İyice paronayak olduk

Nagihan Er 21 Kasım 2020 Cumartesi, 06:30

Ne olacak bu bizim halimiz.

Aynı anlatılan kıyamet ehli gibi ana çocuğundan çocuk ana babasından kaçar oldu. Komşunun zilini çalamaz olduk. Ne kimseyle oturup muhabbet edebildiğimiz var ne kimseyi görecek gözümüz.

Her şeyi düşünür olduk, oraya değdim mi? Şuraya dokundum mu? Bunda bir şey var mıdır, şu iyi midir?

Küçük bir boğaz ağrısına ortalığı ayağa kaldırır olduk. Sırtım mı ağrıyor, acaba burnum mu tıkalı? Korona da burun tıkanıklığı var mıydı?

Bir öksürsek eyvahlanıyoruz. Ellerimi iyi yıkadım mı?

Dezenfektan mı iyi, kolonya mı? Anneme gidip görsem mi iyi, hiç uğramasam mı?

Vitamin lazım, bağışıklık lazım. Eee bu yüzden güneş görmek lazım. Ama çocuğu dışarı çıkarsam da güneş görse mi iyi yoksa hiç risk almayıp eve kapansak mı iyi?

Vitamin hapları satışları şu günlerde rekor kırıyor.

Özellikle D vitamini.

D vitamini en çok da güneş de var . Ee dışarı çıkmayın diyorlar ama bir yandan da D vitamini lazım diyorlar. Gel de manyağa dönme.

Bilmiyorum ki hası varken hap ile ne kadar vitamin alınabilir. Bu şey gibi tazesi var ama sen konserve ye gibi bir şey.

Ne yapacağını şaşırıyor insan. Hangisi iyi hangisi kötü birbirine girdi.

Dışarı çıkıyoruz güneş banyosu yapmaya ama eve gelince vicdan azabı başlıyor. Acaba bir yerden bir şey kaptık mı? Çocuğa ne kadar engel olabiliyor ki insan. Oynarken ona bir şey olur mu?

'Oraya dokunma oğlum, şuraya değme çocuğum, orası pis olmuş elleme. Şurada abiler ablalar var yaklaşma.'

Elimde bir fısfıs nereye değse peşindeyim. O da alıştı garibim artık hiç itiraz bile etmiyor. Ee bu kadar korunmak da bünyeye zarar diyorlar.

Biri öyle diyor öbürü başka diyor kimsenin de çok da bir şey bildiği yok. Biz gariplerde ne denirse yapma derdinde perişan durumdayız.

Evler buram buram çamaşır suyu kokuyor artık. Paronayadan her yeri buladık çamaşır suyu ve deterjana. Bundan çok kısa süre öncede çamaşır suyunun zararlarını konuşur olmuştuk. Artık sözde doğal zararsız maddelerle temizlik yapacaktık. O kadar zararlıydı ki bunlar kısırlıktan, nefes darlığına hücre ölümünden, zeka geriliğine kadar bin bir türlü hastalığa davetiye çıkarıyordu. Derken korona başladı. Başlamasıyla çamaşır suyu öldürür dediler bu illeti. Evlerinizi her daim dezenfekte edin, dendi. En çok etkinin de çamaşır suyunda olduğu söylendi tabi.

Ve bir anda ışık hızıyla hepimiz kurtulmak istediğimiz çamaşır suyuna geri döndük. Bir ara bende eve sokmayanlardandım. Şimdi almayacağım desem de ne olur olmaz demekten bende almaya başladım. İçim rahat etmiyor acaba demekten. Anlayacağınız ne iyi kaldı ne kötü. Hepsi birbirine girdi. Şu an yaptıklarımız sağlıklı mı iyi mi onu bile bilmeden yapıyoruz. Bari yağmurdan kaçarken doluya tutulmasak...