El insaf

Murat Düzgün 22 Temmuz 2021 Perşembe, 06:00

El insaf diyorum çünkü insafsızlığı görüyorum, duyuyorum ve yaşıyorum. İnsafsız ve haksız eleştiri karşısında tarafsız değilim.Üç maymunu oynamayı onursuzluk kabul ediyorum ve tavrımı net şekilde haklıdan yana koyuyorum.

 Burada haksızlığa uğradığını düşündüğüm kişi ise Sayın Recep Tayip Erdoğan'dır.

Sayın Erdoğan'ı bulunduğu konum ve ülke yönetimindeki görev süresinin uzunluğunu dikkate alarak düşünüyor ve eleştirileri anlamaya çalışıyorum. Çünkü insanlar beklentilerinin karşılığını yönetimin en tepesindekinden beklemekle haklılar. Kaldı ki bu yüksek mevkide uzun süre kalmak belirli miktarda yıpranmayı da beraberinde getirir. Bu yıpranmanın diğer ucunda olan halk da bu sürecin ilerleyişiyle beraber eleştirinin dozunu artırır.

Bunu anlayabilirim.

Ancak şunları anlayamam !!!

80'li yılların ortalarından itibaren 2000'li yılların başlarına kadar, seküler dünya görüşüne sahip özellikle sol siyasi cenaha mensup öğrenci eylem ve protestolarının talep içerikli dövizlerine bakın.

 İşte Basın Müzesi İstanbul'da, o dönemdeki bütün gazete manşetlerine ulaşılabilinir. Ben söyleyeyim; o dönemin bir kısım gençliğinin taleplerini...

Bahsi geçen eylemlerin yüzde 90'ında; IMF defol, üniversitelerdeki öğrenci harçları kalksın ve Çekiç Güç defol diye pankartlar taşınırdı.

 Daha sonra Erdoğan parti kurup seçim çalışmalarına başlarken Doğu ve Güneydoğu halkına 'Benden talebiniz ne?' diye sorduğunda kendi beyanıyla aldığı cevapların büyük çoğunluğu 'Çekiç Güç gitsin biz senden başka bir şey istemiyoruz' şeklindeydi. Aynı bölgelerdeki geri kalan grup da sağlık, eğitim, yol, su, elekrik gibi kamu hizmetlerinin batıda olduğu kadar kendi bölgelerinde de olmasını istiyordu.

 Son olarak 2015 ve 2016 yıllarında terör örgütleri PKK ve DEAŞ ülkenin her tarafında bombalar patlatırken farklı araştırma şirketleri 'hükümetten beklentiniz nedir, ülkenin en önemli sorunu ne' diye halka sorduğunda ezici bir çoğunluk terörü ilk sıraya koyarak 'devlet bu terörü bitirsin aç kalmaya razıyız' diyordu.

 Peki ne oldu?

IMF ve Çekiç Güç'ü ülkeden kim gönderdi?

Üniversite harçlarını kim kaldırdı?

Çekiç Güç'ü gönderip Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine batıyı kıskandıracak kamu yatırımlarını kim yaptı?

İstanbul'u alacağım diyen DEAŞ'a ve özerklik ilan etme cüretinde bulunan PKK'ya haddini bildirip darmadağın eden siyasi irade kimdi?

Şimdi ki durum !!!

IMF,öğrenci harçları ve Çekiç Güç diyenler Erdoğan hiçbir şey yapmadı diyor.

At sırtında hasta taşıyan, altmış kişilik sınıfta çocuğu ders gören, patika yollara sahip doğunun büyük bölümü, 'Erdoğan bir şey yapmadı' deyip siyasi tercihini terör sevici partiden yana kullandı.

'Terör bitsin aç kalmaya razıyız' diyen yüzde doksanın yarısı patates, soğan üzerinden Erdoğan'ı suçlamaya başladı.

Bütün bunları üst üste koyarsak katmerli bir insafsızlık çıkıyor ortaya.

 Bu yüzden bu insafsızlık karşısında tavrımı net olarak Sayın Erdoğan'dan yana koyarak 'el insaf' diyorum.