissediyoruz; lakin o da kısa bir süreliğine (kibrit alevi gibi).Sonra, tekrar aynı politik,seküler koroya tekrar dahil olup zevale doğru akmaya devam ediyoruz. Rabbim bu ahirzamanın en dehşetli fesat/fitnesinden bizleri bilhassa “kemalisteğitim ile uyuşturulan çocuklarımızı”  uyandırıp, korusun.

Mevlana hazretleri bir beytinde; “Allah, bize yardım etmesini irade eyleyince, kalbimizi niyaz ve tazarru tarafına meylettirir”, diyor. Tabii ki bunun için kesret aleminden vahdet alemine dönmek gerek. Kişinin enfusi dünyasına rücu edip, hakikati yani akibetini görmesi şarttır.

Ey Hunik çeşmî ki an giryan-ı ost,

Ey Hümayun dil ki an biryan-ı ost.

“ Onun için, ağlayan göze ne mutlu! onun için tutuşup yanan kalbe ne saadet!”.  Bir göz, Allah için ağlarsa, lütfî İlahi ile bir gün yaşı diner. Bir gönül, Allah için tutuşur ve yanarsa onun fazl u keremi ile ateşi söner.

Ahir-i her girye, aHir hande ist,

Merd-i âHir bin, mübarek bende ist.

 Ve devamla; “Nihayet her ağlamanın sonu gülmektir. Binaenaleyh akibeti gören, ne mübarek bir kuldur”, diyor. Kişinin gözlerindeki perdeyi kaldırıp şöyle bir sahneye çıkarıyor, hakikati gösteriyor:

Dünya bir tebeddül ve inkılab alemidir. Şimşek çakar, gök gürler, yağmur yağar, seller akar. Fakat birdenbire bulutlar sıyrılır, hava açılır, güneş meydana çıkar, dünyanın yüzü güler. Afaki olan şu hallerin vukua geldiği nasıl görülüyorsa, enfuside, yani iç dünyanda da olması muhal değildir. İnsanın bir kederi olur, canı sıkılır, yüreği daralır, gözünden yaşlar akar. Lakin Allah’ın lütfuyla tecelli değişir, celali cemale dönüşür, biraz evvel ağlayan kişi, o tecelli tesiriyle, gülmeye başlar. Bu nedenle, insan müteessir olduğu zamanlar ümitsizliğe, yeise kapılmamalıdır.

Evet yeis, Allah’ın rahmetinden ümidi kesmektir. Allah’ın muhavvilülahval (halleri değiştiren/dönüştüren) olduğunu hatırlamalıyız. Ve hakkın gelecek lütfunu herzaman beklemek gerek.

Her küca âb-i revan sebze şeved,

Her küca eşk-i revan rahmet şeved.

Nerede akar su varsa, orada yeşillik olur; Nerede göz yaşı varsa orada merhamet olur.

Hasıl-ı kelam; Mevlana; “Ruhunun etrafında manevi güzellikler, bahçeler oluşmasını istersen Allah’a tazarru ve niyaz ederek gözyaşı akıt. Bostan dolabının etrafına taravet veren Allah, senin can bahçeni de kuru bırakmaz”, diyor. Öyleyse, şu yoğun sosyal hayatın akıntısından sıyrılıp kendi gerçek hayatımıza dönmeliyiz. Zira en büyük gerçek; ölüm hakikatidir.

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.