Azerbaycan olayındaki ilahi mesaj!

Recai Albay 23 Ekim 2020 Cuma, 07:30

Bugünlerde Azerbaycan-Ermenistan çatışmasından gelen zafer haberleri, sanırım samimi bütün Müslümanların sevinç gözyaşlarına yol açmıştır. Çünkü asırları aşkın uzun yıllardır, girdiğimiz her cephede hep mağlubiyet ve toprak kaybettiğimiz haberlerini alıyor, kahroluyorduk.

-Peki, ne oldu da, durum tersine döndü?

Bunun cevabını biz değil, Rabbimiz veriyor:

"Hepiniz birden Allah'ın ipine, dinine sarılınız; yani ahkâm-ı Kur'aniyeden ayrılmayınız. Sakın tefrikaya düşmeyiniz; sonra mahv olursunuz. Allah'ın üzerinizdeki nimetlerini hatırınıza getiriniz. Biliyorsunuz ya: Hani aranızda çekişmeler, ihtilaflar vardı, birbirinize düşman idiniz; İslâm sayesinde Cenab-ı Hak kalblerinizi birleştirdi; kardeş oldunuz... Hani ta cehennem uçurumunun kenarına kadar gelmiştiniz. Allah sizi oradan kurtardı..." (âl-i İmran 103)

Bakınız! Avrupalılar almak istedikleri ve müstemleke boyunduruğu vurmak istedikleri memleketin ahalisi arasına, evvelâ tefrika sokarlar, senelerce milleti birbiriyle boğuştururlar. Sersem ahali bu suretle yorgun düştükten sonra gelip çullanırlar. Arabistan'da, Cezayir'de, İran'da, Türkiye'de ve diğer İslâm ülkelerinde hep böyle yapıyorlar. Osmanlıyı, Endülüs'ü böyle ortadan kaldırdılar.

Belgesellerde seyrediyoruz ya; iki geyik, boynuz boynuza amansız bir çatışmaya girer, aslan ise pusudadır ve yavaş yavaş yaklaşır; sonunda tam fırsatını yakalar yakalamaz, o kahredici pençesini indirir. İşte Avrupa'nın islâm ülkelerine vurduğu felç edici pençe/zehir böyledir; evvela; ülkeye demokrasi savunuculuğuyla tefrika ve particilik zehrini enjekte eder; sonra felç ettiği ve uyuşturduğu uzuvların birbiriyle düşmanca boğuşmasını alevlendirip, bütün enerjilerini bitirdikten sonra, bitap düşmüş ülkeye bir kâbus gibi çökerler.

Afrika'nın içine düştüğü acınası hal bizim gözümüzü açmadı, bari; D. Akdeniz'deki çakal sürüsü gibi birleşip saldırmaları; Irak, Libya ve Suriye petrollerine göz dikmeleri, en son Azerbaycan'da Ermenistan maşasını kullanmaya kalkışmaları ve tüm bu saldırgan ve vahşi davranışlarından geleceğimiz ve bekamız adına ders çıkarmalıyız. Ayetteki ilahi ikaz kulağımıza küpe olmalıdır.

Bakınız, sadece bir Türkiye'nin Suriye'de, Libya'da, Katar'da ve Azerbaycan'da bana ne demeyip, kardeşlerinin yanında yer almasının sonuçlarını ve meyvelerini gördük, görüyoruz. Bir de diğer islâm ülkeleri de aynı cesareti ve kararlılığı gösterip bir arada kenetlenebilseler; nasıl bir güç ve kuvvet oluştuğunu söylemeye bile gerek yok!

Bunun için Allah, bize, Hz. Peygamber'den önce birbiriyle vuruşan iki kardeş kabileleri örnek olarak veriyor:

 "Evs ile Hazrec kabileleri" arasında tam yüz yirmi sene, "ölüm ve katliamlar" vuku buldu. Hicaz ahalisi mezbaha haline gelmişti. Yahudiler ise; bu kargaşadan, kavgadan, nizadan istifade ederek ve devam ettirerek Arapların üzerinde hâkimiyetlerini sürdürdüler. Ne vakit ki, İslam geldi; nifakı, şikakı, düşmanlığı kaldırdı. Onları kardeş ilan etti ve bunun sonucunda da muhteşem "asr-ı saadet ve devr-i İslamiyet, sulh-u selamet" yaşandı. Beşeriyet gerçek huzuru ve saadeti gördü ve birçok küffar beldeleri ve vatandaşları kendiliğinden islama girdi, her iki dünyasını da kurtardı.

Ezcümle; Sadece Azerbaycan olayındaki Türk- Azeri dayanışmasından, ittifakından alınacak nice İlahi dersler ve mesajlar vardır, değil mi?