Hedef 2023 ise...!

Recai Albay 10 Eylül 2021 Cuma, 07:30

Hükümetin sık sık vurguladığı ve kamuoyuna şaşaa ile duyurduğu eğer hedef 2023 ise;

Evvela; 1923'te yapıldığı gibi, yeni bir neslin, nesl-i cedidin temelini atmak gerekiyor.

Saniyen; Bu hedefe ulaşmak için de derhal ve acilen MAARİF'te fabrika ayarlarına dönmek lazım.

200 yıldan beri Modernizim, Asrilik, Batıcılık, Medeniyet, Uygarlık, Çağdaşlık..vs. adına uydurulan ve bugüne kadar da bu topraklarda beynelmilel çapta bir ürün verememiş, sadece ve sadece azınlık bir kesimin "metazorik baskısıyla" dayatılan bir eğitimin yerine MAARİFTE artık kendi;

a)Bin yıllık süzgecinden süzülen "Öz değerlerimizi" ana omurga olarak eğitim tedrisatının merkezine almak,

b) Batı "bilim ve teknolojisini" de bu EĞİTİMİN üstüne bina etmek ve böylece her ikisini mezc ederek yani birlikte vererek bu hedef mümkün olabilir.

Bu hamleleri (bana göre inkılabı) yapmadan, harcanan bütün çabalar; Tanzimat'ın ve cumhuriyetin ilk yıllarında yapıldığı gibi "slogan, vecize, nutuk ve şiirlerle" uyutulan bir toplumun, foyası ortaya çıktığında Sihirbazın taktik değiştirerek bir başka numaraya geçmesi ve bir müddet daha oyalama taktiğini yürütmesinden başka bir şeyi netice vermez. Beyhude bir uğraş olur. Nitekim böyle olduğu Türk Eğitim Sisteminin bugünkü halinden anlamak mümkün. Bunda artık inat etmenin, zorlamanın, ülkenin enerjisini, potansiyelini, ekonomisini boşa harcamanın gereği yok. Böyle bir eğitim ağacından ürün alamazsınız. İki kere iki dört eder.

Esasen karar vericiler de bunun böyle olduğunu biliyor; lakin cesurca bir adım atmaktan şimdilik çekiniyorlar. Belki de kendilerine göre bir zamanlamayı bekliyorlar. Bu politik düşünce hem doğru olabilir hem de yanlış olabilir.

Değişim ve kabuğu yırtmak kolay değildir. Bu ülkede 200 yılı aşkındır batı zihniyeti ve ahlakı, medeniyet diye çocuklarımıza enjekte edildi, ediliyor. Bakınız M. Akif Ersoy'un yüz yıl önceki makale ve vaazlarında bile EĞİTİMDEKİ bu körlüğe dikkat çekilmiştir. Aradan bir asır daha geçti, Akif'in bu endişesini giderecek "olumlu, öze dönüş" hususunda hiçbir adım atılmadı. Hala çocuklarımız aldıkları bu eğitim sayesinde "deist, ateist, totemist ve egoist" yetişiyorlar. Düşünün siz, kendi çocuğunuza dikte edilen arzu etmediğiniz, istemediğiniz bir eğitimi reddetmek hakkına Veli olarak sahip değilsiniz. Alternatif bir eğitime de tek adam rejimi müsaade etmiyor. Bir bardak suda fırtına koparıyorlar.

Şunu ifade etmeliyim ki; Geçen her gün, bu ülkede şimdiki hükümetin aleyhine bir oy daha ilave ediliyor ve böylece kendi eliyle "muhalefete" çalıştığının farkında bile değil hükümet. Bir tarafta yaklaşan seçimlerde tekrar halkın teveccühüne sahip olmak, kredisini en iyi şekilde kullanmak için "ekonomi ve savunma sanayii alanında" devasa adımlar atacak ve atılımlar yapacaksınız; diğer taraftan da kendi elinizle eğittiğiniz insanı "muhalefete" armağan edeceksiniz.

Herhalde dünyada ahmaklılık ve gafletin bundan daha güzel bir örneği yoktur.

Evet, evet! Bugünden tezi yok; yeni Maarif Bakanı bu milletin bin yıllık imbikten süzüle süzüle gelen "değerler ve inanç eğitimini" ana omurgaya yerleştirmelidir. Biz, millet olarak hükümetten bunu bekliyoruz. DERHAL, HEMEN, BU EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA.