Bir zürafanın hikâyesi

Psk.Elif Özdemir 27 Ekim 2020 Salı, 06:30

Bir küçük zürafanın hikâyesini anlatıyordu okuduğum çocuk kitabı. Küçük zürafa da diğer hayvanlar gibi göçmen kuşları izlemek istiyordu. Ama maalesef izleyemiyordu. Çünkü yüksek boylu ağaçlar zürafanın göçmen kuşları izlemesine engel oluyordu.

Bir karga geldi sonra. Zürafaya yardım etmek istiyordu. "Kuşları izlemek istiyorsan uçmalısın." dedi karga. Ve zürafa için tüy topladı diğer kuşların dökülen kanatlarından. Zürafanın vücuduna yapıştırdı. Zürafa uçmayı denedi ama uçamadı.

Sonra kurbağa geldi. O da karga gibi yardım etmek istedi minik zürafaya. "Gökyüzünü izlemek istersen şuradaki kayalığa çıkmalısın. Bunun için de zıp zıp zıplamalısın." dedi kurbağa. Ama minik zürafa zıplayamadı. Yere düşüp yuvarlandı.

Düşen zürafayı gören sincap koşa koşa yanına geldi. "Gökyüzünü görmek istersen bir ağaca çıkmalısın." dedi sincap. Ama küçük zürafa ağaca tırmanamadı.

Maymun geldi arkasından: "Ağaca öyle değil, böyle tırmanılır." dedi. Kuyruğunu ağaca dolaması gerektiğini söyledi. Zürafa ağaca çıkamadı. Ağaca çıkmak yerine düştü, öylece kalakaldı.

Ne yapsa olmuyordu. Küçük zürafa göçmen kuşları bir türlü izleyemiyordu.

Zaman geçti. Bir gün yine ormanın üzerinden geçecek olan göçmen kuşlarını izlemek için sincap ve maymun ağaca tırmandı, karga uçtu ağacın en tepesine kondu, kurbağa da zıpladı kayalığın üstüne oturdu. Zürafa boynunu uzattı yukarıya doğru. İşte şimdi olmuştu. Göçmen kuşları doyasıya izledi zürafa. Zaman geçmişti ve boyu uzamıştı zürafanın. Kanada da zıplamaya da ağaca tırmanmaya da ihtiyacı kalmamıştı.

Hani diyoruz ya hep çocuklarımız için kardeşini kıskanıyor, koltuktan koltuğa zıplıyor yerine hiç oturmuyor, her söylediğime "hayır" diyor, kakasını altına yapmaya devam ediyor. Ve bunun gibi bir sürü dertten yakınıyoruz ebeveynler olarak. Ve çözüm arayışına giriyoruz arkasından doğal olarak. Her önümüze gelen yöntemi uygulayıp sonuç almaya çalışıyoruz. Yöntemlerimiz işe yaramadığıyla kalmıyor bir de sorunun içinde çırpındıkça boğuluyoruz. Çıkmaz sokaklarda kaybolmuş gibi bir sağa bir sola koşuyoruz.

İşte tam da böyle zamanlarda gelsin bu küçük zürafa aklımıza. Bazen hiçbir şey yapmamamız sadece sabırla o zamanın gelip geçmesini beklememiz yeterli oluyor problemlerin çözümü için. Sonra o zamanları geçiveriyor çocuklarımızın.