Ee her şeyin bir sınırı var

Nagihan Er 17 Ekim 2020 Cumartesi, 07:30

Ne âlâ dünya burası böyle be!

Kimin elindeyse para, güç onun borusu ötüyor. Ötmekle de kalmıyor kimi isterse onunla oynuyor. İşi bitince de atıyor.

Kimi isterse haklı ilan ediyor, kimden hoşlanmazsa linç ettiriyor. O ne yaparsa haklı oluyor kesse de biçse de ses çıkarttırmıyor.

Dünya böyle işliyor...

Baksan bir sıkımlık adamlarla uğraşıyoruz. Biri ateşkes ilan edilir inadına gelip bombalar. Biri kendisi sahalarda değil ama çıkıp yalan haber yapar. Avrupa'nın gözünü boyar, galeyana getirmeye çalışır. Biri zaten köpek gibi hiç susmaz habire boş boş havlar. Marifet onlarda mı yoksa arkasına saklanıp onları kukla yapanlarda mı?

Ne yaparsan yap, ne kadar uğraşırsan uğraş illa da iyileştirici olacağım uzlaştırıcı olacağım diye canın çıksın ama nafile oluyor işte bazen.

Ne yaparsan yap hep sana gözleri kapalı oluyor dünyanın. Var bir alıp veremedikleri...

Dişimizi sıkıyoruz zor dayanıyoruz balon gibi sinirden, stresten, sıkıntıdan gitgide şişiyoruz. Az kaldı patlayacağız ama hala dayanıyoruz. Hâlâ istikrarlı bir şekilde anlatmaya, uzlaşmaya ortak yol bulmaya çalışıyoruz. Ama olmuyor da olmuyor zaten bu zamana kadar da olmamıştı yine olmuyor.

Biz adil olmaya çalıştıkça sanki inadına cani gösteriyorlar. Sen orta yol bulacağım diyorsun onlar işi yokuşa sürüyorsun diyorlar. Sen barış olsun canlar yanmasın diyorsun onlar inadına savaş diyor.

Sen düşman dahi olsa insan muamelesi yapıyorsun, onlar katliam yapıyorsun diyorlar.

Adam gibi çıkıp kanıt gösteriyorsun, belge sunuyorsun, adını aka çıkarıyorsun nedir diye bakmaya dahi tenezzül etmiyorlar.

Biz ılımlı oldukça tepemize tepemize çıkmaya çalışıyorlar. Nazik davrandıkça aptal muamelesi yapıyorlar. Gelin uzlaşalım dedikçe yüzümüze gülüyorlar.  Gözümüzün içine baka baka iş çeviriyorlar utanmadan.

Ortaya çıkanda yok ha... Meydan da kimse yok kuklalardan başka. İşte dedim ya onlarında bir sıkımlık canları var Biz de onları kâle almıyoruz. İstiyoruz ki karşımıza şöyle yaraşır biri çıksın.

Ne gelen var ne giden. Anca kaçak dövüş. Vallahi onu da biz bilmiyoruz. Oyun alanı yaptılar koskoca coğrafyayı. Hayaletlerle uğraşmaktan sıkıldık inan olsun. Bakalım bizim de sabır taşı taşmak üzere. Artık sonu ne olur hep birlikte izleyip göreceğiz.

Muhtemelen kafada tektük sağlam kalan tahtaları da bir kenara fırlatıp gelişine girişeceğiz gibi gözüküyor. Çünkü bu kadar sabır hiç de hayra alamet değil.