Avrupa'nın bitmeyen İslam kini! (Tarih tekerrür ediyor)

Recai Albay 20 Kasım 2020 Cuma, 06:30

Zaman zaman yazılarımızda Akif'in "vaaz ve hutbelerinin" MEB tarafından okullarımızda, bilhassa imam hatiplerde ders olarak okutulması gerektiğini hem 'tarih bilinci' hem de 'inanç ve kültür birliği' açısından elzem olduğunu söyleyip duruyoruz. Zaten tarih tekerrür ediyor; çünkü ders ve ibret almıyoruz.

Bundan iki-üç asır önce bu coğrafyada hangi oyunlar oynanmışsa bugünün Türkiye'sinde de aynı oyunlar sahneleniyor. Avrupa ve Amerika (Yeryüzündeki terörü besleyen devletler) güdümlü "teşekküller" bitmez-tükenmez bir 'İslam Düşmanlığı' ile bu coğrafyayı kana ve vahşete boğuyorlar; hem de adalet ve tarafsızlık adına. Bu kahredici baskıdan ve zelil yaşamdan kurtulmanın tek çaresi; oyunun farkına varmak, bu tuzağı görmekten geçer. Bunun için içte birliği, dayanışmayı, bütünleşmeyi sağlamak zorundayız.

İNGİLİZ SİYASETİ

1920'lerde M. Akif, Kastamonu'da verdiği vaazında, Hintli âlim ile aralarında geçen bir sohbette, tehlikeye onun ağzından şöyle dikkat çekiyor:

"Ben Hintliyim. Yirmi otuz seneden beri bu heriflerin (İngiliz) siyasetlerini, hilelerini, mefsedetlerini günü gününe, yeri yerine takip ediyorum. size şimdi asıl ihtar etmek istediği bir nokta vardır ki o da şudur:

"Alem-i İslam'ın elini, kolunu bağlamak, yani sizin istiklalinize, hilafetinize, saltanatınıza son vermek için İngiltere Hükümeti doğrudan doğruya cebire, şiddete, savaşa müracaat etmeyecektir. Bir taraftan memleketinizde bitmez tükenmez nifaklar, fesatlar, isyanlar, katliamlar çıkartacak; diğer taraftan etrafınızdaki hükümetleri sizin aleyhinize kaldırarak kanınızı, iliğinizi kurutmak isteyecektir. Dört beş aydan beridir, içinizde dolaşıyorum. Halinizi dikkatlice tetkik ediyorum. Türlü isimler, türlü şekiller altında meydan almaya başlayan birçok tefrika esbabı görüyorum ki bunların hepsinde İngiliz parmağını hissediyorum. Dünyada bağımsızlığına sahip bir İslam Hükümeti var ki o da sizsiniz. Aman aranızdaki vahdeti (birliği) sarsacak en ufak bir harekete bile meydan vermeyiniz. Sonra bütün Müslümanların akıbeti pek vahim olur. Hindistan'a gelseniz de birkaç yüz milyon halkın halini görseniz o zaman İngiliz siyasetinin mahiyetini anlar, beni tasdik edersiniz. Müslümanları Mecusilere, Mecusileri Müslümanlara, Şiileri Sünnilere, Sünnileri Şiilere, ahaliyi hakimlere, hâkimleri ahaliye düşürmekten bir dakika boş kalmayan "İngiliz Fesadı" kadar korkunç bir şey olamaz..."

Yukarıda bir parçasını alıntıladığım vaazında Akif, bizi kültürümüze sahip çıkarak ancak düşmanlardan gelecek oyun ve tuzakları bozabilecek bir kudret sahibi olabileceğimizi ifade ve ihtar ediyor. Bugünlerde Reis-i Cumhur RTE'nin, MEB'de büyük bir reforma acilen ihtiyacımız vardır, derken aynı noktaya dikkat çektiğini yeniden hatırlatıyor ve Sayın Milli Eğitim Bakanımızdan da gereğinin yapılmasını vatandaş olarak bekliyoruz.