Hava Durumu

Alacağımız çok dersler var...

Yazının Giriş Tarihi: 15.01.2022 10:30

Bazen bir gün nasıl boğucu hale gelebiliyor bu aralar hepimiz sık sık yaşıyoruz bu durumu. İyi bir şeyler görmeyi o kadar özledik ki sanki ezelden beri debeleniyormuş hissi var bende.

Üst üste yaşadık çoğu imtihanı nefes almadan hala da devam ediyoruz yaşamaya. Güzel bir şeyler duymak görmek hissetmek daha da önemli oldu bizim için. Ama gel gör ki pek mümkün olmuyor bu da. Bazı zamanlar her zamankinden daha da kötü geçebiliyor. Artık ruhumuz bile kaldıramaz oldu çok şeyi.

O malum tüm ülkeyi etkileyen intihar haberi bizi de çok etkiledi. İnsan kıyamıyor da gencecik tazecik saf. Tam da evde bu olayı konuşurken anlamaya çalışırken neden böyle oluyor derken eşimin tarafından bir gencin de intihar haberi geldi. Üstüne bir de, tam da hararetli hararetli tartışırken. Nasıl boğuldum Nasıl nefes alamadım bir an anlatamam. Sanki havam kesildi ağzım burnum tıkandı gerçekten boğuluyorum sandım. Psikoloji Nasıl etkiliyor insanı.

Anında şimşekler çaktı beynim de kardeşim geldi aklıma üniversite de okuyan. Nasıl aradığımı bilemedim. Meğer o da sıkılmış, konuşmaya yer arıyormuş. Sesini duyunca istemsiz rahatlama geldi nefes alış verişim düzeldi. Demek ki dedim o an herkes benim gibiydi. Çok etkiledi o haber bizi. Ölüm zor, yaşananlar daha zor, ölüm şekli çok çok zor, hele ki o giden can genç ise vay ki vay.

Hemen anladı kardeşim "için sıkıldı dimi" dedi "aaa nasıl anladın" dedim " benim de öyleydi de telefonda adını görünce anında anladım" dedi. Onunla da çok konuştuk bu durumu. Nerde yanlış yapılıyor ne olması ne olmaması lazım.

O ruh hali o intihara kadar gelmiş can sıkkınlığı o kadar basit bir şey değil.

Birçok sebepleri var bunun, en önemlisi psikolojik yönü çok fazla.

Bir insan kolay kolay canına kıyamaz o raddeye basit sebeplerle gelemez. Ani verilecek bir karar değil yani şöyle 3-5 aylık, 1-2 senelik olay değil yani mevzu.

İntihar dediğin olay çok derin çok ince çok uzun bir yolu olan ve bir sebebe bağlayamayacağımız çok yönlü bir mevzu.

Bu mesele öyle bir cümle ile anlatılacak açıklanacak bir mevzu değil.

Peki, biz ne yaptık her zaman ki gibi?

En kolay yolu seçtik. En kolay kim suçlanabilirse onu suçladık. Kimse altta yatan sebepleri araştırma zahmetine girmedi. Yüzlerce yurtlarda kalan öğrenci var, binlerce ailesini baskıcı bulduğunu söyleyen genç, daha nice zor hayatlar yaşayan gençler var. Herkes bu yola başvurmuyor. Öyle kolay bir mevzu değil yani bu olay ve tek suçlusu da yok.

Bu olaydan çıkaracağımız çok önemli dersler var.

Herkes evladının iyiliğini güzel bir gelecek kurmasını ister. Ama şöyle de bir gerçek var ki hayat dediğin şey zaten bir deneme yanılmadan ibaret, tecrübe diye işte buna diyoruz. Ve her insan yaşadığı tecrübelerine göre hayatını şekillendirir.

 Tecrübe kazanılmadan bu iş yürümez, hayatın gerçeği bu.

Mühim olan, bize düşen şeyler var sadece; anlatmak, yol göstermek, saygı duymak, en önemlisi sevdirmek...

Bundan sonrası onların bileceği iş, burada bitiyor bizim görevimiz.

Mevla’m hakkıyla anlatmayı, sevdirmeyi, sağlam bir psikoloji üzerine dayanıklı inançlı bireyler yetiştirmeyi ve bir de en önemlisi bize de görmeyi, anlamayı, empati kurmayı, yeri geldiğinde kabul etmeyi bilmeyi nasip etsin.

YAZARIN DİĞER YAZILARI