Asıl suçlular biziz!

Nagihan Er 27 Haziran 2020 Cumartesi, 07:30

Bazen diyorum ki kendi halinde insanlarız öyle pek kimseye zararımız dokunmaz, halktanız sonuçta büyük büyük hesaplarımız olmaz, kendi yağımızda kavrulup gidiyoruz. Acaba diyorum ne yaptık da bu kadar ağır imtihanlara gark oluyoruz bu günlerde.

Sonra bir şeyler görüyor ve okuyorum, duyuyorum, dinliyorum. Ve fikrim değişiyor. Diyorum ki yüce mevlam ne sabırlı. Yapılanları olanları gördükçe elbet bir uyarıya ihtiyacımız var diyorum. Hem de öyle küçük müçük de değil okkalı okkalı.

Herkes duymuştur malumunuz baya ses getirdi çünkü. Yaptığı şey çok mubahmış gibi bir de çıktı açıkladı hanımefendi. Hoolywood yıldızı Sandra Bullock cıktı ve dedi ki gençliğimi yüzüme ÇOCUK DERISI enjekte etmeme borçluyum!!!

Bu haberi okumadan önce başka şeyler de okumuştum bu konuyla ilgili karşıma çıkmıştı. Resimler fotoğraflar ve bazı iddialar falan. İğrenç ve korkunç şeylerdi okuduklarım ve ne yalan söyleyeyim o kadar çok da üstünde durmadan geçmiştim yani kısacası pek olanak vermemiştim. Hani her yazana inanmamak lazım ya bazen. Ama tam da bunların üstüne bir marifetmiş çıkıp da anlatılınca açık açık şok oldum.

İddialar yazılanlar o kadar korkunç ki çocuk derisini kanını enjekte ettirmek en hafifi kalabilir yanlarında. Normal bir insanın kanını dondururken tüm bu olanlar bir anne olarak insanın aklına neler neler geliyor bir bilseniz. Bir çocuk kolay doğmuyor, dünyaya gelmiyor, büyümüyor, yetişmiyor. Ne sınavlardan ne zorluklardan geçiliyor. Sonra sen gel gençleşmek için birinin evladına kıy.

Bu ne yamyamlık bu ne iğrençlik bu ne korkunç bir şey!! İnsanın aklı ermiyor gerçekten.

Bunlarda mideyi geçtim vicdan da mı yok birazcık ya biraz empati duygusu da mı yok!

Bunu yapan üstelik bir kadın! Bir anne mi bilmiyorum olması da gerekmez zaten. Her kadın da var çünkü bu duygu Allah öyle yaratmış fıtratımız da var bu. Böyle olduğu halde bu ne gaddarlık!

Biz bir hayvana kıyamazken sen tut bir insanın canı ciğeri evladına kıy. Ne için üç günlük dünya da genç gözükmek için. Bu ne kendini beğenmişlik bu ne sadistlik bu ne arsızlık! Aklım almıyor gerçekten bu kadar ruhsuz olmalarına bu kadar gaddar olmalarına aklım ermiyor.

Sebepsiz değilmiş meğer o kadar kayıp çocuk. Savaş olan memleketler de ki boğazına kadar kesilip dikilen neye uğradığı belli olmayan o zavallı çocukların halleri sebepsiz değilmiş meğer...

Peki diyeceksiniz ki bizim suçumuz ne bunda.

Bizim suçumuz da; Hala onlara özeniyor olmamız, hayatlarını istiyor ve takip ediyor olmamız, onlar gibi olmaya çabalıyor olmamız, onları el üstünde tutup dünyaları kazandırıp başımızın üstüne koyduğumuz için. Çocuklarımıza rol model yaptığımız için suçluyuz. Kendi anne babamızın atamızın ne yaptığını ne sevdiğini nasıl nerden geldiğini bilmezken ilgilenmezken onların hayatlarını yalayıp yutmamız.

Sabah onlarla kalkıp yatağa onlarla yatmamız. Kendi değerlerimizle ilgilenmeyip onların yedi ceddini bilmemiz bizim suçumuz. Daha sayayım mı? Yetmedi mi?

Neymiş asıl suç bizimmiş. Bunların böyle olmasının suçluları bizlermişiz. Önce tepeye çıkmalarına izin veriyoruz sonra da kanımızı emmelerine...