CHP ve helalleşmek

Murat Düzgün 18 Kasım 2021 Perşembe, 07:30

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu partisinin geçmişte yaptığı hatalardan dolayı helalleşme planının olduğunu söyledi!

Kulağı ve ruhu okşayan bu söylevin ilk yankıları ancak altı doldurulursa anlamlı bir hal alır.

Şöyle ki:

Geçmişte yaptığınızı düşündüğünüz hatalardan eğer pişmanlık duyuyorsanız, bu hataların muhakkak bir mağduru muhatabı vardır. Önce bu mağdurları dikkate alarak bir adım atmalısınız ki, sonra ülkenin geneline hitap eden bir pişmanlık beyanında bulunasınız. Yoksa avazınız çıktığı kadar kent kent, ilçe ilçe, köy köy sokaklarda hatalarınızdan dolayı özür açıklamaları yapsanız bile nafile! Bu reflekslerin millet nezdinde hiçbir kıymeti olmaz, olamaz.

Günlük, kısa vadeli ve seçim etkili popülist siyasetin yumuşak güçlerinden olan suni empati taklidi ancak yüzeysel sorunların açmazlarında geçici kilit açar görevi görebilir.

Ancak öyle mi?

CHP açık oy gizli sayım ahlaksızlık ve haramiliği planlamasıyla gerçekleştirilen 1946 milletvekili seçimlerinden sonra, hiç bir zaman ülkede milleti ve devleti yönetme ruhsatını milletten tek başına alamamıştır.

Demek ki! Bu adını telaffuz ettiğimiz siyasi yıkım mekanizması milletle hiç bir dönemde barışmamıştır. Demokratik yöntemlerin az da olsa uygulanmaya çalışıldığı, seçimle iş başı yönteminde hep başarısız olunca, milletten kopuk kendi dünya görüşüne uygun kadroları darbelerle, muhtıralarla ülkenin bürokratik kadrolarına yerleştirmiştir.

Yani kendisi iktidarda olmasa bile tüm benliğiyle devletin kılcallarına sızmıştır. Kendisi millete yaklaşmak yerine, kendine benzemeyen halkı zorla kendi yanına çekmeye çalışmıştır.

İşte CHP iktidar olmadan devlette olan bu kadrolar sağ görünümlü oryantalist işbirlikçisi oportünist liderlerle sivil siyasetin önünü işlerine gelmedikleri zaman tıkamışlar ve kendi dünya görüşleri çerçevesinde kendin gibi düşünmeyen bütün halkı dizayn etmeye çalışmışlardır.

Şimdi!

Kılıçdaroğlu milletin sinesinde kendine ve partisine yer bulmak istiyorsa, önce bu bakış açısının yarattığı yıkımı "en azından ruhen" tamir edecek atılımlarda bulunmalıdır.

Peki, böyle olur mu?

Hiç sanmıyorum!

Çünkü vaat edenin vaatlerini gerçekleştirme ihtimalini en azından bugünkü yaptıklarına bakarak az çok tahmin edebiliriz.

Bugün hâlâ milletin birinci önceliği olan terörün yandaşı ve sevicileriyle omuz omuza yürüyor!

Ülke sorunlarını siyaset kurumu ve milletle çözmek varken batılı dominant güçleri memleket sorunlarına karışmaya davet ediyor!

Milletin binlerce yıllık kültürel birikimini yok etmeye çalışarak hançerleyip kan kaybına uğratıyor!

Millet ve memleket için hiç bir hayırlı işin destekçisi olmuyor.

GAZİ MUSTAFA KEMAL'in 'bağımsızlık benim karakterimdir' duruşu, kendi kurduğu CHP'nin sonraki kadroları tarafından suikasta uğratılmıştır.

Sözün özü!

CHP yönetiminin bugün yaptıkları geçmişinden çok da farklı olmadığını gösteriyor. Helalleşme retoriği ise popülist siyasetin dar alanda kısa paslaşmalarının ihtiyacı olan hammadde teminine yönelik kurgulanmış kurnazca kurgudan başka bir şey olmadığı aşikardır.